Eylül, 2010 icin arsiv

Beni Kirpiğine As

Efsane_etrafogullari

Kelimelerde bir insanı sevmesini ilk defa seni severken öğrendim belki benim hayalimdin ulaşmaya çalıştıkça ulaşılmaz olan. Belki de o kadar gerçektin ki yüreğine dokunurdum, nefesini hissederdim, tenine sürdüğün parfüm kokusunu duyardım, sesini hayali senfonimde dinlerdim biteviye.
Binbir karakter yerine hayal ettiğim zamanlarda dahi seni yazdım bir başkasını yazmadım, yazamazdım bu yürek âşık, bu yürek sevdalı, bu yürek yaralı, bu yürek…

Gözümden yanağıma süzülen her damla senin ismin, yüreğim çağlar boyu yalnızlık kuraklığında kavrulurken seninledir tüm benliğim. Buzullarımı eriten, yüreğimi avuçları arasında tutan ellerini özlerim. Utanırım seni sevdiğimi söylemeye ama bak gözlerime nasıl da arsız. Dilim sussa da yüreğim gözlerimden konuşur.

Görüyorum gözlerindeyim aşkla sevdayla bakıyorsun ben ise senin için seni yazıyorum okuyorsun biliyorum. Şimdi ellerini bana uzatıyorsun taç-mahal’den tutuyorum, yüreğin içimi aydınlatıyor İskenderiye feneri gibi… Şimdi ise içimdeki sevdayı aşkı oynuyorsundur Aspendos’da…
Şimdi ise kirpiğinden düşen son bir damla oluyorum sen okudukça…

Yokluğunda zamansız açılır güllerim, gözlerini özlerim. Kendimi gözlerinde izlemek için fersah fersah mesafeleri bir çırpıda silerim. Gözyaşlarından ıslanmış yanağında bir buseyim. Beni kirpiğine as gözlerinden hiç düşmeyeyim.

30 Eylül 2010

Paraf & Efsane Etrafoğulları

efsane_mühür-etraf.info

Senleştim Ben Yoktum

Merve

Yitik şehrin yoksun sevdalı yüreğiyim
Sokak lambalarının altında beklerim.
Cılız ışığın alevi titrer yüreğimde
Yorgun yüreğim son çırpınışlarda
Bir ömrü harcadım sevdama
Bin ömür harcarım aşkıma
Adını yazdım kaldırım taşlarına
Sen diye dokunuyorum onlara
Sevdamla irkildi şehrim
Denizimin mavisine yazdım.
Bir martının kanat çırpışlarında
Esen rüzgârla sevdim seni
Üstüme yağan yağmuru sen bildim
Yıkandım onunla sardım tenime
Kayboldum gözlerinde…
Sen oldum her dokunuşunda
Beni nerde bıraktım ne oldu ona?
İlk bakışında mı?
İlk öpüşünde mi?
Sen oldum sana her aktığımda…

Merve

Artık Yokum

Akincapar

Bir hayatın ucube boşluğuyla başlıyorum yazılarıma. Sıraya dayalı, hatırı sayılı sözlerimle. Kalemi ilk kez almıyorum elime. Bugün kalemim kırık, kalemim buruk, kalemim sevdayı artık unut der gibi sözlerim.

Unuttum ne yazdığımı ne yazacağımı. Aklımda tek bir soru bile yoktu aslında. Yalandı her şey. Hangi cümlenin hangi cümleyi kovaladığıyla ilgilenmedim bugün. Unuttum benliğimi, benliğini. Aldım başımı gidiyorum. Allah kahretsin seni…

Akın Çapar

Samanlık Seyran Oldu

Gokkusagi

Düğünümüz var
Evleniyoruz
Gelin ben telli duvaklı
Damat mı?
O benim her şeyim
İçimdeki bana ait her şey
İyi günde kötü günde hep birlikte
Ağladık, güldük
Bağlandık birbirimize
Hiç sevmesek de aslında
Git dersin gitmez, kal dersin kalmaz.
İnatçı mı inatçı
Zıt mı zıt
Ben soldan giderim
O sağdan gider
Artık sürükleyemeyecek.
Evet, dedim bastım ayağına
Yakışıklı damadın
Esiri olmayacağım duygularımın
Son söz bende
Çekemeyeceksin beni kendine
Mantığımla duygularımdı nikâh şahitlerim
Hayatıma yön veren hislerimdi misafirlerimiz
Bir al-kış koptu
Gündoğusundan
Sert geçiyor ezilen düşlerim
Son söz bende unutmayın
Artık size yer yok bende
Diktalığıma evet dedim
Yumuşatıcı önermelerdi sevgili damadım.

