Son Damlan Yarama Damlasın
Yazan edward34Nis 27

‘Tutuluşun kandilleri sönerken, uzakların ışığı yakamozlarıma yakalanırken sen yine yoktun. İçimdeki yangının dersine çalıştı özlemin suları, seni söndürdü; ama beni ve senli her şeyimi söndürmedi.
Yakamozların yazamadıklarında gelinmişliğinin dalgaları seni yazdı. Seni ben eden yakamozlar renk veren yedi veren beyazların içsel hıcısı içindeki aydır, sen beni hep içinde saydır.
Bülbüller rüyalarımda susunca, düşüp yollara savurma ayrılık eteklerini. Gül tozlarını serpiştirip yollara işte benim sevdam her adımda, her yolda kokar diye bana aitlerini yakarak özletme beni.
Canhıraş bir şarkı gibi, yalnızlığa melodik tatminler yollama, son gelen iletinden ilintili bir hüzün virüslerini aşk belgelerime buluşturur. Ve artık her anıma, her yazıma, her hissime sen varsın.
Tanrılar divanında ben sana yollanmış, ben sana nakışlanmış, yüreğimin her demi sana hislenmiş, ali anların son şahıyım. Ruhumdaki fırtınalar ermiş bir menkıbenin tufanına estirir. Ben, benden uçtu. Hangi sen, beni kendi inine indirir bilinmez.
Benim de içimden geçen denizlerinde yakamozların doğuşunu seyretmek için ilk baktığın tepeye gittim. Hani tepede beni izlerdin aşkla senle aşağı doğru yürüyüşümü. Çocukça bir hevesin ederinden, kederinden, nazarından ne kaldı ki? Sana son kez bakarken düşmüşlüğüm de aşktı.
Hani önce gülmüştün, sonra tüm hızıyla koşmuştun, kanayan avuçlarımı mendilinle silmiştin. Şimdi kanayan yüreğimi kim silecek hiç düşündün mü?
Gönlümde büyüttüğüm, belki sevda geçmişime anıtlaştırdığım sevilme labirentinde okların, ne de denizin mavisi sözlerin deldi yüreğimi. Gitmek zorunda kalmışlığın kömür karası eritti.
Koynumda barındırdığım icra mecraların malihülyaları nice sahte gözleri, unutulmuş coşkuları yeniden devşirir. Yeniden sultanı semahgahına namelerimle alırdın belki. Rüyalar gerçek olsayı oynamıyorum sen yaşadığım tek rüyamdın. Hangi geceye yazılsam, ay tutulması olur ben ile sensizlik arasında. Arada aşkıma uçan beyaz kelebekler olsa da senin güneş pervaneni görünce gelir, senli ölürler oracıkta.
Kavuşma ile kavuşmamak döllemeyi istemiyor gibi bütün imkansızlıklarım tüm bebek yoluyla senli bir aşk bebeği doğurmaya nazırdır gülnazım. Yarın sana yar olurken bekle geleceğim sensiz ve seni unutmuş olarak. Peri masalımı perimle yaşayarak, yarama karalarımı bandıra bandıra herkesin içinde bağıra bağıra, sensizliği çağıra çağıra çağrılar bırakacağım perime. Daha yaşanılmamış acıların hazını duyarsın bir hayıflanma güncesinde bu gün neden yoktum. Yüreğin nitel çocukları sevindirir, nicel özlemler yuva yapar kırılmış gül yaprağımın üstüne.
İki yumurta yapar ebabil kuşu, tam yavru ve sevda yapma anında gül dalın, bensiz halin kırılır. Yavrular yere düşer, ben düşer, sevda düşer, gelmeler düşer, düşülmesi gereken ne varsa düşer. Bir sen düşmez ne kadar zor gülnazım.
Susmanın çağı çoktan seçmeli sorularla günlerimi eritir, gayrı unut, gayrı yazma, gayrı azma mısralarda. Bu hasret böyle unutulmaz, bu yara böyle kurumaz. Oysa geçmişin büyülü masallarında cinlerin inime inmiş olmalı. Sayrılar, sanrılar, metafizik öteler arasında kendimi oynuyor gibiyim. Hangi ben seni unutmadı, hangi sen benden gitti ne ben, ne aşk, ne de hiçbir şey çözemiyor.
Gelmelerin fiyatı artmış, kalışların faizini ödemekle geçiyor vasie yaşamın kuyruğunda yaşadığım
Yarım bıraktığımız nice anların tayfında esiyor tayfunların, beni esir ediyor, esrik, eşiği senle beşik olmuş, olmanın bebekliğini sallayan umutlarım tel olur senli elektriği taşır, için o yüzden aydın. Sen kaçmaya çalıştın ülkenden de kaç, kaçmalardan da kaç, benden de kaçamazsın.
Acılar sancısız çekilmez, yalnızlık sensiz çekilmez be güzelim, sen nemli gözlerle gittin, insan her istediğinde ağlayabilir mi ki? Hadi şimdi ağla?
