31 Ekim 2010 icin arsiv

Susma

Efsane_etrafogullari

Sen susarsan yıldızlar dökülür geceden tutunamazlar. Bitirme sözcüklerini, atma içine kırgınlıklarını, bağır haykır yüzüme kabahatlerini ki bir bir düşelim hesap defterinden. Boğarsan kendini karanlıklara çıkamazsın bir daha, elimi uzattım sana ya konuş son bir defa ya da yaşarken ölümü sar etiketlenmiş boynuna.

Konuşmak ne demekmiş anla sözcüklerin kıymetini bilmediğin için bu hale geldik. Susma; konuş konuş ki içimdeki sen, içindeki ben bitmeli. Bu aşka dair ne varsa sonbaharda savrulan yapraklar gibi savrulmalı.
Konuş ki aramızdaki soğan zarı kadar mesafe yok olsun, bitsin bu sevda.

manga-beni benimle bırak 2009 | izlesene.com

Susma dediğime bakma yine yalanlar dizeceksen ipe serme, gözlerime bakarken kurumuyor inanmıyorum sana. Oysa bir zamanlar tek inandığımdın, duymak istediğim ses, görmek istediğim tek yüzdün şimdi yüzsüzsün. Masken düştü, yalanlarından ağzın köpürüyorken kendini izleme fırsatın olsaydı keşke. Son sözlerini sararken dile artık yalandan arındır yüreğini, yüzleş kendi kendinle.

Konuştukça batan bir insan görüyorum gözlerimden eriyorsun buz misali. Bu kadar konuşmana bile izin verdiysem inan ki sadece kulaklarım etkilendi. Acıyorum düştüğün hale kalk ayağı yine bana sığınma sığınacak limanı yıktın yok ettin esip geçtiğin zamanlarda şimdi sana son bir iyilik yapıyorum ağlama duvarı olarak.

31 Ekim 2010
Paraf & Efsane Etrafoğulları

Desem ki; sitemkâr bir zamandır kafiyeler,
Lekeli bir hüzündür; şiir
Kuyulardaki yankılı sesleniş,
Avuç içlerimi kanatan; sabır.

Desem ki; Cân kaçmış kafesinden,
Sitemkâr bir yolcudur; dil…
Nereden bilsin ki şiir,
Kahr/ol/asıca bir pervanedir.

Sevgisiz sözcükler kan kusuyor,
Kınından çıkarıp; paslı kılıcı,
Söylenmemeliydi, lekelenmemeliydi; aşk…
Bî-çare haykırıyor…

Dil(l)enmeye görsün o rezil duygular,
Dur durak bilmez gemi azıya almış laflar.
Hiddetle savrulur ayıbı örtmek için,
Leke kadar âşikâr…

Sözcükler var; başı ve sonu “ah” ile biten,
Nevâ iken, nidaya dönüşen.
Ruhsar’ım; sersefil…
Acı ile yoğurulmuş dizeler döken.

Ölüm başlangıçtır; ellerimde revnâk.
Bir mendildir sallanan,
Nasıl nakşedilir ki bu sağnak.
Kanla yazılmış bir vav’ın ucunda sallanır; aşk.

Esin Dinçelli

Yazan ve Seslendiren: Esin Dinçelli

Her daim sevdiğinizle birlikte olmanız dileğiyle…

Yazan: Nurten Altınok

Seslendiren: Esin Dinçelli

 

Nuri Can – Gitme

Gitmek ne gidene ne de kalana kolaydır…

Gitme

Gitme
figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür

gitme
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm

gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm

Gitme
acılara mahkum olur yüreğim
ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar
boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar
alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm

gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm

gel gitme sevgilim terketme beni
umutsuz çaresiz bekletme beni

gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de, ölürüm

gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm.

Nuri Can

Yazan: Nuri can

Seslendiren: Esin Dinçelli

Günü Gece Basar Bazen

Günü gece basar,

Yerle yeksan hayatlar.

Uzansam tutamam,

Ellerim boşluğa dalar.

 

Gün geceye mahkûm,

Ben, geceye vurgun.

Işıksız bir tünel,

Sonu meçhul bu yolda ruhum.

 

Kanayan yaralar,

Gülümseyen dudaklar…

Dizeler de boğulmuş gelgitler yazar.

Medcezir mi?

Prangalardan kurtulma çabası mı?

Hasretlere kana kana dalmak mı yoksa?

 

 

Gece sisler içinde,

Bir inci tanesinin

Şavkı vurmuş yüreğime.

Gece bitecek elbet,

Gece, ışığa gebe…

 

Camlar mı buğulandı,

Yoksa gözlerim mi söyle…

 

Esin Dinçelli

Yazan ve Seslendiren: Esin Dinçelli

Ahenk

Her sene koşarak gelişim, bu şehre,
Sebebi sen; yollara yıldızlar döşerken
Teker teker kayıyorlar; sana…

Derin bir iç çekişle,
Yıldızlar bu defa gözlerinde.
Açıklaması zor bu ahvali; sadece tek hece…

Boğazımda düğümdür birikmiş sözcükler,
Gözlerim mühürlüdür başka yön bilmezler.
Gümüş iple bağlı gönüller; ahenkle dans eder.

