Söz Geçiremediğim Sevda Kitabem
Yazan edward34Haz 30

Suların ipliğini karanlık hesaplar pazara çıkarıp düşler ısmarlama kanaviçeler nakışladığın ahesteli yüreğime… Varmanın okunu, gitmenin yayında geriyordu biraz hak edilmişlikler.
Sensizliğin kokusu sinerdi, söz geçiremediğim sevda kitaplarımda. Seni beklerdim aşk bacası tütmeyen yalnızlar evimin balkonunda. Kendi malihulyalarında kaybolan bir çocuğun sana anne deme anındayım. Ve sen o zamanlar, içimdeki çocuk hasretini bilir misin? Nazar dualarıyla,duvaklarına annelik bantı takmaya gerek var mı ki?
Ben çocuktum, ben bebektim, ben aşıktım, kollarında, şimdi sensizliğin babasıyım, yalnızlığına emzik aldım. Günahları sana yazan, süt beyaz umutları doyuruyorum. Bir kelebeğin güneş ölümlerine gitme zamanı kadar hecelenmiş geceler ısmarladım. Aşkı fırına verdim, dilim dilim seni ayırdım sıcaklıklara. Aç, senfonileri tokluğumun tavlarında leyli besinler olarak aldım.
Liseli aşıklara öykü hayali büyür hayalimden: İki sevgili lise 1 ‘den lise sona kadar hep aynı sınıfta, hep aynı sırada, okudular, büyüdüler, sevdiler. Genç kız,okulun son günleri dersler bitmiş, kuaföre gitmiş, süslenmiş okulun 4. katında aşkını beklemiş, delikanlı bir türlü gelmemiş. Direk onun evine doğru gitmiş. Evine yaklaştığında büyük bir kalabalık görmüş, gözlerinde yaşların seli cadde boyunca akmış. Anlamış gibiydi. Sormuş ölen kim?
–Cevapla gözyaşları biraz daha artmış. Genç delikanlı, elinde bir demet kırmızı gülle karşıdan karşıya koşarak geçip okulda beklettiği sevgilisine gidiyordu, heyecandan farkında bile değilmiş. Araba çarpmış,ama biraz yaralanmış, ona aldığı güller yola savrulmuş, onları o yaralı halde toplarken, kan revan içinde aşktan başka, güllerden başka bir şey duymamış. İkinci bir kaza geçiriyor, kamyonun altında kalarak ellerindeki kırmızı güllerle can veriyor. Genç kız, mezarına gidiyor, o kırmızı gülleri alıyor, gözü yaşlı eve geliyor. Günler sonra okula gidiyor, elinde hala solmayan kırmızı gülü sınıfa gidiyor, 4. kattaki Okul giriş kapısına bakan pencereden bakıyor, aşkı orda onu bekliyor,gerçek sanarak pencereden en kısa yoldan ona gitmeyi düşünüyor. 4.kattan aşağı düşmüş, cam kırıkları arasında, elinde aşkından kalma gülle oracıkta can veriyor, sevgilisinin ölümden 9 gün sonra“
Aşk tümcelerle, kısa anlatılarla, öznesiz hayatlarla, sensiz yüklemlere yaşanır mı ki? Onlar ömür boyu diğer dünyada beraber olacaklar. Ya bizim sevdamız, ya bizim okulumuz, seninle okula el ele gittiğimiz günleri hatırlıyor musun? Okuldaki bütün öğrencilerin gözde çift, örnek aşıklar diye hitap ettiği okulumuzu hatırlıyor musun? Piç ve pus zamanların tuzağından ders almamış bir hayatın kırıkları gitmelere ödev olur.
Haritasız acıların yüreğine hüzünlere aç yırtıcıların mevsimlik kaçışlarındayız.
Beride yitik, sensiz bir gelecek beni bekler. Seni istemenin en güzel ağında, ağların kurulu düşlerimde. Düşlerime de düşman mısın? Sahi be güzeli isimsiz bir sevda mı? Onca sevgin nerde? Hapsinin hücrelerimde kopardığı duygulardan arındın. Gayrı ali, gayrı dersine çalışmış,gayrı hatalarının demir paslarını cilalamış, güzellere karşı zırhını giymiş,onca acının Haçlı seferinden sapasağlam dönmüş bir aşk cevelanıyım.
Düşürdüğümüz kızgın bir elmastır kayıplara, ayıplara. Elmasın düşmesi değerinden bir şey kaybeder mi? Sen mercan aramaya çalışıyorsan yanılıyorsun. Sana mercan yasak.Ki bir pırlanta bile bulman zor. Belki sevdanın sözleri, yaşamak adına seni çağrılarıma inci,mercan kılar.
