Anneme
Yazan Efsane EtrafoğullarıHaz 30

yaşama dair ne varsa yaşadım
aşkı, sevdayı, hüznü
hüzün saç teliymiş dökülen
bembeyaz saçları dökülüyordu
sadece ben hüzünleniyordum
hüzün kelimesinin anlamı
sevinç ile acı karışımı değil mi
acılar dökülüyordu
sevinçlerin ve umutların çıkıyordu.


Ah Mehmet duyguların yine yoğunlaşmış acını anlıyorum
Yıllar önce aynı kaderi yaşadım. Çok zor Mehmet Allah yardımcınız olsun.
sağol ezgim
Efsane Mehmedim, hüzün kelimesi seninle artık sözlükteki anlamını yitirdi, hüzün senin gözlerin umuda çalan haki rengindesin. Aşık Veysel tadında biraz da Ferhat’ımsı…
parafım sağol
Yine en güzel konuda dizeler tebrikler Mehmet Bey her zaman ki gibi konular güzel
Sen de sağ ol Mehmedim, sen mutlu ol ki annenin saçlarına aklar düşmesin.
Annene de sevgi ve hürmetler, ellerinden öperim.
parafım ben bekliyorum seni
Yüreğinize sağlık.
Anaların hakkı ödenemiyor ne yaparsak yapalım hayatlarıma kattıkları anlam çok büyük saçındaki aklar bile gün gelip bizi üzüyor. Yüreğine sağlık Mehmet.
Aysel annemin hastalığından döküldü
Geçmiş olsun Mehmet, acil şifa diliyorum.
Bir gecenin kör karanlığında yitirdim seni, bu sokakta. Sonrasında gelen her günün gecesinde, sokağın her taşını seni bulmak için dolaştım, ezberledim. Yitip gittiğimizi bile bile, içim acıyarak ve bir yandan da aslında seni acıtarak yaptım bunu. Olan her şeye öfke vardı içimde. Bazen çığlık atarak, önüme çıkan taşa, ağaca, kuşa seni benden alanın o olduğunu sanarak kızıyordum. Kim bilebilirdi, benim yitirmenin acısını yüreğime azık yaptığımı? Senin sevdan yerine geride bıraktığın koca boşlukları doldurmaya çalıştığımı kim görebilirdi? Her yeri kaplayan yüksek duvarların olduğunu bilirdim elbet. Seni saklayan duvarı aradığımı, sen bil istedim ama nafile… Sesim sana hiç ulaşmadı.
Bu her şeyin hem başı, hem de sonuydu. Senin hem gelişin, hem de gidişindi o gün. Senden öncesi ve sonrası vardı hayatta. İnsanın kaybetmeye dayanamayacağı tek varlığın umudu olduğunu, nasıl öğrendiğimi sorma. Acılar içinde kıvranarak, ay tutulmasında gelgitler yaşayarak, gündüz güneşimi kaybederek ve en kötüsü senin gidişinin arkasındaki kör karanlığa, mahkum olarak. Bu mahkumiyetin hem başı, hem de sonuydu o gün. Ben sonunu göremesem de, seni arayacağıma emin olmanın verdiği bir güç vardı içimde. Bir gün gelecekti, bu kör karanlığa güneşin doğduğu an.
Umudunu yitiren bir insanın, geride kalan hatırlarla kendini beslediğini ve tutunduğunu öğreniyordum senin gidişinden sonra. Hayata dair söyleyeceklerim asla bitmeyecekti. Sana dair anlatacağım gece masalları gibi, ilgiyle dinleyecekti belki kaldırım taşları. Seni ararken, sokaklarda onlarla dost olacağımı bilmeden, hunharca harcadığım adımlarımı , artık daha dikkatli atıyordum. Senden düşen bir anıyı ezmemek için ve senin taşların üzerine düşen gölgeni, hatta çiçek kokusunu andıran kokunu bile taşıyan kaldırım taşlarını görmeden geçmemek için…
Ne çok nedenim vardı seni aramak için ve sana dair anılarımı haykırmak için. “Umudum kayboldu, gören var mı?” Kör karanlıklara bıraktı yerini ve gitti. Kırdım onu biliyorum, bana ceza veriyor aklınca. Bilmiyor ki; ben çoktan pişmanlık duvarının önünde, tek ayak üzerinde beklemekteyim onu gündüzleri. Geceleri de kaldırım taşlarına sorarak aramaktayım izlerini. Kayboluşlar yaşamaktayım, sahte gözlerde onu aramaktayım, yalancı şarkılar dinlemekteyim. “ Bir duysan da sesimi, koşup geliversen bana umudum…” Yeniden şenlense bu yürek, yeniden sevmelere doysa, yeniden gülse gözlerim. “ Bir duysan da gelsen, keşke…”
Böyle seslendi sevgiliye, umuda, hayata ve gecenin kör karanlığına…
Mavisihir
paşam emeğine yüreğine sağlık yine şiire can ve ruh vermişsin tebrikler yüreğinden öpüyorum…
Mehmeti duygusal şiirlerin mimarı yüreğindeki sevgi hiç eksik olmasın.
sağol yasemin
Nasılsın Efsanem?
iyiyim sen nasılsın,
YOLA CIKMADIN MI YA
Seni bırakıp gidemedim.
beni hiç bırakma
olur mu
paraf’ım
Şiiriniz çok güzel, tebrik ederim.
yaşama dair ne varsa yaşadım
aşkı, sevdayı, hüznü
hüzün saç teliymiş dökülen
bembeyaz saçları dökülüyordu
sadece ben hüzünleniyordum
hüzün kelimesinin anlamı
sevinç ile acı karışımı değil mi
cok guzel olmus tebrikler mehmetcigim
Ey Analar! Dünyanın ve de yılların bütün günleri sizindir. Sizler bunları fazlasıyla hak ediyorsunuz!
İYİ Kİ VARSINIZ.
Yüreğine sağlık Mehmet.
Bir de anne isen bu hayatta hüzün göbekadıdır çocuğu her ağladığında, tebrikler.
slm nasılsın
parafım
kuşlarla selam yolladım aldın mı?
Aleyküm Selam hoş geldin Mehmedim, kuşlardan aldım selamını ve ben de kuşları gözünden öpüp sana geri yolladım sen de aldın mı?
kalbimde şuan öpücüğün
parafım ben her zaman yaşadığım olayları
kaleme aldım bu yazdığım şiirimde ayrı bir yeri vardır
annem kanserdi biliyorsun saçları döküldü
yeniden çıktı.
acılar dökülüyordu
sevinçlerin ve umutların çıkıyordu.
Biliyorum Mehmedim, kalemin hep gerçeklerini yazıyor. Annenin de iyileşmesine en büyük desteksin sen ve varlığın. Kanser hastalığının tek ilacı moral, şimdi saçları eskisinden daha güzel olmuştur değil mİ?
Acıları dökmek ne sancılı ve zordur bilirim, sevinç ve umudun çıkamadığı bünyeleri de bilirim ve gerisini sen anla Mehmedim, söyletme beni acı acı.
biliyorsun yaran yaramdır parafım her zaman da öyle olacaktır
annem de iyilik dilekleriniz için teşekkür ediyor
senin gözlerinden öpüyor
Ben de annenin ellerinden öperim sevgi ve hürmetlerimle.
annem şuan yanım da diyor ki
seninle tanışmayı oda istiyor
çünkü
senin samimiyetine hayran oldu
çünkü her akşam birlikte okuyoruz
yorumlarınızı
Tanışmayı, sizleri görmeyi ben de çok arzu ediyorum umarım bir gün karşılıklı kahve içme imkanımız olur. Bir kahvenin 40 yıllık hatırına sığınarak.
parafım o kırk yılı kahve içmesekde
sen şimdiden sevgi ve saygımızı kazandın
evimizin bir kızı gibi konuşuluyorsun
evimiz evindir her zaman
annemin bir sözü vardir
baba evi gibi buyrun gelin der
Bilmukabele, ben geleyim de kahveleri de ben yapayım madem evin kızıyım.
niye gelmiyorsun madem ki

