Ruhsal Aydınlanmanın Bordrosu
Yazan edward34Şub 28

Korkuların matrahında çöküntülerin hesaplanamıyor
Kokusunu gülün ruhunda alan senli gelecek yoksul ve esrik
Uzakların dalgalarında derya üzre deryalar varken
Açıklanmamış hoşlukların çininde deniz kesmiyor arsızlığı yarsızlığı sensizliği
a)
Kuşkunun kışlarında cenk yerine keşmekeşliğin cazı
aynı duruşun benlik haritasında duraklamasına künhıraş
yeni zevklerin içsel tükenişi yeni neslin netliği
sanal hoşluğun boşluğunda, klavye atomik sent ve ruhi sent
b)
alışılmışlığın anlaşılmasında
sen ki sen içre sen ve son
bu bir birin birdeşi
suyun ruhuna su su içre su
c)
Uzakdoğu sarsıntıları gibi yüreğin ve leyli hoşluğun
Aynı tusunamilerde yeniden kurtulmak mecnunluğa
Yok olmanın yok olana giden hissi ticaretinde
Sen kim ?
Bunu ancak mecnun bilirmiş ama Leyla öldü
Eğer her şey bu kadar aşka kaviyse
Gitsin ve bitsin bulutların buhurla sevdası
Ki biz balçığa aşina
Ki biz havaya ve havva’ya aşina
Ki biz ateşe ve arzuya aşina
Ki biz en çok suya aşina
Ki biz en çok ene aşina
Ki biz eni tanırız
Ki biz”la “dedik”lan” değil
d)
çok geçmişin türküsündeki kavuştaklarla kavuştuk
uyuyan sevinçlerimize kış uykusu eklendi aynalar
aynı değiliz aynalar
burası
bu
arası
bu
ar
bu
as ve
us
bitik özlemlerin özüne eklenen tözün son oyunu
ki gitmenin yokuşunda yol ve yorgunluk bitti
yeni arayışların arasatında sen ve ben kutupları
umudun sıcaklığıyla ısınıyor
küresel ısınma senle ben arasında başlıyor
bu mevsim bin hissin özetinde özleniyor
e)
bir bulut ısmarladım benden ve benden
yarın yağmurdur
yarından sonra güneştir
diğer yarın yarin
diğer yanımda yarim
diğer yarinde yarın
ve yarın yarindir hayat…



diğer yarın yarin
diğer yanımda yarim
diğer yarinde yarın
ve yarın yarindir hayat…
bu yazı adına çekmiş, harfler yazılar sanki dans ediyorcasına .
Global bir özlem bu, öylesine derin ki hücrelerde başlayan ama asla sonu olmayan.
İklim bozduran aşklar ile aşkın seyrine dal, yarınların yârinle olsun.
Kesmiyor, kesemediğin gibi…
Harika.
Lavinya, kokundan uzak hüzün diyarındayım. Sal kokunu yüreğimize bahar gelsin.
ne güzel söyler paraf atarsın
Bahar gelirmi dersin
yedi mevsim olsam kabul olunurmu dersin
aşk kokusun alır gelirmi dersin
Bahar seninle gelir
Kokun aşkı harekete geçirir
Güzel olan yüreğindir
Yedi mevsim olsan da olmasan da yürekte bakisin
Aşk kokuna alışık, o gelmezse ben gelirim
Ruh ikizinin akıtabildiği tek su, ruhun suyu.
Tebrikler Üstat.
baharı bekleyen kumrular gibi
kokusu şahı mercan zümrütü anka
parafım ol arafım ol suyu hercaim ol hayrına sen gel
Ciğeri çatlatan güzel kokusuna geldim
Gözleri aratan yangın sözlerine geldim
Bordroda açık var, açığı kapatmaya geldim
Parafladım yüreği, yazılmaya geldim
Lavinya Hanım, neden bilmiyorum ama bir güç var sizinle coşuyor yüreğim, Gayrı hayrınıza sık gelin yüreğime.
ruh his su içre olunca
gönül bordrosuz çoşar ve kokar
hayrı da severim ya hayrıma gelirim ya
gönülden lavinyamı sunarım ya…
Gönülden sunulan Lavinya, gönlüme merhem
Gönül bordrom Lavinya kokar
Koktuğu anda başlar sarsıntılar
Taş üstünde taş kalmaz, yürekte deprem var
Artçıların bile teselli olur
Ruhum, ruhunla aydınlanır.
güneş tutulması ile başlayacaktı yolculuklarımız
olayların tehlikeli dizilişini tersine çevirecek
cinayeti gördüğümüzü kimselere söylemeyecektik
macerayı, macera gibi kendimizden bilecektik
bir yaz gecesi gülümsemesi konacaktı dudaklarımıza.
