31 Ağustos 2009 icin arsiv

Hükümran Senfoni – 3

pas_bob

maystro…

yarı secde, yarı şarap olmuş bir gece…
sızlamak mı?
ah diyordu içlerinden bir ihtiyar
atım dördüne, kızım on dördüne yeni yetmişti.
ama ikisi de yitti ikisi de gitti…
oysa ambulans sireni
´´notasızdır şarabın lıkırtısı´´
dedi…
Şarap şişesine bakarak…

Gecenin en yaralı yanıydı bir kemanın yanağı
kalktı kara saçlı bir kız yatağından
köprücük kemiğinde bir sızı
pencereye yaklaştı…
dökülüyordu bedeni…
savruluyordu etleri…
senfonik bir delirmeydi her yeri
nerdesin hiç fethedilmemiş memleketim nerdesin?
oysa karadaki gemi sesi
´´notasızdır yedi tepedeki ezan sesi´´
dedi…
Haliç olmuş bacaklarına bakarak…

Haliç bakışlı adam…
gemileri Endülüs’te yakmak varken
niçin bu İstanbul sevdası?
şahin bakışlı bir neferle
secde kadar mübarekleşmişti kiliseler
ezan okuyordu neyzenler
elifba öğretiyordu rahipler
gemiler deryalara sevdalıyken ey fatih
beni haliç bacaklı bir kızdan ayırmak neden?
oysa mavideki umut sesi
´´notasızdır topların sesi´´
dedi…
dövülen surlara bakarak…

bu gemi nereye gidiyor usta?
bu gemi nereye?

ihtiyar surlar için bütün neyzenleri İsrafil
bütün neyzenleri çadırcı Ömer’e emanet etti.
İsrafil tam üflerken sura
Haliç bakışlı adam tüm surları yıktı
bütün surun enkazı kara saçlı kıza kaldı…
dökülen bedenini savrulan etlerini ambulans sirenine yüklediler
bedenini şarapla yıkadılar
ama haliç olmuş bacakları hala güzeldi

yarı cenk yarı yar olmuş geceden ezan sesiyle uyanan kız
iftar topuyla açabilmişti gözlerini.
radyoda ki cızırtı geceden kalma senfonik bir delirmenin kanıtıydı
sesi duyulmasa da radyoda ismi belliydi nağmenin…
´´Paraf…´´

Arzuhal

aydost

İpi kırık gecenin zerdüşü, âleme arzu hal satıyoruz.
Kim neyler kim beni heceler ki, kitapsam beni yazsa da adını yitik koysa. Son satırlarına anonim bir imza atsa ve ben o kitabı defalarca okusam okusam…

 

Aydost

Serseri Sokak

ihtimal1

Suçun beni sevmemek olsaydı

Bense küçük bir şehir

Hakim; cezanı kesse

İhtimale sürgün dese

Tenim yasak sınırların olur

Kalbim ise serseri adında tek sokağın

Dolaşınca orada ayakların yalın

Görürsün her yerde, her adımda

Senin için parça parça olan yüreğimi

Sanırsın azılı gardiyanın

Sana bakmaya kıyamayan gözlerimi

Artık ne hasretin ölümmüş derim

Ne isyan ederim

Sadece bende yaşa isterim

İşte en güzel ihtimalim.

İhtimal

Sitemdir 20′ye

Engelli yasamak

ceza mı ne demek istiyorsun
cezalandıracak kadar ne yaptım ki
beni duyman için daha ne yapmalıyım bilemiyorum
sen bana uslan dedin, uslandım
konuşma benimle dedin konuşmamaya çalıştım
senin ile konuşmamak ise
varlığımı inkar etmekmiş ölmekmiş
her gün ölüyordum.

Sorular

MuhurluKilit

Uyuyamaz oldum ben gece sabaha kadar,
İşim gücüm aramak varoluş sebebini.
Uzandı tüm merakım tek bir hücreme kadar,
Gözlerimin ardında arıyorum kendimi.

Göz denen pencereden bakan kim dışarıya?
Ruhum neden gelmiyor ağırlığa, daraya?
Kim beni hapis etti beden denen saraya?
Kim beni hapis etti beden denen saraya?

