Ahmet Telli
Yazan DostnameMar 24

Ahmet Telli, 1946’da Çankırı’nın Eskipazar ilçesinde doğdu. Hasanoğlan ve Pazarören öğretmen okullarında eğitim gördü. Öğretmen okulundan sonra dört yıl ilkokul öğretmenliği, daha sonra da Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirmesinin ardından çeşitli il ve ilçelerde Türkçe-Edebiyat öğretmenliği yaptı.
Olur, aramam seni ve kimseyi
Anıları pas tadında bırakırım
Konuşacak ne kaldıysa kalsın
Susmaktır bir şeylere saygılı kılan
Ayrılık da bir olanaktır bilirsin
İnce bir sis, bir hüzün örtüsü
Dumanlı bir ıslık yakışır şimdi
Dudaklarıma, bırakıp giderim
Söz / de sararır biterken bir aşk
Kediye iyi bak çiçekleri sula
Diyorsam da aldırma sözlerime
Alışkanlık işte başka bir şey değil
Söz / de sararır biterken bir aşk
1981′de sıkıyönetimce tutuklanarak görevine son verildi. Aynı yıl, TCK’nın 141, 142 ve 146. maddelerinden yargılandı. Cigerhun’un şiirleri üstüne yazdığı bir yazısından ötürü 142. maddeden kısa bir süre hüküm giydi.
Hiçbir şey daha kötü olamaz
Kötü biten bir aşk sonrasından
Ahrazlaşırsın, gölgelenir nesneler
Her telaş ıssızlık taşır biraz
Kabahatli bir çocuk gibi çıkarsın
Sokağa ki sokak puslu, alıngan
Kalbinden daha tenhadır dünya
Tenhadır sığındığın bütün kıyılar
Odan dağınıktır, tütün kokuyordur
Okusan da dilsizdir kitaplar
Bir fotoğraf düşer ansızın
Cam kesiği gülüşlerdir kanayan
Pencerende solgun bir ayışığı
Mahcup bir duruşla bakarsın
Susarsın. Sükût iyi gelir belki.
Kitapçılık, yayıncılık yaptı, çeşitli yayınevlerinde yönetici ve editör olarak bulundu. 1993′te mahkeme kararıyla öğretmenliğe döndü ve emekli oldu. İlk şiiri 1961′de yayımlandı. 1972′de yayımlanan ilk yazısına Varlık Dergisi Eleştiri Ödülü ikinciliği verildi. 1980′de Hüznün İsyan Olur kitabına Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü ( Metin Altıok’la birlikte ); Saklı Kalan adlı kitabına da 1982 Yazko Şiir Özendirme Ödülü verildi. Özellikle 1972′den sonra, birçok edebiyat dergisinde yazıları, şiirleri yayımlandı. Türkiye Yazıları dergisi ( Mart 1983, sayı: 72 ) şiiriyle ilgili bir özel sayı yayımladı.
Kimdi cesaretimi kıran, üstelik
Yeni serüvenlere hazırlarken kendimi
Sesimi cılız, rüzgârımı yelkensiz
Bulan kimdi ki şimdi geniş zaman
Kipiyle düşürüyor gölgesini anılarıma
Ama kimdi adını bir kadına ödünç verip
Doruklara çekilen büyülü doruklara
Biz Asmin dedik ona, sevgilim, kadınım,
Anamdı belki, ama o çoktandır
Üç bin metrenin altına inmiyor artık
İçimde bir fil sezgisi, kopup gitmeliyim
Dağlara yazmalıyım aşkı ve ayrılıkları
Asminli düşler kurmalıyım ya da birisi
Karşılık bulmalı canımı yakan sorulara
Kim demiyorum kim olursa olsun
Boynu kırılan bir oyuncaksam hırçın
Bir çocuğun elindeki cellâdım
Gözlerimi de oymuştu fırlatıp atarken
Yine de özlüyorum onu, niyetçi
Tavşanlara dönerken beklediklerim
Aynı soruyu sormaktan, minör
Ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan
İçimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık
Yoruldum yoruldum yoruldum
Gereklilik kipinde yaşamaktan.
1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirimizin ikinci kuşağında yer alan özgün şairlerden. İsmet Özel’den sözcük seçimi ve ses tonu bakımından etkilenmiş. Romantik ve başkaldırıcı şiiriyle bir yandan da Attilâ İlhan’a yakın durduğu söylenebilir deniliyor.
İşte bir büyük üstadımız ve ilginç yaşam çizgisi.
Dostname