gel yeter ki mehmedin sana bir çay demlesin
bir daha bitmesin diye dua edersin
not: mehmet’in çayını bir içen pişmandır neden bitti diye
bir de içmeyen ne kaçırdık diye
annem bile beğeniyor test edildi onaylandı

Ben varken sana çay yaptırır mıyım hiç, elinden zehir olsa içerim ama evin kızı varken sen mutfağa girme.
her zaman evimizi evin bilmeni istiyorum
dosttun mehmet
Anam
Cahildi-mahildi ama anamdı…
Nasıl bir beklerdi başımda sabahlara kadar
Hastalanıp yataklara düştüğümde,
Nasıl bir öperdi yüzümü-gözümü,
Yollarımı nasıl bir beklerdi akşam ezanlarında,
Dar vakitlerde yerler mühürlenirken,
Nasıl bir gururlanırdı boyumla-bosumla belli etmeden.
Bir anam çekerdi çilelerimi
Ben çekmeden.
Meğer ne güzel şeymiş anamla çocukluğumu yaşamak,
Tandırın başında anamın aşını içmek.
Dışarıda kar fırtınası varmış,
Yok bilmem, kar yolları tıkamışmış,
Yok ekmek bulunmaz, tuz bulunmazmış.
Bir sefertası bulgur çorbası,
Sanki beni ne ilgilendirirmiş karı, buzu,
Fırtınası.
Herkesin anası dualar ederdi
Oğlunun büyüyünce varsıl olmasına,
Benim anam eller-avuçlar açardı gökyüzüne,
‘Büyüyüp tabutumun altına giresin.’ Diye.
Niye o zamanlar anlayamamışım bu duanın değerini,
Niye?
Kimsesiz kaldıktan sonra öğrendim
Tabutumun altına girecek kimsemin olmadığını.
Anam olsaydı; bakmazdı kadın olduğuna,
Bakmazdı yaşlılığına, çelimsizliğine,
Girerdi tabutumun altına, iki gözü iki çeşme.
Elleşme düşüncem; yüreğim onulmaz yaralı,
Elleşme.
İşte mezarı başındayım o kutsal kadının,
Üstümde bir uyduruk mutluluk havası
Sırtıma bol gelen bir ceket gibi;
Sırf üzülmesin diye.
Yapabildiğim tek şey; mezarının otlarını ayıklamak
Ve yaşlı gözlerimi ellerime alıp
Mezarını sulamak.
(Hikmet BARLIOĞLU (1933 -2003)‘ nun
MİTİL OSMAN isimli Serbest Şiirler‘ inden > 27 -28/100)
ismet abiciğim hoş geldin kusura bakma ben sana gelemedim
saygılar ve sevgiler
Bak keyfine delikanlı.
Ben de bir katkıda bulunmak istemiştim…
sağolun katkı ne demek sizin varlığınız büyük bir katkıdır
parafım ben bir dakika yok olacağım
Ümit Sayın – Aşkımsın Ölene Kadar
Bugün yüzünüz öpülmekten solsun
Mideniz beş kilocuk şekerle dolsun
Cüzdanınızı mahalle bücürleri soysun
Bayramınız kutlu mutlu ve tüm sevdiklerinizle olsun.
İyi Bayramlar…