Ey Dağ!
Yazan heartthief_hsynŞub 28

Ey dağ, kendini büyük mü zannediyorsun,
Yalnızlığında, kendini nasıl ağlatıyorsun,
Esen rüzgar, yağan kar, yağmura mı teselli oluyorsun,
Hangi fırtına seni süpürdü de bana mutlu musun?
Hangi gecede sessizliğinde ses buluyorsun,
Heybetin neye, kime bu kızgınlığın konuşmuyorsun,
Aslında farkı yok birbirimizin, biliyor musun?
Ben oncasının arasında yalnız, sen heybetinden.
Ey dağ gel yaren olalım, sessizliğimde sana dalayım,
Sukuta eleme inat, çirkinlikten uzak yaslanalım,
Bozulmuş insanlığa, dostluğun farkındalığını gösterelim,
Tepesinden bakalım sahteliğin, güzelliği serpiştirelim.
27.02.2009
Hüseyin AKÇAM


Şu dağlarda kar olsaydım arar bulur muydun beni?…
Dağına kar düşmesin, Sahtelikler yol bulmasın. Kalemine sağlık dağ yürekli.
Hüseyin Bey, dağ olmuş yükselmiş, sema aydınlatır ve indirir maskeleri.
Yüreğinize sağlık.
# Paraf Diyor ki:
28 Şubat 2009 Tarih 00:07
Şu dağlarda kar olsaydım arar bulur muydun beni?…
Dağına kar düşmesin, Sahtelikler yol bulmasın. Kalemine sağlık dağ yürekli.
………………………………………………………..
Şu dağlarda kar olsaydım,benim ruhumumu okudun Paraf,en sevdiğim parçaladan biri,günde bir kaç kez dinlerim,şiirimede o ilham verdi akşam dinlerken yazdım
# sahra Diyor ki:
28 Şubat 2009 Tarih 00:09
Hüseyin Bey, dağ olmuş yükselmiş, sema aydınlatır ve indirir maskeleri.
Yüreğinize sağlık.
……………………………………………………..
Bu gün bir dağdı yarenim,şarkıyı dinlerken bunlar dökülüverdi
Adamın ciğerini okurum ben.
Güzel yazmışsın, ilham kaynağını da enseledim.
# Paraf Diyor ki:
28 Şubat 2009 Tarih 00:16
Şu dağlarda kar olsaydım,benim ruhumumu okudun Paraf,en sevdiğim parçaladan biri,günde bir kaç kez dinlerim,şiirime de o ilham verdi akşam dinlerken yazdım
Adamın ciğerini okurum ben.
Güzel yazmışsın, ilham kaynağını da enseledim.
………………………………………………………….
He valla enselendim,bir ara yazarken ensemde soğuk bir nefes hissettim senmiydin o,bende halusinasyon görüyorum zannettim demekki değilmiş
Hz Peygamber (sas): oğlu İbrahim in öldüğünde mezarı başında şöyle buyurmuştur .ey dağ benim başıma gelenler senin başına gelseydi ,sen üzüntüden parça, parça olurdun. Ben sabrediyorum
hadisi şerif
Paraf Diyor ki:
28 Şubat 2009 Tarih 00:16
Adamın ciğerini okurum ben.
Güzel yazmışsın, ilham kaynağını da enseledim.
………………………………………..
Çiğerimi hatim ettiysen,kalp bölümüne gecermisin
sonrada bağırsaklara gerçi orası uzun biraz zaman alır
# prensess Diyor ki:
28 Şubat 2009 Tarih 00:21
Hz Peygamber (sas): oğlu İbrahim in öldüğünde mezarı başında şöyle buyurmuştur .ey dağ benim başıma gelenler senin başına gelseydi ,sen üzüntüden parça, parça olurdun. Ben sabrediyorum
hadisi şerif
…………………………………………………………..
Sabreden meyvesini alır,sabrı bilirim o güzel insan kadar olmasam da
önce küçük küçüçük tepeden başlamak gerek
Çakıl taşlarıyla uğraşmayı sevmem,
Elit ve seçkin olmalı yüreğinin derinliğini görmeliyim ki başlayayım
İçinde dağ olan şiirleri seviyorum, tebrikler.
Heybetlisi de yalnız, oncasının arasında olan da yalnız.
