Şairini Çarmıhta Bırakan Şiir
Yazan eylül2424Eyl 8

Ben baharı yaraladım
Bilmem kaçında
Kaçıncı günün gecesini geçerken vakitler
Şiirlerden ölümcül bir yara aldım…
Ne başlangıcın, ne sonun kaldı öyküme
Hep eli dili bağlı sözcükler birikirken bende
Ağzımda boğulmuş bir deniz bıraktım.
Ben kendimi hangi sahilde
Hangi kumsalın izinde bulurum şimdi?
Baharın yorgun dalgalarında
Kıyıya vurduğumdan beri
Kaybettiğim umutlarımla
Sana benzeyen bir resme daldım
Ve tam da kalbimin ortasında
Bir intihar nöbetine değerken bakışlarım
Saçlarından dizeler dökülen bir yaşama el uzattım.
Şimdi diner mi aşkın çarmıhına astığım yürek sızılarım,
Susar mı aşka saklanan dizeleri sana yazışım?
Kaç kere ötenazi istedim duygularım için
Her seferinde doludizgin dizeler sardı başımı
Oysa şiirler beni yakıyordu
Ve başım hiç hoş değildi bu aralar şairlikle
Uyumak istiyordum sadece
Uzak bir ırmağın denize varmayan son durağında.
Susmak istiyordum şairi delirten adam
Sadece susmak…
Diline dolamayı beceremediğin ismimle susmak
Ya da sana bakan göz olurken
Gözlerinden denize dalmak
Masmavi bir çığlık oluşuma uyanmak sonra…
Ben baharı yaraladım
Bir mayıs gününün akşamında
Sonra haziran tadında bir sevdaya uğradım
Bir haziran sabahında
Vakitleri şiire yazmakla sen adıyla bir sızı daha aldım.
Şimdi şairini çarmıhta bırakan şiirler gibi
Kirpiğime asılan isminle unutuyorum kendimi
(yeter artık sanata yüklemeyelim her şiirin acısını / bir kere de senden bilelim / bu yürek sancısını!)
16.o5
25 Ağustos 2010
Züleyha SELÇUK


Nefisti…
Efsane’nin de selamı var.
harikasın eylül
illaki selamımı söylemesen olmaz mı ?

Selamını söylemesem olmazdı.
EYLÜLLL. ben bu şiire söylenecek en ufak bir söz bile bulamıyorum beni benden aldı sanki dipsiz bir denizin ortasında sal içinde küreksiz bıraktı..SALSIZIM.koskaca bir çölde damaklarım kurumuş suya hasret bıraktı .SUSUZUM.en sevdiğim canım dediğim uğruna ölüme gittiğim bir aşkın içinden mağlup ayrıldım.AŞKSIZIM..SEN BENİ VİRANE ETTİN BU GECE YARISI…..ama herşeye değer bir şiir olmuş..sonsuz teşekkürler..
Ağlamak serbestmi.??
Peçeteler şirketten.
eylül işte bu ceylanım can yerinden vuruyor
CEYLAN…
Sustursun beni yaşam dedim iliklerime sinen neydi ben bile bilmedim Ceylan…S/ALSIZIM…S/AL_SIZIM…
kanların kokusu geliyor sanki buram buram tebrik ederim
SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun…
Şimdi nerdesin diye sakın sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi?
Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,
Yağmurlu havalara…Bu kasvetli akşamlara
Sen varken
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına
Otobüs duraklarına…
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım…
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere küsmezdim
Kalanlara acımazdım…
Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim
Masumdum, çocuklar gibi
Böyle delirmezdim-küfretmezdim…
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim.
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı?
Biliyorsun
Bütün acılarına ‘yeşil ışık’ yaktım olmadı
Bütün korkularına’arka çıktım’olmadı
Dağlara merdiven dayadım olmadı
Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı
Sevdim olmadı -yandım olmadı-taptım olmadı
Artık benden pes
Bu aşkın biletini istediğin gibi kes
Nasılsa gidiyorsun
Biliyorum git…
Ama ardında
Ağlayan bir çift göz
Paramparça bir yürek
Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan
Çek silahını-daya sırtıma
Titrersem namerdim…
Sen vurdun da ben ölmedim mi?
AHMET SELÇUK İLKAN
muhteşemsiniz..yürek bu gönül bu .insanız insan.inş allahım hayırlılarıyla karşılaştırsın bizleri.kötülerden ırak eylesin..harika tşkler.
Yüreğiniz dert görmesin, harika dizeler. Tebrik ederim.
beni bitiren bir şiir
……….ÇOK GÜZEL …………
……………….A
…
…
……………Y
…
….
…………..G
…
…
……………I
..
..
…………….L
……………….A
……………….R
………………..
………………..

