Temmuz, 2009 icin arsiv

Güler Yüz

MÜHÜRLÜ KİLİTÇatık kaş altında hasta ruh yatar,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.
Sendeki her terslik eli hırpalar,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Gül ki; güzelleşsin ruhunla yüzün,
Gül ki; beğenilsin her bir tek sözün,
Gül ki; aydınlansın gecen, gündüzün,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Belirtme gözünü, çatma kaşını,
Çevirip kaçırma yana başını,
Tebessümle yürüt her bir işini,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Asık bir suratla sevilemezsin,
Öfkeyle sorarsan öğrenemezsin,
Bir kez alıştın mı hiç gülemezsin,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Bir tatlı gülüştür kapıyı açan,
Güler yüzlü insan can içinde can,
Hoşlanan hiç yoktur asık surattan,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Gülmesini bilen gönül hoş eyler,
Dertleri, gamları hurdahaş eyler,
Gülenler azapla kolay baş eyler,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Tebessümde vardır izi zekânın,
Asık surattaysa kinin ve kanın,
Gülmek bir lütfüdür Bari Huda ‘nın,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Mendebur adamdan herkes çekinir,
Zira bir bakışta içi görünür,
Gülense aranır, her an sevilir,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Bir konuğun gelse gülüp karşıla,
Meğerki yanında mutluluk bula,
Nice derdi varsa dertten kurtula,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Gül ki; istenilsin, çalınsın kapın,
Herkes olsun sana canlardan yakın,
Asık suratlıdan kendin de sakın,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Tebessümle doğra ekmeği aşa,
Gülerek hasta yat, gülerek yaşa,
Güleç ol insana, böceğe, kuşa,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Uyurken dürtseler; doğrul gülerek,
Çalınsa kapı; aç gülümseyerek,
Gönül çadır ise tebessüm direk,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Sözümü anlama sakın dolaşık,
Güler yüzlü insan değil yılışık,
Kahkahalar atmak almaz yakışık,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Öfkeyle, şiddetle sorulmaz hatır,
Hiddetli her soru kalbi kanatır,
Tebessüm öfkeden elbet evladır,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

Barlıoğlu tıpkı gül kadar güleç,
Bir sözü bin derde belki de ilaç,
Bir tek tebessüme her zaman muhtaç,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.

(Hikmet BARLIOĞLU (1933 -2003)’ nun
MÜHÜRLÜ KİLİT isimli Felsefi Şiirler’ inden > 243 -246/412)

Cem Yılmaz

Tal

23 Nisan 1973 Tarihinde Egemenlik ve Çocuk Bayramı için armağan olarak dünyaya gözlerini açmıştır. Komedyenlik ve oyunculuğun yanı sıra başka alanlarda da başarıları ile göz nuru olmuştur. Fazla bilinmeyen yönleri ise karikatürist, senarist ve yönetmenlik yaptığıdır. Ailesi Sivas kökenli olan Yılmaz İstanbul‘da doğmuştur.

Cem Yılmaz’ı izleyip de gülmeyen olduğunu hiç sanmıyorum. İzleyicilerin damarını elinde tutmayı büyük bir ustalıkla başarmaktadır. Hayran kitlesi öyle geniş ki her muhabbet ortamında Cem Yılmaz’ın sözlerinden birine güldüğünüzü fark edebilirsiniz.

Cem Yılmaz en son hangi filmde oynadı, şu an hangi ilde diye peşinde dolanmaktan yoruluyorum. Cem Yılmaz’ı anlatmaya ne sayfalar ne de bloglar yeter. Cem Yılmaz ile ilgili son gelişmelerin takip edileceği bir blogumuz olmalıydı…

Tal

Tutuştur Resimlerimi

Korsan

Hüzün yıllar sonra
Gülhane parkında
İstanbul’u Sarayburnu’ndan
Sessizce seyretmekti.

