
Aslında giderken arkamdan bakıyor mu diye bakmak güzel bir his hele ki geriye dönüp baktığında sana arkandan bakıldığını hissetmek dayanılmaz bir haz veriyor insana. Ama değer verdiğin bir insanın da arkandan bakmadığını görmek bir o kadar da elem verici. Ben o yüzden ne kadar merak da etsem, değer verdiğim insanın beni uğurlarken arkamdan bakmadığını görmemek ve ona karşı bir hayal kırıklığı yaşamamak için dönüp arkama bakmıyorum. Arkamdan bakmasın varsın hatta atsın tutsun ama bunu bilmeyim ki ona karşı sevgimde bir azalma olmasın diye…
Bizim başka bir adetimiz var aslında toplum olarak ve şimdilerde unutulmaya yüz tutan… Misafiri bahçe kapısına kadar uğurlamak, hatta arkasından bir tas su dökmek, su gibi akıp gitsin, tez zamanda geri dönsün ümidiyle… Hem böylece uğurladığınız kişinin de size dönüp bakma olasılığı artıyor.
Hayatım yollarda geçtiği için iyi bilirim bu duygunun ne demek olduğunu, zevkini doyasıya yaşarım, gözden kayboluncaya, boynun ağrıyıncaya kadar arkaya dönüp el sallamanın; ve hüznünü tadarım yaşlı gözlerle sevdiklerini uzakta bırakmanın…
Patozaf

Dönüşünü aynalarda bekledim,
Yüzümde halâ gözlerinin temmuz sıcağı.
Hadi affettir, bağışlat kendimi bana yeniden!
Ne zaman aynalara yüz çevirsem,
Düşman oluyorum zamanlarıma…
Aklıselim bir yürektim sana ‘sevdim’ dediğimde,
Hiç hesaba katmadım bitti diyebilmeni…
Bu mu yoksa canıma musallat olan?
Bu mu beni zamanlarıma düşman kılan?
Şimdi kulağına değmiyor ‘sevdim’ sözüm…
Şimdi bitirdiğin biz gibi öksüzüm…
Kalakaldık yitik bir tümce içinde bir başımıza.
Zamanı doldurdu ayrılığın,
Ayrılık zamanı dolmak bilmiyor!
Dönüşünü aynalarda bekliyorum,
Bir başıma
Gözlerinin haziran gecelerine sığınıyorum.
Şubat geçiyor yüreğimin derininden,
Seni tanımama ödül sayıyorum.
Hadi affettir anılarımı bana!
Bağışlat beni yaz akşamlarıma!
Kılı kırk yaralı,
Azgın ayrılıklara çarpıyorum.
Beklentisi düne kalan olduğumdan beri,
Dönüşünü aynalarda bekliyorum.
Züleyha SELÇUK

Sev ey yar
Emsalsiz bir sevda ile
Vuslata ermek için.
Ben bende değilken
Elini çekme üstümden
Nakaratım sensin
İliklerimde kansın.
Yüreğimde sevdamsın
Ülkümsün bende anlamsın
Ruhumu teslim edeceğim meleğimsin
Ezgilerde mısramsın
Gayibimsin
İçimde büyüttüğüm bensin
Nergiz bahçesinde dalsın
Düşlerimde hayalimsin
Ey yar bende anlam bulan her şeysin.
26.02.2010
Korsan

Umudum tükenmeden
Dualarımı üzerinden çekmeden gel.
Pişmanlıkların üzerine pişmanlık eklemeden
Sabrımın sonu gelmeden gel.
Arayış içinde, karmaşık yüreğinle
Mutlumu olacağını sanıyorsun?
Başka bir yüreğin seni,
Bu kadar çok seveceğini umuyor musun?
Zaman sevgini alıp gitmeden
Acılarım bitmeden gel.
Ezgi
Yazan:
Barış Erdoğan
Şub
27

şiirin üstüne çok düşme şairim
dizenin dizi incinir
merhemsiz yaraya dönersin
şirin’in üstüne çok düşme şairim
ferhat’ın sazı incinir
dirhemsiz daraya dönersin
Barış Erdoğan
Yazan:
Barış Erdoğan
Şub
27
.
dilimin ucuna gelmişken söyleyeyim
kendimi sevmeye can atıyorum
sıram gelmedi bir türlü
Barış Erdoğan
Yazan:
Barış Erdoğan
Şub
27

“mor”umuz “al”ınıza
“al”ınız “mor”umuza karışmışsa
almayız “ah”ınızı
ki gönlümüzde bir “hâl” saklı
“el”iniz “il”imize
“il”iniz “dil”imize dolaşmışsa
dolamayız “dil”imize
ki gönlümüzde bir “bal” saklı
Barış Erdoğan

