Halil Öğretmenime
Yazan Efsane EtrafoğullarıMay 30

hiç öğretmeninizle dost oldu mu
yada sırdaşınız
o kadar kızarlardı bana
ama o kadar da severlerdi
beni
bilirlerdi
hiçbir kötülük düşünmezdim ki
kendi doğrularımı bağıra bağıra söylerdim
mesela en yakın dostum
Halil Öğretmenim
hiç dersime girmemiştir
ondan ders dinleme zevkine erişmedim
ama
sohbet etme imkanı bulduğum için
gururluyum
ki onunla saatlerce saatlerce sohbet edebilirim
hiç sıkılmaz beni dinlerken
beni ben yapan doğruculuğumla gurur duyar
aşka dair ne acı çektiysem ilk onun haberi olur
düşüncelerimi ilk ona söylerim
sevinçlerimi
hatta Mehtap’ı bile ilk ona söyledim
beni sevdiğine bana saygı duyduğuna
o kadar eminim ki
kendim kadar
yoksa
13 sene
dile kolay
benim kahrımı çeker miydi?
Hz. Ali’nin bir sözünü çok severim
“bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” demiş
iki kişiye ömrümü veriyorum
ellerinizden öpüyorum
sizi seviyorum
öğrenciniz Mehmet.


Kölelik kaldırılalı çok oldu, Öğretmenlerin beklediği sadece hak ettikleri “biraz” saygı.
Mehmedim sen güzel dostluklar kuruyorsun. 13 Yıl süren bu dostluğun için de seni kutlarım. Bunun anlamını dahi bilmeyen onca çok insan var ki.
Karşılıklı saygı olan her yerde ilişkiler uzun soluklu oluyor.
hiç öğretmeninizle dost oldu mu
yada sırdaşınız
o kadar kızarlardı bana
ama o kadar da severlerdi
beni
bilirlerdi
tebrikler bu guzel yazi icin
parafım nasılsın
ben geldim
bu yazımı sizinle paylaşmak isteyişimin nedeni
öğretmenden dost olamaz diyen öğrencileredir
madem ki
biz burda okuyuculara bir şeyler vermekle yükümlüyüz
diye düşündüm
yazdım ve yolladım
13 senelik dosttuma
öğretmenleri bilgi almak için kullandık yada kullanıyoruz
öğrenciler
hepimiz öğrenci olduk
kim sırlari verecek gibi güvendi
öğretmenine
sağol parafım
Güzel anlatmışsınız kutlarım.
Ben de öğretmenlerimi hala arar sorarım.
parafım orda mısın
mavisihir’i ikna etmeye calışıyorum
Dostunla fazla dostluk etme bir gün düşmanın olabilir. Düşmanına da fazla düşmanlık etme bir gün dostun olabilir.
parafım orda mısın
iyi geceler bugünlerde
hiç havam yok kusura bakma
içim sıkılıyor
sende yoksun
herkese iyi geceler
şiirlerimi yollamadan cıkmayayım
HOŞGELDİN KADINIM
Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.
Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını basdın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam…
Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
parafıma saygılarımla
vefa örneği bir yazı
tebrikler
Dostunuz var mı? Şöyle dolu dolu yürekten hissedilerek söylenen dostum dediğiniz biri Hiç ummadığınız anda çıkagelen, seven, düşünen, güvenen birileri… Yok mu? O zaman çok şey kaybettiniz demektir Dost dedin mi her şey durmalı, durulmalı, canına ayna tutmalı… Dost dediğin diğer yarındır
GÖZLERİN GÖKYÜZÜNDE BİR DOLUNAY
diyelim ki sessiz gecede poyraz
sis çökmüş o heybetli dağlara
yurdun da kar altında, gözlerin gök-
yüzünde bir dolunay
diyelim ki sınamışsın uzaklığın ihanetini
seslere çarpmış sesin
ama ulaşmamış nefesin
diyelim ki şarabın dökülmüş, suların kesik
bu hayat seni bir oyuncak sanıyor
diyelim ki sana çıldırmak yasak, sana ağlamak
yasak, yarın yasak, düş yasak sana
diyelim ki üşüyorsun kısacık bir ömrün sığınağında
bir çay bile ısmarlamıyor hayat!
diyelim ki lekesiz hiçbir şey kalmamış artık
sis çökmüş güvendiğin dağlara…
kederli bir süvari ol
orda! sen orda
bırakma atını mahmuzlamaktan
bıkma bu puştlar panayırında
berrak nehirler aramaktan!
yaslı bir kışa rehin düşse de günler
kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt
o tomurcuk düşlerin yağmuruyla ıslansın
(o tomurcuklar ki bahçedir bir gün insanlığa güllerden
hep ilenç mi?
sevinçler de devşirmeli bu ayaz mevsimlerden!)