T……………………………..S
E……………
B………..
R………..
İ…………
K………….
L…………….
E…………….
R…………….
………………
Teşekkürler.
_________






___________





________
______

__


__________
__

______


__________________________






_______




_________


____________





_________


____________






_______


____________






____




___________





______




__________



________






_____________________


_____________________


___________
________



________
__







_____













________
________
________
__
__
_
_
_
__
____
_________
________
________
_________
__________
…………..
………….
…………
…………
_____________
__
_

_____
__
_____
_____
_
__
_____
_____

_____
___



_____


______
_
____
_____


_______
______
_
_____


_______
_______
_____



_____
_______
_____



____
______
_____





______
_____

_________



_
_____






________
_____





_______
_____




_______
_____
_____
_____
_____
______
____
_____
_
_____


_
__
_
_



_____




_
_
__





_____





__
______



_____



_____
_________

_____
_________
__________
_____
_________
_____
_____
_
_____
_
_____
_____
____
_____________
____________
___________
__________
_________
_________
_________
__________
___________
__
_
__
___
____
_______
_____
____
____
____
_____
_______________
____________
_____________
______________
______________
Çok güzel ve hoş bir şiirdi. Sizi yürekten kutluyorum.
Saygı ve selamlarımla.
benim sızılarımı artıran bir şiir olmulş yüreğinize sağlık
……….ÇOK GÜZEL …………
……………….A
…
…
……………Y
…
….
…………..G
…
…
……………I
..
..
…………….L
……………….A
……………….R
………………..
………………..

T……………………………..S
E……………
B………..
R………..
İ…………
K………….
L…………….
E…………….
R…………….
………………
Teşekkürler.
_____________
__
_