Tebrikler.
teşekkürler ZİP ve sedat
Çakıl taşlarıyla uğraşmayı sevmem,
Elit ve seçkin olmalı yüreğinin derinliğini görmeliyim ki başlayayım
zaferi aşmışsan sefere talipsem ki..
dağın eteklerinde dir…
Etekleride tepesinide görenlerdenim,
eteklerinde serpintileri
tepesinde,tepeden bakanları gördüm,
ağaçlar ayakta ölür felsefesini
benimsedim,dağı çakıl taşı yapanlar,
sonrada çakıl taşlarına dağ gibi bakanlar gördüm,
çoğu zamada çakıl taşlarının heybetli dağ oluşlarınıda,
tek şeyde durdum,savrulanlara bakıp,
sağlam duruşun,hayattaki varoluşunu gördüm sarsılsada yıkılmadı,
yıkamayacakta bozuk düzen,
ağaçlar ayakta ölür felsefesini
sağlam duruşun,hayattaki varoluşunu gördüm sarsılsada yıkılmadı,
yıkamayacakta bozuk düzen,
cemiyet bu..bozuk düzen,.
hayat seninle oısun yıkmasın yıkılma
güzel paylaşımlar dilerim…
teşekkürler lavinya,güzel temennilerine bir mukabele
Eyy dağ !
ben geldim sesim geliyor mu
Geliyor…
Mikrofona konuş.
Eko yapıyorum sesi dağın yamacına cıktım ya gecenin sessizliğinde ses verip koşup karşı taraftan kendimi dinliyorum…
burda kimse yok
İyi ses verememişsin yada korkup kaçırmışsın.
insanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır’ der dostoyevski…
veda acısı, kabuğunu soyar insanın; yaldızını kazıyıp çırılçıplak ortaya serer,birlikteliğin örttüğü tüm kusurları, ayrılık sergiler,bir ayrılık arifesinde helalleşilir ve o an hakiki tabiatlarıyla yüzleşilir.
‘ölene kadar’ diye söz verilmiştir, ama ‘ölüm yolunda’ başka tercihler belirmiştir.
kararsız prensesin vicdanı azap çekerken 7 cücelerin somurtkanı ‘aklını başına al’ diye fısıldar kulağına; haytası ise ‘kalbinin sesini dinle’ diye çekiştirir eteğinden…
hep hayran bakan gözlere, hatalar takılmaya başlar.
‘ama’yla biter alelade iltifat cümleleri:
’sen iyi bir insansın, ama arkadaşların kötü’, ’seni seviyorum, ama bu ilişkide mutlu değilim’, ‘ben başka türlü bir beraberlik düşlemiştim’ vs.. vs…
sonra gelsin uykusuz geceler…bir türlü karar verememeler…ruhen gidip gelmeler…’hele biraz daha zaman geçsin’ diye nikah ertelemeler…
birlikteymiş gibi yaparken, sevecek başka yüzler, yüzecek başka denizler kollamalar…
‘aslında bütün bunlar bizim iyiliğimiz için’e kendini inandırmalar…
sonrası hep aynı:
bekleyenin ‘hani sonbaharda buluşacaktık. hazan geldi geçti, sen gelmez oldun’ sızlanmaları…
bekletenin ‘geliyorum az kaldı’ oyalamaları…
bittiğini bile bile işi uzatmalar; söyleyemedikçe hepten batağa saplanmalar…
terke makul bir gerekçe ararken hepten çarşafa dolanmalar…veda konuşmasında süslü iltifat cümlelerinin arasına, o cümleleri hiçleştiren mayınlar serpiştirmeler…
üzgün görünmeler… bağış dilenmeler… ‘…ama kaçınılmazdı’ demeler…
’sözünden caydın’ yakınmalarını ’sen de eski sen değilsin. değişmişsin’ diye göğüslemeler…
… asıl kendinin değiştiğini bilmezden gelmeler…
ve son sahne:
terk edenin o mahcup ‘gönlüm başkasında’ itirafına karşılık terk edilenin kırık çalımı:
‘uğurlar olsun! ben yoluma devam ediyorum’.
ihanetler böyledir:ilki, bir yenisine gebedir; ikincisi daha az acı verir ondan sonra dur durak yoktur: güvenilmez aşık, sevdikçe kıran, gezdikçe ardında bir kırık kalpler mezarlığı bırakan biçare dervişe döner.
artık acılara hapsolmuştur: buluşmak istedikçe ayrılacak, birleşmeye çalıştıkça parçalanacak, sonunda terk ettiklerinin ‘ah’ı tutup terk edildiğinde mukadder yalnızlığına kapanacaktır…
Ey dağ gel yaren olalım, sessizliğimde sana dalayım,
Sukuta eleme inat, çirkinlikten uzak yaslanalım,
Bozulmuş insanlığa, dostluğun farkındalığını gösterelim,
Tepesinden bakalım sahteliğin, güzelliği serpiştirelim
Nekadar anlamlı güzel sözler bunlar yüreğine kalemine sağlık.
kUTLARIM
yaşam bu çocuk mutlulukla mutsuzluk savaşacak yüreğimizde her geçen gün iki gün ağlayan üç gün gülecek üç gün gülen dört gün ağlayacak biliyorum zordur birden tersine dönmesi dünyanın zordur dertsiz tasasız günleri geride bırakmak zordur
Kurtlarla arkadaş ol, yalnız baltayı elinden bırakma…(Rus Atasözü)
Dağ gibi yüreklilerin dağ gibi dertleri olur.
