Kerbela Olmuşken Sensiz Yürek
Yazan edward34May 31

Yenilgiler tomurcuklarını açmış sevdamın gövdesinde, sensizlik çiçek çiçek, hüzün meyve olmaya yakın ve ben ali orman olmuşum gerisi boş sözce gülüm. Dünün gözyaşlarında seninle yıkanmışım, seninle kurulanmışım kumrunazım.
Gizlice hüzünlere sevişen gitmelerin penceresinden bir gül attım, tutup kokladın ve sonra da kalbimin defteri arasına alıp gittin. Her mevsim dilindeki ağıtlarla sessizliğimin nadaslarına nedenlerini bıraktın. Beni ekmedin sevda seherinde ben bülbülken ve sana ötüyorken.
Ağladıkça an yağar sevgi yüzünden, yürekten dökülür korların, savların, savunmasız gidişlerin. Ve ruhumu kaynatıp giderken bile bir haftalık yemek yapıp gitmeni hangi huzur halim unutacak. Bir sevgili giderken, gözleri nemli ve acılarını heybesine alarak hatta içlenmiş bütün nakışlarını da alarak acımsı gözlerle yemek yapıp gider mi?
Hangi aşk damarım bunu kaldırır, yemek bitti, sevda bitti, sen bittin, benden bir şey kalmış mıdır? Gelip gördün mü senin yaptığın yemeklerden sonra kemik halimi. Bir deri, bir kemik kalmışım; ama hevesimin andında hani yeniden gelirsin diye can çekişiyoruz kara sevdayla birlikte bahar bahçe umutlarda.
Kimi aşktan, aşk ölürmüş, bizim ki ölüm değil, menzili uzak tutkuların sızısıdır. Sızısı algılanmaz, sol ağrıya kırkayak özlemler yapışır. Tutar ta senden, ta geldiğin andan. Bekleyişe sarılan sülünler gezer yüreğimden emer beni senden. İşte böyle anlarda yaşamın zemzemi bütün kurumuş özlemlerime dökülür.
Terk edilmiş yürekler in derinlerdeki ilgiler toplar beni biraz. Acıların paslı basamaklarında ruhum gelişleri dinleyerek düşer düşlerinde. Ki ben artık vurulmuşum, yaralıyım, sensizim. Beni pansuman edecek bir huzurun sınırındayım. Mayınlar döşeli, yabancı bir güzel acıyarak geliyor dünyama. Mayına bastığında aşk ayağı yaralı, kolsuz, sızısız.
Zehrini gitme anındaki akrep anına bırakan akrebin, yelkovanları aldırmadan, yeliverenlerimi kale almadan alışmış amaçlarımıza kadar gelmesine nasıl alışmalı hayat. Sahte alkışlar almış, ulusalcı görünen lirik sevişmelerin ündeşleri kadar solucanlarım yok vatan akışlım.
Zavallıların ego aynalarında nergisler taranır. Faşist sevgilerini artıklı sofralarda, vatan payımıza sevgi düşüren kofik kurtların uluması musikime zarar vermiyor aydın görüşlüm.
Gri sürüngenler, düşler tarlasında çıkar tohumları eker. Mayamıza yabancılaşma serperek büyürüz aşkın gizemli kollarında. Yenileşmeyi kör, topal, orta sokak dille öğrenen bir papağan gibi yaşayan neslin aşk kavmiyiz. Ben seni nasıl sevsem diye düşler, beyaz fikirler büyütürken, aranışın ara döneminde her yanlışa öfkeyle direnmeyi besteliyorum.
Usunun hücreleriyle günlük güneşlik gelişmelere ısınıyoruz. Hangi ben sana yakın. Hangi öz bizi paklar gerçek aşklara. Hangi gidiş gerçek? Hangi bekleyiş beklemenin son kafiyesi ki her sözümde sen redifi var.
Beyaz gölgeye yüzünü çevirince, güneş gözlerini kapatır özündeki karanlıklar görünür. Gerçek yüzün okunur. Bu sen misin? Bu ben miyim? İçimizin fotokopisi çekilir, okuruz en kadem şeyleri. Meğer nelerin ederi senden bana kalıntılı bir heder olmuş. İçsel bir ilahe sesi duyar ali gelişler. Sözüne diş geçiren, hayatını karanlığa deviren bensiz kayıpların ayıplarında kim neden susar.
Aşkı ve kederi beyazlayan saçlarından, ruhunu avuçlarından, sensiz mevsimleri de gözyaşlarından ezberliyorum.
Yüreğin yitik günlerine limanlar buluyorum. Senli yelkenler ekliyorum. Seni aramaktan kurtulmayı emekleyen deniz bebeğiyim. Suda doğmuş susuz ve sensiz bir bebek. Sulu gözlü, su ve seni görmeyince ağlayan, ağzında aşk emziği. Sütü yok, deniz göğüslerine yapışır durur.