Yanmayı yanılmalara öğreten yalnızlığın yan anlamıyım
Sen hep gerçek anlamda kaldın
Mecazlarına sanatlar ekledi gidişler
Yan yana gelmediğimiz her zaman terim oldu sensizliğe
bütün ateşlerin dilinde seni anlatım
küllere ders verdim kimsesiz kalışlar arasında
ıslık çalan bir ilmin dilindeyim
uslanmış bir felsefenin fecriyim
seni kendime anlatıyorum
atıl huzurun gölgesinde özlem buzullaşırken
aşk benimle senin arasında kaplıca suyu oluyor
göz yaşların da eklenince
şifa mı yoksa can yakılışın dönencesi mi bilinmiyor
ruhumda umutsuzluk festivali
senli konserler turnasında tavlarım söylenir
içimizin bam telleri kopar içlenişten
içerlendiğin nakışların kışlarında yazılmamış kavuşmalar üşür
o zaman aşk, kendi yanıklarından ısıtır imkansızlığı
ahını unutan bir aşkın hemzeminde
sensizlik ile vazgeçilmezliğimin ruhu çarpışır
bir ben ölür bir ben kalır özleminde
unutulmazlığına dönüşür özüm
kendi sırlarını mumyalayan aşkın sözü olurum
başkaldırının kaldırımlarına seni çizer ellerim ile el elelerim
gelip geçen anların deminde zaman susar
susamış sular ağlayan aklın ta içinde akar
gönül fenerinin tatminsiz sözcüklerinde yaşam yakar beni
çok sesli bir düşün kertmesinde benimde vurulur aklanışın
gözlerine bebekler büyütür bakışın
miadı biten geçmişin silgisiyle beni siler af
yorgun umanların köpüklerinde yıkanır sevgim
büyük boşluğun hoşluğunda kalır tutkularım
beni sana yazar aşk ve kader
ayrılık yeni kavuşmaları besteler
nakaratlarında gözlerin ve illa da beni yakan sözlerin
asil bir kopuş aslı’nın yüreğinden süzülür
sevinç yayılır buluşmanın atlaslarına
her karede senin yeşilliğin, maviliğin
yüzölçümünü tutkumun hevesiyle ölçtüm
sonsuz bensiz kalan aşk coğrafyam
bir şehirden bin şehre sığındım
sensiz başkent, beni mutlu etmiyor
şehirsiz ve sensiz kaldım
gel öz kentinde özle ve gözle dünyamı


Şimdi çalsa telefon,
Sesinin büyüsü sarsa yine beni.
Sarsıntılar içinde bulsam kendimi
Ve hiç susmasan…
Yerli yersiz sözleri sıralasan,
Nefes alışlarında aşkla solusan sözcükleri,
Bir ara dursan / duraksamalardan kurtarsan beni.
Sonra gülüşünü bıraksan içime,
Hiç geri almasan…
Dili damağı kurumuş cümlelerden bıktım!
Konuşmaya can atan kelimelerim olsan.
Bahara bir şey kalmadı Can,
Soluğunla nevruzlaşsan…
Çiğdemce bir zaman bıraksan çoraklığıma…
İççekişli hasta sözcükler dolanmış dilime,
Miadı bitmiş cümleleri telâffuz ediyorum
Ayrılık diyor bütün sözcüklerin dili
Sen sesinle kavuşmaları hatırlatsan…
Her defasında,
Aynı kelimeyi saran sesini duyarken ben,
Sen büyüklük yapıp,
Başka kelimelere de ses olsan.
Unuttuğum zamanları hatırlatsan,
Ben susam / sen konuşsan…
Bitirsen bitmek bilmeyen azılı zamanları,
Su misali aksan sesinle,
Konuşsan…
Şimdi çalsa telefon…
Çığlık çığlığa bir sevinç duysan,
Şaşkınlığın büyüse, ayrılık sussa
Bir sen konuşsan…
Ben yine kendimi sende bulsam,
Sesini duysam!
Züleyha SELÇUK

Bu gece bulutlarını ört üstüme
Susuz kalmış ay ışığı gibi
Isla duygularımı,
Kar oldum uzak dağlara duştum.
Sevdalara, bulutlara, rüzgârlara götür beni
Bende kal bu gece…
Yer aç yanında yalnızlığıma,
Kimseler duymasın…
Bir kemanın acıklı iniltisine koy beni.
Sev beni yüreğinden…
Bir serin akarsu gibi derinden…
İliklerim aşk koksun nefesinden,
İstersen bağrımdan, kor getireyim.
Türküler söyleyeyim esen rüzgârlara.
Duman duman… Bulut bulut… Eriyeyim sana.
Tut kollarımdan bırakma beni…
Öpsün ay dudaklarımızı.
Sonbahar yaprakları gibi savrulayım sana.
Çılgın arzular uyandır ruhumun derinliğinden.
Sev… Sev beni… Yüreğinden.
Şeker