Teşekkür ederim Skynur.
(⁀‵⁀,)♥
♥
♥ Değerli paylaşımınız için teşekkür ederim.
♥
♥
♥
♥
♥
.`⋎´ ♥¸.•°*”˜˜”*°•. ♥
… ♥¸.•°*”˜˜”*°•. ♥
….•°*”˜˜”*°•. ♥
██►●●||Paşa||●●◄██
Ben teşekkür ederim Sayın Paşa.
Çok güzel şiirleri vardır harika bir blog olmuş Dostname Hanımcığım emeğine sağlık.

sevgili dostname bu bilgiyi paylaştığınız için teşekkür ederim saygılar
yıldız usmanova & yaşar – seni severdim_720p | izlesene.com
ahmet telli-sözde sararır | izlesene.com
ahmet telli-gidersen yıkılır bu kent | izlesene.com
ahmet telli – belki yine gelirim | izlesene.com
ahmet telli – çocuksun sen | izlesene.com
ahmet telli- özletiyor seni bu yağmurlar | izlesene.com
ahmet telli – su çürüdü | izlesene.com
ahmet telli-aşk bitti | izlesene.com
ahmet telli-aşklarmı | izlesene.com
ahmet telli – savrulan külleri ömrümüzün | izlesene.com
ahmet telli – karda İzler | izlesene.com
ahmet telli – soluk soluga | izlesene.com
ahmet telli – asmin | izlesene.com
ahmet telli – kalbim katlanma bu dünyaya | izlesene.com
ahmet telli – kayip adresteki | izlesene.com
T……………
………………..S
E……………
……………….A
B………..
…
…
……………Y
R………..
…
….
…………..G
İ…………
…
…
……………I
K………….:
.. ♥
♥ …
…………….L
L…………….
……………….A
E…………….
……………….R
R…………….
………………..
………………
………………..
………………
………………..
………………
………………..
Gözlerime Yâr’in Mühürünü Çekmişim. Ağzımın Sürgüsü Dua, Yâradan Aşk’ına, Yârin Aşk’ına, Meryem’in İffetiyle Seninim Sende Benim…♥ ♥ ♥
Paylaşımınız için teşekkürler.

•٠•●♥
╚╗╔╝║║♫═╦╦╦╔╗
╔╝╚╗♫╚╣║║║║╔╣
╚═♫╝╚═╩═╩♫╩═╝•٠•●♥♪♥♪♥♪♥♪…♥•٠•●♥
Selcan’dan sevgilerle…
─▀██▀
──██────(▒)(▒)
──██───(▒)(♥)(▒)
─▄██▄▄█─(▒)(▒)
─── ─── ▄███▄… …
─── ──███─███─(▒)(▒)
─── ──▀██▄██▀(▒)(♥)(▒)
─── ────███───(▒)(▒)
─── ─────── ▀██─██▀
─── ──────── ██─██─(▒)(▒)
─── ──────── ▀█▄█▀(▒)(♥)(▒)
─── ──────────▀───(▒)(▒)
─── ────────────██▀▀▀█
─── ──(▒)(▒)──────██▄█──(▒)(▒)
─── ─(▒)(♥)(▒)─────██▀█─(▒)(♥)(▒)
─── ──(▒)(▒)──────██▄▄▄█(▒)(▒) ♥
…..(¯`v´¯)
….. •.¸.•´
…¸.•´
.. (
☻/
/▌♥♥♥
/ \
▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒
▒▓████████▓▓▒▒▒
_▓██████████▓▓▓▒▒▒▒▒
_▓██████████▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▒▒▒
_▒▓██████████▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓██▒
__▒▓██████████▓▓▓██▒▒▒▓▓▓██▓
___▒▒▓████████████████████████▓▒
____▒▒▓▓███████████████████████▓▒
_____▒▒▓▓██████████████████████▓▒
_______▒▒▓███████████████████████▒
_________▒▓██████████████████████▓▒
__________▒▓███████████████████▓▒
____________▓█████████████████▓▒
_____________▒▓████████████▓▒
______________▒▓██████████▓
_______________▒▓███████▓▒
________________▒▓█████▓▒
_________________▒▓███▓
__________________▒██▓
__________________♥
_________






