Yüreğimde Yaşa
Yazan ezgiNis 30

Hem kırdım hem kırıldım
Kırmayı değil kırılmayı yeğlerdim
Telafisi yok mu hataların
Bir kalemde nasıl sildin
Ben seni ben, sen beni sen bildin
Hayır biz bu biz değiliz ki
Ömrümce silemem senin adını
Yaşadıkça yüreğimde adın da yaşayacak
Yazdığım onca sözün hepsi gerçek olarak kalacak
Yalan olan senin yokluğun olacak
Cevap almadığım her sorunun baş harfi olacaksın
Son noktası asla konmayacak
Belki hiç duymayacağım sesini
Belki hiç görmeyeceğim yüzünü
Belki bir meçhulde kalacağım
Anlaşılmayanlar, çözülmeyenler gibi
Öyle bir çizik attın ki yüreğime
Kurşun olsa deler geçerdi
Belki oracıkta can verirdim
Adını her andığımda ağlamazdı gözlerim
Hançer gibi saplandı yüreğime sözlerin
Çıkartıp atamam her kelimede bir sitem
Her kelimede öğüt var
Çıkarıp atsam kan yerine sen damlar.
Ömrümce kalsın ki o hançer
Yüreğimde hep yaşa sen, hep bende kal.
Ezgi


Hoştur bana senden gelen …. Lütfun da hoş, kahrında hoş”… Allahın selamı ve rahmeti üzerimize olsun…
Hayır biz bu biz değiliz ki
Ömrümce silemem senin adını
Yaşadıkça yüreğimde adın da yaşayacak
Yazdığım onca sözün hepsi gerçek olarak kalacak
Yalan olan senin yokluğun olacak
işte bu Ezgi kederin ilk adımı da son adımıda bu,yürekten sevgiler
can dosttum ezgim günlüğünden sayfalar hiç tükenmesin
Tebrikler, hak ediyorsa sende kalmayı ne mutlu.
Gözünü sevdiğim Ezgim, hançeri varsa bırak o hançeri ile kendi yaşasın.
Kıyamam sana.
Yüreğine sağlık.
Kimi yürek ömür boyu taşırken diğeri yarı yolda kalıyor.
Al hançeri vur kalbime…
Canım parafım teşekkürler, ben de kırabiliyormuşum demek ki bir dost bana çok kırılmış çok üzüldüm birden bu cümleler dökülü verdi.
Dilerim af eder.
işte bu Ezgi kederin ilk adımı da son adımıda bu,yürekten sevgiler
Çok teşekürler harabe bende sevgilerimi yolluyorum
sitemlerin bile güzel yaa
allah bana böyle sitem etmeyi nasip etsin
Umarım.
İçten sızının şiir hali, sen hali, tebrikler.
tebrikler ezgicim cok guzel
Mehmet hayranım sana nekadar içtensin böyle seni sevitorum kardeşim
Silemedim yüreğimdeki Ezgiyi,
Dost idi her telimi sezdiği,
Unutulan olmayacaksın gör bu çizgiyi,
Elemlerin olsa da, biliyorum sendeki sevgiyi
Keşke tanımasaydım seni Omuzlarıma bu kadar yük binmezdi o zaman Gözlerim ağlamayı bilmezdi O kadar sık kalbim çarpmazdı böyle delicesine, Benim de ellerim sımsıcak olurdu mutlaka Geceleri asla uykusuzluk çekmezdim sabaha kadar Rüyalarım hatta tatlı hayallerim olurdu Duygusuzca düşünmezdim yokluğunda günlerimi saatleri…
Kırılan senmiydin sadece,yalan dünyada,
Nasihati almadın dost olan can da,
O can ki can verir can olan da,
Nasihati siteme kanatma ağlama sen olanda
Dost acı söyler,görmezmisin,
Seni senden çok sever bilmezmisin,
Yüreği yanıyor kan damlıyor silmezmisin,
Sen üzülme ağlama,senin içinda ağlıyor sezmezmisin
Kardeşim şaha kalktı, güzel dörtlükleri dost dergahına saldı. Yazılanlar şiir gibi okunsa da ey yürekler bilin ki yaşananlardan geriye kalandı.