…………..♥
♥
♥ 






__
_____
…………..♥
♥
♥ 







_
__
_____
…………..♥
♥
♥ 








_____
___



…………..♥
♥
♥ 









______
_
____
…………..♥
♥
♥ 









_______
______
_
…………..♥
♥
♥ 









_______
_______
…………..♥
♥
♥ 










_____
_______
…………..♥
♥
♥ 










____
______
…………..♥
♥
♥ 












______
……………♥
♥
♥ 








_________



_
…………..♥
♥
♥ 












________
…………..♥
♥
♥ 












_______
…………..♥
♥
♥ 











_______
…………..♥
♥
♥ 







_____
_____
____…………..♥
♥
♥ 






______
____
_____
_
…………..♥
♥
♥ 









_
__
_
_



…………..♥
♥
♥ 











_
_
__





…………..♥
♥
♥ 












__
______



…………..♥
♥
♥ 










_____
_________

…………..♥
♥
♥ 







_________
__________
…………..♥
♥
♥ 






_________
…………..♥
♥
♥ 






…………..♥
♥
♥ 






_
…………..♥
♥
♥ 







_
…………..♥
♥
♥ 







…………..♥
♥
♥ 






…………..♥
♥
♥ 






…………..♥
♥
♥ 






…………..♥
♥
♥ 






…………..♥
♥
♥ 






…………..♥
♥
♥ 






_____________
____________
___________
__________
_________
_________
_________
__________
___________
__
_
__
___
____
_______
_____
____
____
____
_____
_______________
____________
_____________
______________
______________
_____________
_____________
______________
______________
Ben senin yüreğin olaydım, beni bu cefaya salar mıydın ellerin yanında?
Güzel şiirinizi ve yazan yüreğinizi kutluyorum.
Kaleminiz susmasın.
Saygılarımla…
Dil ne desin
bu-z-suzum
Şah damarıma çekilmiş
ince-sızım
Yaşarken
Çarmıha gerilmiş
kıldan ince
kılıctan keskin
söz-sizim-sızım
İlmiğini yar için geçirmiş
belki vuslatta bir kimlik-sızım
bunca serzenişe yürek sızısına dayanırmı can
bu şiir değil ki
………………..ötesi
duygusuzmu duygularını bağladığın
kör bir bıcak mı
yoksa
kör birimi
kimbilir
belki Hz Zekariya gibi kesilen
duyguların ormanında koca bir çınar mı
Ey rabbim kör kuyulardan çıkar
şu mubarek günde
Züleyha kavrulmakta
Yusuf eğle ona
kendi gibi ap ak bir yürekle
……………….Amin
Bugünlerde
öyle telli duvaklı sen düşleri dolar ki yüreğime
nerden baksam gözlerin
nerden yansam sözlerin
bugünlerde
öyle telaşlı sen özleyişi vurur ki kirpiğimi
nasıl desem hep ismin
nasıl kessem hep sesin…
……..
………
***duygusuz mu duygularını bağladığın
………
zamanın birinde,kadın aşka acemiyken ve adam bilgeliğiyle ün salmışken kadının yüreğine,Aşk budur deyip,tarifleri dizelerken,kadın öğrenir o baharda duygu seslerini.hem kendini hem adamı sınar bir hevesten ibaret olmamamlıdır çünkü bu büyü…sonra son nefeslerindeyken haziran…kadın aşk der ve adamı hiç konuşmamacasına dinler…
ondan öğrenir aşk nedir,ondan öğrenir de o adam hiçbir şey bilmemiştir,hissetmemiştir meğerse…
Eylül hanım yine nameler ağlamış yine dizeler gözyaşı dökmüş yürekten tebrik ederim.
………
***duygusuz mu duygularını bağladığın
………
zamanın birinde,kadın aşka acemiyken ve adam bilgeliğiyle ün salmışken kadının yüreğine,Aşk budur deyip,tarifleri dizelerken,kadın öğrenir o baharda duygu seslerini.hem kendini hem adamı sınar bir hevesten ibaret olmamamlıdır çünkü bu büyü…sonra son nefeslerindeyken haziran…kadın aşk der ve adamı hiç konuşmamacasına dinler…
ondan öğrenir aşk nedir,ondan öğrenir de o adam hiçbir şey bilmemiştir,hissetmemiştir meğerse…
……………………………………………………………………………………..
Hiç bir şeyi hiç bir kişibilemez ve hissedilmez
adam duyguların en demindekör kuyularda hapsetmiştir kendini
kadını görmektedir ve hissetmektedir
kavrulmuş bir yüreğe duyarsız degildir
lakiin kimbilebilirki adamdakini
belki onu sevenin üzülmemesi için feda etmiştir kendini…
belki ömrü cok kisadir
başlamadan bitirmiştir coğu şeyi
adam hayatı boyunca önce karşıdakini sonra kendini düşünmüştür
hiç bir zaman egoist olmamıstır….vebal almamıştır
bakışları gözleri gibi masmavidir
kadere ekilmiştir kaderi
belki onu sevene emek istememistir elemleri kimbilir
kim kimi kimde bilir ki
…………………………………………………..
Bayramınız kutlu olsun……Tenhadan birinden
Ne adamlara sözüm var,ne kadınlara.Kim kimden ne öğrenirse öğrensin isteyen aşk öğrensin isteyen nefret.
Kimseyi yargılamak için yazmadım,herkesin gönül penceresi vardır kimi sevgi görür,kimi nefret.
sevgiden bakmak isteyene de kimse engel olamaz -ki hiç kimsenin böyle bir yetkisi yoktur.
İyi bayramlar.
Korsan0719 teşekkürler efendim.
Hoş geldin Bayram şekerim nasılsın?