___________





________
______

__


__________
__

______


__________________________






_______




_________


____________





_________


____________






_______


____________






____




___________





______




__________



________






_____________________


_____________________


___________
________



________
__







_____













________
________
________
__
__
_
_
_
__
____
_________
________
________
_________
__________
…………..
………….
…………
…………
_____________
__
_

_____
__
_____
_____
_
__
_____
_____

_____
___



_____


______
_
____
_____


_______
______
_
_____


_______
_______
_____



_____
_______
_____



____
______
_____





______
_____

_________



_
_____






________
_____





_______
_____




_______
_____
_____
_____
_____
______
____
_____
_
_____


_
__
_
_



_____




_
_
__





_____





__
______



_____



_____
_________

_____
_________
__________
_____
_________
_____
_____
_
_____
_
_____
_____
____
_____________
____________
___________
__________
_________
_________
_________
__________
___________
__
_
__
___
____
_______
_____
____
____
____
_____
_______________
____________
_____________
______________
______________
____♥♥♥♥ ♥♥♥____ ♥♥♥♥♥♥♥
__♥♥♥♥♥♥♥♥♥__) (__♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥
_♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥__♥♥♥♥♥♥(¯`v´¯)♥
♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥(¯`(●)´¯)♥
♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥(_.^._)♥♥
♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥(¯`v´¯)♥♥♥♥
_♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥(¯`(●)´¯)♥♥♥
___♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥(_.^._)♥♥
______♥♥♥♥♥♥(¯`v´¯)♥♥♥♥♥♥
________♥♥♥(¯`(●)´¯)♥♥♥♥
___________♥(_.^._)♥♥
______________♥
__________¶______¶___¶_______________
_________¶¶¶____¶¶¶O¶¶_______________
_________¶¶¶¶¶_¶¶¶OOO¶¶_____________
_________OO¶¶¶¶¶OOO¶¶OO____¶________
__________OOO¶¶OOO¶¶OOO ¶¶¶¶________
__________OOOO¶¶¶¶OOO¶¶¶¶¶¶¶________
__________OOOOO¶¶¶O¶¶¶¶¶¶O¶¶________
_________OOOOOO¶¶¶¶¶¶OOOOO_________
_________O¶OOOOO¶¶¶¶OOOOOO_________
_______O¶OOOOOOOO¶¶OOOOOOO________
_______O¶OOOOOOOOOO¶OOO¶¶O________
_______O¶OOOOOOOOOOO¶OOO¶O________
_______O¶OOOOOOOOOOOOOOO¶O________
_______O¶¶OOOOOOOOOOOOO¶¶O_________
_______OO¶¶OOOOOOOOOOOO¶O__________
________OO¶¶OOOOOOOOOOOOO___♥ ______
__________OOOOOOOOOOOOOO@♥ ♥ ♥ ♥ ______
_________@♥ ♥ ♥ OOOOOOOOO♥ ♥ ♥ @@________
_____@@@@@♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ @@_________
___@@@____@@@@@@@@_______________
__________@@ _____♥ ♥ @@@______________
________@@_______♥ ♥ ♥ __@@_____________
________@_________♥ ♥ ♥ __@@_____________
________@__________♥ ♥ ___@_____________
____________________♥ ♥ __________________
____________________@♥ _________________
____________________@♥ _________________
____________________@♥ _________________
____________________@♥
______(¯`(█ ´¯) __(¯`v´¯)
_______(_.^._) __(¯`(█ ´¯)
_________(¯`v´¯) ´(_.^._)
________(¯`(█ ´¯) (¯`v´¯)
_________(_.^._) (¯`(█ ´¯) ..
____(¯`v´¯) _____ (_.^._) (¯`v´¯)
___(¯`(█ ´¯) __(¯`v´¯) __(¯`(█ ´¯)
____ (_.^._) __(¯`(█ ´¯) __(_.^._)
_____ (¯`v´¯) ´(_.^._) (¯`v´¯)
____(¯`(█ ´¯) _█ ___(¯`(█ ´¯)
_____(_.^._) _█ _____(_.^._)
___________█
_________█
_______█ ___█ █ _.█ █
______█ ___█ █ █ █ █ █ █
______█ ___█ █ █ █ █ █ █
_______█ ___ █ █ █ █ █
________█ ____█ █ █
_________█ ____█
__________█ _______█ █ _.█ █
_█ █ _.█ █ ___█ _____█ █ █ █ █ █ █
█ █ █ █ █ █ █ ___█ ____█ █ █ █ █ █
█ █ █ █ █ █ █ ___█ _____ █ █ █ █ █
_ █ █ █ █ █ ____█ _______█ █ █
___█ █ █ _____█ _________█
____█ ______█ ____________
______▒ ▓ ____▒ ▓ ▄
_____▒ ▓ █ ___▒ ▓ █ █ ▓ ▒
_▒ ▓ _▒ ▓ █ █ ▄ _▒ ▓ █ ▓ _█ █ ▓ ▒
▒ ▓ █ ▄ _▒ ▓ █ █ ▒ ▓ █ ▓ ___▓ █ █ ▓ ▒
_▒ ▓ █ █ _▒ ▓ █ █ ▒ ▓ █ ▓ ____█ █ ▓ ▒ __▓ █ █ ▓ ▒
__▒ ▓ █ █ █ ▒ ▓ █ ▓ █ █ ▓ ____█ █ ▓ ▒ _▓ █ ▓ ▒
___▒ ▓ █ █ █ █ ▓ █ █ █ █ ___█ █ ▓ ▒ ▓ █ █ ▓ ▒
__▒ ▄ ▒ ▓ █ █ █ █ █ █ █ ____█ ▓ ▒ ▓ █ █ ▓ ▒
_▒ ▓ █ █ █ ▓ █ █ █ █ █ _____█ █ ▓ █ █ ▓ ▒ _▓ █ █ █ ▓ ▒
▒ ▓ █ █ █ █ █ █ █ █ ▓ ______█ █ █ █ ▓ ▒ ▓ █ █ █ █ ▓ ▒
_▒ ▓ ▓ █ █ █ █ █ _█ _____▓ █ █ █ █ █ ▓ █ █ █ ▓ ▒
___▒ ▒ ▓ █ █ ___█ ____█ █ █ █ █ █ █ █ █ ▓ ▒
___█ _▒ ▓ █ ___█ ___▓ █ █ █ █ █ █ ▓ ▒
___█ █ _▒ ▓ ___█ ___█ █ █ █ █ █ ▓ █ █ █ █ █ █ █ ▓ ▒
___█ ▓ █ _____█ __▄ █ █ █ █ █ █ █ █ █ █ █ █ ▓ ▒
___█ █ ▓ █ ____█ _█ █ _█ █ █ █ █ █ █ █ █ █ ▓ ▒
____█ ▓ █ ___█ _█ █ __█ ▓ █ █ █ ▓ █ █ █ ▓ ▒
____█ █ ▓ █ __█ █ ____█ █ ▓ ▒ ▀ █ ▓ ▒ ▀ █ ▓ ▒
_____█ ▓ █ _█ ______█ █ █ █ ▓ ▒
_█ ____█ █ █ ________▓ █ █ █ █ ▓ ▒
█ ▓ █ ___▄ █ __________▓ █ █ █ █ ▓ ▒
█ ▓ █ ___█ ▀ ________▄ __▓ █ █ █ █ ▓ ▒
█ ▓ ▓ █ _▄ █ ____▄ █ █ █ █ █ _____▀ █ ▓ ▒
█ █ ▓ █ _█ ▀ ___█ █ █ ▓ █ █
█ █ ▓ █ ▄ █ ___█ █ ▓ ▓ █ █
_█ ▓ ▓ █ ▒ __█ █ ▓ ▓ █ █
_█ █ ▓ █ ▒ _█ █ ▓ █ █ ▀
__█ █ █ ▒ █ █ ▓ █ ▀
___█ █ ▒ █ ▓ █ ▀
____█ ▒ █ █
______________\▓▓/
)▓)▓▓/▓\▓▓\/\
__________\\▓▓▓▓▓/▓/\!
_______/▓/▓/\\▓\▓▓\\▓▓▓\
____/\/▓▓(▓(
____\\▓▓\▓\//▓/▓▓//▓▓\\▓▓/▓\
…__|\_/▓\▓▓!\▓/▓/▓//▓▓▓▓\,▓▓▓\