Et nasıl düşünüyor kafatasım içinde?
Nedendir duygularım her an başka biçimde?
Milyarlarca yaratık nasıl yaşar içimde?
Bedenim neden iyi çalışır, dinlendi mi?

Hasretimi, öfkemi, sevmemi sağlayan ne?
Beni alışkanlığa sımsıkı bağlayan ne?
Dudaklarımda gülen, gözümde ağlayan ne?
Feryat eden kim bende, yüküm ağır geldi mi?

Yaratılmadan önce ne idim, neredeydim?
Bu dünyada değilsem; buraya nerden geldim?
Neden filanın değil, falanın oğlu oldum?
Niçin mantığım durur hislerim direndi mi?

Nereden biliyorum midemin arzusunu?
İçimde besleyen ne kinimin pazusunu?
Nedendir seviyorum koyunun kuzusunu?
Neden hoşlanıyorum bir iyilik ettim mi?

Su benim neyim olur? Neyim havayla toprak?
Neden ilgimi çeker şurada, burada bir yaprak?
Aklım nasıl çalışır bin bir plan yaparak?
Hücrem neden unutmaz bir kere öğrendi mi?

Nereye gideceğim burada ömrüm bitince?
Nasıl dirileceğim toprakta tükenince?
Bir türlü çözemedim, bu ne yaman bilmece?
Nerede yıkayayım ruhum lekelendi mi?

Barlıoğlu der; işte, çözmüşüm ben bunları,
Haram edip kendime o tatlı uykuları,
Çünkü arayıp bulmak dervişlerin vakarı,
Derviş her şeyi çözer kendine güvendi mi.

(Hikmet BARLIOĞLU (1933 -2003) ‘nun
MÜHÜRLÜ KİLİT isimli Felsefi Şiirler’ inden > 146 -148/412)

Sanma Ki

Kitap KurduSanma ki arkama bakmıyorum
gölgem hep peşimde hissediyorum
gözüm yaşarıyor, içim kan ağlıyor
ellerimden biri beni sanki kelepçeliyor

Sanma ki seni unuttum
yaşadıklarımız hala bir resim gibi gözümün önünde
hiç eskimeyecek yıllar geçse bile
seni sevdiğimi bile bile
çekip gittin benden uzaklara ellere

Sanma ki sana sevgim bitti
biten aslında tek şey sendeki benim, sevgi…

                                                                                                    Kurtzade

Issız Adam

Efsane_etrafogullari

seninle yazmayı yeniden sevdim
inkar etmiyorum
senin için yazıyorum ve yazmaya devam edeceğim
bu sefer sana bir film anlatmak istiyorum
bir şair’in anlattığı
ben de espri yapmıştım
Issız Adam’dan söz ediyorum
cinselliğe düşkün bir adamın aşkı keşfetmesini, aşktan korkmasını ve
aşktan kaçmasını anlatan
Çağan Irmak’ın muhteşem bir filmidir
Film erotiktir ama
Çağan Irmak faktörü işte burada ortaya çıkıyor
Erotik bir filmi aşk filmine çeviren nadir senarist ve yönetmendir
sadece konusu itibariyle filme bu kadar seyirci çekmez
bir filmi film yapan müzikleridir
o kadar özenli o kadar dikkatli çalışma olduğunu müziklerinden anlayabiliriz
müzikleri bu kadar özenli seçilmesindeki faktör kendisinin müzik arşivinin o kadar zengin olmasından kaynaklanıyor
sanal olan şimdi ki dünyaya
gerçek bir aşkı anlatmasının ve sevdirmesinin yanı sıra geçmiş dönemdeki müziklerini gün ışığına çıkaran ve sevdiren bu adamdır
ve sana gelince
defalarca dinlediğim şarkı gibisin
sence ben hangi şarkıyı seni dinler gibi dinliyor olabilirim?

Efsane Etrafoğulları

Tüm laptop fırsatları için tıklayın !

bedava flash oyun pocoyo pocoyo oyna perilice oyun