Sabrın Benden Büyüktü Erdal
Yazan eylül2424Eyl 30

Hadi bay bay diyorum
Ve sen ardımdan incecik elini sallıyorsun.
Bilsen nasıl bir elemin eline düşüyor,
Eylül yüreğim.
Ben soru sordukça sen başını yana eğiyorsun.
Çok mu acıyor gülümseyen gözlerinin
Ağlamayan çocuk yanı?
Çok mu soruyorum?
Susuyorsun…
İlk karşılaşmamızda kısık sesli kelimeni unutmuyorum…
Hastayım diyorsun…
Başka söz bilmiyor gibi
Susuyorsun…
‘Neden konuşmuyorsun Erdal?’ diyorum,
Yüzüme gülümsüyorsun.
Ben sana, acına, yoksulluğuna koşamıyorum…
Gücüm yetmiyor acılarını alıp uçurumdan atmaya.
Ama sen bana gülümsüyorsun.
Kendimi sorguluyorum koridorlar boyu…
İçime dokunuyorsun!
Sana gelmeye bahaneler aramadan,
Olduğum kadarıyla kapını aralıyorum
Sen gülümseyip susuyorsun.
Biliyor musun bebeğim?
Sen kimseye benzemiyorsun.
Ne kadar güçlü duruyorsun karşımda.
Anneni aramıyor, ağlamıyorsun.
Ellerimi sıkıca tutup;
Islanan gözlerime bir yangın bırakıyorsun…
‘Beni semdin mi Erdal?’ diyorum
Başını sallayıp susuyorsun…
Yanağına Eylül busesi bırakıyorum,
Yüzümde dalgınlığı tadıyorsun.
Kimse öpmedi mi hazandan kalan yüzünü?
İçime mıh gibi işliyorsun…
Susuyorsun…
Aceleyle bitirmeye çalıştığım koridorda,
Sana rastlamamla, hayatıma acı bir umut bırakıyorsun.
Susuyorsun…
Sarı benizli bebeğim,
Beni gözlerimden vuruyorsun!
Ne çok kelime kurban ediyorum senin için,
Ama sen konuşmuyor susuyorsun…
Yarana bakamıyorum…
Yaranla kalbimde kıvranıyorsun…
Odandan çıkışımla yapraklarımı bırakıyorum.
Dalsız kalıyorum,
Kuruyorum,
Topraklaşmak istiyorum…
Gözlerini özlüyorum,
Kara gözlerini.
Ellerini özlüyorum,
İnce parmaklı ellerini.
Sevgiler besliyorum,
Duruşuna ve bakışına.
Bebeğim sen hâlâ susuyorsun…
Beni kendimden utandıracak kadar susuyorsun…
20 Temmuz 2009
Züleyha SELÇUK


müthiş bir paylaşım.. özellikle son cümleye bayıldım..tebrikler eylül..
Mısraların da benim içime dokunuyor Eylülyüreklim, tebrikler.
Erdal belki çaresiz belki umut doluydu ama susuyordu ne vardı yüreğinde kimse ama HİÇ KİMSE bilmiyordu!
“Ey! gelmişin ve geleceğin Rabbi. Ey! isimlerin sahibi,ben ayağımın nerede sürçtügünü, ben hatamı,ben yanılgımı adımı bilir gibi biliyorum. Ben bin kerre kabul ettim kabahatimi.Sen bir kere affet.”
Lâ’dan