Hüzün yıllar sonra
Bir fotoğrafta
Kendi resmine bakıp
Bir yabancıyı görmektir…

Hüzün yıllar sonra
Sirkeci vapur hattından
Vapura yalnız binerek
Boğazın maviliklerinde kaybolmaktı.

Hüzün yıllar sonra
Eminönü’nde, Üsküdar’da
Yâda Karşıyaka vapurunda
Simit ve gazoz tadı aramaktı

Hüzün yıllar sonra
Bir Gelincik mevsiminde
Kan kırmızı ellerle
Papatya falı bakmaktı…

Hüzün yıllar sonra
Karaköy iskelesinde
Balıkçı teknesinde
Balık ekmek kokusunda aramaktı.

 

Sadberk & Korsan

Terazi

AydostMizanda kaldı her şey
Şimdi gülüşlerin arifesi
Yeni baştan sevmelerin
Güzel gönüllerde gezmelerin…  

 

Aydost

Gözleri Karabiberim

Sadberk

Ey
Bakışlarının ihtişamından korktuğum
Yolumu kaybettiğim
Lal olduğum
Çek bakışlarını benden
Utanırım
Bakma bana
Bakma gözleri karabiberim

Gözlerinden gönlüme
Yol aradığım
Gelip kirpiğinde durduğum
Derin manalarında avunduğum
Bakma bana
Bakma gözleri karabiberim.

İstanbul sen olur
Sen İstanbul olursun
Katran karası bakışlarında
Vurgun olursun
Yangınlardayım
Çevir çağlayanlarını
Bakma bana
Bakma gözleri karabiberim.

Silinir tüm haşmeti Ayasofya’nın
Yerle yeksan olur
Azameti Topkapı’nın
Kız Kulesi’nde kaybolur çığlığı
Leandros’un
Başka alemlerdeki ruhumu
Sarar beni günahımın korkusu
İstanbul sen olur
Sen İstanbul olursun
Hadi yum gözlerini
Kirpiğine ay doğsun
Bakma bana
Bakma gözleri karabiberim.

Şehzadeler Şehri Amasya

Amasya-kaplıcaları     Amasya ilimizi tanımak için yaptığım araştırmada birçok ilkleri okuyarak Amasya ilinin tarihinin ne kadar parlak olduğunu okuma fırsatı yakaladım. Amasya birçok Osmanlı şehzadesinin valilik yaptığı bir şehir olduğunu, Amasya’da valilik yapan şehzadelerden altısının daha sonra Osmanlı tahtına çıktıklarını hayretler içinde okudum.

   Oysaki ben Amasya ilini hep Ferhat ile Şirin ile tanımışımdır. Dillere destan olan aşkları ile asırlardan beri birçok genç kızın ve erkeğin dillerinde şiir olan Ferhat ile Şirin aşkı için sevgilisinin evinin önünde kanal kazan birçok erkeğin hikâyesini okumuşumdum. Amasya ilinin Cumhuriyet tarihimizde de önemli yeri vardır, Cumhuriyet’imizin temellerinin atıldığı Amasya Tamimi tarihimizde önemli yere sahiptir.  

YILDIRIM BAYEZİD

I. Murad’ın oğlu olan Yıldırım Bayezid, 1386 yılında Amasya’yı Osmanlı sınırları içine almış, 1389′da da Amasya Valiliği’ne atanmıştır. Aynı yıl içerisinde de Osmanlı tahtına davet edilmiştir.

ÇELEBİ MEHMET

Yıldırım Bayezid’in oğlu olan Çelebi Mehmet, babasında sonra Amasya Valisi olarak tayin edilmiştir. 1402 yılında Ankara Savaşı’ında Timur’a yenilen ve dağılan Osmanlı birliğini Amasya’daki dirayetli yönetim anlayışı ile yeniden sağlamıştır.