Sensizliği sular döker, ilençli matemlerinin anahtarlarını aşkla beni anımsayarak yok et.
Deniz bebeğini, sulu özlemlerim maviliğinde, yeniden yaşamanın azizliğinde ara. Ben su arasında su gibiyim. Sensiz her yanımda balçık aksa da aşk denizinin su bebeğiyim. Temiz ve senlidir her halim. Gel okyanuslarınla o tanımsız, o benli sevgilerinle emzir deniz gözlüm.



harika olmuş ya
Dokunaklı, tebrikler.
Tebrikler.
Çok güzel yüreğinize sağlık
güzel sevgiyi kıvır kıvır saçlarının bütün dehlizlerinde
Sevgin ay süzmesi gözlerinde yitmek yeniden yaşanmaya
Mavi özlemin ruhumun sonbaharında yüreğime konup gelen ilim
Adının sözcükleri yaşama yüklendiği anlarda gülücüklerin çaldı kapımı..
Rumuz:Herkeşe tşkler
sensiz mevsimleri de gözyaşlarından ezberliyorum.
Sen ağlama, dayanamam
Ağlama gözbebeğim sana kıyamam
Al yüreğim senin olsun
Yüreğim bende kalırsa yaşayamam
sezen aksu
periciğim
evet harikasin
Yağmurun öyküsünü anlatıyorum hadi sana…
Onlar bizleri o kadar çok sever ki…
Bize geleceğini anladıkları anda yarış yaparlar
Birbirleriyle adeta çoşkuya bürünerek…
Ve yüreklere dokunurlar usulca mutluluğa
Kavuşmak adına…
Kimi aşktan, aşk ölürmüş, bizim ki ölüm değil, menzili uzak tutkuların sızısıdır. Sızısı algılanmaz, sol ağrıya kırkayak özlemler yapışır. Tutar ta senden, ta geldiğin andan. Bekleyişe sarılan sülünler gezer yüreğimden emer beni senden. İşte böyle anlarda yaşamın zemzemi bütün kurumuş özlemlerime dökülür.
duygu melegi sairimiz
Yapmayacaktın yüreğimde yuvanı
esirin olmuşken aşkının aysberginde
gözlerine güneşleri ısmarlarken
Kar yağıyordu yalnız içimde
Senin hayalin kaydı yüreğimde
Sevgi kuşların uçtu bir bir
hükümlü ve yükümlü bir sevdanın karakışında
ihanet kurşunları beni bende vuruyor
arzuların kartalları uçuyor
anlık yaşamların leşlerine
asi yüreğim asi asi akıyor asi’ye
tek limanım senken
şimdi anlık limanların gölgesindeyim
üşüyorum sensiz ve tensiz
demir atmışım güzel her şeyine
rotasız bir gemiye döndüm şimdi
savruluyorum yuvasız umutlara
hayallerimden çok uzak ların çöllerine
ne yapsam sen sergisi
nasıl etsem
nereye gitsem
sen yazılıyorsun
bir iz gibi kaldın her anımda
Hayrettin Taylan
gözümde tüten her hasreti içerken
saklı olan bütün yalnızlıklar bu gece şmdi burda olmalı diyor
ben ay uzulurken,tebessum edıyodum dıvanelıklerıme..
yalnızlıgı tam alnından vuruyordum
oysa sen düşünmeden gittin gidilmezlerin en gitkalına
kalın hesaplarından acılar üredi mutluluklarıma
dusuncelerımı terk edelı gunlerı buldu..
şimdi mutsuzum yeterli mi sevinme bestene
Asaletin ve sevginin pembe saraylarına yıldızlar döşedim bana gelişlerinin mutluluklarıyla büyü diye.
Rumuz:Büyümek ister misin sevgimde
Yağmurlu bir mevsim diledim tanrıdan, yüreğinin bahçelerinde kavrulma diye
İnanmak çok zor gerçek misin değil misin
Yoksa sadece gönül çelen şeytan mısın bilmem.
İçimden bir ses kaç diyor uzak dur ondan
Diğer yarım haykırıyor korkma aşktan
Aşktan kaçma…
İster sev ister canımı yak.
İstersen beni buruştur at.
Büyümek için acı çekmek şart.
Durma aşk beni de yak.
Sensizliği sular döker, ilençli matemlerinin anahtarlarını aşkla beni anımsayarak yok et.
Deniz bebeğini, sulu özlemlerim maviliğinde, yeniden yaşamanın azizliğinde ara. Ben su arasında su gibiyim. Sensiz her yanımda balçık aksa da aşk denizinin su bebeğiyim. Temiz ve senlidir her halim. Gel okyanuslarınla o tanımsız, o benli sevgilerinle emzir deniz gözlüm.
