bir-garip-serçe

Bir bahar günüydü henüz dokuz yaşındayım. Memleketimin bir köyünde evimiz var. Evimizin çatısında da kuş yuvaları bize komşuluk ediyor. Arkadaşlarımla oynarken kuşların yuvalarına girip, çıktıklarını meraklı gözlerle izliyorduk. Serçelerin ahenkle süzülüşlerini izleyeme doyamıyorduk. Sevince dokunmak istiyorsun, bunu o yaşlarda bile hissediyorsun. Ben ve arkadaşlarım da o serçelere dokunmak, elimize alıp sevmek istedik. İçimizdeki sevdiğimize dokunma isteğine daha fazla karşı koyamadık.

Arkadaşlarla yardımlaşarak bir merdiven bulup kuşlara ulaştık bir tanesini elime aldım. Öylesine güzel, şirin mi şirin, tatlı mı tatlı sevmemek oynamamak elimde değil, sevdim ama severken ona zarar vereceğimi hiç düşünemedim. Sevdikçe daha çok sıktım, elimden kaçmasını istemiyordum. Parmaklarımın kanatlarının arasında olması beni mutlu etmişti ve bu mutluluğu bir süre daha yaşamak istiyordum.

Serçeciği seveyim diye uğraşırken ayağının birini kırdım. Sonra bu duruma çok üzüldüm. Niyetim onu incitmek değildi, sadece sevmek istemiştim. Artık iş işten geçmişti. Telaşla hemen kuşları yuvasına bıraktık Bu olaydan öyle etkilendim ki canlı hayvanlara zarar veririm düşüncesiyle oynamamaya karar verdim. Kararım ne kadar sürerdi bilmiyordum, bu olayın üzerin den bir yıl geçti ki yine bir oyun sırasında serçe kuşlarının yuvaya girip çıktığını gördük onları yine hayranlıkla izlerken, çocukluk duyguma kapılarak merdiven dayayıp yine serçe tutmak istedim.

Yuvaya elimi uzatıp aldığım serçe, beni hayrete düşürdü. Geçen yıl ki ayağını kırdığım serçeydi. Çok şaşırdım ve korktum. Aynı sevimliliği ile duruyordu canım benim nasıl da istemeden canını yakmıştım. O günü tekrar yaşadım, acısıyla beraber.

Bu kez aynı hatayı yapmayacaktım. Serçeyi biraz sevdikten sonra ona yem ve su vererek onu bu hale getirdiğim için özür diledim. Özrümü kabul etti mi bilmiyorum ama ben çok pişman olmuştum. Sonra güzel serçeyi özgür dünyasına bıraktım. Sen sağ, ben selamet dedim ama hiç unutamadım o serçeyi ve istemeden kırdığım ayağını.

O olaydan sonra serçeleri çok ama çok severim. Sadece serçeleri değil bütün hayvanları severim. Severken incitmemek gerektiğini acı bir tecrübe ile öğrendim. Hayatımda başka bir hayvanı da incitmedim, incitemem de, incitenlere de çok kızarım. Çünkü kendi incittiğim serçeyi hiç unutamadım.

Print Friendly