Efsane_etrafogullari

Yaşamak heyecandır ve rolleri belli türlü türlü oyunları vardır. Görme engelli ortopedik engelli, zihinsel engelli, duyma ve konuşma engelli vs. diye…
Ve biz insanlar bunlara engel deriz engelleri aştığımızı zannettiğimizde yaşarız, engelsiz olan dünyayı. Benim de rolümü spastik olarak belirlemiş yaşam denilen olgu. Kimileri ise isimler taktılar Özürlü Şekil A ya da Şekil B diye hâlbuki kimiler hiçbir şeyin farkında değillerdir.
Evet evet farkında değillerdir aynı havayı soluduğumuzun, sevda, aşk acısı çektiğimizin farkında değiller.
Ne kadar engelli olursak olalım yüreğimizin boyutları aynıdır. Normal görünen her insan kadar sever, âşık olur hatta nefret bile edebiliriz. Duygularımız aynıdır tek fark ruhlarımıza biçilen kaftan olan bedenlerimizi kullanım şeklidir.
Neden o değil de ben seçildim diye düşündüğümde bilirim ki bu bir ayrıcalıktır. Seçilen her zaman tercih edilen demektir. Taşınamayan yük yüklenmez demek ki bu kadar güçlüyüm, demek ki diğer insanlardan daha öndeyim ki ben seçildim.
Seçilmeyen sizler ise kendinizi ayrıcalıklı görürsünüz oysa sizlerden çok var, bizlerden az yani ender bulunan bizleriz. Bir de bizi gördüğünüzde garip garip bakmasanız daha iyi anlaşacağız.

Garip olan ne, yaşamak mı yaşamayı bilmeyen sizlerin arasında sorgulamak mı? Yoksa düşünmeyi, sorgulamayı bilmeyen sizlerin arasında okumam mı, yazman mı? Yoksa yok yok sizler nasıl aşık olurlar böyle şekil A ve ya B diyorsunuz değil mi?
Benim de bir kalbim var ve dünyanın en güzellerine aşk duyan, benim de gözüm var bakarım aşk ile sevda ile bakan ve görürüm gönül gözüyle benim için aşk bir küçük imzadır ihtimallerin uzağında yaşarım
ya da Merve tepesindedir kutsallığını suzidil makamında dinlerim.
Ya sizler?
Sizler bilmeden yargılar, sormadan hüküm verirsiniz. Yüreğimi binlerce kez çiğner geçersiniz tek sebep sizin gibi görünmüyor oluşumdur oysa ben özelim bir gün bunu bilmeyenler de bilecektir.

04 Eylül 2010
Paraf & Efsane Etrafoğulları

Print Friendly