II. MURAD

1404 yılında Amasya’da doğmuştur. 1415′te 11 yaşındayken Amasya Vali’liğine atanmıştır. Babası Çelebi Mehmet’in 1421 yılında vefatı ile birlikte tahta davet edilmiştir.:

FATİH SULTAN MEHMET

Kardeşi Şehzade Ahmet’in Amasya valiliği sırasında ölümü üzerine (1438) yerine atanan Şehzade Mehmet, bu görevini bir yıl kadar sürdürmüştür.

SULTAN II. BAYEZİD

1454 yılında 7 yaşındayken Amasya’ya vali olarak gönderilen Şehzade Bayezid, 27 yıl bu görevde kaldıktan sonra 1481 yılında Osmanlı tahtına çıkmıştır.

III. MURAD

II. Selim’in oğludur. 1566′da Amasya valiliğine tayin edilmiş olup, yaklaşık bir yıl bu görevinde kalmıştır. Amasya’da valilik yapan son şehzade olmuştur.

YAVUZ SULTAN SELİM (I. SELİM)

Amasya Valisi Şehzade Bayezid’in (II. Bayezid) oğludur. 1470′te Amasya sarayında doğmuş, 11 yaşına kadar babasının yanında Amasya’da eğitim almış ve 1481′de Trabzon’a vali olarak atanmıştır.

ŞEHZADE MUSTAFA

1540 -1553 yılları arasında Amasya valiliği yapan Şehzade Mustafa, veliaht olarak yetiştirildi. Amasya Halkı tarafından da çok sevilen Şehzade, 1553 yılında boğdurularak öldürüldü.

Yorumlarda Amasya ilinin Coğrafi, Tarihi ve Fiziki yapısı hakkında daha detaylı bilgileri sizlerle paylaşacağım.  Sevgi ve Saygılarımla…

Varsın

Kulliyat

Bütün yokluk mu her yer; bari bir “YOK” der sada yok mu? (M.Akif Ersoy)

 

Belâ’ya müştak kıldığın gündür; yar

Bilip bulduğum anda; yoksun yok

Asr-ı yıllarca gönülüm figandır; yar

Gül-üp daldığım anda; yoksun yok

 

Şahdamarımdan da yakın düşen közün

Yangın-ı cehennem kıldı kalbimi özün

Ahad sırrında görüp aşık eyleten yüzün

Solup, sildiğin anda; yoksun yok

 

Hilkatine delil garib-i varlığım madem

Sultanım kapında neden hep bu matem

Ben ki; Havva izinde aleme düşen adem

Dalıp Kovulduğum anda; yoksun yok

 

Susma ey yar; cesedim ruhuma kara peçe

Susma ey yar; efkarım yine sen bu gece

Susma ey yar; yak/arışım sana hece hece

Dil/inip kıyıldığım anda; yoksun yok…

Etraf.info yaklaşık bir senedir, en iyi şekilde ayakta durmaya çalışıyor. Buradaki yazar arkadaşlarım, web sitemizi en iyi şekilde sahiplenmiş durumdalar. Bu durumdan her ne kadar hoşnut olsak da  ”etrafı çok daha iyi şekilde dağıtmak için”, yazar arkadaşlarımızdan beklentimiz; Güncel konular ile ilgili düz yazı yazarak kendi bakış açılarını yansıtmalarıdır. Bu sebeple Burhaneddin kardeşimin yazdığı, şeylere bütün kullanıcı arkadaşların uyması etraf.info web sitemizin geleceğini etkileyecektir. Bu yüzden mümkün olduğu kadar bu kurallara uymak için titizlik göstermenizi yürekten diliyorum.

