31 Ocak 2010 icin arsiv

Bir Gül Diktim Gönül Bahçeme

Korsan

Bugün bir gül diktim
Çorak gönül bahçeme

Sevdama dair umutlarımı
Gül fidanıma verdim

Önce toprağını kazdım
Titreyen nasırlı ellerimle

Yüreğimdeki sevgimi
Gübreledim saçtım

Kapattım yavaş yavaş
Gül fidanımın kökünü

Çatlamış dudaklarımla
Suyunu verdim

Adını verdim gülüme
Geçtim karşısına

Seyretmeye başladım
Umudumu selvi fidanımı

Baharı beklemeye başladım
Açmanı yeşermeni bekleyeceğim

Tomurcuklarını koklamayı
Yapraklarını sevmeyi bekleyeceğim

Gözyaşlarım ile sulayıp
Ellerim ile büyüteceğim

Nasırlı ellerim, çatlamış dudaklarımla seni!
Seni hep seveceğim.

23:30
31.01.2010
Korsan

hunter2

(¯`v´¯)
`·.¸.·´
¸.·´¸.·´¨) ¸.·*¨)
(¸.·´ (¸.·´      .·´ ¸¸.·¨¯*

Kalbim senin elinde bi uçurtma,
Hadi çıkart dışarıya, başla uçurmaya…
Herkes görsün sahibini kalbimin,
Ama dikkat et! Fırtınada uçup gitmesin…

Bir kaptan edasıyla, gezdim limanları.
Her limanda kimleri beğendim, kimleri…
Yaşım otuz beşi geçtiği günden beri,
Senin kalbine demirledim, çapkın yüreğimi…

Korsan

Eğitim ve Görgü Esas olarak okuldan alınır.

Milli Eğitim Bakanlığımızın temelde esas kuruluş amacı MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU’nda belirtilmiş ve maddeler halinde belirtilmiştir.
- Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;
-Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;
Genel amacı yukarıda belitilen kişiler yetiştirmek olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın birçok sebepler ve yaşamış olduğu birçok sorunlardan dolayı bu görevi yerine getirdiği pek düşünülemez.
Eğer bu gün Milli Eğitim Bakanlığı bu görevini yerine getirmiş olsaydı bugün  özel okullar ve özel dershanelere yoğun bir şekilde belli bir akım yaşanmazdı diye düşünmekten kendimi alı koyamıyorum.
Şuan Milli Eğitim Bakanlığının müfredatı genel olarak öğrenci Merkezli bir eğitim anlayışından tamamen uzak olup öğrenci müfrefata uymak zorunda kalmaktadır.
Oysaki gelişmiş toplumlarda öğrencinin genel bilgi ve becerisine göre eğitim sunulmakta olup öğrencinin kendine olan güveni ön plana çıkartılmaktadır. Bunun anlamı şudur ; Kendine inanan ve güvenen bir öğrenci her alanda başarılı omak için gerekli gayreti göstermeye meyil göstermektedir, böyle oluncada sonuç olarak başarı kaçınılmazdır.
Yine günümüzde eğitim sistemimizde en büyük etkenlerden bir tanesi eğitime yönelik çalışmalarda ideolojik yaklaşımların hakim olması eğitim sistemimiz üzerinde bir kara bulut gibi dolaşmaktadır,  fikri hür vicdanı hür olmayan bir eğitim sisteminde fikri hür vicdanı hür öğrencilerin yetişmesi mümkün görünmemektedir.
Şuanki eğitim sisteminde 8 yıllık bir mecburi eğitim sistemi  mevcut olup, ilkokul 4′ cü sınıftan itibaren ise öğrenciler kendi aralarında bir yarışmaya girerek birbirinin önüne geçme yarışı içindedirler, buda öğrenciyi mecburi olarak ezbere dayalı bir bilgi eğitimine itmektedir. Amaç sadece SBS sınavlarında iyi bir okula girebilmektir, Tüm okullar bu bilinçle hareketle kendi okullarındaki öğrencilerin iyi bir okula gönderebilmek için bu yönde çalışma içerisine girmektedir.
Bunu sonucu olarak Milli Eğitim Temel Kanununda belirtilen  “Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek” yerine ruh ve duygu bakımından dengesiz, sağlıksız, kişiliği gelişmemiş hür ve bilimsel düşünmeden uzak öğrenciler yetişmektedir. Aile ve çevre desteği alan bazı öğrenciler kendini kurtarmakta olup, bir çoğu sınıfta kalmaktadır.
Sonuç olarak eğitim ve görgü esas olarak okuldanmı alınır yoksa aile ve çevrenin etkisi ne derece etkilidir sorusuna bu eğitim sisteminde okulun çok etkili olduğu söylenemez diye düşünmekte olup;
-Öğrencilere kişilik kazandırmak, ihtiyaç ve problemlerine çözüm bulmak amacıyla araştırma ve inceleme yaptırmak, getirilen önerileri inceleyerek istişari mahiyette kararlar alınması halinde,
-Öğrenci hizmetlerinin eksiksiz organize edilmesi, yaygınlaştırılması ve yürütülmesinin yanında, özellikle rehber öğretmenlerin yetiştirilmelerinin ve istihdamlarının sağlanması halinde,
- Rehberlik hizmetlerini yaygınlaştırmak, yönlendirmek ve geliştirmek için alınacak tedbirleri belirlenip duyurulması halinde,
-Okulda rehberlik ve psikolojik danışma servisi kurulmasına öncülük edilmesi halinde fikri hür vicdanı hür öğrenciler yetişmesinde öncülük edeceğini düşünerek işte o zaman “Eğitim ve görgü okuldan alınır” söyleminin gerçek anlamını yansıtacağını beyan ederim.