Nedense iyi olmak bana iyi gelmiyor Parafcan şeker değilim ben zehirimmmm
((
Zehir de olsan başımın tacısın ben yerim kana kana.
zehir senden uzak dursun…bala kanmak varken ne diye heves edersin zehire?
Ben tatlının bile acılı yanını severim belki de ondandır.
Ben de öyle derdim değilmiş Parafcan hele canın yansın kendinden bile çeker gidersin bu halin ne söz sanatına,ne şiire sığdırılcak kalıplara ihtiyacı vardır,acı çekmek çok başkaymış,çok…ve ben artık sevmiyorum acıları hoş mutluluğa da kırgınlıklarım varya.
Hayatta var isek acıda olacak mutlulukta
insanoğlu nelere alışmıyor ki
heartthief_hsyn demis ki 09 Eylül 2010 02:11
Hayatta var isek acıda olacak mutlulukta
insanoğlu nelere alışmıyor ki
************
ben alışılamayanlara çok örnek veririm,ama alışılandan da örnek isterim yorum beni gerçekten çok üzdü beklemiyordum böyle bir yorum.
üzmek adına değil hicbir düşünce ve yazılan
ben çizemiyorum kaderi haşa
bunlar gerçekler
üzülmeniz üzülürüm
€zildi ruhu bir şair nefeste
Hazana sarıldı bu kırık beste
Kime neydi mutluydu
O yorgun seste
Elini,dilini bileyleyen
koştu göğsüne
herkesin dilinde ”artık sus’’sözü
çok mu geldi bir kaç şiire
bir sevda közü?
kime ne yanıyor kendi içinde
bırakın dökülsün sözleri
-ki gözleri zaten kudurmuş Dicle…
Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar ailenizle birlikte güzel günler geçirmenizi dilerim. Her şey gönlünüzce olsun.
AYNI YERDEYİM
Gözümde tütüyor eylül rüzgarı
alıyor ruhumu eserken yorgun
saçları uzuyor
ıslak gözleri
çalıyor ruhumu eserken suskun…
sen gidiyorsun
başın hoş değil vuslat sözüyle
kanıyor dilinde hazan bir beste
sen gidiyorsun
…kanıp düşlere
ben aynı mekanın işgalcisiyken
sen gidiyorsun
…dalıp dünlere
ben aynı yerde
hep aynı beste
eylül sesiyle
……..
candan ercetin – kırık kalpler durağında yeni klip | izlesene.com
Emeğinize sağlık Mehmet Bey.
ne demek eylülcan şaire iyi dinlemeler dilerim
AYNI YERDEYİM
Gözümde tütüyor eylül rüzgarı
alıyor ruhumu eserken yorgun
saçları uzuyor
ıslak gözleri
çalıyor ruhumu eserken suskun…
sen gidiyorsun
başın hoş değil vuslat sözüyle
kanıyor dilinde hazan bir beste
sen gidiyorsun
…kanıp düşlere
ben aynı mekanın işgalcisiyken
sen gidiyorsun
…dalıp dünlere
ben aynı yerde
hep aynı beste
eylül sesiyle
AYNI YERDEYİM
Eylülü meltemle benimsedim
Ilık ılıktı mavi düşlerin
Ne güzeldi seslenişlerin
Umut ışıginda mavi güllerin
Saçlarını örmüş bir anne eli
Işıldamış gözleri misk-i amberi
Bulutlar süslemiş kaşı kirpiği
Zemzemdi akışı billur simgesi
Oyasi başında,gönül gergefi
Eylül sesleri ne de güzeldi
Şiiristan bahçesinde
Gönül prensesi
Tenhadan birinden
Yusuf! y/azıyor yaram
zamanla bozuldu aram
hani zindan bulsa beni
kurtarırdı beyaz sevdam
Züleha teninde bir kabuk
Merhem olur mu Yusufcuk
Zamansız zamanda körpecik
Derman olur mu sahrada bir çiçek
Yusuf’u g/özlüyor can
Elime,dilime bulandı kan
Hani özlem vursa beni
Kurtarırdı senli zaman?
Yusuf k/anıyor dilim
ben bu kadar kekeme miydim?
hani düşse gece ellerime
ben umudu resmederdim.
Züleyha dalında bir gonca gül
Kelimelerin özünde mavi bir dil
Sol yanına dokundurma kor kalmış kül
Resmin güzeldir gergefinde,sen hep gül
………………………..tenhadan birinden
Yusuf’u ç/alıyor dilim
ben bu kadar zalim miydim?
hani hüzün sarsa beni
ben sevinci dizelerdim.
Züleyha idi dili
Ne de güzeldi seslenişi
Hüznü ucurtmana koy
Ey gönül dilberi
……………….tenhadan birinden
Yusuf! y/azıyor yaram
zamanla bozuldu aram
hani zindan bulsa beni
kurtarırdı beyaz sevdam
Züleyha teninde bir kabuk
Merhem olur mu Yusufcuk
Zamansız zamanda körpecik
Derman olur mu sahrada bir çiçek
………………….tenhadan birinden
Yusuf’u g/özlüyor canım
Elime,dilime bulandı kanım
Hani özlem vursa beni
Kurtarırdı senli zamanım?
Z/amansız bir göç mevsiminden..Yoruldu kanatlarım..Yaralanmış kanatlarımın.Tek dermanısın; Ey Rabbim.
Yaka Rozeti demis ki 12 Eylül 2010 14:38
Bu umutsuzca bekleyiş yok mu?
Artık şiir yazamıyorum,
Ağlayamıyorum,
Aşk şarkıları söyleyemiyorum anne.
**********
Günün şakağından dökülen her bir dize,sevgili yüreğini kanatmasın diye,bilinmez bir zamana gönderilir ve insan işte o zaman artık yazamıyorum sözcüklerine sığınır.
Selcan demis ki 12 Eylül 2010 15:06
Z/amansız bir göç mevsiminden..Yoruldu kanatlarım..Yaralanmış kanatlarımın.Tek dermanısın; Ey Rabbim
