Ekim, 2010 icin arsiv

Susma

Efsane_etrafogullari

Sen susarsan yıldızlar dökülür geceden tutunamazlar. Bitirme sözcüklerini, atma içine kırgınlıklarını, bağır haykır yüzüme kabahatlerini ki bir bir düşelim hesap defterinden. Boğarsan kendini karanlıklara çıkamazsın bir daha, elimi uzattım sana ya konuş son bir defa ya da yaşarken ölümü sar etiketlenmiş boynuna.

Konuşmak ne demekmiş anla sözcüklerin kıymetini bilmediğin için bu hale geldik. Susma; konuş konuş ki içimdeki sen, içindeki ben bitmeli. Bu aşka dair ne varsa sonbaharda savrulan yapraklar gibi savrulmalı.
Konuş ki aramızdaki soğan zarı kadar mesafe yok olsun, bitsin bu sevda.

manga-beni benimle bırak 2009 | izlesene.com

Susma dediğime bakma yine yalanlar dizeceksen ipe serme, gözlerime bakarken kurumuyor inanmıyorum sana. Oysa bir zamanlar tek inandığımdın, duymak istediğim ses, görmek istediğim tek yüzdün şimdi yüzsüzsün. Masken düştü, yalanlarından ağzın köpürüyorken kendini izleme fırsatın olsaydı keşke. Son sözlerini sararken dile artık yalandan arındır yüreğini, yüzleş kendi kendinle.

Konuştukça batan bir insan görüyorum gözlerimden eriyorsun buz misali. Bu kadar konuşmana bile izin verdiysem inan ki sadece kulaklarım etkilendi. Acıyorum düştüğün hale kalk ayağı yine bana sığınma sığınacak limanı yıktın yok ettin esip geçtiğin zamanlarda şimdi sana son bir iyilik yapıyorum ağlama duvarı olarak.

31 Ekim 2010
Paraf & Efsane Etrafoğulları

Desem ki; sitemkâr bir zamandır kafiyeler,
Lekeli bir hüzündür; şiir
Kuyulardaki yankılı sesleniş,
Avuç içlerimi kanatan; sabır.

Desem ki; Cân kaçmış kafesinden,
Sitemkâr bir yolcudur; dil…
Nereden bilsin ki şiir,
Kahr/ol/asıca bir pervanedir.

Sevgisiz sözcükler kan kusuyor,
Kınından çıkarıp; paslı kılıcı,
Söylenmemeliydi, lekelenmemeliydi; aşk…
Bî-çare haykırıyor…

Dil(l)enmeye görsün o rezil duygular,
Dur durak bilmez gemi azıya almış laflar.
Hiddetle savrulur ayıbı örtmek için,
Leke kadar âşikâr…

Sözcükler var; başı ve sonu “ah” ile biten,
Nevâ iken, nidaya dönüşen.
Ruhsar’ım; sersefil…
Acı ile yoğurulmuş dizeler döken.

Ölüm başlangıçtır; ellerimde revnâk.
Bir mendildir sallanan,
Nasıl nakşedilir ki bu sağnak.
Kanla yazılmış bir vav’ın ucunda sallanır; aşk.

Esin Dinçelli

Yazan ve Seslendiren: Esin Dinçelli

Her daim sevdiğinizle birlikte olmanız dileğiyle…

Yazan: Nurten Altınok

Seslendiren: Esin Dinçelli

 

Nuri Can – Gitme

Gitmek ne gidene ne de kalana kolaydır…

Gitme

Gitme
figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür

gitme
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm

gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm

Gitme
acılara mahkum olur yüreğim
ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar
boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar
alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm

gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm

gel gitme sevgilim terketme beni
umutsuz çaresiz bekletme beni

gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de, ölürüm

gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm.

Nuri Can

Yazan: Nuri can

Seslendiren: Esin Dinçelli

Günü Gece Basar Bazen

Günü gece basar,

Yerle yeksan hayatlar.

Uzansam tutamam,

Ellerim boşluğa dalar.