çünkü her insan bir limandır baş ucunda tekneler
çünkü herkesin hüznü kocaman, aşkları dalgın
kimi kesik, kanıyor şah damarından
kimi bozgunda yetim dervişan
kimi aşklarıyla, düşleriyle perişan
(yamalı yerlerinde
kanıyor hayat
tutunduğun yerlerinden
soluyor hayat…)
bu yüzden salıver düşlerini kendi uğruna yansın
salıver düşlerini ateşlere abansın!
tutunduğun yerlerinden solarken hayat
bıkma atını mahmuzlamaktan
bıkma sendeki insan için
derin uçurumlar arşınlamaktan…
yaslı bir kışa rehin düşse de günler
bir gün rüzgar esecektir suların serinliğinden
bir gün kırlangıçlar da geçecektir göğün genişliğinden
yaslı bir kışa rehin düşse de günler kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt
o tomurcuk düşlerinin yağmuruyla ıslansın
çünkü senin de bir ütopyan varsa,
i n s a n s ı n…
parafıma ikinci şiir bu
SEVGİ ÜSTÜNE
Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır
Kitaplara göre insan
Karanlıkta yüzüne bin mumluk lâmba tutulmuş
Gözleri, yüreği kamaşmış insandır
Aptaldır, hastadır, kahramandır
Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır.
İçinde bir tek suret yaşayan yüreğe yürek mi derler
Bir tek yaprak veren dalın boynun burarlar
Bir tek meyve veren dalı keserler
İnsan dediğin bir buğday tarlası gibi olmalı
Esti mi rüzgâr bir değil milyonlar için esmeli
Bir tek meyve veren dalı kesmeli
İnsan dediğin derya misali
Üstünde milyonlarca dalga
İçinde kıyametler kopmalı
İnsan dediğin derya misali
Uçsuz bucaksız olmalı.
Gel çıkalım sevgilim gel
Gel kurtaralım birler hanesinden
Çekelim gidelim bir uçtan uca
Açalım yüreğimizin kapılarını sonuna kadar
Sevelim sevelim sevelim
Sevebileceğimiz kadar
suzime
ne seni unutacak kadar zaman geçecek ne de geçen zaman seni unutturmaya yetecek zaman geçsene unuturum sanma zaman alışmayı öğretir unutmayı asla.
Tebrikler, güzel bir dostluk.
GÜLÜŞÜN
Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Sarılışında ne düşler,
Ne düşükler,
Sakınamazsın.
Aynı yolları,
Kimsesiz mekanları,
Birlikte özleme hasreti…
Yalnızlığımın dert ortağı gastrit…
Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Bütün iç savaşlarda,
Rehin alındı bu yürek
Kandıramazsın.
Hangi çekilişin
Büyük ikramiyesi bu,
En uzak sevişmelerin
Yeni yetme utancı.
Lakin aşk,
Biraz da utanmaktır yaşamaktan,
Sakınamazsın…
Yeni yetmelik işine gelince:
O zaten hepimizin gizli öznesi
Türkçede var.
Bazı dillerde yok.
Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Kime niyet kime felaket bu aşk,
Anlayamazsın.
Ödümüz patlıyor acı çekmekten
Oysa;
Biraz da acıdır,
Aşkın mayası.
Kaçınamazsın.
Gülüşündeki manayı saklayamazsın.
Tutunacak yerimiz yok,
Resmi tutanaklarda.
Gülüşünde bin yıllık hasret var,
Saklayamazsın.
……………………..
Bu yazık karşılaşmanın
Alnımıza çakılıyor anafikri:
Aşka cesaretimiz yoksa
Başka zaman görüşürüz!
suzime iyi geceler
Mehmet yüreğine sağlık öğretmenini unutmamışsın.
Sizi yürekten kutlarım örnek bir dostluk.
nasıl unutur gül
Öğretmenler için nasıl öğrencileri değerliyse, öğrenciler için de öğretmenleri bazen anne baba gibi oluyor.
Halil Öğretmeninin seni sevdiğine ben de eminim. Senin gibi bir öğrenciyi hangi öğretmen sevmez ki.
Beni unutmayıp yolladığın şiir için de sana çok teşekkür ederim ben de sana az sonra en güzelinden bir tane ekleyeceğim.
Sonra
Sen gidersen kırılır kolum kanadım
Zaten yarımdım, olurum çeyrek
Beni kim senin gibi sevecek?