İçimde tarifsiz depreşen duygu seli,
Dosttu bulmuşken kaybetmenin acısı,
Zemheri iklimlerde kahpeliğin sancısı,
Kurşundan beterdi bendeki dost yarasi
Dostluğun Farkındalığı………
Bir dosta yüreğimi sundum
Can özümden gül verdim
O zamanla diken sundu
Menfaatleri şakağımın silahı oldu
Dostluğun farkındalığıydı
Bendeki tek arzu
Bir dosta gönül verdim
Yaşanmışlıklarımı önüne serdim
O gönlümün akıbeti oldu
Beni şah yerimden vurdu
Sahteliği meğerse maya tuttu
Dostluğun farkındalığıydı
Bendeki tek arzu
Bir dosta ömür verdim
Güzellikleri önüne serdim
O ömrümün riyakârı oldu
Gönül tarlamın filizi soldu
Dostluğun farkındalığıydı
Bendeki tek arzu
Bir dosta ekmek böldüm
Zamanla beğenmedi her gün öldüm
Bir dosta gelecek ektim
Unutulduğunda yaren seçtim
O hırçınlığının öteki
Unutulmuşluğunun yüzünü seçti
Bir dosta hayatın rengini öğrettim
Dört mevsim baharlar var dedim
O Gül kokan baharları fırlattı
Çamurların içerisinde battı
Bir dostum olsun istedim
O dostların hep ihanetleriyle beslendim
Evet,dost yada çoğulu larrrrrrrrrrr
Hepsinde palavralar varrrrrrrrrrr
İstemiyorum artık dost ve arkadaş
Hayat nasılsa geçiyor yavaş yavaş
Sen kendin ol kötülükle savaş
Bir ben biliyorum ben beni
Rabbim yaratmış
İsyankar değilim,kul kulu sevmiş
Yalan dünya sadece sahtelik değilmiş
Menfaatler için insanlar birbirine eğilmiş
Hüseyin gibileri bunların içinde seğrilmiş
Güzel olanı hep güzelle sevmiş
10.02.2008
Hüseyin Akçam
Yüreğine sağlık kardeşim, düşmanın attığı taş değil dostun attığı gül incitir bizi.
Dosttun attığı gül,
Dikendeydi sümbül,
Batar her telinde,
Kanar kanar her daim gönül
Teşekkürler canım kardeşim. Bu güzel sözlerin şiirin duygulandırdı beni. Ağlamam sen üzülme senin dosluğunun eşi benzeri yok can olursun yol olur kılavuz olursun bilirim.O güzel yüreğinden mutluluk eksik olmasın.
Teşekkür ederim mazda haklısın dostsa acı söylemeli.
Dost yıldız gibi olmalı ETRAF karardığında ortaya çıkmalı.
Dosta yaren kıldım gönül bağımı
Hayat zulmetti ördü ağını
Beyhude başım aldı yarını
Oysa yarın yarınlarda kaldı
Vuslata ektim dostluğu yar,
Yâri yaren seçsem de boştur bu diyar,
Yar bende yoktur, gecen zaman neye yarar,
Sol yanım kalmadı, ağardı saçlar,
İçimde açtı zakkum çiçekleri
Zamansızlık oldu döktüm şiirleri,
Sorguladım bendeki tüm düşünceleri,
Sol yanım acıdı, hasret çisiltileri,
Adına insan denmiş, bu zülüm neden
Sevmenin asaleti yok mu harbiden,
Gönlü figan eğledim vuslat elinden,
Sol yanım kalmadı, zalim elinden…
Gözyaşımda saklısın ağlayamam ben
Düşeceksin sanırım kirpiklerimden
Damarımda kan olup dolaşıyorken
Beni böyle bırak git git gidebilirsen
Git mutlu olacaksan beni düşünme
İyi bak kendine beni dert etme
Önce beni bir dinle bir bak halime
Beni böyle bırak git git gidebilirsen
Bir kapanmaz yarayla böyle çaresiz
Bel ki yine yaşarım sevgisiz sensiz
Git yolun gülle dolsun güller dikensiz
Beni böyle bırak git git gidebilirsen
Tüm sızıları unut sonbahara inat.
Güz ayrılık taşısa da,
Korkma, gitmek için gelmedim
Sevmeler bir ömre bedelken
tebrikler…
Son mesaj
Yalnızlığımın özlemle paralelleştiği bugün bir düğüm daha atıyorum hıçkırıklarımla hayata dair…Bu ıssız vadide inleyen acı çığlığı yine sadece ben duyuyor sonra sessizliğe gömülerek,benliğimde bir sığınak arıyorum…Dış dünyamın yüreğime nakşettiği bu hüzün mozaiğini,en mutlu anlarımda görücüye çıkardım yıllarca…şimdi duvağı açılmamış umutlar,yaşanmamış sevgiler bırakıyorum gelecek kuşaklara… hayatın ona vaat ettiği hiçbir şeyden nasibini alamamış bir yetim bırakıyorum size,vicdanlarınız bir nebze olsun sızlasın diye…Ve bir ok gibi fırlatıyorum ruhumdan yükselen bu sitemleri,gecelerinize…ben bu hastane köşesinde her an biraz daha ebediyete emeklerken,annesini bir hiç uğruna kaybetmiş bir yavrunun,sessizliği yoran,kulakları yırtan derin feryadını armağan ediyorum ölü hislerinize…ve savaştan arta kalan bundan sonra yağmurların bile götüremeyeceği kan,barut kokan bir sema; uğultu ve yakarışlarla kalakalmış,yok olmuş bir aile gönderiyorum,hırslarla süslediğiniz rüyalarınıza…
Şimdi gidiyorum,küçücük dünyama hükmeden,teknolojinin son icadı,en gelişmiş silahlarınızı size bırakarak…körpecik bir dimağayı annesiz bırakmanın hangi hedefinize hizmet ettiğini bilmiyorum! ! …yada kopan bacağımın planınızın neresinde yer aldığını da…sadece isyanlarımı gönderiyorum size, hülyama hudut çizen roketlerinizle…bir karış toprak, bir avuç petrol için kana susamış caniliğinizin benim dünyamda nelere mal olduğunu bilemezsiniz…boş verin zaten; siz daha fazla yiyin,daha fazla için,daha çok eğlenin adını “özgürlük” koyduğunuz dünyanızda…yumurtadan yeni çıkmış,uçmaya hazırlanan umutlarım,bataklığa saplanmış kimin umurunda! ! !
