28 Şubat 2011 icin arsiv

Vaslına Varır Terk Ediş

Hayrettin TAYLAN

bir yazı, bir sızı, bir bitiş masalıydı bizimkisi
kaderin imla kuralları arasında kederin cümlesiydik
bitti demek için değil bittirilen demin son kitabıydık
bitmemişliğin öğrenilen zamanında geniş özlemler kavurduk

hangi seni yazsam yazgım karıncalanır
saklı kaldığın senlerim kanar
ben kalmış ben yanar aşk magmanda
bizi resmetmiş güllerin kızılında akraşır aşk

bak terk edilmişliğin “davud’u” sesleniyor
bak benden besteler okuyor
dinliyor numarasındasın
sevmiyor havasındasın
pek de umurumda değilsin
desem de senli desenlerim kanıyor yaramın üstüne
kandırıyorum kendimi
içimin de içindesin
nasıl kanar bu içleniş
nasıl biter bu serzeniş
nasıl biter bu tutuluş
sensizliğin uykularında sensiz rüyalar görüyorum
nasıl bir aşk bu

hüznümde kırılan aynanın can kırıklarında taranıyorsun
gözlerinde nem
sözlerinde gem
benimde şem
artık senin sonsuzluğunda yansıyorum
gitsen de gelsen de kendime görünüyorum aşkla

Hayrettin TAYLAN

ağacın birine bir kuş konmuş

ağacın birine bir kuş konmuş
dinledim
.
dün gece bir zencefil misafirimdi
yeşerdim
.
yuvamı dağıtsam kuş cıvıltısı
bağlandım
.
ankam ağaçta suya eğilmiş
dağlandım
.
kim ağlıyor kim gülüyor
eğlendim
.
uçuranla uçup gittim ıssız
mimlendim

Barış Erdoğan

hayatım kirlenmiş

bugün çamaşıra gideceğim
hayatım kirlenmiş

Barış Erdoğan

sarıkları çok

inanmayın çocuklar sakın ola
bu adamlar
yeşile boyamazlar dünyayınızı
yeşile sararlar
sarıkları çok
.
inanmayın çocuklar sakın ola
bu adamlar
çıra yakmazlar aydınlık için
çarığa sokarlar
mollaları çok

Barış Erdoğan

şişt şiir saatindeyim

şair ettiler durup dururken
şiir sıkarım boş zamanlarımda
şurup gibi şiirler
.
şair ettiler solup dururken
şimdi imbiğimden gülsuyu damlar
gür deyip akan şiirler
.
şiir sokağına gelin bu akşam
şiir apartmanındayım nosu da şiir
zilim şiir gibi şakırdar
.
şişt
şiir saatindeyim
uyandırmayın

Barış Erdoğan

ankam ağaçta

ağacın birine bir kuş konmuş
dinledim
.
dün gece bir zencefil misafirimdi
yeşerdim
.
yuvamı dağıtsam kuş cıvıltısı
bağlandım
.
ankam ağaçta suya eğilmiş
dağlandım
.
kim ağlıyor kim gülüyor
eğlendim
.
uçuranla uçup gittim ıssız
mimlendim

Barış Erdoğan

Dört Elemanla Gelincik

Ey sevgili;
Gelincik, hep gelin kalmak değil, aslını koruyarak saf olmaktır, saf kalmaktır… Duru olmaktır, arı olmaktır. Masum olmaktır, masumiyetini koruyabilmektir.

Ey sevgili;
Gelincik, özündekini diline dökebilmektir, karşıdakini toprak gibi, su gibi, hava gibi, ateş gibi sevebilmektir.

Ey sevgili;
Gelincik, ateş sevdiğini pişirirken bazen yakar. Gelincik sevdiği uğruna yanabilmektir, gelincik sevdiğini aşk ateşiyle yakabilmektir.

Ey sevgili;
Gelincik, toprak anadır, toprak vatandır. Hangi toprak ana olup kucaklamamıştır üzerindekini, hangi toprak yurt olmamıştır yurtsuz yuvasızlara. Gelincik yurt olabilmektir yurtsuzlara, gelincik ana olup kucaklayabilmektir. Toprak olmak yol olmaktır. Yol olmak sevgiliye ulaşmaktır.

Ey sevgili;
Gelincik, havadır, aldığımız nefestir. Hiç gördün mü havanın beni soluma dediğini? Gelincik solumaktır, solunmaktır. Gelincik solunmayı bilmektir.

Ey sevgili;
Gelincik, sudur. Her canlının hayat kaynağıdır. Su ihtiyacı olana yağmur olup yağabilmektir. Dere olup akabilmektir, ırmağa ummana kavuşabilmektir. Yudum yudum kana kana içebilmektir. Sevdiğinin ateşini söndürebilmektir. Sevdiğinle sönmektir.

Ey sevgili;
Gelincik hayattır, hayatın özüdür. Bana bir canlı gösterki topraksız susuz havasız yaşabilsin. Kendi öz ateşi olmadan canlı kalabilsin.

Ey sevgili;
Gelincik sen hayatsın…
Hayat sensin, toprak sensin, su sensin, hava sensin, ateş sensin

Hasbihalim

Sıcak Su Torbası

Hemen hemen her evde bulunan ve kullanılan sıcak su torbalarını doğru kullanıyor muyuz diye merak ettim ve kendi adıma doğru kullanmadığımı öğrenince sizlerin de bu bilgiye sahip olmanız açısından uzmanları tarafından açıklamaya çalıştım.

Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gamze Varol Saraçoğlu, sıcak su torbalarının hem avantajlı hem de dezavantajlı olduğunu belirtti. Sıcak su torbalarının sadece soğuk havalarda kullanılmadığını belirten Saraçoğlu, bu tarz torbaların spor yaralanmalarında veya fizik tedavide kullanılabildiğini söyledi.

Akut dönemde sıcağı tercih etmediklerini anlatan Saraçoğlu, sıcağın damarları genişlettiğini, böylece var olan ödem ve kanlanmanın arttığını ve daha çok şişkinlik ve mikropsuz iltihabın oluştuğunu söyledi.

Saraçoğlu, ”48 saat gibi bir süre geçtikten sonra yaralanmalarda eklem hareketini normale döndürmek için sıcak uygulamaları öneriyoruz” diye konuştu.

Sıcak su torbalarının kauçuktan, ağzı sıkıca kapatılabilen, sızıntı yapmayan uygun araçlardan yapılması gerektiğini vurgulayan Saraçoğlu, şöyle konuştu:

”Acillere, sıcak su torbalarının uygun kullanılmaması nedeniyle birçok yanık vakası geliyor. Bunun nedeni insanlar sıcak suyu plastik şişelere veya kavanozlara koymaktalar. Böylece ciddi yanık ve kesikler oluşabiliyor. Çok tehlikeli. Özellikle kış aylarında bu tip vakalar sık geliyor ve hiç istemediğimiz şeyler. O yüzden güvenilir, temiz, yeni bir sıcak su torbası temin etmek önemli. Bir de bunun doğrudan insan vücuduna değmemesi lazım. Çünkü yüksek ısı yanıklara neden olabiliyor.”

Diyabet hastası veya nörolojik hastalarda hissizlik gibi durumlarla karşılaşılabildiğini belirten Saraçoğlu, bu tür durumlarda hastaların sıcaklığı anlayamadığını söyledi.

Bu tip hastaların sıcaklığı hissetmediğini anlatan Saraçoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Hastalarımız üşürler, ısınmak için aileleri de genelde sıcak su torbalarını kullanır. Hastanın ayağının altına sıcak su torbası koyarlar. Sabah kalktığımızda bir bakarız ki hastanın ayaklarının altı yara olmuş. Bu durum ile özellikle diyabet hastalıklarında karşılaşıyoruz. Diyabetlilerin, özellikle ayak ve ellerinde hissizlik oluşur. Ancak çoğu zaman hissetmediklerinin farkında bile olmazlar. Bundan dolayı sıcak su torbaları bu tip hastalar için tehlike oluşturuyor.”

Sıcak su torbalarının çeşitli ağrıları dindirmek maksadıyla da kullanıldığını anlatan Saraçoğlu, örneğin sıcağın kadınların adet dönemindeki ağrılarına iyi geldiğini ifade etti.

Doktorların, bazı ağrıları dindirmek için sıcak su torbalarını önerdiğini belirten Saraçoğlu, ancak ağrı nedeninin iyi bilinmesi gerektiğini söyledi.

Saraçoğlu, şunları kaydetti:

”Hastalara bazı ağrılar için sıcak su torbası önerebiliyoruz. Ancak, bu ağrının altında başka bir şey olmadığını bilmemiz gerekir. Eğer vücutta bir enfeksiyon varsa, bu sıcaklık o enfeksiyonun artmasına ve vücuda daha hızlı yayılmasına neden olabiliyor. Örneğin, karın bölgenizin ağrıma nedeni bir apandisitte olabilir. Böyle bir durumda sıcak su torbasını o bölgeye koyarsanız, apandisit hızla büyüyecek, genişleyecek ve patlayarak vücuda yayılacak. Daha tehlikeli bir hal alacak. O yüzden kendimizle ilgili durumumuzu bilmiyorsak, normalde yaşamadığımız bir ağrı varsa bunları kullanmayı önermiyoruz.”

Sağlıklı bir hayat dilerim.
Amadeus

biz hep sürgündük

biz hep sürgündük yarım kalmış düşüncelerimizle
çıkıp gel dediler durulmaktan korktuk kanımca
kapı arkası askılıklara unutulmuş küflü çivilerde
yargılandık umudu yıktık asılmadan can çıkınca

Barış Erdoğan

yorgunluğu kurutmak size nasip

çengeller aradık yorgunluğu kurutmak size nasipmiş
bir yağlı urgan rüyası göremedik
üzengilere bağlansak derler bir çürük ipmiş
.
dizgini toplanmış atlara binmedik küheylan sandık
yılgınlığı soyad olarak verdiler sustuk
döndük dolaştık zaman geldi dediler andık
.
büzülmüş dudaklarda dua var sandılar el açtılar
iman mektubunda aşktan başka bir şey yok
dürr-i şahvarsın dediler bulanık denizlere saçtılar
.
fecre açılmış gözlerde neden beyaz resimsin
alacakaranlık kısılmış lambalarda kuru fitil
ben çekip gideceğim adını unuttuğum sen kimsin

Barış Erdoğan

Tüm laptop fırsatları için tıklayın !

bedava flash oyun pocoyo pocoyo oyna perilice oyun