Eski(di) Tarihin
Yazan eylül2424May 29
Taş devrinden kalma sevginle devrimdesin,
Devrettim sevgini, her gün yeniden kendime.
Biraz yontuldu, biraz cilalandı,
Ama devirler atlayıp, yine bana vardı,
Varmalara varıp varıp, özüme demir attı.
Savaşlarda ön safta,
Barışlarda mühür gözlerinin izi.
Biraz lale devri,
Biraz Fatih’in fethi,
İstanbul’ laştım…
Surlarımı yıktırdım,
Tarihimin ve kimliğimin bütün izleri sevginle doldu.
Çoğu zaman ataların ölmez sözleri oldu
Halâ ilk çağ tarihi taşıyor gelişin,
Gidişinin tarihini yazmadı.
‘Terk Etmedi Sevdan Beni’ tarihli halâ.
Ve halâ benden gitmedi.
Sen gittin…
Ama taş devrinden kalma sevginle halâ devrimdesin.
Daha hangi kurulu düzenlerimi bozacak?
Yeniden hangi devirlerime hükmedecek?
Sen bile tahmin edemezsin!
28.05.2009
Züleyha SELÇUK



Eylül Hanım, yüreğinize sağlık. Şiirinizi ne kadar beğendiğimi tahmin bile edemezsiniz!
ne kadar beğenildi şiir?
Eylül hanım yüreğine sağlık duyguları tarihle ifade etmişin, benden olaya değişik açıdan bakayım.
”Yurtta sevgin cihanda sevgin benim olsun”
Tahmin edemeyeceğiniz kadar çok.
evet taş devri kadar sade ve masum yaşandı sevgilerim
Eylülüm, harika yazmışsın. Zamanın bozduğu masumiyeti, aşk ile korumuş bir sevdanın türküsü…
Parafcan anladın zamandan derdimi.sözün özü budur işte
Masumiyetten uzak hiçbir söz sizin şiirlerinize erişemez.
şiire erişemese de yüreğe erişiyor masumiyetten uzak sözler
Sizin yüreğinize erişebilecek kötü sözü söyleyenlere kapatın bu masum yüreğinizi.
Tamamen katılıyorum. Hak etmeye su bile yok diyerek Ezgimin kulaklarını çınlatıyorum.
masum değiliz artık ışıksız ve karanlık dar bir sokakta yürüyoruz hep
güneş yok ışık yok ses yok sevda yok benlik var benden uzak bir kimlik
MASUM DEĞİLİM
Masun değilim diyebilecek kadar masumsunuz.
İşte yine başlamıştır o hüzünle sessizlik. Yıkılmıştır hayallerin, belki de yıkmıştır seninle alakası olmayan biri… Tüm umutlarının bittiğini düşünürsün o anda… Ne yapacağım ben şimdi… Bu soru kemirir beynini tüm gün boyunca. Yüzün asık, ağlamaklı gözlerle insanların gözünün içine bakmaya çekinirsin…
Çok anlamlı bir şiir, tebrikler.
ah bir bakabilsek insan gözüne değişecek herşey
Çok beğendim şiirinizi, kaleminiz daim olsun.
Ahmet ARİF dizeleri güzeldi
Müthiş bir anlatım, tebrik ederim.
Yüreğim elimde, gidiyorum sensizliğe… Kanayan yaralarımı ardımda bırakıyorum.. Sadece ”kendim[e]” gidiyorum bu kez… Hatalarım, Korkularım, Sende düğümlü… Bir tek müzik kutumu alıyorum yanıma.. Kapağını açıyorum, İnceden bir melodi kulaklarımda… Önce mutluluğum sonra hüznüm olsan da…
teşekkür ederim
güzel dizeler
Zamanını kaçırmamak gerekiyor aşkın yoksa devirler bir bir devriliyor biz fark etmeden…
Çok güzeldi.
teşekkürler Lale Zamanı
Yalnızlığın pusu kurduğu karanlıklarda yön çiziyorum. Uzak sesler yakınlaştıkça düşlerimi erteliyorum. Hıçkırıklar düğümleniyor boğazımda, içimden çığlık atıyorum geçenin en zor ânına.
Yoksa ben, yitirilmiş bir zaman mıyım?…
Güzelsin.
Barışlarda mühür gözlerinin izi.
