
dali resimlerinde gezindik bir süre, anıtlaşmadık
donduk kaldık güzelliklerin buzulunda
çiçek çiçek
ellerimizi bulamazdınız
koynumuzdaydı
öksüzlüğünden utanırdı başka ellerin
Barış Erdoğan
Kas 30

dali resimlerinde gezindik bir süre, anıtlaşmadık
donduk kaldık güzelliklerin buzulunda
çiçek çiçek
ellerimizi bulamazdınız
koynumuzdaydı
öksüzlüğünden utanırdı başka ellerin
Barış Erdoğan
Kas 30

neden yalnızlık dokursun
salkımsöğütler gölgesinde tarihi emzirirken şiirciklerim
gönlümdeki kilim nakışları seni anlatır
Barış Erdoğan
Kas 30

İsmini burda telaffuz etmek istemediğim biri,
Şirin mi şirin, tatlı mı tatlı, sanki cennetten gelen peri…
Tesadüf bu yaa… Aşık oldum ilk görüşte eyledi deli…
Ela gözlerinde kaybetmiştim hem yolumu, hem de kendimi…
Haftalarca peşinden koştum, konuşmak için…
Askıntı olmamıştım daha önceleri bir bayan için,
Lakin ne yaptıysam sevdiremedim kendimi, bilmem niçin?
Baktım böyle olmuyor, dayandım kapısına…
Ölümü bekler gibi, bekledim onu sabaha kadar…
Yanarken yüreğim aşk acısıyla, biri geldi yanıma…
Laz şivesiyle onun için bir şeyler fısıldadı kulağıma…
Ela gözlümü sevip saramadan, gelin vermiştim kara toprağa…
Hunter38
Kas 30

Siyahtır…
Karanlığın koynunda,
Bir loş odada,
Bakire duygularını sere serpe
Açığa vurmak,
Kırılgan küçücük
Kalp incisi.
Kahpedir…
Bir beylik silahının kurşunundan çıkıp,
Park yerinde güneşe koşar adım gülümseyen,
Bir çocuk sesinin,
Kanla güneşini boyayıp tanışması.
Zordur…
Bir çiftçinin sıcakta terlemiş yanlarındaki alın teri,
Altın değerinden daha değerli
Başakların boy vermesini izleyerek,
Soy üretmesi.
Yalandır…
Sevgilinin sözlerinden
Alev toplarının havai fişeklere dönüşüp
Yıldız kümelerini oluşturarak
Kalp göğüne yerleşmesindeki
Hafakan yalnızlıktır
Aşkın ta kendisi.
01.20
30 Kasım 2010
Ceylan
Kas 29

Bir yalanla başlamış yola,
Dönememiş sağa, sola.
Bir tane, bir tane daha,
Dola dola bitmez olmuş, bu bela.
Bir zaman gelmiş, ayağına dolanmış.
Kördüğüm olmuş kuyruklar,
Kendi yalanına kendi de inanmış.
Vah garibim ne zavallıymış.
Büyüttüm besledim,
Gözümün nuru dedim.
Affettim görmedim,
Belki de görmek istemedim.
Şimdi boğuluyor kendi deryasında,
İyi niyet başa belâ.
Ben oturttum onu, o tahta,
İndirmesini de bilirim nasıl olsa.
Anlamadan gerçeği,
Kendinden bilmiş marifeti.
Boğulmadan bir hamle de
Kurtarmalı garibi, elim yetişirse tabi.
Yine ıslanmış kedi yavrusu,
Kurulanacak havlu arar,
Her havlu emmez suyu,
Döner, döner durur, yine arar.
Olsa dükkan senin,
Ama kalmadı ne edeyim.
Ver rüzgara kendini,
Kurutsun seni esinti.
Bak fırtına var kolla kendini.
Kuruyup ısınacağım derken,
Bir soba başı hayal ederken,
Savrulup gidersin fark etmeden.
Vazgeçilmez sanırsın kendini,
Bilmezsin, seni bu hale getiren kimdi.
Sen beni aptal mı sandın?
Gördüm, duydum, anladım.
Gölgesi kaplan, aslı kedi,
Hem de ıslak kedi.
Fare peşinde koşmaktan,
Kuyuyu göremedi.
Esin Dinçelli
Kas 29

