Efsane

Deniz yosunu gözlerinde vurgun yedim
Dalgalar döverken kayaları
Kulağıma fısıldadığın sözlerin
Başımı döndürürdü
Ahtapot gibi sardığın ruhum
Sana ait olmanın huzuru ile
Sarsılmayan taş misali.

Denizlerde seni aradı bu gölün
Dalgalar sendin, kayalıklar ben
Sen bana çarptıkça yok olan aşk gibi oluyordun
Sesim çıkmıyordu isyanlarımı yutuyordum
Sensizliğe dair.

Midye kabuğunun içindeki inci gibiydi gülüşün
Ne zaman gamzene otursa bir gülücük
Beni benden ederdin.
Sahipsiz değildi bakışların
Yosun kokan ellerini öpmeyi özledim.

Bilinmezsin okyanus gibisin çünkü
İçinde türlü türlü sevgi ile aşk beslersin
Bakarım girsem kabine hissetsem senin sevgini
Fakat Yunus kadar masum değilim.

Bağrı yanık gecelerde
Bilinemez bir sahilde sabahlarım
Bir elimde kadehim diğer elim boşluğunu sararken
Yakamoz gibi sen düşersin düşlerime
Saçlarında meltem esintileri
Kokunu bana taşırken
Ben senin yüreğine firar ederim.

04 Eylül 2010

Paraf & Efsane Etrafoğulları

Print Friendly