Yüreğim senli sönmeyen bir yanardağ, aşk dağından akan lavlarımdan çıkar laflarım.Benim sözcelerimin deltalarında binlerce aşk mahsulü yetişir. Bütün sevenler beslenir, hayıflanır. Bütün sevenler sana da kızar, en çok da bana kızar. Yeter gayrı, bunu hakketmeyene yazma.
Her harfin hesabını ödedim aşk sözlüğümde. Kızgınlık tellerini kopar, kırıklarını güzel gelecekler adına lehimle huzurunla.
Yağmurunu bekliyorum, balkonda ıslanacak senli gömleklerim var. Zakkumların yandaşı kavi bir yalnızlık sarmacındayım. Sensizliğin izmaritlerinden rahatsız bir haldeyim. Sivil hatta sivilceli hayaller düşürüyor beni kentinde. Takvim yapraklarını gittiğin Salı, toptan toptan koparıp atıyorum. Rakıdan arpa olmaz, bir arpa yol almalı sevdamız. Nereye gider, nasıl yaşar bu senli yürek, bunca acı, bunca bekleyiş, bunca umut, bunca kumruluk kursu… Buncalar…
Burası aşk ve tutku hurdalığı, gel beni anla, gel beni kurtar kendi beninden.



hayrettin abi mirimsiniz
“sallanır hayali bir beşikte..
düşlerle dolu bir ninniye teslim ederim aynadaki aksimi…
saklarım bir çeyiz sandığında oluşlarım sandığım şeyi..
görücüye çıkmayı bekler kendiliğim..
Mir hayrettin
Tebrikler Mirim.
Sana mercan yasak.Ki bir pırlanta bile bulman zor. Belki sevdanın sözleri, yaşamak adına seni çağrılarıma inci,mercan kılar.
———–Döner mi geriye?
Dönerse,döner yeriz,aşk kuzusunu keserek…
Aşka yemek ve içmek kadar kısa vadeli bakmak Şaire göre mi?
Kaleminize sağlık.
Yokluğunu söylemeyeceğim kendime sen hep burdaymışsın gibi davranacağım. Durgun müziklerle dans edeceğim hayalinle sileceğim aklımdan karamsarlığı. Umutsuzluğa aman vermeyeceğim, ağlamayı da unutturacağım gözlerime. Adını kazıyacağım bütün duvarlara…
Rumuz:Sana söz geçiremesem de yüzümden tebessüm düşmeyecek.
Kalemine sağlık Şair, yine aşkın anasını ağlatmışsın.
Suların ipliğini karanlık hesaplar pazara çıkarıp düşler ısmarlama kanaviçeler nakışladığın ahesteli yüreğime… Varmanın okunu, gitmenin yayında geriyordu biraz hak edilmişlikler.
Sensizliğin kokusu sinerdi, söz geçiremediğim sevda kitaplarımda. Seni beklerdim aşk bacası tütmeyen yalnızlar evimin balkonunda.
Ben çocuktum, ben bebektim, ben aşıktım, kollarında, şimdi sensizliğin babasıyım, yalnızlığına emzik aldım. Günahları sana yazan, süt beyaz umutları doyuruyorum. Bir kelebeğin güneş ölümlerine gitme zamanı kadar hecelenmiş geceler ısmarladım. Aşkı fırına verdim, dilim dilim seni ayırdım sıcaklıklara. Aç, senfonileri tokluğumun tavlarında leyli besinler olarak aldım.
ne diyem sair tek kelimeyle harikasiniz
bu oykuye ne demeli, yurekleri parcaliyor okudukca
Hoş geldin Peri, nasılsın?
bence sevgili sair roman yazmalisiniz
zevkle okunacaginiza o kadar eminimki
insan baslayinca sonuna kadar okumak isteyecek….
iyiyim canim seni burda gormek ne guzel
yasemincigim sende soyle saire bize bir roman yazsin
roman istiyoruz sair
Her harfin hesabını ödedim aşk sözlüğümde. Kızgınlık tellerini kopar, kırıklarını güzel gelecekler adına lehimle huzurunla.
İyi olmana sevindim, seni görmek de çok güzel. Sayın Şair ne yazarsa yazsın en güzelini yazıyor zaten bir de madem Roman yazsın onu da okuyalım ben de güzel yazacağına inanıyorum.
