Arap

O gün de öyle oldu; uçağa bindi Piyer,

Ağzı kulaklarında, güler habire güler.

İlk durağı Senegali sınra Kenya, Tabzanya,

Tanzanya ‘dan gidecek Paniye Uganda ‘ya.

Birçok yerli dil bilir; ‘Gak’ demek ‘Et’ demektir,

‘Guk’ dedimi bir kere; o da ‘Süt’ istemektir.

‘Avlumbala-Merhaba’, ‘Davlumbala?-Nasılsın?’

‘Ham hum dam hum şaralop.-Dikkat et ısırmasın.’

Piyer Klod rahattı; dili var, dilceği var,

Fransız olduğundan eli var, elceği var.

Senegal ‘de durmadı, uzandı ta Kenya ‘ya,

Orada bir gün kaldı, ondan sonra Tanzanya.

Avcı dolu bir handa bir odacık kapattı,

Eşyasını bırakıp salona kapak attı.

Yemekten biraz önce giriş yaptı şişeden,

Yemeğine başladı şişeyi bitirmeden.

Gergedan sote yedi, sonra timsah kavurma,

Üstüne maymun beyni, az-birazcık da hurma.

Üstün ırk olduğundan köle buldu kendine,

‘Bana rota çiz’ Dedi Tanzanya yerlisine.

Adam masa üstüne renkli harita sedi,

Fransız buvannaya tüm yolları gösterdi.

Konaklar, av yerleri, göller hep belirlendi,

Uganda üzerine tüm öğütler verildi.

Konuşurken dendi ki; ‘Selam söyle Amin ‘e,

Giyinik yıkanmasın havuzlarda o yine.

Üşütür, nezle olur o yakıcı sıcakta,

İdi doğdu, büyüdü benim nah bu kucakta.

İdi Amin adamdır, hem de çok büyük adam,

Çıkıp başa oturdu teğmen bile olmadan.

Kesti İngilizler ‘in geberdikleri muzu,

Ve sanki de indirdi başlarına topuzu.

Bol bol selamlar söyle, iyi baksın kendine,

Aşığım ol başkanın güzel prensibine.’

 

(Hikmet BARLIOĞLU (1933 -2003) ‘nun

ARAP isimli Şiirsel Gülmeceler ‘inden > 90 -100/100)

Print Friendly