**************
Sümeyye biricik Yasir’i öldürülürken varlığınla ölümü yok saydı,ben bir beşer uğruna kendimi unutuyorum,bir Sen duyuyorsun…Yardım et Rabbim,unuttur bana.her geçen gün kendime daha çok dokunuyorum…
yeniden yazma başladık eylül
anlamadım neye başladınız?
senn eklediğim yazıya başladık diyordum ama sen fark etmişsin
Tamam efendim anladım şimdi,sağolun.
YÂR OLAMADIN
Vurduğun her yerden gül biter sanma
Sen beni ilk defa yaralamadın.
Ben sana kul köle olurdum amma
Sen bana bir günlük yar olamadın.
Bu kadar yüklenmek var mı susana
Yerimde olup da çıldırmasana
Ben gönül köşkümü açtım da sana
Sen sokak kapını aralamadın.
Hançerle mavzerle yıkılmazdım da
Süründüm aklımı senle bozdum da
Ben sana yüzlerce roman yazdım da
Sen bana bir satır karalamadın.
On bin de bir kula kısmet olsam da
Kadrimi bilmedin nimet olsam da
Ben senin bağına rahmet olsam da
Sen benim dağıma kar olamadın.
Kalplere şifalar sunan meyvaydım
Her keyfe kedere derde devaydım
Ben senin bahtına gülen ayvaydım
Sen bana ağlayan nar olamadın.
…
Cemal Safi
sen katıksız bir sevda istedin
bu yüzden yavan bir yürekti seçtiğin
sende sevdayla karışık biraz hüzün biraz merhamet
sende Ferhat’tan kalma biraz yangın ve sabretmek
ama kimse hakmetti,
belki bu yüzden gidenlerle dolusun
ve sana gelemeyenler kapında…
gitmedi gitti sandığın
senin sevdan bezenmiş binbir renkle
ve gitmeyen bu yüzden gidememekte…
sen benim dünyalığım değilsin
bu yüzden seni mahşerimde bekleyeceğim.
eylülde hüzün
Parafcan bloğuma türkü rica ediyorum…
Hoş geldin Eylülyüreklim, hangi türküyü istersin?
sevdiğim yok mudur sende merhamet
…çekildi sularım.
ister Kerbela eyle,istersen katlet
…onulmaz yarayım.
dolmuyor ömrüme verilen mühlet
…yaşama düşmanım.
eylülde hüzün
hoşbuldum ParafCan nasılsın?
Yavuz Bingöl:ne gelirse baıma sevdadan gelir…
ne gelirse başa sevdadan gelir | izlesene.com
sağol Parafcan’ım emeğine sağlık…
Eylülyüreklim, iyi dinlemeler dilerim.
Toroslar’ın Eteğinde Meçhul Bir Suskun
Siyahın gölgesinde, ayaz bir gecenin son deminde,
Suskunluğumu dinliyorum, sessizliğin ötesinde
Kayıp giden zamanların muhasebesini yapıyorum kendimle
Ortak paydaların, eşitsizliğini yapıyorum yürek çizelgemde
………………………………… Ve sağlamasını bulamıyorum,
Önce payıma düşeni hesaplıyorum, sonra paydamı,
Boğuşurken ve paylaşırken tüm elem servetimi,
Bir tren sesi bozuyor uğultusuyla sessizliğimi
Yarıp gelirken dağların ardından, sukutun sinesini
…………………… Bir sigara molası verdiriyor bana
Dağların heybetine dayamışken sırtımı
Haykırdım, yamaçlara karlar diyarına sırrımı
Bir zamanlar bende dağ gibiydim, ya şimdi?
Çakıl taşlarına dayamışım, pençelediler sırtımı
Hani büyük yapıları küçük taşlar tutardı?
Hani yağmurun arkasından güneş çıkardı?
Direnişimin son kavgasındayım şimdi
Ya mavi limanıma kardelenimi koyacağım
…………………… Ya bu gemiyi batıracağım,
……………………………..denizimin en dibine
13.09.2010
gökhan kırdar- yerine sevemem | izlesene.com
Sakin bir nun hıçkırığıyım hepi topu..Lam Ra! Şeddeli mim! Şeddeli sus…
Yasamaya zaman ayirin,
zira zaman bunun icin yaratilmistir.
Calismaya zaman ayirin,
basarinin bedeli budur.
Düsünmeye zaman ayirin,
güclü olmanin kaynagi budur.
Cevrenize nazik davranmaya zaman ayirin,
mutluluga giden yol budur.
Etrafiniza bakmaya zaman ayirin,
günler bencilliginize yetmeyecek kadar kisadir.
Gülmeye zaman ayirin,
ruhunuzun müzigi budur.
Cocuklarinizla oynamaya zaman ayirin,
zevklerin en büyügüdür.
Terbiyeli olmaya zaman ayirin,
insan olabilmenin sembolü budur.
‘İstisna bir yara gibi kal bende… Hayra yorulan düşlerim ol, böl gecemi, destursuz girme bedenime, şifa niyetine dokun yüzüme… Gel be, gel işte! Küfrüm tövbeme karışsın, aklım fikrime… Öyle bir gel ki bana; nefes nefese…’
kubat–yas [lalezar.forumlari.net] | izlesene.com
Hep ben konuştum,sen susmakla barışık kalmayı seçtin.Gitsem seni böyle zorda bırakmasam sevdiğim.Zorla olmuyor yani tek taraflı.Yani yalnız beni yakan bu ateş sende sıcak durmuyor.
Üzgünüm sevdiğim hem de çok…Yorgunluğum alıp başını gitti.Neye yaslasam yüzümü sen oluyorsun hep.Ah dönebilsem zamanın eski haline.Bana yaşattığın en güzel mevsime.Biliyorum az kaldım,sana yetemedim.Peki neden gidemedim senden? Madem az kaldım,madem uzaksın,bir bana yasaksın madem ben kendimi neden inandıramadım.Ah sevdiğim içimdeki yerini ben bile anlayamadım.Neyse biliyorum bu kötülüğü ben kendime ettim.Uzak olamadım yada anlayamadım seni.Yani benim ilk göz ağrım,hiçbir acı yazıldığı kadar basit değil.Nefes alışımın ağrısı batıyor seni sakladığım yere.