Hem seni soranlara, cevap da veremem
Gitmek zorundasın, biliyorum
Susuyorum ve kabulleniyormuş gibi yapıyorum
Kabullenemedim oysa
Kabullenemem de
Her şeye rağmen gideceğini biliyorum.
Senden sonra diye başlayacaktım söze ama
Senden sonrasını düşünmek istemediğimden susa kaldım.
Şiir de yazamadım dona kaldım
Sen git
Bu şiir de böyle yarım kalsın!
Suzidil
En güzel şiir bu değildi. En güzelini bundan sonrakinde yollayacağım.
Sevmeye Gör
Ay vururken dağ başlarına,
Yürekler yine yorgun,
Başlangıçlar olurken seherde,
Sevdalar yine suskun
Öğrenemezler konuşmayı.
Gün vururken dağ başlarına,
Acılar yine yanı başımızda,
Ölüm fermanları okurlar
İşte çığlık çığlığa.
Yine zemheridir ağustosta yaşanan,
Yine özlemlerdir yüreklere sığmayan
Bir Karanlık Gecede.
10.06.1998
Züleyha SELÇUK
Sen de mi uyumaya gittin?
slm suzi
yazi yazıyordum
suzi orda mısın
parafım nasılsın
orda mısın
sana bir sey söyleyeyim
mavi sihir site ye yazacak
senin işine karıştım
ama cok beğendim
yazılarını onun için
ikna oldu
Sevdiğinin iyiliğini isteyince kızmaları da hep korumak amaçlı oluyor.
Ömür boyu bu duyguyla boğuşmanı diliyorum senin için
mutluluklar.
günaydın
parafım ve
etraf
kahvaltı edeyim geleceğim
SEN MAYIS’SIN
Mayısta dalımda kuruyup düşen bir hazan gibisin. Yerde savruluşunu izliyorum bir köşede öylece durup. Senin dalımda cıvıldayarak açtığın günü hayal ediyorum bazı anlarda. Şimdi cansız ve soluk oluşuna alışmak zor geliyor. Zamansız geliş ve gidişlerine alışacak kadar uzun sürmedi senin ömrün. Geldin ve gittin ama çok büyük bir parça kopararak, canımı yakarak. Baharın adını unutmuştum ben, sukuta geçen bir ağaçtım bu topraklarda kendi halimde. Sen geldin bir yer tuttun kendine dalımda. İnatla yeşerdin, inatla çiçek açmaya çalıştın ben hayır dedikçe. Ben çoktan çiçek açmışım oysa farkında değilim. Nasıl aldın götürdün beni baharlara ve nasıl bıraktın senden öncekinden beter zamanlara?
Boğazımda düğümlenmiş bir yudum su oldun çoğu zaman. Ne kanabildim sana, ne doyabildim. Tam geldi artık gitmeyecek derken, ellerimden kaydın yalan oldun. Bana binlerce hikaye anlattın, gerçek sandım. Kapıldım senin yalan melodine, dansa daldım kelimelerinin büyüsünde. Her kaçışımın sonunda sana tekrar yakalanışıma lanetler yağdırdım çoğu zaman. Gökyüzünü bir daha aydınlık göremeyeceğimi sandım sen gidince. Sen gittin, yıldızlar hala parlak, hala ay bana gülümsüyor. İçinden bir yüz beni izliyor sanki. Sen güneş kılığında girdin benim yaşantıma, şimdi gecenin dibinde bir ay yol gösteriyor bana. Bazen soluk ışıkların daha kalıcı olduğunu söylediklerini duyardım. Doğruymuş yaz güneşi. Yaza kadar sürmeyen bir hükümdarlık sürdüm seninle. Kışın ortasında yazı yaşamaya kalktın kendince ama bittin işte.
Her şeyin yerinde yaşanması gerektiğini bilirdim, seninle birkaç tabuyu yıkmaya niyetlendim son umutlarımı harcamak için. Harcadım, bende geriye kalanların artık el altından uzak bir yere kaldırılması gerekiyor. Şimdi yine akın akın geliyor üzerime kara bulutlar bu mayıs ayında. Sana Mayıs deyişimi duydu sanki, yaza merhaba denilen yerde, insanın içini sevinçlerin ve heyecanların alacağı yerde beni saran bu kara hüzne anlam veremedi belki de. Bir garip merak içine girdi hepten, baharın son günleri. Son bir tebessümle bakıyorum geride kalan anılara ve baharlarıma. Kışa bıraktığım yalancı bir güneş duruyor masanın üzerinde. Ellerimin arasında yok olmaya can atıyorsun biliyorum ama dokunmayacağım sana. Öylece bıraktığım yerden izleyeceksin beni ağlamaklı.