 

Gün geceye mahkûm,

Ben, geceye vurgun.

Işıksız bir tünel,

Sonu meçhul bu yolda ruhum.

 

Kanayan yaralar,

Gülümseyen dudaklar…

Dizeler de boğulmuş gelgitler yazar.

Medcezir mi?

Prangalardan kurtulma çabası mı?

Hasretlere kana kana dalmak mı yoksa?

 

 

Gece sisler içinde,

Bir inci tanesinin

Şavkı vurmuş yüreğime.

Gece bitecek elbet,

Gece, ışığa gebe…

 

Camlar mı buğulandı,

Yoksa gözlerim mi söyle…

 

Esin Dinçelli

Yazan ve Seslendiren: Esin Dinçelli

Ahenk

Her sene koşarak gelişim, bu şehre,
Sebebi sen; yollara yıldızlar döşerken
Teker teker kayıyorlar; sana…

Derin bir iç çekişle,
Yıldızlar bu defa gözlerinde.
Açıklaması zor bu ahvali; sadece tek hece…

Boğazımda düğümdür birikmiş sözcükler,
Gözlerim mühürlüdür başka yön bilmezler.
Gümüş iple bağlı gönüller; ahenkle dans eder.

Dileğin yolunda, sabırdır beklediğim.
Elbet zamanı var; ben yalnız seni dilerim
Su, yolun bulur akar; sesin sesime değer, nefesin nefesime…

Heyhât! âteşi ancak âteş söndürür,
Vâdedilmiş her söz mana bulur; gecelerde…
Bu ahenk içinde ruhlar raks eylemekte.

Zübde-i âlemsin sen; yüreğimi saran şule,
Asuman ışıl ışıl; niyadım seni taşır.
Ateş ve nar; tenimde…
Can peymane,
Canan, içinde bâde…

Esin Dinçelli

Yazan ve Seslendiren: Esin Dinçelli

Ay Işığı Senfonisi

Muhteşem bir senfonidir okurken ince ince  yüreğinize inen… Biz de ses olmaya çalıştık bu eşsiz esere. Umarım sizde beğenirsiniz.

Yazan: Sema Şener

Seslendirenler: Esinti & Boğaçhan

 

Esin Dinçelli

Zelalım

Hayrettin TAYLAN

Okyanusları çöle verdim, seni yele serdim
…: içimde sulara açılan heveslerin akan beyazıyım
Sevdikçe beyaza boyanır ömrümün merdiveni
…: basamak basamak gelirim sensizliğe
Yüceler buhurun nemlerime
…: Yarın yağmurun öpüşme demidir tutku toprağımda
Damla turuna çıkmış ehli mühtediyim
…: Yokluğunun sonralarında susan ehli keyfin bülbülüyüm
Açıklanmış bir düşün soy ağacına yazılıyor sevdam
…: İsmini bilmediğim bir geleceğin kaderine yazıyorum seni
kendimi böldüm gerçeklerine, payımda ve hayalimde sen
…: Varsıl boşluğun suyunda ıslanıyor tutku gemim
Gamlara yem atıyor istemeyenlerin isleri
…: Berrak bir huzurun damlası ayıklıyor bizi
imkansızlığın sarnıçlarını kapatıyor uzaklar
…: Eskimişlerimiz ruhumuza siniyor
Üzgün demler başlıyor kavuşamadıklarımıza
…: yellerin üşümeden ellerin üşemesin ellerde
Ben sellerin süreğeniyim sürüklendim Leyla kayasında
…: Parçalanmış halimde seni sordu aşk ve kader
sarmaşık bir hayal uzatır gerçeği denkliğine
…: üşüyor kavuşamadıklarımız
Büyüyor vuslat gülü
…: Dökülüyor devrik tümceler senli kitabın an ortasına
Devrilmiş hüzünlerin salındayım, salam istedim senden
…: bir sen taşıyor bir ben taşıyor uzaklar
beni iyileştir senden
…: Beni iliştir sevda sunduğuna