Ne kadar acı bilemezsin,yada bilirsin,anlarsın beni,ama bu yetmiyor sevgili.Olmuyor işte suyu kesildi ırmağımın.Dilimde yaralı sözcükler birikti.Bir sen bilsen yeterdi
Katlanırdı yüreğim belki uzaklığına.
Şimdi sana melankoli gelecek belki bu sözlerim ama ilksin ve son olacaksın.Gelmeni son nefese kadar gözümü kimseye çevirmeden bekleyeceğim bil yada bilme.Hoşçakal nurum…onurum…artık tek kelime etmeyeceğim…
Biliyorum ben yalnızca mısralarımla sevildim sende
Gitmeliyim biliyorum böyle olmuyor,ben delirten düşlere mahkum,sen duymaktan bıktığın sevgimden usangaç.Üzgünüm hiç bilmediğin kadar.Yara aldım kendimden.Ben bana düşmanlık ettim tahmin etmeli,olduğum yerde kalmalıydım.Aşkın bana göre olmadığını bilmeliydim.Heyecanlar,umutlar içinde sana gelmek bana fazlaymış.Haketmemişim seni,yüreğini
€ylül’de HüZüN
Eylülyüreklim hoş geldin, nasılsın?
Evet €ylül…Yüreği €ylülden kalan…Nasılım?HaZaN…
hoşgeldin eylül
Hazan da olsan aldığın nefese şükür.
sezen cumhur paraf ve çikolata sesli kadın eylül dinlemeye başladım sizi ama lütfen fransızca konuşmayın
eylülde gel-alpay | izlesene.com
merhabaaaaaaaaa
Tadına doyulmazdı ellerine sağlık Parafcan…
Şiir gibiydi vesselam.
eylül hoş geldin
Afiyet bal şeker olsun Eylülyüreklim.
Youtube – Ayşegül-Türkü gözlüm
Ellerine sağlık marifetlim,on parmağı on hünerim
bu yıl güzel geçecek hazır ağzımız tatlandı.ağzımızın tadını bozmadan merhaba diyeceğiz vesselam.
İnşallah Eylülyüreklim yeni yılda tüm güzellikler senin olsun. Biraz daha içmeseydin kahve fincanların birikmiş bulaşık sorunumuz olacaktı bu yıldan temizlemek iyi oldu.
Son Nokta ‘’Aşk’’
İnsanlar çoğu zaman gidene değil de, giderken yanında aldıklarına ve almadıklarına üzülür. Giderken senin kalbini de alırlar ve sanki o kalp tekrar aynı aşkla, sevgiyle başkasına yaklaşamayacağını sanırsın. Sanki o kalp eskisi gibi atmayacaktır, eksik bir şeyler vardır sanki o kalpte, yoktur artık umut, geleceğe artık eskisi gibi güvenle bakamazsın ve o andan sonra her şey olabilirmiş gibi gelir. Bu hiç bitmez dediğim ilişki bitti ya artık herşeyin olması mümkün gelir. Kalbimdeki eksiklikten mi bilmem ama karnının üst bilgesine bir acı, bir ağrı ve boğazının tam ortasına bir düğüm oluşur sanki hiç gitmeyecek gibidir. O gidince bana dost bırakmıştır sanki ama bu dost değil daha çok düşman. Çünkü acı verir bana karınımın üst bölümündeki acı, ağrı ve boğazımın tam ortasındaki düğüm. Ne yapacağını bilemezsin bir ağırlık çöker tüm bedenine sonra düşünme süreci başlar. Acaba güzel olan her şey böylemi sonlanacak. Güneş her zaman batacak mı? Eğer her doğuşundan sonra batacaksa doğuşunu izlemeye değer mi? Güzel olan her şey sonlu mu yoksa sonlu oldukları için mi bize güzel gözükürler. Hayatta güzeldir ama onunda bir sonu var. Bizler bazı şeylerin güzelliğine sonlandığı zaman mı vakıf olacağız. Hayatta sonu olmayana bir şey var mıdır? Eğer varsa bunlar bizim için güzel midir?
Gözü gören bir insana sorsak; Hayatında olmasını istediğin ve olan şeyleri söylermisin? Diye acaba gören gözlerini bunları içinde sayar mı? Gözleri görmeyen bir insana sorsak aynı soruyu.Söyleceklerinin en başında gelecektir. O zaman biz mi göremiyoruz veya fark edemiyoruz hayatımızdaki güzel olan şeyleri. Bunları görebilmemiz için o güneşin batması şart mıdır? Yok mudur başka yolu elimizdeki güzel şeylerin hala elimizdeyken değerini anlamanın. Kaybetmemiz ve o kaybın içinde kendimizin de kaybolması ve bulunamamız mı gerekli? Yok mu bunun formülü biri gelip söylese bunu anlarmıyız? Güneş bir gün batabilir, bu farkına varmadığımız güzellik sonlanabilir. O güzelliği doya doya yaşa bir nefes gibi çek içine hisset ciğerlerine giderken ki yolculuğunu temiz, berrak, saf hava gibi onu hisset , yaşa ondan mutlu ol. Yaşamadık, fark etmedik, hissetmedik bir anını bile kaçırma, yaşa onu ölümüne, bir gün sonrası ölecekmiş gibi yaşa. Sanki artık o olmayacakmış gibi bir salisenin değerini hissederek yaşa. Tüm iliklerinde hisset onu ve o güzelliğin her anını her yönünü gör. Belki ozaman sonsuz olur senin için. Güzel