30 Eylül 2010
Gökkuşağı

Muammadır Hayat Çözülmeyen

image0073

Neden cesaret edip bazen yazamaz insan?
Neden suskun kalır bu sorunun cevabını bi bulsam çok şey dökülecek dilimden ama şu an kabuğumdayım çıkmaya çalışıyorum.
Kelebek olma uğraşım devam ediyor ama ömrüm onun gibi kısa olmaz umarım dilim çözülünce…

Tut Ki Sevdim

Bilmediğim

Akincapar

Bilmediğim daha henüz görmediğim keşfedemediğim bir şehir gibiydi gözlerin. Alabildiğince uzun yolları, yeşil… Sonbaharın hiç uğramadığı Kış nedir bilmeyen bir şehir gibiydin. Denizi ayrı, havası ayrı aşkı sevdası ayrıydı. Dışlanmıştı bütün kötülükler. Ebedi hayatların edepsiz hayatlarla ilgilenmediği… Sevdaya bakarken gözleri, bir tek onun gözleri bir şehir gibiydi. Acımasız, masum, telaşlı bir o kadar anlamlı ve de anlamsızdı.

Cesaret edemedim, bir söz söyleyemedim. Aslında cevapların sorulara ettiğini edemedim. Neden dedi cevap veremedim? Haykırdım bir şehrin uyku zamanında. Yaptığım buydu aslında biliyorum korkakça Bir tek orospular ve ben ayakta…

Akın Çapar

Renkler – 7

Yolunuz yoksa hedefe ulaşacak izler bırakamazsınız.
.
Gözyaşlarından kalan izleri yeni gözyaşları derinleştirir.
.
Yaşanmış hayatların yazıldığı olmuştur da yayımlanmış yapıtların yaşandığı görülmemiştir.
.
Işığı olmayan göz dünyayı kara görür.
.
Sele kapılan adam, yara almadan sahile vurmaz.
.
Her sahilgezer: Ayak izimi silen dalganın düşmanıyım, der.

Barış Erdoğan

Limon Olduk Sıkıldık

limon olduk hep sıkıldık hayatı tanıdık dar zamanda
bu son olsun dedik tadı kaldı damakta yar olamadık
.
iç dünyamda kalsan da izin vermez buna dışım
bir aslana süt ararken kararırdım can sırdaşım

Barış Erdoğan

Çorak Dudaklar

çorak dudaklarını daha ne kadar saklarsın
ırmağım kurumadan kadınım
kış geçiyor
yolunu mu keseyim
.
sorsan karşı apartmana
bu adam ne dileniyor diye
yanağı benlim
sokağın bin yıllık aşk dilencisi derler

Barış Erdoğan

Ürgüp Testilerinde Şarap Olurum

buğdayına başak olmama izin versin nefesin
ürgüp testilerinde şarap olması zor değil
.
dizime başını koysa ürgüplü bir kadın
düşlerim dikiş tutmaz
.
sığ sulara sürme beni
okyanusunda kim avlanır balıkçım

Barış Erdoğan

benim sinemalarım öldü çocukken

.
basma entarili annem vardı papatyalar örtünmüş
şehre inemedim cumartesileri
yaz geçerdi içimden
iz geçerdi
korkumdan elim annemin ibrişim kuşağında
sinemalarımda yaşadım
.
cüneyt fena mı fenaydı hristo kardeş
arizona içimde çöl kalır artık
sinemalarımda boy atarım
.
yılmaz’ın filmlerine dönüp bakamazdım
kurşun isabet eder diye
bir cesaret bulsam
annemle sinemaya
sümüklü çocuk senin mi abla demelerine aldırmazdım
ama nerde?
.
benim sinemalarım öldü çocuklar
sizin ölmesin

