Bir Resme Dair
Yazan Efsane EtrafoğullarıMar 31

Yağmur yine yağıyor karanlıklara
Dolaşıyorum.
Durup bir resme bakarım belki o resim benimdir
Leonardo Da Vinci Monalissa’yı tarif ederken dememiş mi
Bu resim kendi suretimdir diye?
Osman Hamdi Efendi kaplumbağa terbiye ederken
Bir insanı terbiye etmez mi aslında?
Yine yağmur yağıyor karanlıklara
Dolaşıyorum.
Durup bir resme bakıyorum
Kendi iç yangınımı görüyorum yanan evde
O masmavi gözlerden akan yaşlarla kendimi terbiye ediyorum.
Çiko gibi hayallerime ağlıyorum
Brogolin’nin tablosunda
Suretime bakıyorum.
31 Mart 2010
Efsane Etrafoğulları


O bir Efsane…
Efsane, şiirdeki bağlantı ve geçişler yerli yerindeydi, tebrik ederim.
paraf daha öğreniyorum daha iyi olacağım inşallah
Çalışan demir pas tutmaz ve bir gün emeklerinin ve gayretinin karşılığını da alırsın.
paraf yemin ederim o bir efsane diyorsun ya bazı şiirlerime
o zaman anlıyorum ki çok beğendiğini
iyi geceler size
ben çıkıyorum paraf insanın senin gibi arka-taşı olduğu zaman hiç sırtı yere gelmez saygılar
Ancak yemek yiyebildim.
paraf istersen başlığı değiştirebilirsin
yangimi yazmısım bir tek orasını düzeltir misin
yangınımı olacaktı
Yayına verdikten sonra değiştirmek iyi olmuyor link isimleri değisiyor bu iyi bence.
Bir blog var yayına alıp döneceğim.
http://www.aliseydi-sevim.com/Vizontele/index.html
Fırat Bey bu linkteki siteye yerleştirilmiyor.
KARA
Çarpmış,
Paramparça etmiş,
Kara sütü, kara sevdayla seni…
Ve kara memelerinde dişlerin asi,
Karadır, upuzun yattığın gece,
Felek, ah ettirir, boynun kıl-ince…
Cihanlar, çocuklar, kuşlar içinde
Sızlar bir yerlerin
Adsız ve kayıp
Sızlar, usul-usul, dargın
Ve kan tadında bir konca,
Damıtır kendini mısralarınca…
De be aslan karam,
De yiğit karam,
Hangi kalemin yazısı,
Zorlu yazısı,
Belanda?
Anadan doğma nişan mı,
Sütlü barut damgası mı,
Bir gece parçası mı kaburgandaki?
Kız kakülü, ne hal eylermiş teni,
Ellerin, deli hoyrat,
Ellerin, susuz, yangın.
Ellerin ooooy alarga…
De be aslan karam,
De yiğit karam,
Hangi güzelin diş yeri,
Mavi diş yeri,
Sevdanda?
Vurmuş,
Demirlerin çapraz gölgesi,
Alnın galip ve serin.
Künyen çizileli kaç yıldız uçtu,
Kaç ayva sarardı, kaç kız sevişti,
Gelmemiş, kimselerin…
De be aslan karam,
De yiğit karam,
Hangi zehirin meltemi,
Saran meltemi,
Hülyanda?
Hakikatlı dostun muydu,
Can koyduğun ustan mıydı,
Bir uyumaz hasmın mıydı,
“Ooooof” de bunlar olsun muydu?
De be aslan karam,
De yiğit karam,
Hangi kahpenin hançeri,
Saklı hançeri,
Yaranda?
AHMED ARİF
Dert kapımdan gitmez oldu ne deyim üstadım kırgın bir gönülden dizelere dökülen bir gönül sesi güzeldi kutlarım saygı ve selamlarımla…
selamlar arkadaşlar nasılsınız
selam paraf nasılsın
Selam ben iyiyim siz nasılsınız?
Benden de selamlar.
Aynı figürlerin resmiyiz hüzün her yerde aynı renk, tebrik ederim.
iyiyim sağolun selcan
BİR FOTOĞRAFA
Karşımdasın işte…
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi…
Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.
Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,
‘zamanla bırakmamak’tir..”
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır
Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim…
NAZIM HİKMET
sağol ufuk yazdığım en güzel şiirlerimdendi okuyan gözleriniz sağolsun
harika bir şiirdir nazım hikmetin selcan çok teşekkür ederim
YALNIZLIĞI DENEMEK
gecenin ortasında ne işin var
yıldızlara dokunma yanarsın
bak birazdan ay da batacak
karanlık bulaşmasın ellerine
tersine döner yolunu bulamazsın
içi dışı uzay tozu yansımalar
sahi mi yalan mı anlayamazsın
bir rüya gemisi iskele sancak
dokunup geçiyor hayallerine
ağlayasın gelir ağlayamazsın
sevmek insanın yüreği kadar
küçükse büyüğünü taşıyamazsın
yalnızlığı da dene oldu olacak
nasıl yankılanır derinden derine
iyi midir kötü mü çıkaramazsın
insan insanı kendisi tamamlar
içinde başka dışında başkasın
eksikliğin fazlana elbet bulaşacak
öbürü sığacak bunun derisine
yoksa sabaha sağ çıkamazsın
ATTİLA İLHAN
Rica ederim ben de çok severek okurum.
Durup bir resme bakıyorum
Kendi iç yangınımı görüyorum yanan evde
O masmavi gözlerden akan yaşlarla kendimi terbiye ediyorum.
Çiko gibi hayallerime ağlıyorum
Brogolin’nin tablosunda
Suretime bakıyorum
Yüreğine dert deymesin Mehmet
Sevgilerimle
SEVGİLİM, BİR GÜNÜN..
Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor
Ben seni düşünüyorum seni
Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi
Kalbim diyorum kalbim
Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi
Aşkı anılar besliyor düşler kadar
Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır
Sevgi eskidikçe sevgi.
Günümüz ekmeğimiz, türkümüz
Çoluğumuz çocuğumuz
Binalar yan yana yükselip gidiyor
Vapurların ağzı köpük içinde
Uzaklarda ne kapılar açılıyor
Tirenin biri bir istasyona varıyor
Ordan çıkıyor biri.
Her şey biliyor her şey
Sen biliyor musun bakalım
Seni nice sevdiğimi?
Üstüne titrrediğimi?
Geldiğimi?
Gittiğimi
Hadi!
CEMAL SÜREYA
deydi be ezgim nasılsın boş ver beni bugünlerde çok kötüyüm
harikasın selcan
Çok değerli bir bilgi okumak istersen diye buraya da ekliyorum.
Bu konudaki bilgileri çok beğeniyorum insanı motive ediyor ve güç katıyor.
sağolun selcan
Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var. Şimdi nerdesin? Ne yapıyorsun? Güneş çoktan doğdu. Uyanmış olmalısın. Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi? Öyleyse ayrılmadık. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan. Ikisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın. Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini..Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını, kanunlara saygı göstermesini, insanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar. Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun. Ya o? Ya o?
Insanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat, çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor, saadet bekliyor yaşamaktan. Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık. Aradıklarının çoğunu bulamamış, beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak göçüp gidiyor bu dünyadan. Işte yaşamak maceramız bu. Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak ve yaşayıp beklerken ölmek!
Özleme bir diyeceğim yok. O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası. O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı. O tek güzel yönü bekleyişlerimizin. Insanlığımız özleyişlerimizle alımlı, yaşantımız özlemlerle güzel. Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin. Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem. Bir ışığı var. bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz. Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; seni özlediğim içindir. Beklemenin korkunç zehiri öldürmüyorsa beni; seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa, yine seni özlediğim içindir.
Seni bunca özlemesem; bunca sevmezdim ki…
Ümit Yaşar OĞUZCAN…
beşinci mektubu değil mi ümit yaşarın selcan bu
Evet, o.
ben ümit yaşarın delisiyim yemeğe cağrılıyorum müsadenle
Müsaade sizin efendim, afiyetle.
tekrar geldim
nasılsın paraf arkataşım
Bomba gibiyim, sen nasılsın?
iç güveysinden halliceyim

