La-n-et-li Yehova
Yazan edward34May 31

Kan emici işgalcilere ithaf
Ruhun sığınaklarında mazlum kelebekler uçar nura
biz nurdan doğan nura koşan ermiş sevgilerin çırasıyız
lanetlenmiş sülünlerin kan haritasında vurulan bebeğim
ağlasam dünya benle ağlar
çağlasam dünya benle çağlar
yüreğimin güney kutbu gazze
yüreğimin kuzey kutbu insanlık
nabzıma sıkan kurşunların kalemiyle acılarım titreşir
suretini büyütür can pazarındaki tarifsiz kan canavarı
annenizin sütüne katılan hainlik bir ömür lanetli kılar
içimizdeki sevgi pınarlarını kurutamaz kırkayağınızın kırk zehri
yalnızlık dehrinde kaybolduğumuz uçsuz kayıplarda
acısı içine işlemiş yitik bir aslanın ormana giriş halindeyim
benim soyumla huyumun gölgesinde terbiye edilmediniz
bu yüzden la masallarınızın aşüfte cadılarından lanetli kaldınız
bu yüzden illa billahi bilmeyen bir avuç sülün sümüğüne yamalısınız
ümmetin alyuvarlarını içerek tarihe kadeh kaldıran dışlanmışlığın kırık aynası
önce kanar yapayalnızlığınız
sonra mevsimsiz kırağılarda üşür yürek devletiniz
hep ezilmişliği onarmakla geçer ömrünüz
hep lanetli emelleri emersiniz domuz memesinden
bu yüzden vicdani ifritinde kavlarınız çıkar teğetinde
bu yüzden kanla beslenen isimsiz bir lanetli çıyansınız
bu yüzden hiçbir zaman mutlu tarihiniz yansımada huzura
kabil’in elma bahçelerinde yasakları eziştiren işgalci
firari düşlerinizin son intiharında gayrı yalnız ötecek gayya kuşunuz
doyumsuz şarap mahzeninde kanınızı içerek sarhoş olacak suçunuz
ihanetlere taranan kefilsiz suçlarınızın saçını tarayacak saçınız yok
hüznü bölüşmeye devam edin korku sığınaklarında
sessizliğe dökülecek sinsiliğiniz
pisliğiyle oynaşıl domuz ders verecek gayya gölgesinde
sen bir hiçin ortasında sıfır kadar boşsun
değerin akıttığın kanla artıyor
sen hiçin piçliğinde tanımsızlığın seçerisi
sen lanetli bir künyenin sınırsız adresi
bütün hainlerin serüveni bir gün gün bile olmadan bitmişken
sen kan dansı kendi teninde yapacaksın bir gün
yeni Hitler türküsü çalınmalı bam telinde
sabun olmalı aşkınız
yıkatmalı sizi insanlık
biz nurdan doğduk, biz nura koşan hilalin lal haliyiz
yıldız yıldız sonsuz büyüklüğümüze kardeş sevginin al haliyiz
aksa da kanımız, yansa da canımız biz inancın güneş haliyiz
haddini bil hiçliğin hoşluğunda kendine boş la-n-et-li
Not: Lütfen bu şiiri herkesle paylaşın…
Lanetli bir marşı herkes okusun…
Mazlumlar ölmez… İnsanlık ölmez…
Biz insanlığın nuruyuz…
Onlar hep lanetli…



Bu kansız insanlara karşı birgün ilahi adalet yerini bulacaktır.Tebrik ederim.
Gün gelecek diyeti elbet ödenecek ayet ve hadislerle bildirilmiştir ama o gün gelene kadar yaşananlar hepimizi derinden yaralıyor.
Duyarlı yüreğinizi kutlarım, tebrikler Üstadım.
Şairi ve şiiri kutluyorum. İşte toplumun yaralarına parmak basan bir değerli kalem, yüreğine emeğine sağlık. selam ve sevgilerimle.
“Yahudiler mi dediniz? Onlar, yumurtalarını pişirmek için,
Dünyayı ateşe vermekten çekinmeyen lanetlilerdir ”
Necip Fazıl KISAKÜREK
Çok çok üzgünüm bütün bu olanlar karşısında bunları yapanları lanetliyorum.
İsrail’i lanetliyoruz… Zulüm gören tüm Müslüman kardeşlerimizi dualarımızda unutmayalım…
Ey Rabbim! katil israile öyle bir bela ver ki; sonra ki gelecek olan nesillerine firavun gibi ibretlik olsun…
Bir Gün Gelecek, Öldürmediğim Her Yahudi İçin Bana Lanet Okuyacaksınız.