Son Şans

ihtimal - hunter38

Sevdiğim hadi son bir defa uzat ellerini
O eski ben yok karşında, yok öyle bir serseri
Ne önemi var yaşamanın sen yoksan, ne olur affet beni…

Şahit olsunlar sevgime dağlar, taşlar
Asır geçse de konuşulacaktır benim gibi sevdalılar,
Nasıl affetmek büyüklük demekse birtanem,
Sakın unutma; herkes bir gün hata yapar, son bir şansa da ihtiyaç duyar…

Hunter38

Son Nefeste

Merve

Bir kuşun kırık kanadında sevdam
Çırpınışlarda düştü düşecek
Tutunuyorum hala ona
Kaybedemem onu da sen gibi
Senden bana o kaldı elimde
İzin vermem almana
Sen git istemem artık seni
O benim vermem kimseye
Senle ilgisi yok ben büyüttüm içimde
Sardım, sarmaladım, korudum, sakındım.
Ne fırtınalara dayandım
Ne depremler yıkamadı
Tipilerde küçücük yüreğimde ısıttım
Uzatma elini sevdama
Onu da öldürmene izin vermeyeceğim
Son nefeste bu can bedenden ayrılana dek
Yaşacak bende korunacak
Son nefeste son sözüm olacak.

Merve

Güzyaşı Güzeli – 1000

Hayrettin TAYLAN

geldiğin gün geleceğin ütülendi sevda güncemde
…: hazır bir rüyanın ortasında kaldı kalışın
kaçak yaşamlar emziren ehli keyfimde doydu vazgeçilmezlerim
…: hiç bitmeyecek özlemlerin duvarına yazdım yadını

Başladığım ve ruhumu haşladığım sıcak dünyanın merkezindeyim
…: yar çekiminle duruyorum sevmelere
‘Kal’ dediğin hasretlerin dilindeki son sözüm
…: umut yayan sevi kitaplarında
uğulduyordu heceler sensiz gecelere
…: ay olmanı istedim karanlıklar beni soyarken hüzne
yıldız olmanı istedim yalnızlıklar seni oyarken yarama

…: Nereye gittiğin ile nerede kaldığın kalışların arasında sızlıyorum
uzak oluşuna destanlar yırtıyorum
…: yok olduğun efsanelerde çözülüyorum
senden, sensiz masallarda artık okunmamalıyım
…: bu yokluk seferisine ismim sensizliğe yazılmamalıydı
Kuruttuğun yaramın üstüne güzellerin gülü yetişmemeliydi
…: dedim ya ben sana orman olup ormanlarını yakarken
sen başka ruh toprağın sevda filizi olamazdın

…: Unutulanların yazgısı arasında yazılmamış kederim var
Anılarımı büyüten umur arılarım var umutlarında
…: yakalamalıydım seni bam teliyle aşk eli arasında
Bu aşkın noktasız cümlelerinde öznen olarak erimeliydim
…: Nokta nokta bitmeliydim ömründe

bir damlanın ortasında hüzünlerim uslanır
…: kaybolmuş cennetin kevserinde ıslanır huzurum
Dev algıların salgın bekleyişinde direnir hevesim.
…: seni sevmenin şifrelerinde çözülmeliydi tutuluşum
bendeki senide yazmalıydı kader kendi kaderinde
özlediğim her nefeste seni yazmalıydı huriler
…: yoksun kalışların yoksul sözlerinde lal olmalıydı periler
Sağır sultanın olup bahtına tahtımı sermeliydim nemli özlerle
…: giymişim sevda takımını bugün dersim var sana

alacalı kaçışların bülbülüyüm gülüne kondu özlemim
…: sevmenin titrek yapraklarında kızıl kızıl süslendi adın
Yıkıp yaktığım can hanında üşüyor ruh bedirim
…: sana gelmek isteyen isterik varılışım vavında susuyor
biraz ağla ki doysun yaram

