
Hepimizin yaşamında inişler ve çıkışlar olmuştur. Bazen bizim terk ettiklerimiz bazen de bizi terk edenler olur. Terk edilmek için sevgili bile olmanız şart değildir. Arkadaş arkadaşını hatta dost dostunu terk eder ya da terk etmek zorunda kalır.
Terk ettiğimizde pek anlamayız ama terk edildiğimizde bizim de vaktinde terk ettiklerimizin hangi duygular içinde olduğunu anlarız değil mi? Hiç düşündünüz mü sizi bir zamanlar yakın olduğunun bir insandan koparan hareketiniz ya da sözleriniz nelerdi?
Bir insanı terk etmeye götüren ya da terk edilmesine sebep olan nedenleri bir bir bulalım ve sonsuza denk imha edelim istiyorum. Her ne kadar gidene pek dokunmasa da terk etmek de terk edilmek de istenen bir davranış değildir.

Hayatı görmüş, geçirmişsin
Yani tecrübelisin.
Kim bilir ne kadar çile çektin
Ne günler görüp, geçirdin.
Acı çektin ama
Şimdi olgun birisisin.
İster konuşmalarınla olsun
İster davranışlarınla
Sen her zaman dört dörtlük birisin.
Hiç kimse bilmez
Senin neler yaşadığını.
Hiç kimse anlayamaz
Senin duygularını
Ama her şeye rağmen
Ne kadar olgunsun insanlara karşı.

Hayat bu
Yaşadığın her adım
Sorumluluk oluyor.
Hayat bu
Bazen hayat şartları
Ağır gelebiliyor.
Hayat bu
Bazen insan kendisiyle
Bazen gerçekler aynalara yansıyabiliyor.
Ne oldum, ne olacağım
Ve ne idim, ne oldum diyebiliyor
Dedirtiyor…
İşte hayat bu
Bazen olaylar
Sizin üstünüze gelebiliyor
Omuzlarına çöküyor
Bazen de vicdani bir duruma
Dönüşebiliyor sizi rahatsız edebiliyor
Hayat bu
Hayat bu…
Kendi ayaklarının üstünde
Durmak lazım
Yoksa kaybolursun
Kendi dünyanda
Yok olursun
Ne kadar çabalasan da
Bir faydası olmaz
Çünkü iş işten geçmiş olur
İşte hayat budur.
Bundan dolayı pişman olursun
Hayat kelimesi ile
Aşk kavramının arasında
Aslında hiçbir fark yoktur
Şimdi aşk kavramını inceleyelim.
Aşk demek; sevgidir
Aşk demek; mucizedir
Aşk demek; sürprizdir
Aşk demek; acı çekmektir
Ben hayatı da bu şekilde tanımlarım
Tek farkı
Aşk insanın eli ayağı titretir.
Sevdiğinin yanında
Bir de hayatın acısı farklıdır
Nasıl anlatsam
İnsanın yüreğini mahveder
Hayatın acısı ise
İnsanın her yerini kaplar
Üstüne ağırlığı çöker.

Hayallerim vardı
Bir zamanlar
Seni sevdiğim
Seni gördüğüm
Gördüğüm an âşık olduğum
O an hayaller kurdum
İkimiz için
Her halinle
Her tavrınla etkiledin beni
Bunu biliyordun
Güzel sözlerinle
Etkileyici bakış tarzın
Beni yüreğimden sarstı
Yalnız bir tek sorunumuz vardı
Oda güvendi
Bence her aşkın
En önemli sorunuydu bu
İnsan dört dörtlük olsun
Her şey mükemmel olsun
Derler ama bu zamanda
Bu söz mümkün değil artık
En mükemmel insan olsan bile
Muhakkak bir hata yaparsın
Bu çok doğal artık
Nede olsa insanız
Orhan Gencebay’ın şarkısı gibi
Hatasız kul olmaz
Hatamla sev beni.
Yazan:
Efsane Etrafoğulları
Kas
30

Uçurumun başındayım dün akşam
Sevgi ile aşk ile baktım bu dünyaya
Seni aradım sensizliğimde
Seni dinledim sessizliğimde
Tanrı ağlıyordu halime
Sen gülümsüyordun.