Taş bağrıma üreyen kardelenlerin yetişir yetim sensizliğe

…: sözden kuleler yaparak büyür sevgi sözlüğümüz
tutunduğumuz yaşama fikrin bal dalında artar adımızın aşk tadı
…: Beni sana sunar sunakların suyu
Yıkanır sensizliğin ta benden, ta beklediğim senden
…: yüzyıllık hoşluğun ortasına düşer özlem
Beni sana toplar çağ ve aşk
…: ansızın sızıların akar günceme
seni senden aklar yaşayamadıklarımız
…: Beni sende bulur buluşmalar
süründüğün halin zenci günlerine
…: Zelal oldum delalım, yarine helalım…

Hayrettin TAYLAN

Tövbe – Akrostiş

delikanli

Tarif edemem çektiğim sancıları
Ölümden beter, sensiz geceler
Vallahi hata yapmam, bir daha
Bir şans daha verir misin bana?
Ettiğimin belasını buldum, harap oldum.

19.56
31 Ekim 2010
Delikanlı

Hayatımın Filmi

party hunter

Dün bir filmin galasını izledim, gözlerim kapalı…
Yaşadıklarımız birdenbire gözümde canlandı
Sensiz yaşayabilmek, seninle olup da dokunamamak gibiydi
Ve seni silip atmak yüreğimden, inan gülüm bana zor geldi…

Uzakta olsan da yaşadığını bilmek umut verecek bana,
Giderken kalbimde açtığın o derin, o kapanmaz yara…
Bir gün helallik için geri geldiğinde bir başkasıyla
Gözlerimde o anın yaşı olacak sevdiğim, sen mutlu olsan da…

Bu filmi daha önce izlemiş gibiyim, farkında mısın?
Hani kötü bir şey geldiğinde söylenir, bilmem hatırlar mısın?
¨Yaşadıklarım gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti¨ diye…
İnsanoğlunun yaptıkları filmler, yaşadıklarımızın bir aynasıdır belki de…

Hunter38

hero – hunter | izlesene.com

Aforizmalar – 32

barı-4

Roman kahramanları, karın ağrısı çeken yazarlarına nane kekik kaynatabilmeli.
.
Büyük sanatçılar, içlerindeki kahramanlarıyla sık sık dertleşirler.
.
Şiir ipinin üstünde herkes yürür; ama ipin altında koşmaktır marifet.
.
Büyük yapıtlar, okurlarını kahramanlarının yerinde yaşatandır.
.
Öykü, gür akan bir ırmak; romansa uzun nehirdir; romanın taşıdığı çöpler göze batmaz, öykü ise temiz akmak zorundadır
.
Şiir sözcüklerin sıkılmış halidir.
.
Şiir ipinin üstünde herkes yürür; ama ipin altında koşmaktır marifet.
.
Öykü, yazılanları yazmak değil, yazılanı başka türlü söylemek ya da yazılmayanı özgün tarzda dile getirmektir.
.
Dostlukları olmayan sözcüklerden iyi şiir çıkmaz

Barış Erdoğan

Skynur – Akrostiş

delikanli

Sevecen yaklaşımınla gönlüme taht kurdun
Karanlık, ıssız gecelerime yoldaş oldun
Yüreğinin büyüklüğü Etraf‘ı sarar
Nihavent makamından şarkı gibi sohbetlerin
Umarım senin ki gibi temiz bir yürekte olursun
Rüyalarındaki sevgiyi bulursun.