…: Henüz, yıldızlar doğurmamış gelişlerin yokuşundayım
…: Heybemde senden kalma hüzünler
Yüküm ağır
Yaram kahır
Yarim sağır
Ak bir ceylan yürür gözlerimin ışıltısında
Ak bir çare sarar sevgi çeperimi
Ak sakallı bir ben ağlar bağrında
…: Ak ile kara arasında bir sen akar pınarlarıma
kırk ikindi yağmuru gibi senli bir güneş çarpar sonra
…: Seni özlediğim her yerde batar hançerin
Kanamaz yaram
…: Kanamaz senli aram
Susmaz senli yar dilim…

Hayrettin TAYLAN

Aklım Feveran

roman kahramanım olmaya gelmişsin
aklım feveran
.
sahilime çizdiğin adları süpüren
dalgalar gibi ölmeye gelmediysen
çek git

Barış Erdoğan

Renkler – 6

kızılırmak yatak değiştirsin artık
seviştiğimiz günlerden kalma
tırnak geçirdiğin yerlerden aksın boz benizlim
.
zihnim bulanıklaştıkça
yalanlarını okuyorum arapçasından
.
toplama kampına al beni yazgımsa
aşkına diz
.
yastıkaltı vasiyetlerini çıkardım
gizli gizli
gönlündeki köşkle aşkını bırakmışsın bana
.
kanayan her yara
kabuk bağlamakta gecikir
her kim korkar merhem dövmekten

Barış Erdoğan

Renkler – 5

sevdiklerinize şiir borçlanmayın
tefecilerin eline düşersiniz
vallahi
tefe koyarlar
.
şu salman rüşdü sana inanmıyor tanrım
ne zaman ispat edecek rüştünü bilmiyorum
.
şiir avına çıktım
arasokaklarda seri cinayetler işleniyordu
döndüm
sevi cinayetlerine başladım ben de
.
adam beni latinceye çevirmeye kalktı
sadece aşk sayfama baktı
arapsaçına döndü

Barış Erdoğan

Renkler – 4

girdiğim her kalpten çıkarken
(h)uyum sorunu yaşarım
.
biri bana acilen
kafadan bacaklı desin
aklımdan yürümeye başlayacağım
.
grekçe adınla sesleneyim
ohto-poda’m sor beni
gerekçe adın
ahtopod’um sar beni
.
şahmeranım
yün yataklarda severken boğ beni

Barış Erdoğan

Renkler – 3

sizin değirmenin şarabı
hangi bağdan akar
sarhoş et beni komşu kızı
.
ne zaman çalmaya geleceksin beni
bekçiler mahmurken
ıslık çal
.
anneniz sizi çocukken terk etmediyse bilmezsiniz
bu yüzden doyurmaz beni
emzikleriniz
.
dedeleri
evvel zaman içinde karunmuş
atmasınlar
bizimkiler de şiirin firavunuymuş

Barış Erdoğan

İlan

Arjin

Kendimi kaybettim
Gözlerinde
Hükümsüzdür.

Arjin

Emanet

Sadberk

Hayır! Açma dudaklarımdaki mührü
Boğazımdaki kör düğümü
Sessizliğim sana emanet
Söze düşürme

Mazi simsiyah bir toz bulutu
Bırak! Çağlasın bu kan kuyusu
Gözyaşlarım sana emanet
Köze düşürme.

Ve ben; yitik zaman yolcusu
Düşler bıraktım yastığına iğde kokulu
Baharlarım sana emanet
Güze düşürme.

Elimde kalan elem ve hüznün tortusu

Gitmek zor değil unutulmak korkusu
Aşkım sana emanet
Dile düşürme.