ve sonsuz olan bir şeyin tadını çıkar. Mutlu olduğunun farkına var ve mutluluğunu kaybetmemek için savaş, içindeki aşkı sevgiyi besle, kimeyse bu sevgi aşk hiç gurur yapmadan her zaman hissettir. Kim istemez ki sevdiği insanın mutlu olduğunu görmeyi. Heleki o mutluluğun kaynağı sensen daha bir güzel daha bir hoş şeydir. Çünkü hayat sonludur. Ve ne zaman sonlanacağı bilinmez ki o bir gün çat diye karşında durabilir. O, hiç beklemediğin bir andır. Çok planların vardır hayata dair ama artık vaktin yok. Diyemezsin dur! Daha benim yaşayacağım çok şey var. DUR! Daha aşkıma SENİ SEVİYORUM diyecektim, doya doya sarılacaktım onu tüm bedenimde taa kalbimde hissettiğimi söylecektim. Onun bunu duymaya ihtiyacı var, DUR! Bunları duymak onu çok mutlu edeceğini biliyorum. Bana bir gün ver diyemezsin çünkü o anlamaz bunları. Çok sorusu vardır hayata dair sana soracağı. Neden şimdiye kadar bekledin? Neyi bekledin? Niçin bekledin? Ben zaten bunları yapman için sana zaman vermiştim, neden gelecekten bir tarih seçtin. Bunları yaşamak ve yaşatmak için. Neden o an, içinden geldiği zaman değil de ozaman değilde gelecek. Bu güzel duyguları anları yaşamak için neden gelecek zamanı seçtin. Gelecek bilinmezdir, niye bilinmeze sakladın, attın erteledin. Bunlar çok güzel yaşam deneyimleri, niye kendine bunu yaptın. Niye duygularını tutsak ettin, o güzel kalbi niye bir hapishane gibi kullandın da o hisleri oraya müebbet hapise mahkum ettin. Bilmiyormuydun gelecek, geldiğinde artık onun gelecek olmayacağını, gelecek zamanın hiç gelmeyeceğini bilmiyormuydun? Şimdiki zamandan o andan niye bukadar korktun, niye hep geleceği seçtin?
Niye son anın gelmesini bekledin. O kadar çok niyesi vardır ki…
Eğer ben gelmeseydim daha nekadar bekleyecektin. Seksen yaşındasın daha nekadar bekleyecektin. Bukadar yıl o güzelliği içinde ne oldu da sakladın. Ne olacağından korktun? Hiç olmaması, düşündüğün olması muhtemel kötü, korkunç diye adlandırdığın o olaylardan daha kötü değil mi? Ben okadar çok durdum ki senin için, emin ol bunları yaşamanı senden daha çok istedim, hak ettiğini düşündüm. Kendimle savaştım, kendi kendime daha ne bekliyorsun dedim. Hayatı yaşamayı bilmeyen bu kör kalpli insanı almak için ne olmasını bekliyorsun dedim. Ama o kalbinin içine mühürlediğin hisleri çıkarmamak için okadar inatçıydın ki bir seksen yıl daha bekleyeceğimi fark ettim. Ama sen hayatın akıp gittiğini geçmişle ve gelecekle yaşanmayacağının farkına varamadın. Şimdi bana DUR! Diyorsun, sence durmalımıyım? O güzel günleri yılları yaşamamak için adeta kendini mühürledin. Sonra hayat bana acımasız davrandı dedin. Oysaki o güzelim hayata okadar acımasız davrandınki şimdi ben nasıl durayım! Bana nasıl dur dersin, ben hep durdum ama sen hiç ilerlemedin, sende hep durdun. Benim gelmemi mi bekledin?
Ben noktayım ama sana o kadar çok virgül verdim ki bunu anlamadın. Bende virgül kalmadı nokta koymaya geldim, karşına çıktığımda başka alternatifim yok, çok isterdim senin için nokta koymamayı ama senin en iyi yaptığın şeydi nokta koymak hayatta. Şimdi bana nasıl nokta koyma hayatıma dersin. Sen zaten bunu benden önce yapmıştın. Noktayı koyalı çok oldu kendi hayatına. Ben sadece resmileştiricem bu merasimi. Hayatı hep ölüm merasiminde yaşadın sadece adı hayattı ama yüklediğin anlam bu değildi. Sen zaten yaşamadinki bukadar yıl şimdi benden yaşamak için süre istiyorsun. Bana DUR! Diyorsun ben nasıl durabilirim hiçbir alternatifim kalmadı. Dedim ya NOKTA’yım ben…
Evet haklısın ben zaten yaşamamışım sadece hayallerde ve geleceğe endeksli yaşamışım hep sonra yaparım diye hayatımda hiçbirşey yapmamışım, sevdiğim insana bile o hep söylemek için yanıp tutuştuğum ‘’SENİ SEVİYORUM’’u bile kalbime mühürleyip sonra yaşarım demişim. Ama bak yaşamadım, yaşayamadım. Kimbilir daha neleri yaşayamadım. Benim bunları bilmediğim ve hiçbir zaman bilemeyeceğimi biliyorum. Keşke biri gelseydi ve bana sen ne yapıyorsun hayatın bitiyor. Nezaman! Deseydi daha ne bekliyorsun deseydi. Aç şu kilidi mühürü sök deseydi, ozaman acaba bende açarmıydım. Açardım değil mi?