Uzakdoğu sarsıntıları gibi yüreğin ve leyli hoşluğun
Aynı tusunamilerde yeniden kurtulmak mecnunluğa
Yok olmanın yok olana giden hissi ticaretinde
Sen kim ?
Bunu ancak mecnun bilirmiş ama Leyla öldü
Eğer her şey bu kadar aşka kaviyse
Gitsin ve bitsin bulutların buhurla sevdası
Ki biz balçığa aşina
Ki biz havaya ve havva’ya aşina
Ki biz ateşe ve arzuya aşina
Ki biz en çok suya aşina
Ki biz en çok ene aşina
Ki biz eni tanırız
Ki biz”la “dedik”lan” değil
çok geçmişin türküsündeki kavuştaklarla kavuştuk
uyuyan sevinçlerimize kış uykusu eklendi aynalar
aynı değiliz aynalar
burası
bu
arası
bu
ar
bu
as ve
us
bir bulut ısmarladım benden ve benden
yarın yağmurdur
yarından sonra güneştir
yarınlar yarınlara güneştir bahardır güldür
şahdır şahı mercandır şıktır ışıktır..
iyi geceler
Lavinya kokan bir geceye merhaba… merhaba geceli ve heceli La-dedik vin .dedik .ya
Gecenin bordrusu kokular içinde aşk olarak çıktı
Bu gece de keyiflendik, ayrınlara Allah Kerim
Geceniz güzel ruhlarla aydınlansın.
ruhunuz şen olsun
kokum buradadır..
Paraf bu gece hesabını yaptım aşktan kazancın çok muş… gözün aydın
daha ek sevdaları yatırmadım
Ruhumun kokunun şenliğinde daimdir
Üstüme sinmişsin, içime çektikçe
Sen gelirsin.
Kazancı birlikte tüketelim
Benim aşk bordromu hep siz yapın
Ek sevdaları da unutmayın.
Kazancı tüketmesin…
bir ek sevdalar
bir de eklememiş yardım amaçlı öpücükler
bir de özlem çocuğunun yardımı
ve bir de… su parası… laf arası
Gelirler giderleri karşılıyor ve üstüne sevda artıyorsa bir yatırım yapmalı yarınlara çocuk duaları almalı hayrımıza.
Bordroyu Şair tutarsa çok yürek yanar bu sevdaya.
Şair mısrada ,histe,ateşte hesabı iyidir ki aşk artıyor,gece sayıklıyor
Seni yıldızlara özlem kartalı yaptım ki
gelesin gündüz sevdalara
Değişik güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık.
Şair sevda hesabı uzmanı, artırıyor her yatırımı
Sevda hem geceye hem gündüze işlesin
Güneşle ay bile sevişsin
Bir tek sen yakışırsın yüreğime!
Gecenin en zifiri anında bile odamı aydınlatan bu aşkı özlüyorum en çok da her gün duyabilmek için çırpındığım sesini.
Seni özlüyorum işte…
Her kavgamızın sonunda çektiğim sancıları seni kaybetmek korkusu yüreğimi bir bıçak gibi kestiği anları bile.
Tebrikler.
tşk..
dün doğmuş ve cami avlusuna bırakılmış bir bebek gibiyim sen yoksan…
ağlıyorum aşk diye diye ,
sen diye diye
Ki biz en çok şaire aşina…
Tebrikler Şair.
Canan Oluverdin O eşsiz gözlerin revnak veriyor Sanki karanlığa yanan bir çakmak Alev alev oldum, içim eriyor Kim ister gözlerin narından çıkmak Bir ateş ki tuttun kalbime doğru Ne bir sancı verir ne de bir ağrı Sadece okşuyor vurduğu bağrı Ömrümce istemem hazzından bıkmak Heyecan dorukta ellerim titrek…
Hayrettin Bey çok güzel yazıyorsunuz, kaleminize sağlık.
ki ben baharı bekledim Çiğdem’ler demlensin ve açılsın diye..
hangi bahar seni açtıırır kara bahtımda
Çiğdemler yeterince demlendi neredeyse tohuma kaçacak…
Bahtın karası bir sen de mi? Benim bahtım da tencere dibin kara hikayesi.
Armağan BEY… TŞK güzel yüreğinize şiir gibi güzel yaşamlara
Kara bahtımın tahtasında neler neler yazıldı ki.. bilemezsn….şairim ya…
yazıyorum ya sende yoksun ya herkes bir şeyler yazıyor yaaaa
Daha önce yine bu hatayı yapmıştınız ve bayan olduğumu söylemiştim ama unuttuğunuzu düşünüyorum.
Kara bahtımızın çivisi çıkmış, Şair güzel yazıyorsun. Yaralara merhem sürüp unutturuyorsun acıları.
Sayın Muhasip, yıllık sevda matrahında yalnızlık çıkmasın da aylık bordrolar görmezden gelinebilir.