Adolf Hitler
Bunlara göz yuman ülkelerde suç ortağı başta ABD hepsini Rabbim helak etsin. şiirinizin hissedilerek yazıldığı belli..o yakarışın içtenliği mısralardan hissediliyor…tebrikler ,güzeldi…
Yüreğinize emeğiniz sağlık değerli üstadım hepimizin acısının tek dili olmuşsunuz.
Sevgi ve saygılar.
Duyarlı yüreğinize sağlık güncel ve acı gerçek bir konuyu güzel, değişik ve gayet sade bir dille şiirleştirmişsiniz.
Üstadım kıta kıta kanayan yaralarımızdan belki en önemlilerinden birine işaret buyurdunuz.Kusursuz anlatımı ve tekniğiyle diyecek söz bırakmıyor. Saygımla…
Sosyal içerikli muhteşem bir şiir. Yüreğiniz var olsun.
Bu gerçekleri kavrayamayan acizlere tokat gibi mesajlar… İyi ki varsınız… Sözler güzel anlam güzel en önemlisi de bu satırları yazan gönül güzel…
Selam ve dua ile kalınız efendim.
TUFAN YAKLAŞIYOR
TARİHE bakınız, şu iki çeşit devletlerden, birincisi imparatorluklar, ikincisi zalim devletler, hangisi yıkılmamış, ebedî olarak yaşamıştır? Hiçbiri…
Sovyetler Birliği’nin çöküşünü gördük, şimdi sırada ABD var. Niçin yıkılacak? Zâlim olduğu, zulm ettiği için… Efendim böyle süper, böyle güçlü, böyle azametli bir devlet hiç yıkılır mı? Cevap: Öyle bir yıkılır ki…
İsrail küçük bir devlet, o da yıkılacak. Yahudi devleti olduğu için mi? Hayır, zalim olduğu için.
Evrensel hikmet “Zulm eden bir devlet ve rejim yıkılmaya mahkumdur” diyor. Hikmet yanılmaz.
Peki nasıl yıkılacaklar? Ben gaybı bilemem, sadece yıkılacaklarını bilirim.
ABD’nin ve İsrail’in yıkılmaları bütün cihanı, bütün insanlığı sarsacak, dünyayı alt üst edecektir.
Yıkılmayı geciktirmek, durdurmak mümkün müdür? Elbette mümkündür. Neyle? Adaletle, zulümden ve haksızlıktan vazgeçmekle, eski kötülüklerini tâmir ve tazmin etmekle.
Peki niçin hemen yıkılmıyorlar? Cevap: Onlara mühlet veriliyor. Her şeyin bir vakt-i merhunu vardır.
ABD’ye ve İsrail’e dayanarak, onlardan yardım ve destek görerek ayakta duranların sonu ne olacaktır? Onlar da yıkılacaktır.
1941’de Almanya ne kadar güçlü idi, sonra yıkıldı.
İran’da Şah rejimi ne kadar güçlü görünüyordu, o da yıkıldı.
Haçlı ordusu Kudüs’ü zapt etmiş, 70 bin Müslüman ve Yahudiyi merhametsizce katl etmişti. Oradaki Haçlı krallığı da battı. Zalimler için izzet ve beka yoktur.
Filistin’de adalet nasıl sağlanır? Irkçı İsrail devletine son verilir, vatandaşları Arap ve Yahudi olan bir Filistin devleti kurulur…
Zulm edenler Müslüman da olsalar devletleri yine yıkılır mı? Yıkılır, yıkılır, yıkılır…
Zâlimler zulmü bırakmazlarsa ne olacaktır? Üçüncü dünya savaşı patlak verecek ve korkunç facialar cereyan edecektir.
İslâm alemindeki ve üçüncü dünyadaki petroller ve tabiî kaynaklar kimlerin malı ve hakkıdır? Hangi ülkede çıkıyorsa o ülke halkının hakkıdır.
Arap ve İslâm ülkelerinde çıkartılan petroller sadece İslâm dünyasını değil, dünyanın bütün fakirlerini ihya etmeye, geçindirmeye yeter. Bunları gasb edenler zalimdir. Cezalarını göreceklerdir. Onları Kim cezalandıracaktır? Allah cezalandıracaktır. Çünkü O zalimleri sevmez, azgınları sevmez, yeryüzünde fesat çıkartanları sevmez.
Zâlimlere destek veren Müslümanların durumu nedir? Onlar da zâlimdir, onlar da ceza görecek, yıkılacaktır.