Bir tutkuydu benimkisi
Sesini duyduğum an
Kalbim yerinden fırlayacak gibi olurdu
Bir heyecandı
Mutluluğum umut kaynağıydı
Adını ansam yerimden fırlardım
Hani o bana şarkılar okuyup
O anki bakışın var ya
Hiç unutmadım sevgilim
Şimdi uzaktasın ama
Kalbim ruhum seninle daima
İnan ki birtanem
Geceleri uyku tutmak bilmiyor
Seni düşündükçe kalbim daralıyor
İçim bir tuhaf oluyor
Nasıl oluyor bu bilmem ama
Anladığım bir şu var ki
Seni kaybettiğim, ayrıldığım an
Gözyaşlarım yerinde durmadı
Şimdi ise
Bana yakın olduğun günleri
Anımsıyor ve o hatıralarla yaşıyorum
İnan ki birtanem seni çok seviyorum
Sen beni sevmesen bile
Sonsuza dek ben seni seveceğim
Dön gel bana birtanem
Dön gel yeter.
Yazan:
Melike Ayan
Kas
30

Farklıysanız; kendinize ve çevrenizdekilere karşı saygılısınız demektir.
Farklıysanız; olan bitenin ortasında kendi yerinizi biliyorsunuz demektir.
Farklıysanız; lidersiniz ve herkesin söyleyemediklerini söyleyebiliyorsunuz demektir.
Farklıysanız; takip ediliyor ama asla başkasını takip edip örnek almıyorsunuzdur.
Farklıysanız; bütün bunların farkında olarak en güzelini ortaya koymak için çalışıyorsunuz, laf olsun diye iş yapmıyorsunuz demektir.

Genelde balık ve deniz mahsullü yiyeceklerde çiğ olarak tüketmeye alışık olduğumuz mor soğanın son günlerin revaçta olan salgını domuz gribi yani A grubu gribine birebir iyi geldiğini öğrendiğimden beri soğan tüketiyorum hala da gribe yakalanmadım…
Mor soğan için doğal antibiyotik de diyebiliriz gerçi grip ve grip diye adlandırılan türlerini bile antibiyotikler iyileştirmiyor ama doğal olan mor soğan hem lezzeti hem de güvenilirliği açısından iç rahatlığı ile tüketilebiliniyor. Hem hiçbir yan etkisi de yok.
Bu arada bir haberi de paylaşmak istiyorum mor soğanımızı kaptırmayalım. Her konuda çok uyanık olmalıyız.
Mor soğana Japon İlgisi
Japon Tarım Bakanlığı Erdek’in Ballıpınar Köyünde yetiştirilen mor soğanı mercek altına aldı. Mor soğanın Japonya’da yetiştirildiğini ancak köylerinde üretilen kadar lezzetli ve uzun süre dayanıklı olmadığını dile getiren Ballıpınar Köyü Muhtarı Hasan Aşıcı, “Köyümüzde üretilen mor soğanın bu özelliğini duyan Japon Tarım Bakanlığına bağlı uzmanlar soğan tarlalarından numuneler alarak köyümüzden ayrıldılar” dedi.
Japon Tarım bakanlığının üretim fazlası olan mor soğanın Türkiye genelinde pazarlanması yönünde bir çalışma başlattığını ancak köylerinde üretilen mor soğandan dolayı pazarlama sıkıntıları yaşadığını kaydeden Aşçı, “Japon yetkililer bize gelip kendi ürettikleri mor soğanları ekmemiz konusunda talepte bulundu biz bu talebi kabul etmedik. Ancak Ankara Polatlı’da üreticilerimizin Japon mor soğanlarını ürettiklerini üzülerek öğrendik” şeklinde konuştu.
Köylerinde yaklaşık olarak 10 bin dönüm alanda mor soğan üretimi yapıldığını açıklayan Aşıcı, “Mor soğan özellikle büyük şehirlerdeki restoranlar tarafından tercih edilmektedir. Vatandaşlarımızdan da son yıllarda ciddi talepler gelmektedir. Ancak köyümüzün coğrafi yapısı nedeniyle 10 bin dönüm alanın üzerinde mor soğan üretimi yapamıyoruz. Köyümüze ait olan mor soğanın başkaları tarafından sahiplenilmesi için sanayi bakanlığına marka tescil için müracaatta bulunduk” dedi.
Haberin Kaynağı: İlk haber Gazetesi

Geceleri gökyüzüne bakar
Ayın parıltısını izlerim.
Gökyüzündeki yıldızlara bakar
İçimden dilek dilerim.
Hep seni özler
Seni beklerim.
Sen gelmezsen eğer
Kaderime küserim.
Sensiz geçmiyor zaman
Sana olan aşkımı anlasana.
Yeter bu kadar ayrılık
Artık dön bana.
Sen olmazsan
Ben yaşayamam.
Bu kadar ayrılığa dayanamam
Ne olur geri dön bana.

Seninle olduğum andan beri
Bütün sıkıntımı unuttum.
Senin bana olan bakışınla
Yüreğimde sımsıcak sevgi oluştu.
Hislerim güçlendi
İnsanlara bakış açım değişti.
Seni sevdikten sonra
Benim hayatım değişti.
Mutluluğu sende buldum
İçimdeki duygu huzura kavuştu.
O kapkaranlık dünyam
Senin sayende ışık buldu.