Haziran, 2010 icin arsiv

Karanlık Kuyu

ihtimal1

Bilinmezlik derin bir kuyu sanki

Fırsat kollar gibi karanlık

İkisi bir oldular sen giderken

Sensizliğin sessizliğinde

Hapsoldum bir kere kuyuda

Güneşin her batışında

Üzerime yürüyor bilinmezlik

Sonumu bilemiyorum

Sıkıştırıyor beni karanlık

Önümü göremiyorum.

Karanlık bir şeyler fısıldıyor bazen

Sessizliği bozmayı çok seviyor

O konuştukça ben boğuluyorum

Dualara sığınıyorum.

Bir ihtimal

Kurtarır bu bilinmezlikten

Karanlığı kovalar belki…

29 Haziran 2010

İhtimal

Sürprizli Biber Kızartması

bbr2

Sevgili Etraf dostlarım, sürpriz biber kızartması normal biber kızartması görünümünde sofraya geliyor, yemeye başlayınca iç malzemesi olması sürpriz oluyor onun için adı böyle…

Ankara’da bulunduğum bir dönemde Kayseri Mucurlu Birsen isminde bir değerli arkadaşımdan öğrendiğim bu tarifi sizlerle paylaşmak istedim, umarım yapar beğenirisiniz ve hazırlarken sizlerde beni hatırlarsınız kolay gelsin…

Malzemelerimiz:

500 gr yeşil dolmalık biber
1 su bardağı un
2 yumurta
1 çay bardağı yoğurt
1 kahve fincanı sıvı yağ
1 çay bardağı kaşar peynir, rendelenmiş
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 diş sarımsak, rendelenmiş
İsteğe göre tuz
Kızartmak için 1 su bardağı sıvı yağ

bbr1

Yapılışı:

Biberleri yıkayın kâğıt havlu ile kurulayın.
Çukur bir kâseye un, yumurta, yoğurt, sıvı yağ, kaşar peynir, sarımsak, kabartma tozu, isteğe göre tuzu ilave edin ve bir çatal ile iyice karıştırın, kek hamuru kıvamında bir hamur olacak, iç malzemesi hazır…

bbr

Resimde de gördüğünüz gibi biberin bir yüzünden bir parça koparmadan keserek aralayın. Hazırladığınız iç malzemesinden bir tatlı kaşığı ile ya da bir krema pompasıyla her bir biberlerin içlerini yarım olacak şekilde doldurun. ( biberin içini tam doldurursanız kızartma anında kabaracağı için iç malzemesi taşma yapacaktır.)
Kızdırılmış yağın altını biraz kısarak biberleri rengi dönene kadar her yüzünü kızartın, yanında sarımsaklı yoğurt ile servis yapabilirsiniz ya da domates, salça sosu tercihi size kalmış.

Afiyet olsun.

Melis Gönül


Masaüstü Player İindir

Sitene Radyo Favori Ekle

Radyo
Favori İstek Hatti

Çağlara Değecek Bir “An”sın Bana

be-6

Kaptanıderya Barbaroslu Beşiktaş’a gönül vermiş bir “sultan”dın

geçen zamana değil ömrümce akacak çağlara değecek “an”dın

 

Barış Erdoğan

Gönül Duvarlarım Artık Harap

be-4

çığlığım sağır eder kulağı dahası kem gözleri

sığlığım kabul eder özü önüne geçmiş sözleri

 

ne görecek göz bıraktın bende ne duyacak kulak

ne öpecek dudak ne dökecek dil ne varsa kurak

 

içirsen gönül çeşmenden bin damla şarap ne fayda

yıkılmış gönül duvarım canım hepsi kırık bir fayda

 

Barış Erdoğan

Şair Der Ki;

be-1

İnsanoğlu, ünü arşa çıkmış birine benzemek; şiirse, başka şiire benzememek için çırpınır.

 

Barış Erdoğan

Anahtar Sözcükler

be-3

Koca bir sarayın kapısını açmak için küçük bir anahtar yeter; ama küçük bir şiirin kapısını açmak içinse koca anahtar sözcükler gerekir.

 

Barış Erdoğan

Cilveli Kahve

Cilveli kahve, sunumu ve tüketiliş şekliyle diğer kahvelerden ayrılıyor. Fincana dökülen bol köpüklü Türk kahvesinin üzerine çifte kavrulmuş, öğütülmüş badem ve iki çeşit baharattan oluşan karışım dökülüyor.

Kahvenin yanında bir kaşık veriliyor. Kahve içilmeden önce bademler yeniyor. Ardından kahve içiliyor. Köpükle badem ezmesinin karışımı özel bir tat oluşturuyor. Dövülmüş bademin kahvenin dibine çökmemesi için mutlaka çifte kavrulmuş olması gerekiyor.