Vurgun olduğum, dargın kaldığım merhabalarında yeniden alıştırmalar yap ben ile seni bir türlü unutamayan ben arasında. Ödev ver gelmelere, sözlü yap seninle sözlü kaldığımız anların huzuru gibi. Parmak kaldırmadan, içten kavrularak, istendik her güzelliğin adıyla son notunu ver bana. Hocasın, kanaatlerine kaldı senden geçmem. Son sınava çalışamamıştın, başka birine bir gecelik çalışmadan gidip geçmiştim.
Evet hocam, işte bazılarına hiç çalışmadan geçiyorken, şeytanın verdiği ödevi koşarak, azarak, coşarak yaparken asıl senli sınava çalışamadım.
Bunun sosyolojik, psikolojik hatta biyolojik jiklerini anlatsam da yürek anlar mı ki? Hangi yürek bu sınavsız geçişle geçtiğim mum ışıltı günah ışıldayan sınavı mı?
Acılar sancısız çekilmez, yalnızlık sensiz çekilmez be güzelim, sen nemli gözlerle gittin, insan her istediğinde ağlayabilir mi ki? Hadi şimdi ağla?
Son kez ağla ki senli, sensiz büyüttüğüm sevda fidanım ve vicdanım kurumasın.



Yalnızım çünkü sen varsın “gel” desen gelirdim gittiğin uzak da bendim dağ gibi bir ihanetten düştüm bu kendime son gelişim ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime kendimi suçüstü yakalıyorum ve kentsizliğimin isimsizliğini koyamıyorum. Ölümün kabul edilirdi ama ihanetin sarsıyor.
Rumuz: ihanet çok acıtıyor
Tebrikler.
Tanrılar divanında ben sana yollanmış, ben sana nakışlanmış, yüreğimin her demi sana hislenmiş, ali anların son şahıyım. Ruhumdaki fırtınalar ermiş bir menkıbenin tufanına estirir. Ben, benden uçtu. Hangi sen, beni kendi inine indirir bilinmez.
tebrikler sevgili sair
yazilarinizin tadina doyum olmuyor
Yarım bıraktığımız nice anların tayfında esiyor tayfunların, beni esir ediyor, esrik, eşiği senle beşik olmuş, olmanın bebekliğini sallayan umutlarım tel olur senli elektriği taşır, için o yüzden aydın. Sen kaçmaya çalıştın ülkenden de kaç, kaçmalardan da kaç, benden de kaçamazsın.
hayrettin abi yine döktürmüşsün
arayis…
zaman..
yol almış gidiyor hale…
ya ben….
bir meçhul yolcu hayalde….
cığlığım…
nefesim….
yorgun yüreğim..
Rumuz:Çıplak Hata
Uyak düşüyorum gözlerime senden düşler sürüyorum ıslak bileklerim kan bayramına yatıyor bana en büyük tehdit yine ben oluyorum. Sensizlikten kahrolurken, yokluğunu dikişliyorum.
Rumuz: Yaramın dikişleri patladı
Üstadım, her doğum nasıl kopar candan, nasıl sancılar yaşatır. Yaşayan bilir, yaşatan bilir.
öyle kolay değil benden kurtulmak
Hesabım bitmedi daha seninle
Öcümü almazsam haram yaşamak
Hesabım bitmedi daha seninle
Şair harika yazmışsınız, kutlarım.
Peri kimden intikam alacaksın?
bakışım…
maziye kalmiş hayalim….
ya sen….
ardına bakmadan giden sevgili….
…..
yol uzun….
sakın ha!….
bakma ardına…..
bir kalem tuttum….
yazdım yarına….
rUMUZ:hAYRINA UNUTTUR BENİ
Gönlümde büyüttüğüm, belki sevda geçmişime anıtlaştırdığım sevilme labirentinde okların, ne de denizin mavisi sözlerin deldi yüreğimi. Gitmek zorunda kalmışlığın kömür karası eritti.
Yüreğime gömün beni bugün… Yoruldum sivri çakıl taşlarına benzer aşkların üzerinde yürümekten… Dalgaların kıyıya vurup, savurup koynuna aldığı ince bir kum tanesi olmak istiyorum… Ve boğulmak kendi mavilerimde… Deniz yıldızının beş kolundan bir tanesi bile saramadı beni…
Rumuz: Unutmak, unutturmak kolay mı?
Denizler durulunca
Işıklar kapanınca
Unut yıktığın günleri
Gel gir rüyama
Bembeyaz bir söz ol
Unuttur kendini
Utandırma özlemi
Gel gir rüyama
Uzun bir sessizlik ol
Bekleme sözleri
Razıyım susmaya
Gel gir rüyama
Ağla yüreğim ağla ayrılık vaktidir şimdi
Hangi umuda yelken açtın
Yağan yağmurlara karışıştın
Deniz oldun yüreğimde
Kalem oldun elimde
Her mısrada seni yazdım
Tebrikler çok güzel yazıyorsunuz.
Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondurdu
hani bana peri
Aşk tarafsızlığını yitirmişken,
Yamalı yüreğimi iade ediyorum karanlığa..
Heybemde hüzünlerimle gidiyorum.
Rumuz:Heybem boş
öpücükten yok mu
Bir ömür uzaklıkta zannetme..
Ben sana bir nefes kadar yakın olacağım…
Rumuz:Beş harfli isminde gizleneceğim
Derdim var gecem zehir bana yardım et seni unutmama anılar baş ucumda kov gitsin. Sevmiştim seni kana kana şansım yok kaderden yana yaşanan her ne varsa sil gitsin. Darılıp gücenmesin. Geç kalmasın ayrılıklar varsın ömrümü takvimlerden çalsın yıllar.
Rumuz: aldırma ne fark eder alışmışım yokluğuna
sana da bintane alnindan optu ablan peri
edward34 Diyor ki:
27 Nisan 2009 Tarih 22:10
Bir ömür uzaklıkta zannetme..
Ben sana bir nefes kadar yakın olacağım…
Rumuz:Beş harfli isminde gizleneceğim
bes harfli bir suru isim var
mehmet alti harfmis olmadi
Erguvan bakışlı kuşlar geçmiyor üstümden
Lambalar hain! Sönüyorlar aniden
Büyük caddeler yutuyor adımlarımı
Kime bakayım söyle Hangi yüz hatırlatsın seni bana
Rumuz:Hatırla beni ey ben
İsmini sevdiğim gül yüzlü yarim
N’olur bana cefa etme el gibi
Bak ne hale geldim bu genç yaşımda
Açılmadan solan gonca gül gibi
Ben mi, ben yaşamın yarılarını bile geçtim. Ya da geçirildim o kadar acımasız ki yaşam senin istediğin gibi olmuyor işte. Hani derler ya “canını sıkma ve gönlünü ferah tut, yaşam seni asla yalnız bırakmaz” bırak ,bırak bunları demek geliyor içimden nasıl yaşam beni asla yalnız bırakmaz. Bak! Nasıl da yaşamım benden çalındı.
Rumuz: Gülümsemeyi bile hatırlayamaz olmuşum
ISPANYOL YASEMINI Diyor ki:
27 Nisan 2009 Tarih 21:46
Şair harika yazmışsınız, kutlarım.
Peri kimden intikam alacaksın?
yasemincigim ben kimseden intikam almayacagim
kelime uzerinden yazilarla oynamayi severim
Parisli Peri:Senin bu temiz yüreğindeki pınarlar kurumasın…Bu kadar sosyal içten ve şiirsever bir hanfendiyi tanımak beni mutlu ediyor.Fransız Meleği…Orda melekler derneği başkanı seçildin hayırlı olsun…
Rumuz:Yabancı Melekler Derneği Başkanı Peri
tabiki olur sevgili sair siz gibi guzel ruhlu birisine can kurban dernekte
baskan siz sayin sair
Aşk, sevgi ,duygular,,, belki sadece imkansızı arıyorlar? İmkansızı bulunca ya da imkansız imkanlı olunca; sığınacak yeni limanlar bulmak için yola çıkıyorlar… Belki bizi harekete geçiren sadece ve sadece imkansızlığın büyüsü ve tıpkı tutkulu bir şekilde yazılmış aşk yazıları gibi…
Kaç dolunay, denizin gece rengi sularıyla sevişip yakamozlar üretti kendiliğinden. Zamansız rüzgârlarda savruldu saçların. Kaç mevsim geçti üstünden; artık gelmezsin./ Belki de alışacağım yokluğuna, en kötüsü bu. Unutacağım bildiğim her şeyi, artık gelmezsin.
Harikasın Hocam, Saygılar.
Hani bir otobüs garında O son bakışı hafızama çizerken yüreğime de cm kırıklarını aldım. Elimde değil artık kımıldadıkça canımı yakışın.
Eğer ben hak etmiyorsam bir cevabı bir yürekte, benim yüreğimden geçenlerin, yeri yok kimsenin yüreğinde.
Hayattan ne istersek hayat bize onu veriyor..Mutsuz olmak isterseniz veya acı çekmek isterseniz bunu sunuyor size..Hastalıklı sevgi kötü, saplantı kötü..Aciz olmak üzücü bir durum..Bu durumu düzeltmekte tabi ki sizin elinizde..Dedim ya istemeyi bileceksiniz.. Her insanın sevgi dili farklıdır. Bazen sevdiğiniz insanı mutlu etmek için kendi mutluluğunuzdan bile geçmeyi bileceksiniz.
Çok Güzel Oluş Tbrkler Sonu Çok Güzeldi
Çok güzel olmuş.Tebrikler.
İNSANI İNSAN YAPAN ACILARIDIR ! . . .