19.43
31 Ekim 2010
Delikanlı

Anamurium, Stanpolis, İkonya

barı-2

iyi ki beni bana benzetmiş tanrı
bana beni benzetmiş
beni bine benzetmiş
beni şiire benzetmiş
şiiri içime
.

ya şiirden uzak kalsaydım
n’olurdu tanrım
ırmaklarım toprağımı sulamasaydı
yeşerir miydim anamurium’da
durulur muydum stanpolis’te
göverir miydim ikonya’da

Barış Erdoğan

Üniformasız

barı-1

senin sevgi hapishanen varmış
florya kıyısında
gardiyan olmaya geldim
üniformasız

Barış Erdoğan

Kuzey Gülleri

bar-7

kuzey gülleri toplardım ak mı ak
bir gönle yığmak için hey
gönlü çiçek bahçesiymiş meğer
cennetine akmak için ırmak ırmak

Barış Erdoğan

Değerli arkadaşlar youtube açılmışken bazı seslendirmelerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Yazar: Özcan Bortepe

Seslendiren: Esin Dinçelli

Aşk-ıntı Olma Çocuk

bar-8

-delikanlı’ya-

.
aşk-ıntı olma çocuk
leyla’nın yüzü güzel diye ferhat’ın bacısına

Barış Erdoğan

Neden?

ezgi

Neden seni bu kadar derinden hissederim,

Yüreğini kitap gibi okur oldum.

Ben seni, dostluğunu kolay mı buldum?

Ellerini çekip benden giden oldun

Neden bu kadar insafsız yüreğin?

Canıma can katanımdın benim

Canımı en çok yakan sen oldun.

Ezgi

Sevda Tepesi

barı-2

saat beynimde son çıngırak
zamanım buzuldan kaydırak
eyüp sabrıyla işlemiş saatim
sevda tepesindeymiş durak

Barış Erdoğan

Duman Duman Kahkaha

bar-7

duman duman gülümseyin
çiçekler kahkahada
yataklar fora
.
uykular yemen’dir gidilmez
gözlerim çemendir biçilmez
uykular fora
çıkın gidin

Barış Erdoğan

Sabah Şiircikleri

barı-6

denizi ardına alan bir kadın vardı
dört tarafı gülşendi

en olmak için geldim
yem oldum.
.
damarım çatladı
şiirle yamadım
.
gitsem yıldıza sürerler
dönsem cehennem bin bela
.
ekmek elden su gölden
şiirini sıyırmış adam

Barış Erdoğan

Bir Yanım Sürgün

barı-5

yüzünü dönme sabahıma
o yanım sürgün
.
izinden gelsem kurumuş
yürek yağmur ister her gün
.
canan uyku sevdalısı
istifamı verdim dün
.
yar altı gemiler geçer denizimden
gövdemde her yanı süygün
.
sürüp gelir vadide
atlarım dürüm dürüm
.
eller yandan kelepçeli
öpüşmeye yorgun
.
mary mary hu
alemi çınlatacağım görsün

Barış Erdoğan

Benim Değil Hürrem

bar-7

benim değil hürrem
güzelliğini kurutsun hindistan’da
nidem
.
var yüzümde mehlika
ezelliğini boyasın hüsran küba
tehlike
.
denizime yaslanır bezm-i alem
tüzelliğini okusun dondurmam gaymak
kalem
.
valide sultan valide sultan
fındık fıstık yetiştir
ölüyor oğlan

Barış Erdoğan

Aforizmalar – 31

bar-8

Aşk, her güne tuzu verilmiş kurban olarak hazırlanmaktır.
.
Kalem taşıyan kelam da taşır.
.
Bir ağaçta tek meyve olmaz, hemen keserler.
.
Sahte bakışlar, sahte rakılar gibidir, insanı öldürür.
.
Aşk, geçici körlüktür; gerçeği buluta sarmaktır.
.
Şiir, şairin kendi şiir çemberini kırmasıyla başlar yatağında akmaya.

Barış Erdoğan

Var Biraz da Sen Bor’alan

barı-4

iğneydim
samanlığa attılar
.
iğdeydim
yamanlığa sattılar
.
düğmeydim
amanlığa kattılar
.
niğde’ydim
bor’dan attılar
.
mal da yalan
kul da yalan
var biraz da
sen bor’alan

Barış Erdoğan

Sözcüklerim Çimlensin

barı-3

elime su dök
sözcüklerim çimlensin
yeşil haram sana
yurdun yok artık şiirciğim
.
dilime kum serp
şiirlerim demlensin
çisil yağmaz ocağa
ordun yok artık şiirciğim
.
gülüme toz savur git
goncalarım dinlensin
usul bilmez yazmaya
derdin yok artık şiirciğim