Adına yakışır bir tören düzenleyeceğim sana Mayıs. Senden bir tek düş bile kalmayıncaya kadar kazıyacağım seni beynimden. Savaşa devam ederken, beni sırtımdan vurduğunu anlatmayacağım kimseye merak etme. Gözlerime baktıkça okuyacaklar seni nasıl olsa. Seni sildiğim vakit,silik bir anı olarak bile yerin olmayacak dimağlarda. Mayıs’ın ne kadar sinsi olduğunu bilmez kimse, ben öğreteceğim bunu. Mayıs olmayacak bundan sonra benim yaşantım da, belki bir ara Aralık’ı da çıkartmam gerekecek takvimimden. Bir yılbaşı öncesinde geldin, yaza göz kırparken gittin. Sen Mayıs’sın, nankör ve yalancı. Sen Mayıs’sın sıcak yazdan daha yakıcı. Sen Mayıs’sın, yüreğim yangınlardayken soğuk bir odaya tıktığım. Sen Mayıs’sın, benim müebbete çarptığım.
paraf’ıma mayıs’ıma günaydın
Saat 13.50 ve sana da günaydın Mehmedim.
sana ulaşmaya calışıyorum parafım nasılsın
iyi misin
okumam lazım
lazım parafım
sana daha iyi yazılar sunabilmek için
akşam ki yazımı beğendin mi
resimleri yollayacağım dedim ya
nereye yollayayım
Kullandığımız tek adres var zaten oraya mail olarak gönderebilirsin.
Yazını da beğendim, kutlarım seni.
halil öğretmenimi o kadar cok severim ki
parafım
her şeyimi bilir saatlerce konuşuruz
dün ne yaptım biliyor musun bahce ye gittim
temiz hava aldım
kiraz yedim dalından
Çok iyi yapmışsın adına çok sevindim. Ben şimdi çıkıyorum akşama görüşürüz.
selm dostlar nasılsınız.
mehmetcim nasılsın uzun zamandır görüşemiyoruz.hepsi bir birinden değerli konular bunlar hepinizin yüreklerine sağlık.BENCE EN ÖNEMLİSİ İNSANLARIN BEDENEN ENGELLİ OLMALARI DEĞİLDİR .ÖNEMLİ OLAN İNSANIN DÜŞÜNCE ENGELLİ OLMASIDIR .İNSANLARI EVMEK VE DEĞER VERMEK HİÇ BİR ENGEL TANIMAZ ÖNEMLİ OLAN YÜREĞİNİN GÜZELLİĞİ VE DÜŞÜNCESİNİN YAPTIKLARININ GÜZELLİĞİDİR .YOKSA BEDENİN ENGELLİ OLMASI ÇOKTA ÖNMLİ DEĞİLDİR.HEPİNİZE KUCAK DOLUSU SEVGİLER VE SAYGILAR.
benimde DUDU TURHAN diye bir ilk okul öğretmenim vardı onu çok severim .halada görürüm ve çok severim .inanın hep o günleri özlerim.ben YEDİKULE İLK ÖĞRETİM OKULUNDA OKUDUM.oraları çok seviyorum .allah eksikliğini vermesin öğretmenlerimizin .onların ellerinden öpüyorum.
geç kalınmış dokunuşlar kılavuzu
ömer’ e…
çarmıha gerili sözler
ki
kanar
buruşur zaman dünyanın bütün duvar saatlerinde
gözleri bağışlanacak kentler arar
kırışmış kartpostallarda
çile kuyusu:
gece
karanlık kollarını dolar boynuna
bastırır çökük omuzlarından
tanıdık kabuslar suaresinde dişlenir eti
o vakit bir başka kokar
bir başka görünür asma bahçeleri Babil’ in
hüzün olgunlaşıp
salkımlaşır saçak saçak
bıkmış dili
evrenin bütün aşklarını dolandırmaktan
fakat
gülümsüyor yakasındaki çirkef soytarı
gülümsüyor hala bir şeyler bilir gibi
aralık/08
Seyit PELİTLİ
Hayallerime Tünemiş Son Güvercin
suskun akşamlarım olur deniz kokulu
gitme dinle marylou
ardıçkuşlarına dokunmadıkça in cin
yakamozlarda kırıldığım rüyalarıma bedelsin
gitme dinle marylou
hayallerime tünemiş son güvercin
Barış Erdoğan Anamur
Tüm Değerli Öğretmenlerimize…
ülkenin kaderi öğretmenlerin elindedir!..