İyisin o zaman en azından ortada kalmamışsın:

evet ya bırakıp gidiyorlar ortada kalmadım
bazen isyan ediyorum haklıymışım
Her şeyi öğrettim de sana şu isyan etmekten vazgeçmeyi öğretemedim. Saçlarımı ağarttın Efsane.
İsyan etmek yapacak hiçbir şeyi olmayan aciz insanların özelliğidir. Gerçeklerle yüzleşemeyenler olayı isyan boyutu ile aşmaya çalışırlar ki bu aslında bir şeyin ardına sığınma çabasıdır.
Hem bu güne kadar isyan ettiği için fayda sağlamış ya da amacına ulaşmış birini gördün mü?
Cevabı ben vereyim.
Hayır, görmedin çünkü yok.
Madem isyan etmenin faydası yok ne diye isyan edip durursun bre Efsane.
senin saçların da boğsan beni gıgım bile cıkmaz


,
bu sözlerden amma arabeks şarkı olur
ben güfte denemesi yapayım mı
Güfte de yap, kariyer de yap.
Eksik kalmamalısın hiçbir şeyden, ben arkandayım.

istersem çocukta yaparım

Kucak kucak sevdalarda Yabancı ve yalancı gülüşler Ne kadar yakın olsa da Sıcak olsa da dokunuşlar Hasret git gide büyüse de Küçülüyor gerçek ‘aşk’…
eserinizin içinde güzellikler saklı.. tebrik ederim efsanesiniz
paraf işte burda çiko
Bu blogunu hatırlıyorum ama Çiko amcamı tanımıyorum.
her insan da birazçık içinde çiko yok mudur
http://tr.wikipedia.org/wiki/A%C4%9Flayan_%C3%87ocuk
paraf bu çok zor mu geldi konu