Barış Erdoğan

Sahillerim Balık Kaynar

barı-2

-şair dostum, kardeşim sevgili celal çalık’a-
.
çimmeye gidiyorum
çalık’ın dalgasız denizinde
sandallar fora
kumsalım harman
.
sevmenin adı alizeymiş
kapılmamak zor
deli gönlüm fermanda
kavak yelleri gür
.
mavnalarda bilyeler
çocuk gönlüm sokaktan gelmez
kime kısmet kime misket
gül pembeler eve dönmez
.
gelmeyin ötelerden kıyılarıma
dönmeyin elinizde bakraç
sahillerim balık kaynar
yalnızlığım oltalarda fora

Barış Erdoğan

Resimlerinde Boyansam Rengim Olursun

barı-2

eyüp’te deprem olsa

merih’in resimleri geçiyordur mutlaka sandalda

tutuklanır boyaları

.

hz eyüp sabrı var kadında

ayır birazını bize

tez ol

.

döndük zaferden

sen gelmeden

sanat atından inmem

.

kuşlarını dağıtırım

kafdağında burnum olsa

.

döndürme beni değirmen taşım

başım öğünsün

buğdayınla

.

kuşlarını dağıtırım

kafdağında burnum olsa

.

boyanda erimiştim

sana bir duvardan bakabilmek için

ben ol derviştim

..

tanrım

bu renkleri nasıl çaldınız şeytan kuyusundan

cehennemin haberi var mı

.

içimde buzdağını

eritsin güneşin

ya erimezse gönüllerde

sorumlusu sensin ressam hanım

Barış Erdoğan

Sevenler Gece Ağlar

delikanli

Artık güneşim doğmuyor,
Bana her yer karanlık.
Yorgana ihtiyaç yok,
Yüreğimde ki yangın yeterli…
Öyle imkânsızlıklar yaşanıyor ki,
Tek sevdamız imkânsız olsun aşarız.
Hani derler ya zor yapılır
İmkânsız biraz zaman alır.
Ne kadar zaman alsa da
Ben sevdamdan vazgeçmem,
Gurursa alsın ayakları altında,
Bir sıcak kadın buldum,
Aptallığımdan aç kaldım.
Kurtar beni kafamda ki gelgitlerden.
Artık müzikler de anlamsız,
Hayalinle sevişmek tat vermiyor,
Üstelik ruhumu çok yoruyor.
Baktığım her yerde sen varsın
Nefes alamıyorum.
Ben dalardım bir zamanlar hayallere…
Yüreğimde her anı onunla yaşıyorken
Bedenim uzakta kalır acısını çeker,
Ayrılmak mı işte o imkânsız.

31 Ekim 2010
Delikanlı

Yıl Döndü Yoktuk

Merve

Şehrimde yağmur var bugün aynı yüreğim gibi. Yüreğimden damlayan kanım bulutlarımdan akan gözyaşlarım. Karışıyor birbirine…

Dışarıda fırtına var ama yüreğimdekiler gibi sert değil. Yüreğimin kuytularında uğulduyor rüzgârımın sesi. Senin adın çarpıyor duvarlarıma izi kalıyor gözlerinin… Bak sevgili bugün yıldönümümüz bir hayat, bir can, bir nefes olduğumuz gün. Nerdesin yârim sen başka yerlerde, ben başka, ayrıyız bugün sevdiğim ayrı gecelerde…

Yok, karşımda gözlerin, gülen yüzün. Sensiz geçen ilk yıldönümüm kötüyüm be yârim sensizim, yoksunum, boşum, boşluktayım. Bilemedim bugün ne yapayım, çıktım dolaştım sen vardın her yerde eve geldim yine seninle… Bu gece şerefine içtim, kadehime seni doldurdum ben zaten sen doluydum, sensizliğin şerefine…

30 Ekim 2010
Merve

Tüm laptop fırsatları için tıklayın !