Değerli şair tebrik ederim kaleminizi yine konuşturmuşsunuz.
Beynine yüreğine bileğine sağlık…
hatırlıyor musun beni pencerede beklediğini uzaktan görününce ben yüzünde güller açardı önce sarılırdın sımsıkı ben nefesim kesiliyor diye çığlık atardım sen ise kahkaha önce dolaba gidip su içeceğimi bildiğinden oraya yapıştırırdın aşk notlarını kendimi yavru kedi gibi hissederdim kollarında.
Tebrikler.
Şu an içimde derin bir acının burkulduğunu duyuyorum iyice biliyorum ki acılarımı her yanıma yayan aşkım gelecekte bende hazin bir gönül yarası sende unutulan bir macera olarak kalacaktır…
Çok güzel, tebrikler.
Dünlerimin yarım kalmışlığıyla yazıyorum bu satırları… Garip bir hüzün var içimde… Sanki bir yanım hep ağlamaklı… Kaç kez söndürdüm yalnızlığımı sigaramın külünde, ben bile unuttum.. Kaç kez bitirdim o adı sigaramın dumanında…
Rumuz: Ama yine de, sevdamı kırık kalemimde harcayamadım…
Tebrik ederim.
Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz. Şimdi ne senin gözlerinde haranın suya hasret yangınları var. Ne de benim gözlerimde şiir… Yaz dedin, oysa kışlar yaşıyorum her mevsim. Açmak üzereyken papatyalar yeni karlar
yağıyor üzerine.
Rumuz: Sussam yalnızlık, konuşsam ayrılık…
Kerbala’daki su varken susuz kalmak nice canları yakar. Tebrikler.
Çok beğenerek okuyoruz, kaleminize sağlık.
parafcigim yanagindan bir opucuk caldim
tesekurler
Denemekten, çabalamaktan yorulup cesaretin kırıldığında bil ki ALLAH ne kadar uğraştığını görüyor,
kalbin taş kesilecek kadar ağladığında bil ki Allah döktüğün gözyaşlarını sayıyor, hayatın durduğunu zamanın aleyhine işlediğini düşündüğünde bil ki Allah seni izliyor, hayallerin yıkılmış umudun kalmamış ve kendi kendine neden böyle diye soruyorsan bil ki Allah cevabını biliyor, hiç neden yokken içinde bir huzur hissettiğinde bil ki Allah sana fısıldıyor, bütün işlerin yolunda gidiyor ve teşekkür etmek için her an bir neden oluyorsa bil ki Allah seni kolluyor, bütün kalbinle dilediğin şey sonunda gerçek oluyorsa bil ki Allah sana gülümsüyor, nerede olursan ol ne düşünürsen düşün ne yaparsan yap bil ki ALLAH biliyor
Aşk gülü dikeniyle avuçlamaya benzer! Ellerin kan içinde kalır ama dikenlerin hesabını gülden soramazsın.
Ve adı özlem konuldu unutulmuş yaşanan ne varsa. Yine bırakamadım olduğun yerde seni. Sanki çok şey değişecek, sana adanarak yazılmış bunca şiir arasında bulduğunda kendini. Oysa o kadar uzaksın ki, seni çizdiğim bunca cümlenin yakınlığına.
hiç gerek yokken onu düşünürsünüz, bir sabah çayında özlersiniz onu, olasıdır tümce kadınlarda ondan bir iz ararsınız, siyah saçları vardır onun, gözlerini anlatamazsınız, hem içinizdedir sizin hem çok ıraklarda, bilirim dokunamazsınız..olacak iş değil ya utanırsınız da aşık olduğunuza ama gitmiştir…
Düşündüm ve bu gidişin nereye olduğunu kestirmeye çalıştım. Yolun yarısında da olsa bir şeyleri halen idrak edişimi anlayınca;
Rabbime şükrettim ve beni yolundan ayırmaması için dua ettim.. İhmal etmiştim,ama ihmal edilmedim… Tut elimden, yoldaşım olsun sevdiklerin…
Tebrikler çok güzeldi.
Papatya kokulu umutlara sırtını dayayıp, güzelim hayallerin gölgesinde adımlarken hayatı, yokluğun koynuna düşmek ne kadar acı…Benzer bir acıyı kucaklamışken ben hala yok saymayı başaramadığım dünlerimizin gözyaşlarıyla yıkanıyorum her saat..Gözümdeki damlalara kapılıp, yüreğimden akar gider.
Bedel mi biçtin aşkımıza ölümü.Anlatsam sanki anlar mısın halimi. Dinle ney niyetine, garip telimi.Kardelenler hasretine kansın gayrı.
Tebrikler şair.
Bir yumak sarar gibi geçtim acılardan…
Nasıl bir kalemin var senin!
Bunlar nasıl cümleler…
Hayran bıraktın beni.
Sevgiyle kal!