Zaten,söyledim ya, ben ölümü kucağıma aldım,gidiyorum,yalnızca hırslarınızla yok ettiğiniz bir geleceğin öyküsünü getirdim uçurtmamın kanadında…Savaşın soğuk çehresinin bıraktığı izi,hayata gözlerini yumarken,annemin gözyaşlarında…ve korkularımı getirdim sözde çağdaşlığı simgeleyen ülkenize, çeyiz olarak…savaşın kucağında,anneme ve bana ölümü layık gördüğünüzü bilmeksizin,ilmek ilmek ördüğüm,hayallerimi getirdim.Alın! Alın işte! Hepsini bir bıçak gibi saplıyorum çürümüş vicdanlarınıza…
ölüme soyundu şimdi bedenim,korkudan pas tutmuş yüreğim kapılarını ona aralıyor…
YAŞAMIN BANA BAHŞETTİĞİ SON PERDEYİ OYNUYOR BU ACİZ BEDEN…
SON NEFESİMİ TEKERRÜR EDİYOR ŞİMDİ DUDAKLARIM…
Ezgi, istemeden bazen sevdiklerimizi kırabiliriz. Bu konuda ne ilk ne de son yaşadığımız olacaktır. Kendimiz nasıl bağışlanmak istiyorsak, bizler de bağışlayabilmeliyiz.
Sevdiğin dostun tarafınndan bağışlanmanı diliyorum.
Bazı sözler kurşundan beter yaralar insanı, hele de çok sevdiğin bir insandan duymuşsan o sözleri, yürek kolay kolay iflah olmaz.
Bazı insanlar, Hayatımıza girerler ve çabucak çıkarlar… Bazıları ise, Dostumuz olurlar ve bir süre orada kalırlar , yüreklerimizde O güzel ayak izlerini bırakarak…
Ve bu, sıkı bir dost kazandığımız için, bir daha asla eskisi gibi olmayacağız demektir!
Dün, tarih oldu.
Yarın, bir gizemdir.
Bugün ise bir armağan.
Bu yüzden İngilizcede ”present” ,
hem ”şu an” hem de ”armağan” anlamına gelir!
Bence bu çok özel bir şey ….. Her anı doyasıya yaşa ve tadını çıkarmaya bak…
Hayat, bir kostümlü prova değildir!
Bil ki tam şu anda ;
birisi seni düşünüyor.
birisi sana değer veriyor.
birisi seni özlüyor.
birisi seninle olmak istiyor.
birisi senin başının belada olmadığını umuyor.
birisi ona verdiğin destek için sana minnettar.
birisi elini tutmak istiyor.
birisi senin adına herşeyin iyi sonuçlanmasını ümit ediyor
birisi senin mutlu olmanı istiyor.
birisi senin onu bulmanı diliyor.
birisi senin başarılarını kutluyor.
birisi sana bir armağan vermek istiyor.
birisi SENİN bir armağan olduğunu düşünüyor.
birisi seni seviyor.
birisi senin gücüne hayranlık duyuyor.
birisi seni düşünüyor ve gülümsüyor.
birisi üzerinde ağladığın omuzun kendi omzu olmasını istiyor.
İki Gezgin Melek…
İki Gezgin Melek, geceyi geçirmek için oldukça varlıklı bir ailenin evinin kapısını çalmışlar. Aile, pek kaba bir üslupla,meleklere yatacak yer olarak koca malikanenin konuk odalarından birini vermek yerine, soğuk bodrumundaki küçük bir köşeyi göstermiş.