Dileğin yolunda, sabırdır beklediğim.
Elbet zamanı var; ben yalnız seni dilerim
Su, yolun bulur akar; sesin sesime değer, nefesin nefesime…

Heyhât! âteşi ancak âteş söndürür,
Vâdedilmiş her söz mana bulur; gecelerde…
Bu ahenk içinde ruhlar raks eylemekte.

Zübde-i âlemsin sen; yüreğimi saran şule,
Asuman ışıl ışıl; niyadım seni taşır.
Ateş ve nar; tenimde…
Can peymane,
Canan, içinde bâde…

Esin Dinçelli

Yazan ve Seslendiren: Esin Dinçelli

Ay Işığı Senfonisi

Muhteşem bir senfonidir okurken ince ince  yüreğinize inen… Biz de ses olmaya çalıştık bu eşsiz esere. Umarım sizde beğenirsiniz.

Yazan: Sema Şener

Seslendirenler: Esinti & Boğaçhan

 

Esin Dinçelli

Zelalım

Hayrettin TAYLAN

Okyanusları çöle verdim, seni yele serdim
…: içimde sulara açılan heveslerin akan beyazıyım
Sevdikçe beyaza boyanır ömrümün merdiveni
…: basamak basamak gelirim sensizliğe
Yüceler buhurun nemlerime
…: Yarın yağmurun öpüşme demidir tutku toprağımda
Damla turuna çıkmış ehli mühtediyim
…: Yokluğunun sonralarında susan ehli keyfin bülbülüyüm
Açıklanmış bir düşün soy ağacına yazılıyor sevdam
…: İsmini bilmediğim bir geleceğin kaderine yazıyorum seni
kendimi böldüm gerçeklerine, payımda ve hayalimde sen
…: Varsıl boşluğun suyunda ıslanıyor tutku gemim
Gamlara yem atıyor istemeyenlerin isleri
…: Berrak bir huzurun damlası ayıklıyor bizi
imkansızlığın sarnıçlarını kapatıyor uzaklar
…: Eskimişlerimiz ruhumuza siniyor
Üzgün demler başlıyor kavuşamadıklarımıza
…: yellerin üşümeden ellerin üşemesin ellerde
Ben sellerin süreğeniyim sürüklendim Leyla kayasında
…: Parçalanmış halimde seni sordu aşk ve kader
sarmaşık bir hayal uzatır gerçeği denkliğine
…: üşüyor kavuşamadıklarımız
Büyüyor vuslat gülü
…: Dökülüyor devrik tümceler senli kitabın an ortasına
Devrilmiş hüzünlerin salındayım, salam istedim senden
…: bir sen taşıyor bir ben taşıyor uzaklar
beni iyileştir senden
…: Beni iliştir sevda sunduğuna

Taş bağrıma üreyen kardelenlerin yetişir yetim sensizliğe

…: sözden kuleler yaparak büyür sevgi sözlüğümüz
tutunduğumuz yaşama fikrin bal dalında artar adımızın aşk tadı
…: Beni sana sunar sunakların suyu
Yıkanır sensizliğin ta benden, ta beklediğim senden
…: yüzyıllık hoşluğun ortasına düşer özlem
Beni sana toplar çağ ve aşk
…: ansızın sızıların akar günceme
seni senden aklar yaşayamadıklarımız
…: Beni sende bulur buluşmalar
süründüğün halin zenci günlerine
…: Zelal oldum delalım, yarine helalım…

Hayrettin TAYLAN

Tövbe – Akrostiş

delikanli

Tarif edemem çektiğim sancıları
Ölümden beter, sensiz geceler
Vallahi hata yapmam, bir daha
Bir şans daha verir misin bana?
Ettiğimin belasını buldum, harap oldum.

19.56
31 Ekim 2010
Delikanlı

Hayatımın Filmi

party hunter

Dün bir filmin galasını izledim, gözlerim kapalı…
Yaşadıklarımız birdenbire gözümde canlandı
Sensiz yaşayabilmek, seninle olup da dokunamamak gibiydi
Ve seni silip atmak yüreğimden, inan gülüm bana zor geldi…

Uzakta olsan da yaşadığını bilmek umut verecek bana,
Giderken kalbimde açtığın o derin, o kapanmaz yara…
Bir gün helallik için geri geldiğinde bir başkasıyla
Gözlerimde o anın yaşı olacak sevdiğim, sen mutlu olsan da…

Bu filmi daha önce izlemiş gibiyim, farkında mısın?
Hani kötü bir şey geldiğinde söylenir, bilmem hatırlar mısın?
¨Yaşadıklarım gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti¨ diye…
İnsanoğlunun yaptıkları filmler, yaşadıklarımızın bir aynasıdır belki de…

Hunter38

hero – hunter | izlesene.com

Tüm laptop fırsatları için tıklayın !

bedava flash oyun pocoyo pocoyo oyna perilice oyun