… Evet açmadım, buda oldu, beni çok düşündüğünü şuan hissediyorum benim için gönderdiğin virgülleri… Onları anlamadım, anlamaktan korktum. Hep kötü şeyler olur diye korktum. Ama şimdi anlıyorumki en korkunç ve en kötü sonu hazırlamışım kendime. Hep onları düşman diye, korktum insanlardan. Ama aynadaki düşmanı göremedim, onu hep dost sandım. Hep yanımdaydı virgülleri nokta olarak gösterdi bana. Gözlerim kalbim kör oldu, hayatım kör oldu gördüm ama anlayamadım hissedemedim farkedemedim. Değişimi büyümeyi sonun yaklaştığını, hayatın aktığını ve o hayat deresinin sonunu gördüğümde bile gözüm kapalı sanki gördüğüm değilde beynimdekini yaşadım. Sanki onu yokmuşçasına harcadım hayatı bir bozuk para gibi hep harcadım, hep kredi çektim,hep borçlandım hayata, hiç ödemedim karşılığını. Hep sonralar sonucunda gelen keşkelerle yaşadım. Hayata keşke ile yaklaştım geçmişi yaşadım, sonralarla yaklaştım geleceği yaşadım. Şuan içinde, şimdi zamandayım ama hiç burada olmadığımı şimdi anlıyorum. Romanın son cümlesinde şimdiyi yaşıyorum. Belki son cümle bu, belki çok kısa,belki romanın son cümlesine az sonra noktayı koyacağız. Ama şimdi kısa sürede de olsa şimdiyi bana yaşattığın için sana çok teşekkür ediyorum. Belki senin çok karşılaştığın ve teşekkürü duymak istemediğin ve sevmediğin bir yerdeyim ama yinede kendimi bundan alamıyorum. Ve yine teşekkür ediyorum ki bu son cümlede bana anı yaşamamı ve bu an içinde söylenmesi lazım düşen bir duygumu ertelememenin ne olduğunu yaşattın. ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM!…
Artık karnımdaki bitmek bilmeyen acı ve boğazımdaki düğümü sonlandırabiliriz. Artık DURMA! Evet durma ben hak etmişim bunu…
Ama yinede DUR! Son bir şans, son bir gün sadece bu romana bir cümle daha eklemeni istiyorum sadece bir cümle çok şey anlatacak bana ve insanlara, bu son cümlede çok şey anlatacağım… Biliyorum bu olmayacak o zaman bir dakika ver ve beni dinle eğer bir cümlem daha olsaydı.
Sevgilime, o güzel insanın gözlerinin içine bakar sımsıkı sarılır, onu bütün bedenimde hisseder o son cümlede o insanı yaşardım. Ağız dolusu SENİ SEVİYORUM! Hayatımın anlamı derdim…
Hergün önünden geçerken aklıma gelipte sonra alırım dediğim çiçekçiden en büyük buketi yapmasını isterdim ve buluştuğumuzda ona vererek hayatımdaki işgalinden nekadar memnun olduğumu anlatırdım…
Bende birşey istediğinde yapmamda çok büyük sakınca olmadıkça TABİKİ DE BİRTANEM derdim…
Özel günleri unutmakta ne demek gelmesi için gün sayardım. O günleri dolu dolu yaşardım o anın her dakikasını ayrı güzel yaşar ve yaşatırdım…
Onunla vakit geçirmek için fırsatlar yaratır, onunla sohbet edip dinlemenin verdiği hazzı gözlerimden anlaması için hep gözlerinin içinde yaşardım…
Eğer son bir cümlem olsaydı, geçmişi ve geleceği değil, ‘’ ŞİMDİYİ YAŞAYIN’’ derdim…
Hazırlayan: Psk. Ayhan ALTAŞ
Şiir tadında bir ikramdı
ve yudum yudum unutulmayışa uyandırdın Eylülyüreklini
ParafCan elllerine sağlık nasıl da iyi geldi bilsen.
Afiyet bal şeker olsun Eylülyüreklim kahvenin yanındaki lokum gibiydi cevabın ve ben de tatlandım.
nev mühürlü kaderim | izlesene.com
EL AYAK ÇEKİLDİ ÖMRÜMÜN HEYBESİNDEN
Hani karanlık boğarken şiirlerimi,
Şairliğime tan ağarırdı yeniden!
Neden birileri durmadan yaramı kaşır?
Aleme dar mı gelirim sevda dedikçe?
Aynalarım şahitliğe soyundu,
Lâmı cimi varım…
Tıka kulaklarını yâr!
…Bugün çok yaralıyım!
Arttıkça arttı derdim,
Bir zamanlar Züleyha’ya benzerdim,
Şimdi ondan beterim…
Elin ayağın çekildi ömrümün kederinden,
Geceme bir cümle yargılandı,
Açtığın parantezden.
Şimdi kim kapatır kederimin üstünü?
Kim çiğner onun ağzını bozuk küfrünü?
Gözlerim hazanlara soyundu,
Önüm ardım hüzün…
Kapat gözlerini yâr!
…Döşüme saplandı üç kelime tek sözün!
Üşüttükçe üşüttü zemherin,
Bir zamanlar haziranda güneştin,
Şimdi terk-i diyâr eyledin…
Elim ayağım çekildi ömrümün ümidinden,
Duydum ki,
Duydum ki başka adlar dökülür,
Bülbüle gıptalı dillerinden.
Beş aşağı kaldım!
Üçe varmaz yukarım!
Bilmem bu kuyudan nasıl çıkarım!
Sözcüklerin itirafa soyundu,
Yerim göğüm yalnızlık!
Suretini al içimden yâr!
…Bu yaptığın haksızlık!
Elim,ayağım
Kolum,kanadım…
Sen kendini esip geçen rüzgârlara,
Ben ömrümü sana adadım!
Yol geçen hanına düştü,
İlk kez çıktığım yolum.
Şaşırdım,
Ne zaman sağım
Kimden yanadır solum!
(kalbimin yükünü ben taşıdım,saltanatını devren sana sattım / bu yüzden bin asırlık fetreti ben yaşarım!
4 Aralık
(d.r.n./h.g.d.n./b.t.n.m
Züleyha Selçuk