mutluluk bu işte...
 

  Olur ya arada bir de olsa evladınıza dayak atıyorsanız ya da herhangi birini dövüyorsanız… Dayak cennetten çıkma, doğru iyi bir şey olsaydı cennetten çıkmazdı. Aziz Kemal HIZIROĞLU bakın ne diyor;

Tamam bugünde geciktim, ama bu son anne

Gol kralı oldum, inanmazsan sor arkadaşlara

Beş maçta tam tamına yirmi golle!

Öyle bakma anne inan hiç suçum yok, beni çok düşürdüler.

Deli miyim ben, yırtar mıyım önlüğümü?

Açar mıyım hiç en sevdiğim ayakkabılarımın yanlarını?

Çok yorgunum anne, n’olur bugün dövme…

Gelmeyecek, hiç bir şey görmeyecek korkma!

Babam doğmadı daha!

Yarın erken gelirim, sokağa çıkmam.

Bakkal Hüseyin’e giderken bayram yerine kaçmam.

Kardeşlerime bakarım, masal anlatırım.

Sen Havva Ablayla çarşamba matinesine,

Kim sorarsa sorsun, bilmem derim, nerdesin söylemem.

Evi toplarım, süpürürüm, bebeği ayağımda uyuturum.

Dönmene yakın çay yapar beklerim olsun,

İki bardak bana, çocuklar fazla içmez, gerisi sana,

İki hafta harçlık istemem.

Evden ekmek götürürüm, hiç simit yemem

Tamam anne, bırak artık surat asmayı,

Dikersin önlüğümü, ayakkabılarımı da veririm Nuri Usta’ya

Yazın öderim borcumu, söz!

Şimdiden hazırlarım “naneli monokaliptus” kutumu

Hem boşuna bakma saate, gerek yok anne

Gelmeyecek, küfretmeyecek, vurmayacak sana

Babaannemle dün gece konuştum ter içinde

Vazgeçmiş doğurmayacakmış babamı

Çok pişmanım anne, şimdi dövme ,üstelik yapayalnızım biliyor musun?

Gülten’den ayrıldık, Muharrem yüzünden

Muharrem tembeline bundan böyle kopya vermeyeceğim.

İşte böyle anne, çok yalnızım, kimsem yok.

Kardeşlerime sarılmak istiyorum.

Anne, bu gün dövme n’olur bu gün dövme,

Bir kenarda oturup ilk kez dayak yemeden ağlamak istiyorum.

   Bir çocuğun dayak yememek adına haykırış ve çırpınışları bunlar. Yüreğin kaldırıyorsa, kaldır elini havaya! Şimdi git bak aynaya bu halinle ne de çirkin görünüyorsun. Gücünü yetirebildiğine bir bak şimdi de ne kadar masum ve savunmasız. Yüreğin hala kaldırabiliyorsa vur bakalım. Hesabın mahşer gününe de kalsa bu yanına kalmayacak ona baksana!…

Print Friendly