28.08.2010

Sadberk

Deli – Akrostiş

hunter(hazal kaya)

Diyorlar ki benim için kimileri, deli…
Esti mi acaba onların başından da sevda yeli ?
Lal olduğunda  dilin, gözlerin anladımı söylediklerimi…
İmkansızdı aşık olmadan deli olmak, onun için bırakma ellerimi…

BirDeliGönül’e İthaftır…

Hunter38

Beni Benimle Bırakma

Gokkusagi

Gidiyorum yine
Başbaşa takıldığımız mekânlardan
Gökyüzünden çatan gözler
Bakışlardan doğan gökkuşağı da buluşmamızdı.
Yağan yağmurlardan sonra çıkan güneşe gülümsemenin ardından
Hüznü seyrederdim daldığım yere uykusuz
Üstüm açık uykulardayım şimdi
Üşüyorum özlemlerimle sarar mısın?
Gidiyorum
Çökmeden üstüme kara bulut gibi
Güvensizliğin tümeni tütmüş çoktan
Dalgalanarak uzaklaşıyor ağır ağır
Benden gidiyorsun yavaş yavaş
İçimi kaoslara bırakarak.
Gidiyorum
Fırtınalar masum isyanlara yenilerek esiyor
Tutunacak liman darmadağın
Yükseklerden kopardığım küs çiçeğimi habersizce
Benim bile umurumda değil.
Gidiyorum
Minicik ellerimle ayırdığım büyüklüğümü alarak
Hayata ölü doğmuş umutlarım
Şans kapımın yolunu bilmiyor zaten
Yalnızlıktır en büyük arkadaşım
Başbaşa bırakıyorum tüm objektiflerimi.
Gidiyorum
Yanımdakilerde kimsesizliğime
Şekil, düzen vermeden bedenime
Parçaladığım kendime sevgimi
Asıl duruşuma yalvarmadan.
Gidiyorum
Bensizliğime
Her şeyi bırakıyorum
Bir canımı alıyorum kendime
Emanetime iyi bak ne olursun.
Gidiyorum
Yürek damlarımı siliyorum yüreğimi kuruluyorum
Yaşadığım gökkuşağım kayboluyor yavaş yavaş
Ardından acılara bırakarak gidiyorum kendinden.

29 Eylül 2010
Gökkuşağı

Nefeslerimde Ahiretim

Merve

Araf’tayım
Bir elimde dünyam bir elimde ahiretim
Nefeslerimde yaşıyorum ahiretimi
Ateşlerin ortasındayım
Alevler sarmış dört bir yanımı
Çıkışım yok kapılar kapalı
Zebaniler bile insafa geldi
Acıyarak bakıyorlar bana
Sonsuza değin yanacağım
Biliyorlar
Melekler ağlıyor halime
Cennete giremiyorum
Alevler sarmış beni yer yok bana orda
Araf’tayım
Bir yanım dünyam bir yanım ahiretim
Yaşıyorum ahiretimi her gün
Sırat köprüsündeyim zorlanıyorum
Günahım çok
Sevdim…
Yasak elmayı tattım
Artık masum değilim…

Merve

Gözyaşı Güzeli – 100

Hayrettin TAYLAN

giderken beni unutan gelmelerin sol yanında akıyor pınarların

…: hüzün tarayan aynaların camına damlıyor
kanıyor sen halim
…: gözlerine değiyor gözlediklerim
sözlerine eğiliyor özlediklerim
…: çizdiğin son resmin ortasında kalıyor kalmaların
perdeler kapanıyor güneşine
…: ben denizi kirleniyor güzellerin dudak uçlarından
taşıyorum seni bebekler cennetine
…: melekler ağlıyor melek haline
gel de dayan bu sensiz cehennemin dibinde
…: ıslak gözlerinin kirpiklerine gel de dayan bu ruh sarmacında
terk edilmiş özlemlerinin özünde kaynıyor kayyumlarım
…: kendi baharını yakan yeşil gözlü devim aynanda
oysa aynalar can kırıklarını göstermez ki
…: aklanmış yüzümün haritasında şehir olmak var
e- mecbur kaçışların esriğinden çıkar dünyanı
…: yüreğimi yamalıyorum ummanlarına
ağlamasan da ıslanıyor sana olan özlemlerim
…: mavi olan senin yaşıyor olman
bu yüzdendir yüzümün algıları
…: bu yüzdendir söyleyecek o kadar çok şeyim varken ben sen var olma deviyim
hiç kimse yakamayacak ateş deryasını
…: uzak buzullarına mahkum edilmiş penguenlerin susuyor
yolumu kaybeden yolun seni bulduğu kayıtlardayım