Kaleminize sağlık, tebrik ederim.
Bazen yalnız kalır insan Kalabalıkta yabancı yüzler içinde Bazen de yalnız kalmak ister insan yalnızlığın içinde… Bir dost ararken… Yalnızlık gelir oturur baş ucuna Dertleşir seninle dertleşirsin kendinle Hayat muhasebesi yaparsınız Nedense bilanco hep açık verir Kader dersin. Kader midir sen orada ben burada birbirimizi arar dururuz.
Bul artık beni yoruldum be yar.
Tebrikler.
Armağan Hanım’ espiri desem inanır mısın.Ne desem,inanmazsın…Her özleme armağan kal..Ve şaka da olsa haddimi bilerek özel bir özür
Şairin ilhamı kurumasın…hep bahar olsun… hep Çiğdem’ler açılsın.. Çiğ-demler yerine …yürekten demlenmiş sevdalar nasip olsun
Neden inanmayayım ki, özür dilenecek bir durum yok madem espri yaptınız sorun değil. Unutmuş da olabilirsiniz.
Böyle güzel duaya da benden bir “amin” içten gelsin.
ay-lık bordroları hazırlarken ay vardı gülümsedi ve seni anlattı gece boyunca şiir bitti ama seni anlatmayı bitirmedi ay…aşk hesabınız kapalıymış
İç-te_n gelsin…Bir sözce oyunuyla oyunlar gelsin…Dualar eksik olmasın Çiğdem Hanım…
Oyunun kurallarını bana da öğretirseniz ben de sizinle oynarım.
Yoruldun Yokuşunda yar gelsin
Gönlündeki ağırlığın yarısını taşısın
Yokuş bitsin, aşk başlasın
İç-te_n gelsin.
c(an) sın.
yansın sevda harmanı…
biz çiğdem toplamaya gidelim kendi dağımızda
kendi adımızla…
Yazarken neye dikkat edeceğim bunu tarif etmezseniz akım derken balon diyebilirm sonrasına ben karışmam.
Ağlıyorum,eylül dokunuyor yanaklarıma.Yeniden açılıyor yürek dehlizlerim.Ulaşılmaz oluyorken bugün benim için,neden acele ediyor kahrolası bir yanım bugünü yaşamak için.
Harikaydı çok etkilendim.
Yani Çiğdem sen dağıt ben ardını toplarım mı diyorsunuz?
Rabbim!Bu anafordan kurtar beni.Unuttur dünümü.
Rabbim! Temizle zihnime batan geçmişin cam(n) kırıklarını
cam kırıklarını
can kırıklarını diye iki anlam mı yükleyeceğiz. Şair hiç kopya vermiyorsun izleyerek anlamamı bekliyorsun. Bak dağıtacağım şimdi bir deneme yazıp, bekle kaybolma.
Çİğdem dağıtmaz da … o yaşanmasını yaşatmasını bilir gibi
Nedenlere,niçinlere veriyorum soru işaretlerimi,üç noktalarsa geleceğime ve bu günüme dair.
Günlerin üzerine helezonlar çiziyorum.Düşünüyorum,düşündükçe başladığım(n) noktaya dönüyorum.Düşünüyorum ,düşündükçe kendimi bıraktığım en son noktada buluyorum ve her döndüğüm noktada soru işaretleri ardına üç nokta,koca koca üç nokta bırakıyorum…
Acı_madı yüreğim
Süzül_se de gözyaşlarım
Kan_ma acı_ madı dediysem
Acı_madı işte!
Çok zorladım kendimi ancak bunu çıkarabildim, Şair bir el atıp tut_uver, bir şeye benzet bu dörtlüğü, sana olsun.
Şair, beni de şair yaptın ya alnından öpmek lazım seni.
An…Zamanın dokunduğu ve dokunduğu anda geçmişin kanlı dişleri arasında
un ufak ettiği ve geçmişe dönüşen,an…
An’ı yaşamak istemiyorum.An, acıları göğüsleyip çevreliyor etrafımı
içinden çıkılmaz örtülerle…
An ,hüzün barındırıyor,kalem dokunurken kağıda
Çiğdem alnımdan öperken bıraktığı rujla çıktım kente
gülen gözlerle baktılar aldırmadım
senin imzandın kalsın dedim
Beni çok güldürüyorsunuz, sizinle sohbeti seviyorum.
Öpüşünden Ç gibi işaret kalmıştı dünya alem biliyor gayrı…
Çiğdem şairi öpmüştü annesi duymasın kızar
Ey annesi…doğurmasaydın böle bir güzel katlan gayru
Öpücük izi bende değil ki sizin alnınızda kaldı. Sizin anneniz kızmasın. Doğurmasaydı böyle tatlı dilli bir şairi katlansın gayru.
Sayın Hocam yine çok güzel yazmışsınız, yürekten kutlarım.
