Ahu Festivalinde Sensizliğin Işırındayım
Yazan edward34May 29

Rüzgar anılarını sürüklüyor çöllere. Bir ahu festivalindeyim eskisi gibi ılık değil, bakışmalar, yanmalar, sensiz anmalar. Safari yapıyoruz, Leyla ile leyli özlemlerimiz depreşir, yaralı bir ceylan koşar yanı başımda sen sanır kala kalarım. Ürkek bakışlarını ezbere biliyor olmalıyım ki ceylanların yüreğindeki kimyanın şifresi seni bana aklar pınar bakışlım.
Efsunlu hayaller yapraklarını vedaya açmış gibi hüzünlerime son kez bakar. Aşk bitmez bir sancı, sensizliğe bir bahar daha ömür ektim. Ah sütperim, gül nazlım, sevdalım, hazan yapraklım, yüreğime sardığım düşlerinin düşmüş halinden kaldır beni. Ya da gel aldır beni bakışlarınla yok olduğum, anlam içre anlamlı şiirlerimin felsefi derinlerinden.
Mahmuzları pırıl pırıl hasretlere döşenmiş mayınlı seni isteme yolundayım. Hangi güzele baksam senli bir mayın patlar. Benimde parçalanırım. Toplar parçalarımı tutkular ya da beklilerin kavuşmaları. Ölümsüz kalır içlenişimizin seyri…
Çığlıklarımı duyan kentli bir Leyla dörtnala koşular yapar yalpalanmış yüreğimde… Geceleri aşıyor, gündüzleri sahipleniyor varmak için aşkın denizine. Senli bir kayaya ayağı takılıyor düşüyor düşlerimin tam orta yarasına. Yaram içre yara oluyor yar… Bunca yarama bir de o değiyor.
İçimde yemlenen olmazlar, yangınlarını sularıyla taşıyorlar iç küreme. Nerde yansan, nerde anılsam sular serper kara sevdanın ak damlacıkları.
Ölümsüz bir yol tanımış bir tutiname, belki de bizi mutluluğun ülkelerinde huzura erdirir. Dargın olduğum dağlarına gül mü eksem, zakkum mı bilmiyorum. Hırçın tutku dalgasını taşıyor millerimi beni metafizik çizgide duruluyor. Sağlık, huzur, beladan uzak bir hayatı her an ütüleyerek yaşamak andındayım. Sensizliğe asi olmuyorum; ama her yanımda “Asi nehri akar denizlerine benden kirlenmiş özlemler taşır.
Beklentilerimin bentleri yıkılıyor, surlarımın saçakları saçlarına dolanıyor.
Kayboluyor, kayıpsızlığımın son sahnesi. Yeni bir senaryonun burç yıldızında gamze okur ve beni çakarak bulur. Gülüşlerin gibi her sabahı paklıyorum hayata. Sözlerin kement etmiş; ama yaşıyor olman ve de bir gün yanımda olma umudunun bayrağının salınıyor olması aşk ülkemin özgürlüğüne kanıttır vatan bakışlım.
Beklemelerin çıralı titreyişleriyle bir melodi sızar arzularımıza. İçimizdeki sözlü hüzün, son yapraklarını dökerken incindiğin mercan özellerine. Biraz irkiliyorum, neden seni bu kadar yaralı bıraktım aşk cennetinde. Neden Kevserlerinde yıkanmadı hasretlerim?
Aşkın amorlarında yürürken sürgün günlerim, sen destanı güneşimi kapatır. Gündüz bile senli geceleri yaşayan yerli bir hayalin mecnunuyum.
Kuyruklu yıldız kayar düşlerimize son dilek olur gelmeler. Kendi huzurumuzun gölgesinde gerdanınıza gerilmiş günlerin son hüznü siler beyaz gülücüklerimi eklerim ümitlerimin güneşi.
Kapılar arası kapılar aralanır ve yarim sallanır hiç yaşanmamış aşkların huzurunda. Kollarında sevgiden geçer, geçmiş zamanın ve bütün ömrümün açlıkları. Beni sana çağırır, beni sende ağarır hayatın özelleri.
Sevdaya gülümser, aşkla yaşanmış hayatın suları. Duruşumuz kendi siluetimizin gölgesinde serinler kavuşmaları, acı diner, eskimiş yaralar kapanır, yenilenmiş heveslerin bütün beyazlarında hayat bizi bize sobeler ceylan yüreklim.



