Hayrettin TAYLAN

Rüzgar anılarını sürüklüyor çöllere. Bir ahu festivalindeyim eskisi gibi ılık değil, bakışmalar, yanmalar, sensiz anmalar. Safari yapıyoruz, Leyla ile leyli özlemlerimiz depreşir, yaralı bir ceylan koşar yanı başımda sen sanır kala kalarım. Ürkek bakışlarını ezbere biliyor olmalıyım ki ceylanların yüreğindeki kimyanın şifresi seni bana aklar pınar bakışlım.

Efsunlu hayaller yapraklarını vedaya açmış gibi hüzünlerime son kez bakar. Aşk bitmez bir sancı, sensizliğe bir bahar daha ömür ektim. Ah sütperim, gül nazlım, sevdalım, hazan yapraklım, yüreğime sardığım düşlerinin düşmüş halinden kaldır beni. Ya da gel aldır beni bakışlarınla yok olduğum, anlam içre anlamlı şiirlerimin felsefi derinlerinden.

Mahmuzları pırıl pırıl hasretlere döşenmiş mayınlı seni isteme yolundayım. Hangi güzele baksam senli bir mayın patlar. Benimde parçalanırım. Toplar parçalarımı tutkular ya da beklilerin kavuşmaları. Ölümsüz kalır içlenişimizin seyri…

Çığlıklarımı duyan kentli bir Leyla dörtnala koşular yapar yalpalanmış yüreğimde… Geceleri aşıyor, gündüzleri sahipleniyor varmak için aşkın denizine. Senli bir kayaya ayağı takılıyor düşüyor düşlerimin tam orta yarasına. Yaram içre yara oluyor yar… Bunca yarama bir de o değiyor.

İçimde yemlenen olmazlar, yangınlarını sularıyla taşıyorlar iç küreme. Nerde yansan, nerde anılsam sular serper kara sevdanın ak damlacıkları.

Ölümsüz bir yol tanımış bir tutiname, belki de bizi mutluluğun ülkelerinde huzura erdirir. Dargın olduğum dağlarına gül mü eksem, zakkum mı bilmiyorum. Hırçın tutku dalgasını taşıyor millerimi beni metafizik çizgide duruluyor. Sağlık, huzur, beladan uzak bir hayatı her an ütüleyerek yaşamak andındayım. Sensizliğe asi olmuyorum; ama her yanımda “Asi nehri akar denizlerine benden kirlenmiş özlemler taşır.

Beklentilerimin bentleri yıkılıyor, surlarımın saçakları saçlarına dolanıyor.

Kayboluyor, kayıpsızlığımın son sahnesi. Yeni bir senaryonun burç yıldızında gamze okur ve beni çakarak bulur. Gülüşlerin gibi her sabahı paklıyorum hayata. Sözlerin kement etmiş; ama yaşıyor olman ve de bir gün yanımda olma umudunun bayrağının salınıyor olması aşk ülkemin özgürlüğüne kanıttır vatan bakışlım.

Beklemelerin çıralı titreyişleriyle bir melodi sızar arzularımıza. İçimizdeki sözlü hüzün, son yapraklarını dökerken incindiğin mercan özellerine. Biraz irkiliyorum, neden seni bu kadar yaralı bıraktım aşk cennetinde. Neden Kevserlerinde yıkanmadı hasretlerim?

Aşkın amorlarında yürürken sürgün günlerim, sen destanı güneşimi kapatır. Gündüz bile senli geceleri yaşayan yerli bir hayalin mecnunuyum.

Kuyruklu yıldız kayar düşlerimize son dilek olur gelmeler. Kendi huzurumuzun gölgesinde gerdanınıza gerilmiş günlerin son hüznü siler beyaz gülücüklerimi eklerim ümitlerimin güneşi.

Kapılar arası kapılar aralanır ve yarim sallanır hiç yaşanmamış aşkların huzurunda. Kollarında sevgiden geçer, geçmiş zamanın ve bütün ömrümün açlıkları. Beni sana çağırır, beni sende ağarır hayatın özelleri.

Sevdaya gülümser, aşkla yaşanmış hayatın suları. Duruşumuz kendi siluetimizin gölgesinde serinler kavuşmaları, acı diner, eskimiş yaralar kapanır, yenilenmiş heveslerin bütün beyazlarında hayat bizi bize sobeler ceylan yüreklim.

Hayrettin TAYLAN

Print Friendly