…: Gidişini görmeye hazır olmayan hecelerin baş harfiyim
kalışını özlemeye alışık harflerin aşk başıyım
…: Öylesine acıttın ki kopan benin son canhıraşıyım

Anlatamadıklarımı anlatmaya kafiyeli şirin ilk dizesiyim
…: Sen yazdım bahtıma
Seni yazdım şansına

…: Gittiğini melekler kayda geçmemiş
Sıratından geçerken ecir defterimi yakmış güzeller

…: Gidişini önlemek için tek umudum sevgimdi
gelişin için biriktirdiğin özlem ırmağı coştu bir kere
…: Tutamadım bendini
Aktın
Gittin

…: bir ceylanın aslanla öpüşü gibiydi gidişin
Paramparçalarımı topluyordu keder
…: adım adım beni silerken bahtında
kaldım terk edilmiş aşıkların tahtında

Hayrettin TAYLAN

Rüyalarda Sevdim Biz Olmayı

Efsane

Seninle hiç “biz” olamadık. “Sen” sendin “ben” ise hep sen kaldım. Biz olmayı düşlerime sakladım. Sen derin uykularda semada gezinirken ben üç-beş nöbetleri tuttum. Sahipsiz düşlerde senin aynanda tarandım. Gülüşlerini büyüttüm içimde binbir renkli çiçekler açtım.

Senli sevdaları “biz” olmadan yaşadım iç sızısı gibi hatta başlangıç noktam elifim gibi binbir çiçekler açarken yüreğimden resme dökerdim sensizliği yasemenleri güllerin arasında kendimi görürdüm dua çiçeği olurdum sana kavuşmak için Tanrı’ya yakarırdım sessizce…

Seni severdim bazen kimsesiz bir çocuğun başını okşar gibi, bazen ıssız bir gecede gökyüzünden yıldız toplar gibi, bazen fırtınaya tutulup alabora olmuş bir sandaldan kıyıya vurur gibi…

Fırtınalar dinerdi yüreğimde ve denizin üstünde yakamozu izlemek gibiydi seni sevmek, geceme aydınlık verirdin dolunay olup yönümü bulmakta yardım ederdin, kutup yıldızı olup yürürdüm içimdeki sana doğru…

Seni severdim gece gündüz, dilimin ucuna gelirdi söylemek ama her defasında yutmak zorunda kalırdım. Seni sevdiğimi hiç bilmedin, bilmezlerin ortasında ay tutulmaları yaşardım, kan ter içinde uyanışlarım olurdu, habersizdin yangınlarımdan…

Seni uyku ile uyanıklık arasında ya da rüyalarda görürdüm. O kadar güzel bakardın ki canhıraş izlerdim. “Sen” ile “ben” yok olurdu ellerimiz kenetlenince biz kalırdık bir de delice çarpan yüreklerimiz. Seni severdim aşkla biz olmayı yaşardım sen bir damla yağmur misali olurdun gözümden akardın ben ise sensizliğe uyanırdım sessizce…

Şimdi çok uzakta olsan da, gözlerine bakıp kaybolamasam da bizi yaşar, yaşatırım her gece… Geceler uzar sabaha benim ellerim hep senin ellerinde…

29 Eylül 2010

Paraf & Efsane Etrafoğulları

Kadir Gecesi

Ey! Kara düşleri aklayan gece,
Nurunda günahlar paklayan gece,
Ey! İçinde bin ay saklayan gece,
Sende nazil oldu, Hazreti Kur’an,
Kâinat görmedi böylesi gufran

Ey! Yüzleri Hakk’a döndüren gece,
Nurundan güneşler söndüren gece,
Ey! Şerr’i, şeytanı, sindiren gece,
Yedi kat semâda bütün kapılar;
Açıktır seninle, tâ fecre kadar

Sen ki; bir koca yıl, özlenen gece,
Yolları, aç susuz gözlenen gece,
Sen ki; on gecede gizlenen gece,
Sarsılır, seninle gökler dilekten,
İğne atsam, yere düşmez melekten

Geceler sultanı, Kadir gecesi,
Yedi kat göklerde, kulların sesi,
Duydum ki yerini bulmuş nicesi,
Bir yer ver demeye, Sana yöneldim.

