inkayacinari

Fotoğrafı çeken: Ahmet Barış Işıtan

Karabaş-ı Veli Tekkesinden çıktığımızda
benim gözümden yaşlar akmaya başlayınca
bana doğru baktın.

—Ne o ağlıyor musun? Dedin.
—Huzurluyum Allah’ım bana bu kısa anları bağışladı
seninle Karabaş-ı Veli Tekkesinden çıkmayı nasip etti
bundan büyük huzur olamaz dedim.
Gemlik’teki eve geldik
denize karşı bir kahve içtik.
—Huzuru bulmak için bu manzara bile yetiyor, baksana
mehtap ile deniz ve yakamoz mükemmel dedin,
-O mehtap değil ki, o sensin dedim.
Gülümsedin.
Uyuduk uyandık kahvaltımızı yaptık,
-Bugün ikinci huzur bulduğum yere götüreceğim dedim.
—Senin sayende huzur içinde eve gideceğim dedin.
Bursa gittik arabayı sen kullanıyordun,
ben de sana önümüze çıkan yerleri anlatıyordum.
Öyle hızlı araba kullanıyordun ki birini tam anlatmadan sonrakine gelmiş oluyorduk.
Şimdiye kadar İnkaya Köyüne hiç bu kadar çabuk varmamıştım.
Kısa süren yolculuktan sonra İnkaya Köyüne geldik.
—Şimdi sana öyle bir ağaç göstereceğim ki
neden sana her defasında koştuğumu anlayacaksın

İnkaya Çınarı, Türkiye’nin en yaşlı çınarı olarak bilinen doğa harikası bir ağaçtır. Bursa’nın anıt ağaçları arasında en çok tanınmışıdır.
Uludağ yolunda, Osmanlı Devleti’nin ilk köylerinden olan İnkaya Köyünde bulunur.
35 metre boyu (12–13 katlı bir apartman kadar), 9,2 metre çevresi vardır. Her bir dalı 3–4 metre kalınlığında bir ağaç büyüklüğündedir.
6 asır yaşındadır dedim.

Şaşkın ama gülümseyen gözlerle bana bakıyordun
devam etmemi istermiş gibi sağ kaşını yukarı kaldırdın ben de devam ettim;

Sen
bu ağaç kadar kudretlisin.
Sen
bu ağaç kadar acılara yenik düşmemişsin,
Sen biricik çınarımsın
dallarının altına sığınıyorum
sana soruyorum,
çınarım beni her zaman koruyacak mısın?

Efsane Etrafoğulları

Print Friendly