İyi dedim mi Peri.
super oldu yasemin
slogan falanda atsakmi yasemincigim
Bu kadar ısrarı kıramaz ve bir roman yazar artık.
En büyük Şair bizim şair gibi mi?
Yazacak bize hayatının en güzel romanını…
isteriz…. diye falan
bu super bak sen daha beceriklisin benden
En büyük Şair bizim şair !
benimki de biraz asker uğurlamasından çalıntı gibi oldu ama aklıma o geldi.
şair buraya eller havaya hey!
bu nasıl?
Gayrı yorma bizi şair yaz bir roman da biz de sana böyle çalıntı sözlerle işkence yapmayalım.
ama super
mutissin ya yasemin
Teşekkürler Peri, sen hala bulamadın mı alıntı, çalıntı bir şeyler.
Şu nasıl?
Gönüllerin sultanısın en güzel romanı sen yazarsın.
Bunu çalıp, çırpmadım kendim yazdım.
hava cok sicak sair uyuyor herhalde
belki cevap verir uyaninca
Sen de iyi gaz veriyorsun Peri, ne yazayım diye google’da arama yapacağım neredeyse.
Bu saatte uyuyorsa bence hiç çıkmasın yataktan akşama ne kaldı ki şunun şurasında.
yasemincigim bugun kopliyacak bir sey bulamadim
cunki gece nobeteydim hic uyumadim biraz uyku sarhosuyum
Gece nöbeti olunca insanın tüm beden dengesi bozuyor zaten, canın sağ olsun ben senin için bir söz daha yazayım.
Bizim Şair, bizim şair, yoktur kaleminin sınırı ister şiir ister roman ne isterseniz ondan yazar.
Bu nasıl oldu?
benim turkcem cok kotu o yuzden ben sizler gibi guzel yazamam
Güzel yazmak için Türkçe’yi iyi bilmek önemli değil yürekten yazmak önemli sen de zaten çok samimi içten yazıyorsun ben senin yazdığın yorumları çok seviyorum.
ISPANYOL YASEMINI Diyor ki:
01 Temmuz 2009 Tarih 15:20
parisliperi Diyor ki:
01 Temmuz 2009 Tarih 15:18
yasemincigim bugun kopliyacak bir sey bulamadim
cunki gece nobeteydim hic uyumadim biraz uyku sarhosuyum
Gece nöbeti olunca insanın tüm beden dengesi bozuyor zaten, canın sağ olsun ben senin için bir söz daha yazayım.
Bizim Şair, bizim şair, yoktur kaleminin sınırı ister şiir ister roman ne isterseniz ondan yazar.
Bu nasıl oldu?
bende sana yorum yapam
yuregine kalemine saglik yaseminim
ISPANYOL YASEMINI Diyor ki:
01 Temmuz 2009 Tarih 15:24
Güzel yazmak için Türkçe’yi iyi bilmek önemli değil yürekten yazmak önemli sen de zaten çok samimi içten yazıyorsun ben senin yazdığın yorumları çok seviyorum.
tesekurler canim cok tatlisin
duygularimi yazilarda buluyorum
Teşekkürler Peri beni mutlu ediyorsun.
Sen de çok tatlısın zaten yazılarda kendimizi bulduğumuz için bu kadar çok seviyoruz. Hepimizin hayatında sevinçler, üzüntüler, bitişler, yeni başlangıçlar ve hüzünler oluyor. O yüzden de birbirimize benziyoruz.
Birbirimize benziyoruz dedim ama içimizde ender insanlar bu yaşadıklarımızı yazıya dökebiliyor belki ben daha büyük bir acı yaşadım kim bilebilir ki ama Şair gibi yazamıyorum bu ayrı bir yetenek.
ISPANYOL YASEMINI Diyor ki:
01 Temmuz 2009 Tarih 15:31
tesekurler canim cok tatlisin
duygularimi yazilarda buluyorum
Sen de çok tatlısın zaten yazılarda kendimizi bulduğumuz için bu kadar çok seviyoruz. Hepimizin hayatında sevinçler, üzüntüler, bitişler, yeni başlangıçlar ve hüzünler oluyor. O yüzden de birbirimize benziyoruz.
evet aynen
sen neden yazmiyorsun yasemincigim ?
Yazamak bir yetenek işi, ben yazsam yazsam ancak düz yazı olur ve okumak için çok da sebep olmaz. Böyle olmamalı herkes yazamaz zaten.
