Dünya
Yazan Efsane EtrafoğullarıMar 30

Birey yoktu biz vardık bireyleşmiş dünyada
Her şey bize endeksli değil miydi?
Okuduğumuz kitapları biz seçmez miydik?
Bir sinemada yer göstericiye, çocuklara sorardık bizim yerimiz nerde diye
Zamanı biz ayarlamaz mıydık biraz daha geç gitmen için?
Biz bir simit yerken herkes hayran kalmaz mıydı?
Kitaplar okundu
Zaman bitti
Sinema izlendi.
Bir simit ortadan bölündü
Bir gül uzattın
Ve bizleşti dünya.
30 Mart 2010
Efsane Etrafoğulları


Dünyanın bile çivisini söktük.
Tebrikler Efsane.
nerden aklıma geldiyse bu şiirimi ben 2005 yılında yazdım her zaman ki gibi başlığını da koymadım senin bulduğun başlıklar harika oluyor paraf
sağol var ol
Sebep ve sonuçları ile birlikte biziz işte. Tebrik ederim.
Başlığı beğenmene de ben sevindim.
paraf bu şiirimin esas başlığını söylesem inanmazsın
hele şükür be yemek pişti müsadenizle yemek yiyeyim
Dolaylı anlatım ve yansıyan ifadeler bu anlatıma derinlik katıyor tebrik ederim.
Özlemlerinizin dinmesini dilerim üstadım çok güzeldi. Gönlünüze sağlık.
Gecenin sonlarına doğru Şafaktan önce uyandırmıştı beni buğuk düşler arasında küçük kalbim..
Birşeyler anlatmaya çalışıyordu aslında birbirimizi bir türlü anlayamasakta..
Evet hiç anlaşamıyorduk bütün zaman dilimlerinde tutarsızdık ikimizde.
Onun istediğini ben benim istediğimi o elde edememişti.
Birşeyler hissediyordu yine eskisi gibi kıpır kıpır olmasından belliydi..
Sıcak bir yaz gününün sabahıydı merul uykulardan uyanmış bir yüze karşı soğuk su terapisi ile yardım etmeye çalışıyordum
Aynadaki benmiydim aslında onu da bilmiyordum…
Uzun bir yol vardı bugün önümde belirsizliklerle dolu çabuk hazırlanmalıydım.
Yürümeyi severim yürürken düşünmeyi ve her adım attığımda geleceğimi şekillendirmeyi,
Hava çok sıcak ama insanların soğukluğu aradaki farkı kapatıyor her gölge bir diğerine kin güdüyor.
Oturmalıyım bir yerlerde aslında yanımızda olmasa özleyeceğimiz manasıyla bende Suyu özlemiştim buram buram su içmeyi..
Omuriliğimi sandalye ile tanıştırmaya başlamışken bir Güneş tutulması gibi her yer karanlık oldu birden bire..
Yanlızca tek Bir ışık vardı koca şehirde bütün karanlığı kaplayacak kadar pırıltılı bir ışık ben adını Aydınlık koydum siz sadece tebessüm diyin..
Bu kadar harika bir ışık saçabilen bu Tebessüm karşıda oturan güzelliğine sıfat bulunamayacak her hangi bir litarütürde açıklanamayacak O’na aitti..
Yağmur damlasına muhtaç çatlamış toprak gibi hasretle bakmak O’na daha mutluluğu haz edici bir şevk veriyordu ikimize yani ben ve küçük kalbim ilk kez anlaşabilmiştik..
Ama O bir yabancıydı ve bir yabancıya ne söylenebilinirdi ki ..
Vücüdumun bütün parçaları ona doğru gitmek isterken Gökyüzü omuzlarıma binmiş bir halde oturabilmek herkese göre bir güç değildi
Bardağı tutuşu ve bardak ucunun dudaklarına teması arasındaki süre zamanında AşıK oldum ben O’na
Bütün Mekan boşalmış gibi sadece biz varız gibi gözlerimle O’na her temasımda yedi satırlık şiirler hediye ediyordum,
Birisi Güneş Birisi Ay olan gözlerine…
Üç dakika yani yüzseksen saniye nasıl değiştirebilir koca bir geleceği nasılda belirleştirir bütün soyutları..
Kan nasıl olurda bu kadar hızlı akmaya başlayabilir..
Haykırmak istiyorum şimdi Anne ben aşık oldum tanımadığım ama yaşımın toplamı kadar Onun için yaşadığımı anladığım bir yabancıya.
Yine karanlık oldu her yer ve artık Işıkta yoktu
O gitmişti ben Aşık Olmak nasıl bir duygu diye Mutluluğunu Yaşarken ben ona gidemeden O gitmişti..
Çünkü ben Aşık olmanın vermiş olduğu Mutlulukla Konuşmayı unutmuştum..
Çünkü ben Aşık olmanın vermiş olduğu Huzurla yürümeyi unutmuştum..
Çünkü ben AşK nedir daha önce hiç yaşamamıştım…
(yCan)
selam nasılsın paraf
bir şiir yazdım paraf
İyi yapmışsın.
bir bakar mısın bir isimlere karışıklık olabilir o yüzden zahmet iyicene incele
Tamam, iyicene incelerim.
selamlar DÜNYADAKİ etraf halkı.
selamlar nasılsın fırat abi
Efsane Etrafoğulları demis ki 31 Mart 2010 20:17 selamlar nasılsın fırat abi
<<tşkr efsane siz nasilsınız.
sağol paraf emeğine sağlık
iyiyim sağol üretmeye devam ediyorum
Aleyküm Selam Fırat Bey hoş geldiniz, dün sizi göremeyince ben de ilan verecektim.
ewet doğru ben geldiğimde kimse kalmamıştı..
Siz yoksunuz diye dün çay bile yapmadım.
<<dünkü çayları da bu gün içeriz.
İkişer bardak içeriz artık başka çare yok.

inşallah
EL TUTUŞA TUTUŞA
Ne kadar çok elimiz varmış meğer
İlkin, senin elinle tutuşan benimki
Sonra çocuklarınki
Gençlerinki
Tekel işçilerininki
Sonra, ellerin elleri…
Ne kadar çok elimiz oldu, baksana
Tutuşa tutuşa
Bir orman yangını gibi
CAN YÜCEL
Dudaklarının Dudaklarımdaki İşgali Hala
Yüreğimde…
Nefes Alıyorum Ama Hala Bulamadım Seni…
Sana Yanıyorum …
”Ben…
Sana Yanarken Şimdi…
Sen Kim Bilir Nerede Üşüyorsun ”
Ceyhun Yılmaz