Kulliyat

Düşmüşüm ayağına sevgili; sıratımdan geç diyorsun

Kıldan ince aklım, yanmış gönlüm; narımdan kaç diyorsun

Gitmem ebedi kalmışım yurdunda; eşiğinde baç diyorsun

Köleliğine azadsız ram olmuşum; kulluk başa taç diyorsun

İstemiyorum ve beklemiyorum senden gayrı hiçbir şey

Lakin ey sevgili nasıl tezat ki; sen alemde her şey

İstiyorsam her şeyi bütün sebeblere sebeb sen bir şey

Hep ve hiç sende bir oluyor, masivan şey… işte şey

Aşk yok, ben yok, bir yokluk ki yoklukta yok

Sen varsın varlık var gayrın yok varın ne çok

Üflenmiş zerrenim ruhun canıma tasmadan ok

Çekip okunu var ile dönüyorum kapanıyor boşluk

Alem içre alem akıyorum raks-ı sema dönüyorum

Yıldızı zühal idim sen güneşimin közünde sönüyorum

Zaman bitiyor, mekan yıkılıyor ve son sanıyorum

Sonda sonu sonlandırıyorsun, en sonda yine başsın anlıyorum.

Külliyat

Print Friendly