
Eğitim ve Görgü Esas olarak okuldan alınır.
Milli Eğitim Bakanlığımızın temelde esas kuruluş amacı MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU’nda belirtilmiş ve maddeler halinde belirtilmiştir.
- Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;
-Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;
Genel amacı yukarıda belitilen kişiler yetiştirmek olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın birçok sebepler ve yaşamış olduğu birçok sorunlardan dolayı bu görevi yerine getirdiği pek düşünülemez.
Eğer bu gün Milli Eğitim Bakanlığı bu görevini yerine getirmiş olsaydı bugün özel okullar ve özel dershanelere yoğun bir şekilde belli bir akım yaşanmazdı diye düşünmekten kendimi alı koyamıyorum.
Şuan Milli Eğitim Bakanlığının müfredatı genel olarak öğrenci Merkezli bir eğitim anlayışından tamamen uzak olup öğrenci müfrefata uymak zorunda kalmaktadır.
Oysaki gelişmiş toplumlarda öğrencinin genel bilgi ve becerisine göre eğitim sunulmakta olup öğrencinin kendine olan güveni ön plana çıkartılmaktadır. Bunun anlamı şudur ; Kendine inanan ve güvenen bir öğrenci her alanda başarılı omak için gerekli gayreti göstermeye meyil göstermektedir, böyle oluncada sonuç olarak başarı kaçınılmazdır.
Yine günümüzde eğitim sistemimizde en büyük etkenlerden bir tanesi eğitime yönelik çalışmalarda ideolojik yaklaşımların hakim olması eğitim sistemimiz üzerinde bir kara bulut gibi dolaşmaktadır, fikri hür vicdanı hür olmayan bir eğitim sisteminde fikri hür vicdanı hür öğrencilerin yetişmesi mümkün görünmemektedir.
Şuanki eğitim sisteminde 8 yıllık bir mecburi eğitim sistemi mevcut olup, ilkokul 4′ cü sınıftan itibaren ise öğrenciler kendi aralarında bir yarışmaya girerek birbirinin önüne geçme yarışı içindedirler, buda öğrenciyi mecburi olarak ezbere dayalı bir bilgi eğitimine itmektedir. Amaç sadece SBS sınavlarında iyi bir okula girebilmektir, Tüm okullar bu bilinçle hareketle kendi okullarındaki öğrencilerin iyi bir okula gönderebilmek için bu yönde çalışma içerisine girmektedir.
Bunu sonucu olarak Milli Eğitim Temel Kanununda belirtilen “Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek” yerine ruh ve duygu bakımından dengesiz, sağlıksız, kişiliği gelişmemiş hür ve bilimsel düşünmeden uzak öğrenciler yetişmektedir. Aile ve çevre desteği alan bazı öğrenciler kendini kurtarmakta olup, bir çoğu sınıfta kalmaktadır.
Sonuç olarak eğitim ve görgü esas olarak okuldanmı alınır yoksa aile ve çevrenin etkisi ne derece etkilidir sorusuna bu eğitim sisteminde okulun çok etkili olduğu söylenemez diye düşünmekte olup;
-Öğrencilere kişilik kazandırmak, ihtiyaç ve problemlerine çözüm bulmak amacıyla araştırma ve inceleme yaptırmak, getirilen önerileri inceleyerek istişari mahiyette kararlar alınması halinde,
-Öğrenci hizmetlerinin eksiksiz organize edilmesi, yaygınlaştırılması ve yürütülmesinin yanında, özellikle rehber öğretmenlerin yetiştirilmelerinin ve istihdamlarının sağlanması halinde,
- Rehberlik hizmetlerini yaygınlaştırmak, yönlendirmek ve geliştirmek için alınacak tedbirleri belirlenip duyurulması halinde,
-Okulda rehberlik ve psikolojik danışma servisi kurulmasına öncülük edilmesi halinde fikri hür vicdanı hür öğrenciler yetişmesinde öncülük edeceğini düşünerek işte o zaman “Eğitim ve görgü okuldan alınır” söyleminin gerçek anlamını yansıtacağını beyan ederim.
31.01.2010
Korsan