Tebrikler.
Hüseyin Bey, yüreğinize sağlık.
Hüseyin Bey, yüreğinize sağlık. Tebrik ederim.
Yürek yüreğe yaren, dağ gibi yaslanmak ister. Tebrikler.
Kaleminize sağlık, tebrik ederim.
Menfaat sandalyeye benzer, başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan seni yükseltir.
Tebrikler.
Hüseyin Bey, şiirinizi beğendim, tebrikler.
# ezgi Diyor ki:
28 Şubat 2009 Tarih 12:00
Ey dağ gel yaren olalım, sessizliğimde sana dalayım,
Sukuta eleme inat, çirkinlikten uzak yaslanalım,
Bozulmuş insanlığa, dostluğun farkındalığını gösterelim,
Tepesinden bakalım sahteliğin, güzelliği serpiştirelim
Nekadar anlamlı güzel sözler bunlar yüreğine kalemine sağlık.
kUTLARIM
………………………………………………………..
Anlama anlam kattıysak ne mutlu bize
# dilruba Diyor ki:
28 Şubat 2009 Tarih 15:14
Menfaat sandalyeye benzer, başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan seni yükseltir.
Tebrikler.
……………………………………………………….
Menfaat nefret ediyorum bu kelimeden
# karambol Diyor ki:
28 Şubat 2009 Tarih 13:44
yaşam bu çocuk mutlulukla mutsuzluk savaşacak yüreğimizde her geçen gün iki gün ağlayan üç gün gülecek üç gün gülen dört gün ağlayacak biliyorum zordur birden tersine dönmesi dünyanın zordur dertsiz tasasız günleri geride bırakmak zordur
………………………………………………………
Acıyla bile mutlu olmasını öğrenmesini bildiği zaman hayat daha güzel olu
Tüm arkadaşlarıma güzel yorumları için teşşekkürler
Tebrikler.
Çok dokunaklı olmuş, tebrik ederim.
Açelya ve hande teşekkürler
Güzellikler serpişse her yere, kötülük silinse dünya ne kadar güzel bir yer olur ömürler bile az gelir güzellikleri yaşamaya.
Tebrik ederim.
# şeyda Diyor ki:
28 Şubat 2009 Tarih 20:04
Güzellikler serpişse her yere, kötülük silinse dünya ne kadar güzel bir yer olur ömürler bile az gelir güzellikleri yaşamaya.
Tebrik ederim.
………………………………………………………
Kötüler bir şekilde kötüde Şeyda.insan canını sıkan iyi bildiklerinde yıllarca iyi tanıdığım dediğin birinin bile yıllar sınra tanımadığını farkediyorsun küçük menfaatler için
Tebrikler çok güzel yazılmış daha güzellerini isteris
dağlara yazılmiş bir şiir
Tebrikler çok güzel bir şiir olmuş.Kesinlikle dağlara yazılmış bir şiir değil
çok beğendim teşekkür ederim
Gözler arasındaki ilişkiyi biliyor musunuz?
Onlar birlikte göz kırparlar, birlikte ağlarlar, her şeyi birlikte görürler ve birlikte uyurlar.
Buna rağmen asla birbirlerini görmezler.
Arkadaşlık bunun gibi olmalı.
Arkadaşsız hayat cehennem gibidir. Dağ gibi sağlam durmalı.
Tebrikler.
Kutlarım.
tüm dostlara teşekkür ediyorum sevgi ve aşkla kalınız
Bu sözelre daha ne söylenir ki?
Ya el verip birlikte serpiştirirsin yada sahteliğin kralı olur tek başına kalırsın.
Tebrikler kardeşim, anlayana çok söz var.
Ya anlam ve güzellik olsun özünde ya da Mazda’yı dinle Kral olsun senli kentine… Kapını çalan, adını anan olmasın tüm sahteliğine…
Tebrikler.
yüreğine sağlık. ey dağ eğer benim başıma gelenler senin başına gelseydi inanki tuzun suda eridiği gibi erirdin ama ben sabrediyorum.Ben bir insanin çünkü
Zifiri gecelere teslim ettin beni dost..
Kaç gece üşüdüm yokluğunda.. Hele kalbimin üstümü örten sen yanı olmayınca..nasılda buz kesti tenim daha çok..
Korktum yalnızlıkta..
Kerelerce uzandım semalara.. dokunabileceğimi zannettim yüzüne ki, yanılmışım.. Seni göremedim bile dost..
Hızlı giden bir tren gibidir, hayat
İyi bak penceresinden, dönmeyeceksin!
Özgürlüğün kadar, varsın yaşamda
Anı yaşa, kaçırma, bir daha gelmeyeceksin!