ISPANYOL YASEMINI Diyor ki:
01 Temmuz 2009 Tarih 15:32
Birbirimize benziyoruz dedim ama içimizde ender insanlar bu yaşadıklarımızı yazıya dökebiliyor belki ben daha büyük bir acı yaşadım kim bilebilir ki ama Şair gibi yazamıyorum bu ayrı bir yetenek.
hayatimizda hep var cok aci donemler,of yaseminim of
bu hayatin aci cilveleri….
Acı olduğu kadar insanız, üzülmeyin hayatın tadını çıkaracak anları yaşamaya çalışın. Bu dünyanın acısı bitmez, hiç beklemeyin.
Acı dönemleri unutmak gibi de bir yaradılışımız var yoksa tüm acılarımızı unutmadan nasıl yaşayabilirdik ki.
Ben yeniden bende filizlenirim
demek sevdaya gezer semazen
dönerken kendi etrafında hep demek
demek kendi etrafı elleri
ve… şair gülümser… şairin romanı var … üstünde çalışacak yakında yetişecek
tşk.. Peri… tşk Yasmin..Komşular…paris,ispanya
bence denemelisin duz yazida olsa
icin duygu dolu ,guzel ruhlusun arkadasim
bunu hissedebiliyorum
Sen yazarsan ben de yazarım Peri, şimdi çıkmam gerekiyor sohbet çok güzeldi teşekkür ederim ama arkadaşlarım geldi durun bir yorum daha yazıp öyle çıkayım diye oyalıyorum.
hos geldiniz sair sefaler getirdiniz blogunuza
biz yaseminle isgal ettik
Şairimiz de gelmiş, son anda yakaladım hoş geldin. Peri Roman da varmış bak yoldaymış o kadar sözü boşuna mı yazdık biz şimdi, şairde olmayan bir şeyi isteyelim Peri.
Benim çıkmam gerekiyor üzülerek, görüşmek üzere herkese iyi günler dilerim.
tamam canim sana iyi gunler
tamam beraber yazalim
biraz dusunelim bir seyler buluruz sairden isteyecek

pirlanta falan
Yağmurun yeni ıslattığı taze toprağın kokusunu duyduğunda aklına ben gelmek isterim.
Yada gözlerin uzaklara daldığında beni düşünmeni…
Beni hatırlamak istersen her yeni günle birlikte çıkarım karşına,güneş olur ışığımla aydınlatırım seni.
Sokakta oynayan çocukların sesinde,yere düşmüş yaprağın çıtırtısında bulursun beni.
Sözlerini ezbere bildiğin ve söylemekten asla bıkmadığın şarkı olmak isterim.
Sen o şarkıyı değilde beni söylersin o zaman…
Beni görmek istersen hep karşında olurum.
Gökyüzündeki beyaz bulutların arasındayım ben.
Başını yukarı kaldırman yeterli beni görmen için.
Benimle çıkarsın yola her sabah,akşam evine benimle dönersin.
Bedenim yanında olamaz ama yüreğim gittiğin her yere gelir seninle.
Sen yorulduğunda yorulurum bende .
sen oturduğunda oturur,kalktığında kalkarım.
Eğer istersen bütün gece başucunda saçını okşarım sen uyurken…
Yüzünde gülümsemeyle uykuya dalışını izlerim.
Bana dokunmak istersen ben bir çiceğin yapragında olurum.
Elini uzattığın her yerdeyim ben…
benim hayatimi yillarimi caldilar
ben bir kac siir kopyalamisim yasadiklarimin yaninda bir hic…
Çalınan sadece yıllar mı?
Hayallerimizi de çalımadılar mı umudumuza da katık edip, bize geriye ne kaldı, üç-beş geçici mutlu andan başka…
Kaleminize sağlık, romanınızı da okumak keyifli olacaktır.
Ben yeniden bende filizlenirim
Rumuz:Yıllar yaralarımı saramaz..
Harikasın şair, sen ne yazarsan yaz ben hepsini seviyorum.
beklenmedik zamanda yaralandım
ben yine
zamansızdı gelişin,
gidişin gibi…
yarım kalmış bir torba hayalim var,
henüz elimde..
kullanmadığım,
bütün kış kucakladığım,
sancısı böğrümde yalnızlık..
acıtıyor artık hayallerim,
sargısı elimde acık yara düşlerim..
ezik yanımda gizli,
parçalayan ejderha dört yanda,
masallardamı kuruyan dallarım çöl ortasında..
Hak etmiyor olsa zaten yazılmazdı bence daha fazlasını hak ediyor. Bize de binlerce aşk mahsülü çıkıyor. Yüreğinize sağlık çok beğendim.