Annem görmüş kim bu oğlumun gülnazı…Almış sazı eline oğlumdan çalıyor…
Ey güzel… benim oğlumu ilk damla süt yerine bir damla mürekkep içirdim azcık suyla Nisanın ortası ve çiğdemler tam açılmışken
Şairin annesi ne de iyi yapmış, torunlarına da mürekkep içirsin de soyu devam etsin bu şairin nefesi hiç kesilmesin.
Çok incesiniz…size sözüm vardı..”D” üstüne yazacaktım…Gerçek adınız rumuzla aynı mı
”aŞk”tı GeçeR/di ..
Yazdıkça… ellerim yanıyor…
Esrarı gül üstüne uzanmış, hızla dünyaya yaklaşıyor… Dünyalık yalanlarım; yemen alacası bir yalnızlık kabuğuma iliştiriyor …
ve amin…Ve Çiğdem’ler de çoğalsın.İçtenliğin yakıyor
Evet, gerçek adımdır. Teşekkürler, siz de çok naziksiniz.
Okudukça da Çiğdemler yanıyor.
Su olayım şiir yerine Çiğdem yanmasın
Yelkovan”la “akrep”e tek kelimelik sus payı verdim, sen varsın artık diye.
Suyun da kaplıca gibidir yakmazsan Çiğdem değilim.
Cidden şiirsel bir isim…bu ruhunuzun dizelerine yansımış hep ru/(gündüz) gibi kal
Susma şair daha kapanması gereken çok yara var.
İki sıcak su…. işte bahar geldi…..
Teşekkür ederim.
bir bulut ısmarladım benden ve benden
yarın yağmurdur
yarından sonra güneştir
diğer yarın yarin
diğer yanımda yarim
diğer yarinde yarın
ve yarın yarindir hayat…
her zamankigibi
mukemmelsiniz
Hayrettin Hocam, sık sık yorum yazamasam da sizi takip ediyorum ve keyifle de okuyorum tebrik ederim çok güzel yazıyorsunuz.
parisliperi Diyor ki:
28 Şubat 2009 Tarih 15:56
“ateş kavukları”nda yer bulmaz mıydı kendine? “aşk”tı geçer/di…
aşk paris de acaba nasıl olurdu
tşk… böyle içten seslenişler yazdırır,özlemle
Sizi okumak büyük keyif, paylaşımınız için ben teşekkür ederim.
Aslında sizinle bir film de ben oynamak isterim ama zamansızlıktan yetişemiyorum.
Aşkla kalın kaleminiz hep yazsın.
Tal ile Kal… Seneryo hazır…Gerçek bir film kadar ve gerçek sen kadar..Tal…
Sizinle aynı senaryoda oynamak bana onur verir. Maalesef şimdi çıkmam gerekiyor. Sizleri okumak büyük keyif, hep böyle kalın, nice güzel paylaşımlara…
Tebrikler yine çok hoş yazmışsınız.
Tebrikler.
tşk.. ruhun açılsın özlem gemin batmasın
Uzakların dalgalarında derya üzre deryalar varken
Açıklanmamış hoşlukların çininde deniz kesmiyor arsızlığı yarsızlığı sensizliği
alışılmışlığın anlaşılmasında
sen ki sen içre sen ve son
bu bir birin birdeşi
suyun ruhuna su su içre su
süper…bir birin birdeşi su içre su…
bu nasıl su..su gibi
Hislerden, sevmelerden, bağlayışlarından ve özleyişlerden karışık bir kilidim var sana karşı. Hangi kilit için hangi uygun anahtarı nasıl yapmalı gülüm…
La_vin_yaa… illa lavinya
yeni zevklerin içsel tükenişi yeni neslin netliği
sanal hoşluğun boşluğunda, klavye atomik sent ve ruhi sent
La_vin_yaa… illa lavinya
ısmarladım duydunmu aldınmı gördünmü hayalmiiiii
Ki biz balçığa aşina
Ki biz havaya ve havva’ya aşina
Ki biz ateşe ve arzuya aşina
Ki biz en çok suya aşina
Ki biz en çok ene aşina
Ki biz eni tanırız
Ki biz”la “dedik”lan” değil
herkez okumalı bu şiiri
Gitsin ve bitsin bulutların buhurla sevdası
Ki biz balçığa aşina
Ki biz havaya ve havva’ya aşina
Ki biz ateşe ve arzuya aşina
Ki biz en çok suya aşina
Ki biz en çok ene aşina
Ki biz eni tanırız
Ki biz”la “dedik”lan” değil
*************************
tam bir yıl önce yazılmış tebrikler hocam…<<
Fırat Bey, nostalji rüzgarı estirdiğinizde yorumları baştan aşağı yeniden okuyorum o güne geri dönüyorum her blog benim bebeğim gibi, teşekkürler.