Manisa’da eski dönemlerde gelinlik kızlar, evlerine gelen görücülere bu kahveyi ikram edermiş. Bol köpüklü kahvenin üzerine öğütülmüş badem konurmuş. İşte o ”cilveli” adıyla bilinen Türk kahvesi, patentle koruma altına alındı.


Manisa’nın tarihi ve turistik mekanlarından olan Yenihan’da kafe işletmeciliği yapan Tamer Çipiloğlu, cilveli kahveye sahip çıkıp yeniden canlandıran kişi. Eski dönemlerde şehzadeler için de özel olarak hazırlana bu kahve, asıl şöhretini gelinlik kızlarla edinmiş. Gelinlik kızlar eve gelen görücülere bu cilveli kahveyi hazırlarmış.

Eveeet işte Paraf Hanımın birçok blogta sohbet koyulaştığında muhabbet koyu olsun diye ikram ettiği kahvenin aslı asaleti buuu…

Önceden siteyi kontrol ettim acaba daha önceden yazan olmuş mu diye?

Ancak cilveli deyince benim bir cilveli nazik yârim adlı şiirim çıkıyor başka da bir şey çıkmıyor. Eğer başka bir konu altında bahsedilmişse onu bilemeyeceğim…

Her neyse eee afiyet olsuuun.

Patozaf

Hasretin Bile Bana Gazel

Engelli yasamak

Kum gibiyim sözlerin divana gelince
En hırçın dalga oluyorum sen denizinde yüzünce
Her kulaçta zikrimdesin
Daha hızlı yüzüyorum telaşım neyse?
Karaya vurmaktan korkuyorum belki de…

Çöl kumu gibi yanıyorum hasretinden
Ne zaman bitecek bu azap bu çile?
Denizler, okyanuslar, şiirler gibi
Yazarım gözlerimdeki yaşlar mürekkebim olur
Hırçın dalgalar sesimi getirmez sana.

Faslı aşktayım, sen varsan aşkın zirvesindeyim
Senden başka ne göz görürüm ne de güz
Baharım da, dalım da, tomurcuğum da sensin
Kilitli dillerimi çözen, çözdüğü ile yakansın.

Fasıllarda dinlerim seni, hissederim görürüm
Kutsallığını yaşarım en ıssız saatlerde
Saba makamısın ya da sultan-ı yegâhsın
Ezan sesiyle başlarsın kutsallığını yaşatmaya.

Bir kuşun kanadına tutunup uçuyorum
O uzak mavi akşamlar düşerken aklıma
Semavi ruhlar tapınağım
Zirveye ulaştım derken, kayıyorsun ellerimden
Kurumuş güller avucumda sen kokarken
Sensizliğin gazelinden çalıyorum.

Senin etrafında aşk ile sevda ile dönen semazenim
Masmavi gecelerdi o eşsizliğini yaşadığım
Ruhum firar ederdi ebediyette seni ararken
Gelirdin bana seninim derdin ey aşkı aşk yapan kadın
Bülbül gibi aşkı yaşamakmış kaderim.

28 Haziran 2010

Paraf & Efsane Etrafoğulları

Tutuşunca Yanar Aşkın Çırası

Engelli yasamak

Seni kaybetmekten korkuyorum
Sığınmak istiyorum gölgene
Yorgunum anlasana işte.

İçim yeniden titriyor
Ağlamak hıçkırıklara boğulmak istemiyorum
Savaşmaktan yoruldum.

Kavgalarımızdaki süt dökmüş kedi halimi bile özledim,
Çıkmıyor sesim
Küfür etmek, isyan etmek istedim.
İçmek, kadeh kaldırmak
Hayata dair ne varsa hepsi için
Bir yudum almak istedim.

Suçluyum ama nerede hata yaptım bilmiyorum.
Işıklar gördüm,
İsmini sayıkladım geceler boyu
Sen duymadın sevgili…

Bir gün gelirsin diye bekledim
Ararsın beni kalemimin ucundan akanlarda
Her zaman seni yazarım aslında
Kim bilecek ki
Merve’nin
Ya da ilk nurun sen olduğunu?

Kim hissedecek ki
Korkularımı
Sessizce ağlamalarımı?

Seni severken içim coşuyor
İsyanlarımın içinde kayboluyorum
Bir düş görüyorum
Gülümsüyorsun

28 Haziran 2010
Efsane Etrafoğulları

Yar/a

HacerAtes

Ellerimde ellerin,

Gözlerimde sen varsın.

Yüreğimde sevgin,

Hayalimdeki yarsın.

Sen ruhuma işleyen,

Acımayan yarasın.

Gözyaşlarınla gidiyorsun,

Bırak aşkı,

Bende kalsın.

 

Hacer Ateş

Tüm laptop fırsatları için tıklayın !

bedava flash oyun pocoyo pocoyo oyna perilice oyun