Yazan:
Efsane Etrafoğulları
Eyl
30

Kelimelerde bir insanı sevmesini ilk defa seni severken öğrendim belki benim hayalimdin ulaşmaya çalıştıkça ulaşılmaz olan. Belki de o kadar gerçektin ki yüreğine dokunurdum, nefesini hissederdim, tenine sürdüğün parfüm kokusunu duyardım, sesini hayali senfonimde dinlerdim biteviye.
Binbir karakter yerine hayal ettiğim zamanlarda dahi seni yazdım bir başkasını yazmadım, yazamazdım bu yürek âşık, bu yürek sevdalı, bu yürek yaralı, bu yürek…
Gözümden yanağıma süzülen her damla senin ismin, yüreğim çağlar boyu yalnızlık kuraklığında kavrulurken seninledir tüm benliğim. Buzullarımı eriten, yüreğimi avuçları arasında tutan ellerini özlerim. Utanırım seni sevdiğimi söylemeye ama bak gözlerime nasıl da arsız. Dilim sussa da yüreğim gözlerimden konuşur.
Görüyorum gözlerindeyim aşkla sevdayla bakıyorsun ben ise senin için seni yazıyorum okuyorsun biliyorum. Şimdi ellerini bana uzatıyorsun taç-mahal’den tutuyorum, yüreğin içimi aydınlatıyor İskenderiye feneri gibi… Şimdi ise içimdeki sevdayı aşkı oynuyorsundur Aspendos’da…
Şimdi ise kirpiğinden düşen son bir damla oluyorum sen okudukça…
Yokluğunda zamansız açılır güllerim, gözlerini özlerim. Kendimi gözlerinde izlemek için fersah fersah mesafeleri bir çırpıda silerim. Gözyaşlarından ıslanmış yanağında bir buseyim. Beni kirpiğine as gözlerinden hiç düşmeyeyim.
30 Eylül 2010
Paraf & Efsane Etrafoğulları


Yitik şehrin yoksun sevdalı yüreğiyim
Sokak lambalarının altında beklerim.
Cılız ışığın alevi titrer yüreğimde
Yorgun yüreğim son çırpınışlarda
Bir ömrü harcadım sevdama
Bin ömür harcarım aşkıma
Adını yazdım kaldırım taşlarına
Sen diye dokunuyorum onlara
Sevdamla irkildi şehrim
Denizimin mavisine yazdım.
Bir martının kanat çırpışlarında
Esen rüzgârla sevdim seni
Üstüme yağan yağmuru sen bildim
Yıkandım onunla sardım tenime
Kayboldum gözlerinde…
Sen oldum her dokunuşunda
Beni nerde bıraktım ne oldu ona?
İlk bakışında mı?
İlk öpüşünde mi?
Sen oldum sana her aktığımda…
Merve

Bir hayatın ucube boşluğuyla başlıyorum yazılarıma. Sıraya dayalı, hatırı sayılı sözlerimle. Kalemi ilk kez almıyorum elime. Bugün kalemim kırık, kalemim buruk, kalemim sevdayı artık unut der gibi sözlerim.
Unuttum ne yazdığımı ne yazacağımı. Aklımda tek bir soru bile yoktu aslında. Yalandı her şey. Hangi cümlenin hangi cümleyi kovaladığıyla ilgilenmedim bugün. Unuttum benliğimi, benliğini. Aldım başımı gidiyorum. Allah kahretsin seni…
Akın Çapar
Yazan:
Tut Ki Sevdim
Eyl
30

Neden cesaret edip bazen yazamaz insan?
Neden suskun kalır bu sorunun cevabını bi bulsam çok şey dökülecek dilimden ama şu an kabuğumdayım çıkmaya çalışıyorum.
Kelebek olma uğraşım devam ediyor ama ömrüm onun gibi kısa olmaz umarım dilim çözülünce…
Tut Ki Sevdim

Bilmediğim daha henüz görmediğim keşfedemediğim bir şehir gibiydi gözlerin. Alabildiğince uzun yolları, yeşil… Sonbaharın hiç uğramadığı Kış nedir bilmeyen bir şehir gibiydin. Denizi ayrı, havası ayrı aşkı sevdası ayrıydı. Dışlanmıştı bütün kötülükler. Ebedi hayatların edepsiz hayatlarla ilgilenmediği… Sevdaya bakarken gözleri, bir tek onun gözleri bir şehir gibiydi. Acımasız, masum, telaşlı bir o kadar anlamlı ve de anlamsızdı.
Cesaret edemedim, bir söz söyleyemedim. Aslında cevapların sorulara ettiğini edemedim. Neden dedi cevap veremedim? Haykırdım bir şehrin uyku zamanında. Yaptığım buydu aslında biliyorum korkakça Bir tek orospular ve ben ayakta…
Akın Çapar
Yazan:
Barış Erdoğan
Eyl
30
Yolunuz yoksa hedefe ulaşacak izler bırakamazsınız.
.
Gözyaşlarından kalan izleri yeni gözyaşları derinleştirir.
.
Yaşanmış hayatların yazıldığı olmuştur da yayımlanmış yapıtların yaşandığı görülmemiştir.
.
Işığı olmayan göz dünyayı kara görür.
.
Sele kapılan adam, yara almadan sahile vurmaz.
.
Her sahilgezer: Ayak izimi silen dalganın düşmanıyım, der.
Barış Erdoğan
Yazan:
Barış Erdoğan
Eyl
30
limon olduk hep sıkıldık hayatı tanıdık dar zamanda
bu son olsun dedik tadı kaldı damakta yar olamadık
.
iç dünyamda kalsan da izin vermez buna dışım
bir aslana süt ararken kararırdım can sırdaşım
Barış Erdoğan
Yazan:
Barış Erdoğan
Eyl
30
çorak dudaklarını daha ne kadar saklarsın
ırmağım kurumadan kadınım
kış geçiyor
yolunu mu keseyim
.
sorsan karşı apartmana
bu adam ne dileniyor diye
yanağı benlim
sokağın bin yıllık aşk dilencisi derler
Barış Erdoğan
Yazan:
Barış Erdoğan
Eyl
30
buğdayına başak olmama izin versin nefesin
ürgüp testilerinde şarap olması zor değil
.
dizime başını koysa ürgüplü bir kadın
düşlerim dikiş tutmaz
.
sığ sulara sürme beni
okyanusunda kim avlanır balıkçım
Barış Erdoğan
Yazan:
Barış Erdoğan
Eyl
30
.
basma entarili annem vardı papatyalar örtünmüş
şehre inemedim cumartesileri
yaz geçerdi içimden
iz geçerdi
korkumdan elim annemin ibrişim kuşağında
sinemalarımda yaşadım
.
cüneyt fena mı fenaydı hristo kardeş
arizona içimde çöl kalır artık
sinemalarımda boy atarım
.
yılmaz’ın filmlerine dönüp bakamazdım
kurşun isabet eder diye
bir cesaret bulsam
annemle sinemaya
sümüklü çocuk senin mi abla demelerine aldırmazdım
ama nerde?
.
benim sinemalarım öldü çocuklar
sizin ölmesin