Tebrikler.
Tebrik ederim.
Sevdaya gülümser, aşkla yaşanmış hayatın suları. Duruşumuz kendi siluetimizin gölgesinde serinler kavuşmaları, acı diner, eskimiş yaralar kapanır, yenilenmiş heveslerin bütün beyazlarında hayat bizi bize sobeler ceylan yüreklim
hayat sizi birlikteyken aynı havanın nefesinde,aynı bayramın hevesinde,tatlı bir şeker şenliği gibi,
nisana ıslanmış bir yağmur tadında ah daha binlerce güzelliğin özünde SOBELESE.
dinse bu sonsuz bekleyişin karekökünü almanız.acıları çarpıp kederle toplamanız.gelse CEYLAN YÜREKLİ
artık.Yoksa siz yazar …
Ceylan Yürekli …
tebrikler
Cebimde yeni kelimeler var Kelimeleri türetmeye çalışırken Ya kelimeler anlamsızlaşıyor. Ya da hayat ve ben. Cebimde yeni kelimeler var Eskileri alıyor, yenileri satıyorum. Her sabah yeni bir gün doğarken Ben yine sensizliği yaşıyorum. Cebimde yeni kelimeler var Anlamını bilemediğim bir hüzün parçası görüyorum.
harika olmuş üstadım
Kalmayı kaldıramıyor yüreğim. Kısa ayrılıklar bile kederimi arttırıyor, hüzün dolu geceler yaşatıyor bana. Seninle birlikte olmanın tadını almışım bir kere, bundan vazgeçemiyorum. Alışkanlık değil bu. Her alışkanlık terk edilebilir bir gün. Oysa sen benim yaşam kaynağımsın. İnsan hayatından vazgeçebilir mi?
Yüreğinize sağlık.
Çok zordur beklemek, bekleyene dokunma ağlar.
Tebrikler.
ezgim ne oldu küstün mü bana
Çok güzeldi..
Gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum. Gidiyorum bütün acılarımı vurup sırtıma umutları bırakıp başucuna ıtırları, menekşeleri, kır güllerini bırakıp şiirlerimi sarıp bohçama yüreğimin yangınına gidiyorum hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal.
Rumuz: Gidiyorum gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp…
Efsunlu hayaller yapraklarını vedaya açmış gibi hüzünlerime son kez bakar. Aşk bitmez bir sancı, sensizliğe bir bahar daha ömür ektim. Ah sütperim, gül nazlım, sevdalım, hazan yapraklım, yüreğime sardığım düşlerinin düşmüş halinden kaldır beni. Ya da gel aldır beni bakışlarınla yok olduğum, anlam içre anlamlı şiirlerimin felsefi derinlerinden.
Yazdım
bu gece bir sevda masalı yazdım
dağı mesken etmiş biçare Mecnun
Leyla ya hasret
dağa taşa saz çalarak şiir yazan
Kerem
Aslı ya hasret
benim de
kalemimin ucundaki kelimeler
cümleye hasret
cümleler sana…
periciğim nasılsın
hayatım
Kuyruklu yıldız kayar düşlerimize son dilek olur gelmeler. Kendi huzurumuzun gölgesinde gerdanınıza gerilmiş günlerin son hüznü siler beyaz gülücüklerimi eklerim ümitlerimin güneşi.
Kol kola girmişçesine rüzgârla güneş
iyi mehmetcigim
sen nasilsin
Harika.
Seni sordum sokak lambalarına; bekleme boşa gelmez dediler.Boynumu büküpte baktım onlara, halime bakıp zavallı dediler.
Bir ahu yaralı dağlarımda güllerden çeyiz toplarmış…
Sandığı dolmuş,yüreği dolmuş, acıları dinmişmiş..
Rumuz:Ahularla dans
Peri şiirlerin yakıyor bloğu…özlemle tşk
hayrettin abi
iyi geceler
edward34 Diyor ki:
29 Mayıs 2009 Tarih 23:45
Peri şiirlerin yakıyor bloğu…özlemle tşk
iki ırmak gibi içime akan gözlerini
ılık bir meltem gibi yüzüme vuran
dalgalı saçlarını her okşayışımı
içimi eriten ılık nefesini anlatabilsem
dökebilsem kağıtlara
isyan etmese kalem
Ateşlerde yürüten fırtınalar yaratan
Hasret çiçeği kokan aramalar,anmalar,arınmalar
Hangi çağlardan kalma tablet
Bu delici gökyüzü bakışlar…
Tüm yıldızlarla ay aşksa eğer
Hasret kızgın lâvlar gibi yakar.