Biraz lale devri,
Biraz Fatih’in fethi,
İstanbul’ laştım…
Surlarımı yıktırdım,
tebrikler
teşekkürler Peri
hangi şehir kaldırır bendeki yüreğin ağırlığını,
hangi şehir saklar hüznümü,güz yüreğimi..
ben seni hep ayrılıkla anmışken,
gözümdeki damlada sen süzülüp içimi yakarken,
söyle yarim,
sevdam,
hangi şehir alır beni…
Bugün yıldızlar yorgun belli ki.
Gece sarmaş dolaş karanlıkla.
Rüzgarın hıçkırıkları geliyor kulağıma.
Küsmüş yağmur damlaları bulutlara.
Derken,
bir adam geçiyor sokaktan.
Sokak soğuk.
Yaşlı gözlerle gülümsüyor kaldırımlara.
Büyümeyesedik, zaman hiç geçmeseydi taş devrinde yaşayıp masum kalsaydık.
Tebrikler.
Sandıkta sanlanmış, naftalin kokan aşktan istiyorum. Hani sevince ölesiye sevileninden, hani uğruna her şeyi yakarcasından, hani en amsumundan, hani hiç el değmemiş olanından.
Eylül, harikasın.
Mükemmel bir cümle kurmuşsun sayın şair yüreğine sağlık.
gelişlerin ölümdü yüreğime, oysa hasrettim geleceğin güne, çok istedim sarılmayı, sıcak tenine, dokunamadım, bakamadım gözlerine… kalbim aşka mezar kazmış, aşktan yana hep yanmış, sevdan yüreğimin düşmanıymış, anladım sevdan harammış…. gene karşımdasın, geldin(!) ama benim değilsin, elsin.
Bizim zamanımızda bir kızın elini tutmak için en iyi ihtimal bir ay geçmesi gerekirdi. Kızla tanışana kadar bir süre karın ağrısı çeker tanıştıktan sonrada her hareketimize dikkat ederdik. Çünkü hepimizin ailesi erkek ve kadınlardan oluşuyor başka ailelerin bireylerine ailemizdekilere davrandığımız gibi davranırdık. Şimdi her şey öyle çok değişti ki.
Artık mazi ve masum şiirleri ile anıyorum ah ederek o eski zamanları, tebrikler.
Sensiz kalmayı kaldıramıyor yüreğim. Kısa ayrılıklar bile kederimi arttırıyor,hüzün dolu geceler yaşatıyor bana. Seninle birlikte olmanın tadını almışım bir kere, bundan vazgeçemiyorum. Oysa sen benim yaşam kaynağımsın.İnsan hayatından vazgeçebilir mi? Özlüyorum seni, özlemin büyüdükçe büyüyor içimde, durduramıyorum.
Yüreğine sağlık eylülcüğüm çok güzel bir anlatım şiir harika.
Söyle ne yaptım ben sana
Ne istedin zavallı yüreğimden
Özgürce uçan kuş misali
Sormadan geldin kondun yüreğime
Sevgili dostum, Yeni şeyler öğrendim, mataramda acılar…
Meğer bitti dediğim şeyler, eksikmiş, meğer hayat dediğim kendi kurgularımla doluymuş. Ne gördüğüm papatya bembeyazmış, ne de çamur dediğim kötü kokarmış…
Tebrikler çok güzeldi.
Sen petekte bir gömeç bal gibisin! Renksin yazdan kıştan, tazeliksin bahardan. Yapraklarda dolaşan serin bir rüzgarsın ki her gün eser durursun hafızamdan. Ellerin var beyaz güller gibi küçücük, Mutlak kalbin tomurcuklardan pembe! Sanki yeşil yaylalardır gözlerin alnımda ter ve kuvvetsin işimde.
Tebrikler.
İnsan ömrü bir kitap misali değil midir? Kimininki bir satırlık, kimininki bin sayfalıktıri Tek ortak noktaları bir gün biteceğidir… Ben hüzün dolu bir kitabım. Benim acılarım sayfa, göz yaşlarımsa mürekkep oldu. Anlattılar birer birer, ama konu hep aynıydı. Hayat akışım bir çizgiydi, çizginin adı ise “hüzün” …
BUGÜN SEVGİ. kayıp ilanlarında ilk sıradaysa… Aşk, ten zevkinden ibaret sanılmışsa… MUHABBET. Geyikle anılmamak için ortalıklarda görünmez olmuşsa… EDEP, mi E… dep gitsin… denilmişse E gidince dep, E’siz yani geçmişten habersiz olarak erozyona uğrayıp depresyon adını almışsa… Hayatı Şeker Tadında Yaşamak Mümkün Mü?