O gece hacetler, bol tutulurmuş,
O gece arayan dostu bulurmuş,
Gönüller, Muhammed tahtı olurmuş,
Gönlümü taht edip, Sana yöneldim.

O gece melekler, saf saf inermiş,
O gece acılar, dertler dinermiş,
O gece cehennem bile sönermiş,
Ben aşk ateşiyle, Sana yöneldim.

Sahip kimdir, dedim, ıssız çöllere,
Şimşeklere, tayfunlara, sellere,
Yedi kat semaya bakan ellere,
Hep seni dediler, Sana yöneldim.

Kaynak

Kadir gecemiz mübarek olsun.
Skyzeyn

Renkler – 2

yatırım yapma bana bu yüzyılda
işgal altındayım
.
şiir madenine ineceğim yarın erkenden
kömür tozu yutmuş sözcükler çıkaracağım derinlerden
.
bakma dünü özlediğime
dönsem
kanar her “anı”m
.
vazolarınıza konan karanfil olmak istemem
altımı ıslatır her sabah
gözü çapaklı kadınlar
.
taşra kızlarını neden sevdiğimi bilir misiniz
söylemem
.
bir kez talih kuşu konsun istiyorsan başına
tut beni

Barış Erdoğan

Düz Sözler Öz Sözler

Sıradışı kitaplar okumaktan içeri giremeyen durumuna düşmeyin.
.
Kanadı olmak yetmez, kanada güç verecek rüzgâr gerekir.
.
Bir romanı okumadan önceki insanla okuduktan sonraki insan aynı değildir; değişmeyi değil, derinleşmeyi istiyorum ben.
.
Yüzünüzü başka yüzlere çevirmişseniz yeni yüzler taşıyorsunuzdur.

.
İyi bir kulak, gecenin ıssızlığına dayanamaz.
.
Gönül ırmağına katılan her veli ıslanmaz; tımarhaneye atılan her deli uslanmaz.

Barış Erdoğan

Sebepsiz Değildi Senden Kaçışlarım

Efsane

Seninle en çok sevdiğimiz mekânda oturmuştuk, yemek yiyorduk hiç konuşmadan. Oysa şen şakrak şakalar, içkiler, eşliğinde geçerdi yemek saatimiz. İkimizde suskunduk fırtınanın ne zaman kopacağını bilmiyorduk.
Senin sesin yankılandı sevdiğimiz mekânda bir an da ve dedin ki; ne oldu neden konuşmuyorsun, niçin başın yere doğru eğik?

Sana cevap bile veremiyordum, susuyordum susmak en büyük kaçmak değil miydi sana göre? Kendimin iç dünyama nasıl davet ederdim, nasıl seni seviyorum derdim? Sana deliler gibi aşığım diye haykırmayı düşünürken susarak kendi duygularımdan kaçıyordum senden değil.

İçimde kopan fırtınalardan habersiz beni kendime getirmeye çalışıyordum oysa seni tanıdığım gün kendime veda etmiştim. Gözlerime baksan anlayacaktın bu yüzdendi gözlerimi gözlerinden kaçırmalarım.

İşte o anı beklemedim mi yıllarca şimdi karşımdasın yüreğim ellerimden daha hızlı çarpıyordu ve konuşamıyordum. Kahrolası ses tellerim yokmuş gibi adeta, zaman o kadar hızlı akıyordu ki anlık gözlerimde sevdayı akıtıyordum, anlık kendimi gömüyordum senin o hülyalı bakışların ardına…

Ve işte gelmişti kalkma zamanı bir daha sana söyleyemeyeceğim sözleri içime gömerek seni eve bıraktım. Elime bir not sıkıştırdın arkana bakmadan uzaklaştın. Büyük bir heyecanla ve belki de son can havli ile bana verdiğin notu okudum.
“Ben de seni seviyorum” diyordun.

Nefesimi tuttum bir daha bırakmadım.

28 Eylül 2010

Paraf & Efsane Etrafoğulları

Tüm laptop fırsatları için tıklayın !