Bazı zalimler kendilerini İsa aleyhisselamın bağlısı olarak gösteriyor… Onlar yalancıdır. İsâ aleyhisselam bir vâdide, onlar bambaşka bir vâdidedir. Hz. İsa’ya bağlılık lafla olmaz, aksiyonla, ahlâkla olur. Onlar İsa aleyhisselamın ahlâkının zıddı bir ahlâk üzeredir.
Mazlumların önderi kimdir?
Muhammed aleyhissalatü vesselamdır.
Yakın bir tarihte Ortadoğu’da büyük savaşlar olacaktır. Bu savaşlarda dünya menfaatleri ve ikballeri için zâlimlerin safında bulunanları korkunç bir âkıbet beklemektedir.
Bu savaşlarda, haklıların ve doğruların safında olup da canlarını kaybedecek Müslümanlara ebedî mutluluk vardır.
Fırat nehri kuruyup yatağından altınlar çıkınca oraya koşacak ve altın toplayacakların vay hallerine! Onlar belâlarını bulacaktır.
Müslüman, muhlis, mustaqim, muttaki Kürtleri tenzih ederek söylüyorum; ABD ve İsrail zâlimlerine bel bağlayanKürtleri korkunç bir âkıbet beklemektedir. Onlar çok yanlış bir hesap içindedir, fırtına ekiyorlar, kasırga biçeceklerdir.
Şahsî ikballeri için zâlimleri destekleyen, meşruiyetlerini onlardan alan birtakım İslâmcıların da sonu çok kötü olacaktır.
Efendi sen kâhin misin ki, böyle konuşuyorsun?
Görünen köy kılavuz istemez. Zâlimlerin âkıbetlerinin kötü ve feci olacağını söylemek kâhinlik değildir.
Üçüncü dünya savaşının arefesindeki hengâmeler içinde sâdık ve hâlis Müslümanlar ne yapsınlar?
* Namaz kılmayanlar, beş vakit namaza başlasın.
* Farz namazlarda cemaate devam edilsin.
* Zekâtların dışında, hakedenlere sadaka verilsin. Unutulmasın ki, Sâdık Haberci “Sadaka belâyı ve musibeti def eder” buyurmuştur.
* Her türlü azgınlıklardan vaz geçilsin.
* Her türlü nifak alametinden arınılsın.
* Mü’min ve müslimler arasındaki birlik, beraberlik, muhabbet, bağlılık, teşkilat kuvvetlendirilsin.
* Cemaat asabiyetinden ümmet şuuruna geçilsin.
* Birtakım hocalar, hazretler, ruhbanlar erbab haline getirilmesin, putlaştırılmasın.
* Din istismarı konusunda uyanık olunsun, dinî âlet ederek nefisleri ve nüfuzları için para toplayanlara fırsat verilmesin, yardım edilmesin.
* Din konusunda her türlü kötü bid’atlerden uzaklaşılsın, Ehl-i Sünnet ve Cemaat yolunda ve dairesinde olunsun. Din konusunda indî ve keyfî şekilde tartışılmasın.
* Kâfirler dost ve velî ittihaz edilmesin.
* Zühd, takva ve kanaat sahibi olunsun.
* Dünyaya değil, âhirete yönelik olunsun.
* Herkes güçlü Müslüman olmak için ne gerekiyorsa onu yapsın, bilgi-kültür boyutunda, ahlâk, karakter, aksiyon boyutunda, güzellik boyutunda güçlü, vasıflı, üstünMüslüman olmak için ne lazım geliyorsa…
* Allah’ın rahmetine nâil olmak için merhametli olunsun.
* Yahudi ve Hıristiyanları memnun etmek için İslâm’dan tâviz verilmesin, “Üç İbrahimî din… Onlar da Cennete girecek… Amentüde Ehli Kitab ile ittifak halindeyiz…” gibi yanlışlıklardan vaz geçilsin. Allah katında tek hak din İslâm’dır gerçeğine sımsıkı sarılınsın… Küffarın istediği ehlî, ılımlı, light, budanmış, tahrif edilmiş yeni bir İslâm üretme ve türetme çılgınlık ve sevdasından vazgeçilsin.
Tufan yaklaşıyor… Vaktiyle birtakım akılsızlar “Biz yüksek tepelere çıkar ve tufandan kurtuluruz…” kuruntusuna kapılmışlar ve sular onları boğmuştu. Tufandan kurtulmanın çaresi Nuh aleyhisselamın gemisine binmektir. O gemi İslâm’dır, onun dışında başka kurtuluş yolu ve çaresi yoktur. Tufan ansızın gelir çatar. Gemiye koşun, gemiye binin…
Mehmet Şevket Eygi