Tebrikler çok güzel yazmışsınız.
Sayın şair tebrik ederim.
ama sen her zamankinden daha yoktun… Kaç kez gittim senden,yenilgiler yalnız yaşanırdı ve sen her zamankinden daha çok yoktun… Sensizliğin hiçbir türüne alışamadığımı bilirdin, ama yoktun… Her zamankinden daha çok yoktun ve benim sana vurulduğumda kesilmemiş cezalara karşı nasıl savunmasız olduğumu bilirdin…
Tebrikler.
Selam olsun dostlara… Selam olsun fatihlerin nesline..selam olsun muhabbet erlerine… Selam olsun gönül dostlarına…
Seni Seviyorum! Sadece kim olduğun değil, sen olduğun için. Ve seninle beraberken kim olduğumu, benliğimi anladığım için Seni Seviyorum. Sadece kendine yaptıkların için değil Bana kattığın güzellikler için Seni Seviyorum.
İçimdeki çocuğu, saklı kalmış beni Yeryüzüne çıkardığın ve sana İhtiyacım olduğu her an yanımda olduğun için.
Gece yatağıma uzanıyorum… Korkuyorum yatmaktan. Gece lambasını yakıyorum ve sol yanıma bakamıyorum. Baktığım zaman yokluğun bir kez daha yakıyor içimi.. Sensizlik yine acıtıyor yüreğimi. Yorgana sarılıyorum ama senin tenin gibi kokmuyor. Uyuduğum uykuda sen hariç her şey var anlayacağın. Kabuslarhuzursuzluk… Bir sen yoksunbir tek sen…
“ senin teninden önce duvarların var..” diye bağırıyor dışarıdan biri. Senin olmayacağını bildiğim halde penceremden bakıyorum. Yoksun. Halbuki l biri öyle bağırsa bilirdim ki o sendin. En çok dinlediğimiz şarkıydı diyorum ve dinlemeye başlıyorum. Sadece hoş bir melodi doluyor kulaklarıma. Yine bulamıyorum seni.
Yokluğuna alışmak zor be Bebişim. Sensiz bir evde yaşamak çok zor. Sensiz bir ömür çürütmek bi o kadar acı. Yağmurun yağması bile anlamsız geliyor artık. Islanmak gelmiyor içimden sen olmadan. Gittiğinden beri iki kalp iki ruh taşıyorum bedenimde. Ağırlığında eziliyorum aşkın.
Bu gece yine hayalinle baş başayım… evim hala sen kokuyor…sensizliği bir nefes gibi içime çekiyorum… öyle ki ciğerlerim sen doluyor… sen soluyorum… film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor yaşadıklarımız… sen akıyorsun usul usul… bana gelişin… hani o masum, utangaç, ürkek halin…
“Hiçbir şey bir ölünün sükûtu kadar tesirli değildir insana…” Peyami Safa…
Yüreğini,yüreğime kat direncim olsun ve zorlarken kalbim göğsümün çeperini ellerini uzat bana ta uzaklardan,anılardan seslen bana bu akşam ve unuttur bu büyük koca yalnızlığımı. Sarıl sımsıkı bitsin vücudumdaki anlamsız titreme.Kurtar beni korkularımdan uyandır sonu gelmeyecek kabuslardan.
Kutlarım çok hoşuma gitti.
Yıllanmış bir doğaya gelirse bahar, yağmurla dolsun sabunsu kokular. Ağaç dallarında toplansın tüm asi kuşlar, suyun sabundan erittiği köpükleri toplasın ellerim. Baloncuklar büyütsün gözlerim. Kanatlarını kıskansın kuşlar.
hiçbirşey deme otur öylece bir serüvencinin öyküsünü anlat bana yahut çıktığın
yolculuklardan birini anlat ,mesala gidipte dönmediğin…
Bende yokluğundan bahsederim sana.bana nasıl
dokunduğundan,menekşelerin boynunun neden bükük kaldığından,gittin gideli hayatın ne
kadar anlamsızlaştığından ve ne kadar zorda olduğumdan…