Tebrikler çok güzel ve anlamlı.
Ey bir özge muhabbetin alimi, kimselere anlatamam halimi. Sen bilirsin içimdeki zalimi, can öğütür değirmeni…
Tebrikler müthiş bir şiir.
Kıyımların yaşandığı hayatımın uzun ve soğuk duvarlarında bir pencere açmak niyetimdin…
Kimsesizliğimdeki insanım, sevdiğimdin…
Çok beğendim, yürekten kutlarım sizi.
Çok güzel bir şir, kutlarım.
Hayatımızı yaşarken içimizde ifade edemediğimiz saklı duygularımız vardır. İçimizde kalan yapmayı hedeflediğimiz fakat daha başlamadan vazgeçtiğimiz bir eylem yada iş. Kalbini kırdığımız fakat o anda ifade edemediğimiz yıllar sonra karşılaşıldığında dünmüş gibi karşımıza çıkan. Karşı tarafın unuttuğu ama bizim bir türlü unutmayı başaramadığımız.
Tebrikler Şair.
çok iddalı mısralar
“Sen bile tahmin edemezsin”
Elbette iddialı olacak mısralar eskimeyen Aşk anlatılıyor.
teşekkürler Arjin.
eskimeyen aşk olmaz
elbiselerimiz gibi aşklar da özelliğni kaybeder!
aaa
o sizde öyle bugün Ayşe yarın Fatma
Asiye gelir sonra köşe başına
Leyla nın gözleri ne güzel bakıyor
Ebru gibi edalı olunca yürek hemen yazılıyor….
Aşklar sizde ESKİR.
(Aşkı elbiseye benzetmek) çok garipsedim
kastettiğim o değildi
hiç bir şeyin sonsuza kadar
devam etmeyeceğini
aşk içinde bazı şartların gerekli oldğunu…
doğması.gelişmesi.olgunlaşması
ama ölmemesi için iki tarafın emek harcaması
tek taraflı olunca
yani gidince biri
ya da hiç olmamışsa zaten biri
aşk eskir ölür
ama başka yerde mutlaka yeniden doğar…
günlük ilişkiler olarak algılamana üzüldüm
bkz. :şiirlerim
Mary Lou’ya Senfoni III
mary lou
sen hiç mavide yıkandın mı bilmem
göğsümde kırlangıçlar kanat çırparken
mary lou
sen hiç kızıla boyandın mı bilmem
rüyalarımda gelincikler kana boyanırken
mary lou
sen hiç beyaz giyindin mi bilmem
gelinlikler rüzgarda savrulurken
mary lou
sen hiç sevda kapısında dilendin mi bilmem
ben beyazlar içinde gökyüzünü kızıla boyarken
mary lou
sen hiç sarkı söyledin mi bilmem
ellerin papatya denizinde boğulurken
mary lou
sen hiç düşündün mü bilmem
ama ben çok düşündüm
türkülerim senin üstüne
şarkılarım sevgin üstüne
rüyalarım güzelliğin üstüne
Barış Erdoğan Anamur
Sen, benim ruhsatlı sevdam. Ben, senin kaleminin sevdakeşi. Ya sen varsın, ya da sen!
Temmuz geldi, gitmeliyim. Sen şiir olmuşsan, şiir sensizliktir artık. Çünkü; yokluğuna kurşun işlemez. Nicedir gözlerim dalıp gider Ekin tarlasında rüzgâr, nicedir sarı değil. Sessiz hüzünlerle yazılmış alnıma…
Aldın omzuna hatıraları yükün ağır/ yolun uzun İşte gidiyorsun. Geçmişin Bir yün yumağı olmuş bakışlarında, Bir ucu bende / düğümü sende, Veda bile etmeden Terk ediyorsun. Gölgen burada ama Ulu bir çınar gibi Uzaklardan besleniyor köklerin, Kirpiklerinde gölgelenmiş hüzünler, beni nasıl da acıtıyorsun.