31.01.2010
Korsan

Umutlarım

Engelli yasamak

Umutlarım 5 yaşında
Anne karnında bana verdiğin tepkileri hissettiğim kadar heyecanlıyım
İlk sesini duymak gibi ben geldim hayat

Umutlarım 5 yaşında
Beş senede ne acılar tükendi küçük kalbinde
Gidişler, bir daha geri dönüşü olmayan

Umutlarım 5 yaşında
İlerler zaman, ilerler saatler, çocukluk biter büyümeye başlar insan
İçimizdeki çocuk hiç büyümez
Sen benim içimdeki çocuğumsun hiçbir zaman büyüme

Umutlarım 5 yaşında

Efsane Etrafoğulları

Gül Güzelim

ZuleyhaSelcuk

Sen ki benim bir gece ayazda kalışım
Ardından üşüyen tek yanımdın.
Sen ki benim ağlatılmasını istemediğim kadındın.
Bir gece yol kenarında kahırlara bırakıldın.

Sen ki benim gözlerimi kapattığımda kırılan dalımdın
Sen ki benim meltemde bile savrulan yaprağımdın.
Yüreğinin ince teline dokunulmasını istemediğim kadındın,
Ve bir sabah yol ortasında umutlara uyanmalıydın.
(Zübeyde SELÇUK YILMAZ’a ithafen)
2003
Züleyha SELÇUK

Domates Çorbası

domatescorbasi

Malzememiz:
Dört adet domates
Dört kaşık un
Bir yemek kaşığı tereyağı
Üç diş sarımsak
İki bardak kemik suyu
İki bardak kaynamış su
Bir küçük kâse rendelenmiş kaşar
Tuz

Yapılışı:
Domateslerimizi rendeliyoruz sarımsağımızı dövüyoruz ya da rendeliyoruz, iyice pişiriyoruz, suyumuzu ve kemik suyunu ilave ediyoruz, kaynamaya bırakıyoruz.
Yağımızı bir tencerede eritiyoruz, unumuzu ilave edip unumuz sararıncaya dek karıştırarak kavuruyoruz. Kemik suyuyla kaynayan domatesli suyumuzu bir çırpıcı yardımıyla karıştırarak yavaş yavaş unumuza ilave ediyoruz. Tuzunu da katıyoruz. Çorbamız iyice fokurdayıp pişince ocağın altını kapatıyoruz, rendelediğimiz kaşarı ilave edip çorbamızı servise hazırlıyoruz.
Afiyet olsun.

Ezgi

ezgi

Kün

Zaman akrebinin kara döngüsünde

Gönül aklıma nar-ı beyaz sövgüsünde

Kün’desinde iken var edenin OL emriyle

Sultanlara zulüm köleliğimin övgüsünde…

Külliyat

Sen Söyle!

hunter1

Sen yazmışsın okudum,
Bana veda mektubunu…
Hıçkırarak ağladım,
Son cevabın bu muydu?

Bir gün bırakıp gideceksin,
Beni terk edeceksin.
Ben ağlarken sevgilim arkadan
Söyle sen nasıl güleceksin?

Dur! Biraz beni dinle,
Söylediklerim sana son mısra, son cümle.
Unut diyorsun son satırında ya bana.
Mümkün mü bu istediğin, sen söyle?

Tüm laptop fırsatları için tıklayın !

bedava flash oyun pocoyo pocoyo oyna perilice oyun