Aşkı yakaladım ama
Bu uğurda verdiğim
Tüm mücadeleyi unutup
Harcadım sevdiğimi…
Her fırtınaya dayanan
Meşe ağacıydım,
İlk rüzgârında devrildim.
En çok sevdiğim şey karanlıktı,
Sen ışık ol istedim,
Ben hatalara düştüm
Fakat ışık olup yol gösterebilirdin…
Yokluğunda bölünüyorum
Bin parçaya
Her parçam seni sayıklıyor…
Ne zamana kadar sürecek bu kaçışların,
Mutluluk çığlıklarıyla geçecek
Onca zamanı neden boşa harcıyoruz?
Artık sevmiyor,
Benim için can atmıyor musun?
Nasıl olur da duymazsın
Yüreğimin aşkın için haykırışlarını
Hangi duygusuz bir anın
Hasretlikten bahseder?
Yoksa ben dönüşünün heyecanını yaşarken
Aslında
Sen gidiyor musun?
Ne kadar çok soru girmiş hayatımıza,
Oysa ilk defa geleceği düşünerek
Yaşamaya başlamıştım.
Yüreği üşüyen bir adamım,
Bakışlarını benden çektiğin için öldüm.
Annem, senden uzaklarda yaşadım
Hep yandırdım ya seni,
Şimdi oğlunu yakıyorlar.
29 Kasım 2010
Delikanlı
Kas 29

Yalnızlık acı, yalnızlık dipsiz kuyu gibi, yalnızlık hiçbir zaman uğranmayan liman misali. İçim paramparça içimdeki kırık aynalardan geçmişe bakıyorum sen varsın bir de birlikte geçirdiğimiz eşsiz zamanlar var. Kalp kırıklarıyla birlikte sana bir gülücük gönderiyorum.
Gülümseyen gözlerin düşüyor perde perde buruk bir tadı olsa da hasretin, içinde sen olan her şeyi heybeme topladım. Yaz yağmurlarında ıslandığımız günleri anımsadıkça içimde tomurcuklanan özlemlerim büyüyor.
Sarıyor sarmaşık gülleri misali içimi hasretin, dikenlerin olmuş yüreğimi delen. Gece oluyor sevdiğim kahırla içmeler saati, seni sevmeler saati, senin hayalinle sevişmeler saati… Sana dokunuyorum kelime oluyorsun, kelimeler ise mısra mısra şiir oluyor, yüreğimde demlenip besteleniyorsun. Okuyorum içimdeki yok oluş destanını ay teninde…
Ney sesi ile irkiliyor bedenim sanki ılık nefesin dolanıyor boynuma, bu gece de senin günahın oluyorum. Avuçlarımda ateş, sesimdeki buğunun sebebi sensin. Buharlaşır gecelerim gülüşünün kıvrımlarında, mazi oluşun ne acı değil mi sevgili? Kim bilir şimdi kimin hayallerinin süsüsün, sen kendinden geçtikçe her bedende sadece bir gülüşsün.
29 Kasım 2010
Paraf & Efsane Etrafoğulları
Kas 29

havana’da bir kadın salsa yapar yanımda
benden haberi yok
castro uykusunda
sararmış dişler arasında puro
…
boğaz’da bir adam şiir yazar
havana’daki kadının haberi yok
.
her iki de yaşar
düşünceleri ıslak
Barış Erdoğan
Kas 29

anne kumrular sevişiyor penceremizde yetiş
sizi hiç görmedim
sen kumru değil misin?
Barış Erdoğan
Kas 29

başkalarını anlatacağım son öykümde
düşçül
sen kendini bulacaksın
Barış Erdoğan
Tüm laptop fırsatları için tıklayın !