Melekler buz gibi odanın soğuk ve sert zemininde kendilerine yatacak bir yer hazırlamaya çalışırken, Yaşlı Melek duvarda bir delik görmüş ve kalkıp deliği onarmaya girişmiş. Genç Melek, Yaşlı Meleğe bu hareketinin nedenini sorunca, Yaşlı Melek hafifçe gülümsemiş:
”Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir…”
Sabah malikaneden ayrılan melekler, gece bastırınca bir kez daha kalacak yer bulmak umuduyla, bu defa çok fakir bir çiftçi ailesinin kapısını çalmışlar.
Son derece misafirperver olan fakir karı koca, sofralarında ne var ne yoksa meleklerle paylaştıktan sonra, onlara rahatça uyumaları için kendi yataklarını vererek yanlarından ayrılmışlar. Sabah güneş doğduğunda,melekler zavallı karı kocayı gözyaşları içinde bulmuşlar:
Yegane geçim kaynakları olan tek inek de tarlalarının ortasında cansız yatmaktaymış.Genç Melek bu sefer öfkelenerek Yaşlı Meleğe isyan etmiş:
”Bunun olmasına nasıl izin verebildin? O varlıklı kaba adamın herşeyi vardı ama sen kalktın ona yine de yardım ettin. Bu iyi yürekli fakir ailenin ise o tek inekten başka hiçbir şeyleri yoktu;buna rağmen onu bile paylaşmaya gönüllü oldular. Ama sen o ineği de yitirmelerine izin verdin!”
Bunun üzerine Yaşlı Melek, Genç Meleğe dönerek şu cevabı vermiş:
”Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir… O zengin malikanenin bodrumunda kaldıgımız gece, duvardaki deliğin dibinde külçe külçe altın saklı olduğunu farkettim. Malikanenin sahibi bu kadar açgözlü olduğu için ve kendisine verilmiş şans sayesinde edindiği zenginliğin bir parçasını bile paylaşmaya yanaşmadığı için, ben de o deliği öyle bir kapatıp mühürledim ki artık arayıp bulsa da açamaz.”
Ve devam etmiş:
”Sonra, dün gece biz çiftçi ailesinin yatağında uyurken, Ölüm Meleğinin o çiftçinin karısını almaya geldiğini gördüm.Ben de onun yerine Ölüm Meleğine ineği verdim.”
Yaşlı Melek, gülümseyerek bir kez daha eklemiş:
”Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir…”
Bazen, işler istediğimiz gibi sonuçlanmadığında, aslında bizim de başımıza gelen tam da budur işte. Eğer inanıyorsanız, yapmanız gereken şey sadece, her sonucun her zaman sizin lehinize olduğuna güvenmektir.Bunun böyle olduğunu, ancak belirli bir zaman sonra öğrenebilecek olsanız bile…
Periciğim çok teşekkür ederim bu güzel sözlerin ve Zekayi Tunca’dan dinlemeyi sevdiğim bu şarkı için. Bu şarkıyı çok severim sağ ol canım çoktandır dinlememiştim.
Çok teşekkür ederim bu güzel yazınız için hepsi çok anlamlı. En güzel dostluklar en güzel mutluluklar sizinle olsun.
Şiirinizi okuyunca kısa süre önce istemeden kalbini kırdığım bir sevdiğim aklıma geldi ben de ona şiir yazsam beni bağışlar mı acaba?
Sizin bu şiirinizi kalbini kırdığım dediğiniz kişi okudu mu? Okunyunca hemen bağışlamıştır.
Teşekkürler yaseminciğim güzel dileklerini yorumlarını her zaman eksik etmediğin için ayrıca teşekkürler. Dilerim en güzel dostluklar, mutluluklar seninle olsun.
slm nasılsınız
etraf sakinleri
Bataryası zayıf rüyalarımızın kapsama alanı dışında kalan kesimlerine şebeke hatası sebebiyle ulaşamadık. Simdi yüreğimde full çeken hatlarımla sizleri çok seviyorum.
yüreğine sağlık, kalemine sağlık
ezgi diyorki
.
ezgiciğim tüm istediklerin senin olsun.tebrikler
Teşekkürler şirimi okuduğun için.Bence bu şiiiri o kişiye okumalısın.İçten yazılan sözler olduktan sonra bağışlar.Herşey gönlünce olsun.
ezgi orda mısın
Ezginin dostluğu güzeldir çünkü onun dostluğu su gibi berraktır bulanık değildir
Günler geçiyor, zaman gözümüzün yaşına bakmadan akıpgidiyor. Dostluklar tükeniyor zamanla; büyük sevdalar küçük aldatmacalara yenik düşüyor.Hepimiz birer birer yitip kayboluyoruz.Bu koca dünyanın içinde sıradanlaşıyor ve herhangi biri olup çıkıyoruz. Bir girdabın içinde tek başımıza savrulup duruyoruz.
Acı sözlere kızmak yerine sözlerin içindeki öğütleri gören gözlerine ve yüreğine sağlık dilerim.
ezgim naber