Sevgi, saygı ve hürmetlerimle…

Paraf

Etrafı daha iyi dağıtmak isteyen Sevgili ve Değerli etraf kullanıcıları; ben Burhaneddin, geçmişten bu güne bir şekilde etraf.info web sitemizin içinde bulunduk. Hedefimiz her zaman en iyi olmak ve ailemizi büyütmektir bu bakımdan samimiyetlerini hiçbir zaman esirgemeyen etraf.info yazarlarının aşağıda yazılı olanları uygulaması web sitemizin geleceği açısından çok önemlidir. Gereken ilgi ve alakayı göstereceğinizi ümit ediyorum. Saygılarımla…

- Google’da daha iyi sıralara gelebilmek için aktüalite ve popüler yazılara ağırlık vermeliyiz. Şiir veya manzum eser yazacak dostlarımız, popüler içerikli yazılar, kültür-sanat yazıları, gündem yazılarını ve edebi yazılarını özgün yazabilmelidir. Bu yazılarımızda özgünlük en büyük şart olmalı.

- Yazılarımızda içerikte anlattığımız konulara yönelik kaliteli link çıkışı yapmalıyız. Örneğin İstanbul ile alakalı yazı yazıyorum. Yazının içinde İstanbul kelimelerine link vermeliyim. Örnek: İstanbul

- Etraf.info kullanıcılarının hepsi tarayıcı olarak mozilla firefox kullanmalı. Ve alexa eklentisini indirmeli, kurmalı. Kesinlikle ve kesinlikle mozilla’dan vazgeçilmemeli. Alexa eklentisini kullanmazlık yapılmamalı.

Mozillayı indirmek için tıkla (mozilla’yı indirdikten sonra, alexa eklentisini indirin ve kurunuz.)

Alexa eklentisini indirmek için tıkla

- Bu tarayıcıyı ve eklentiyi ekleyen kullanıcılarımız; boş vakitlerinde bolca sitede gezinti yapmalı ve sayfa görüntülemeyi artırmalıdır.

- Yazıları yukarda dediğim şekillere göre yazan kişiler etiketlerin girerken, kesinlikle ve kesinlikle çokça etiket girmemeli, az ama konu ile alakalı, popüler etiket girilmelidir.

Şimdilik yukarda yazılan kurallara uyan yazarlarımız, web sitemiz için en iyi olanı yapmış olacaktır. Bir süre bu şekilde yapılırsa hedeflediğimiz başarı bizim için uzak değildir. Samimi ve dostluk içinde etrafı dağıtmaya devam! İyi yazmalar, herkese başarılar…

Burhaneddin

Aşk Adamı Onur Akın

Efsane_etrafogullari

ben sana yazarken

her zaman Onur Akın dinlerim

1999 yılında tanıdım onu arkadaşımın sayesinde

ne dinliyorsun dedim

“boş ver senin tarzın değil” dedi

müzik evrensel değil mi?

benim tarzım olsun yada olmasın ne fark eder dedim

“pekala Onur Akın” dedi

verdi kulaklığını birlikte dinleme başladık

o günden beridir dinlerim

sana yazdığım günlerde

en çok şu soru gelir aklıma

Onur akın ve Sen olmasaydınız ne olurdu?

Onur Akın malum 68 kuşağına Aşkı öğreten adamdır

kadınlara bacı gözüyle bakılmayacağını söyleyen

aşk adamıdır

Onur Akın’ın şarkılarında ise seni görüyorum ve yaşıyorum

Yağmur yüklü bir bulut oluyorsun

seninle ağlıyorum

Mayın hattında oluyorsun

birlikte dağlara çıkıyoruz

Asi ve Mavi oluyorsun

gözlerin ışığın rengi oluyor

en çokta sevdiğim şarkı oluyorsun

ekmeğim, tuzum oluyorsun

sevdiğim memleketim oluyorsun

seviyorum seni…

Ey Yar

Baris Erdogan

               -Korsan’a-

beni gül dalına astılar
kesildim bülbül ey yar
beni bülbül alnına astılar
açtım kızıl bir gül ey yar

 

Barış Erdoğan

Tüm laptop fırsatları için tıklayın !

bedava flash oyun pocoyo pocoyo oyna perilice oyun