__|▓!▓\▓▓▓▓\▓//▓▓▓▓▓▓!▓▓▓/\
…__\▓!▓\▓▓▓▓/▓▓▓▓▓▓▓▓!▓▓▓▓!
___\▓\▓\▓▓▓/▓▓▓▓▓▓▓▓▓!▓▓/
____\▓\▓▓▓/▓▓▓▓▓▓▓▓▓/▓▓/
_____\▓\▓▓/▓▓▓▓▓▓▓▓/▓▓▓/
___,,/▓▓▓\\/▓▓▓▓▓▓▓/▓▓▓/
_______\▓\▓▓▓▓▓▓▓/▓▓▓\|
__________\\▓▓▓▓▓/▓/\!
______________\▓▓/
_______________▓
______,,,,,,,,,,,,___▓_,,,,,,,,,,,,,
_____/▓▓/▓▓▓\`\▓▓/|▓▓▓\▓▓\
_____/▓▓/▓▓▓▓__▓_\▓▓▓\▓▓▓\
____!▓▓/▓▓▓▓/__▓__\▓▓▓\▓▓▓!
____\▓▓/▓▓▓/___I▓__\▓▓!▓▓/
_____\▓/▓▓/____I▓__\▓!▓/
_______\▓/_____I▓__\▓/
________\/_____I▓
______________I▓
_____♥ (¯`:´¯)♥
____♥ (¯ `•.\\|/.•´¯)♥
____♥(¯ `•.(۞).•´¯)…♥
____♥ (_.•´/|\\`•._)♥
_______♥(_.:._)♥
________║¯█€
________║¯█_€€___
________║¯█__€€€
________║¯█_€€€€€__
________║¯█€€€€€
________€€€€€€___
______€€€€€€
_____€€€€\’¯█___
____€€€€║¯█
____€€€_║¯█___
_____€€_║¯█
_______€║¯█___
Sevgi ve saygılar.
SÖZ DE SARARIR BİTERKEN BİR AŞK
Olur aramam seni ve kimseyi
Anıları pas tadında bırakırım
Konuşacak ne kaldıysa kalsın
Susmaktır bir şeylere saygılı kılan
Ayrılık da bir olanaktır bilirsin
İnce bir sis, bir hüzün örtüsü
Dumanlı bir ıslık yakışır simdi
Dudaklarıma, bırakıp giderim
Söz/de sararır biterken bir ask
Kendine iyi bak çiçekleri sula
Diyorsam da aldırma sözlerime
Alışkanlık işte başka bir şey değil
SÖZ DE SARARIR BİTERKEN BİR AŞK
Ahmet TELLİ
.::ÖZLEMEDİM SENİ::.
Hiç özlemedim seni
Özlemek dostluktandır
dostlugundan öte bulmaliyim seni
Sicakligini bulmaliyim
dokunuslarini, kenetlenisi
Terimizle sulanmali yeryüzü
günes terimizle isildamali sabah olunca
Apansiz firtinalar çikmali
sarsilmaliyim
Özlemek
yaninda olmak istegidir
gülüsünü görmek biraz da
Hiç özlemedim seni
Saçlarina gül takmam
bir irmak gibi akitirim ovaya
solugunla yanar
dudaklarimin bozkiri
Akkor halindeki ufuk
bakir bir tel gibi eriyip gider
kraterler ortasinda kalirim
Toprak yarilir birden
su kirlenir
Ürpertir bu cografya
bu serüven
ikimizi bir anda
yasadigimi duyarim
Hiç özlemedim seni
Özlemek dostluktandir
dostlugundan öte bulmaliyim seni
Ahmet Telli
Efsane, Ahmet Telli blogu varmış.
biliyorum beste bir de senden okumak istemiştim
ÖZLETİYOR SENİ BU YAĞMURLAR
Burada yağmur yağıyor
Aralıksız yağıyor günlerdir
Ama sen yine de şemsiyeni
Almadan gel ilk otobüsle
Buğulanan camlara usulca
Yüzünü çiziyorum ki yüzün
Bir yağmur damlası olup
Düşüyor yapraklarına gülün
Güller de bozamıyor bu uzun
Karanlık sessizliğini kentin
Anılarını yitiriyor sokaklar
Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları
Tarih de kekemeleşiyor bazan
Ki o zaman aşktır tek bilici
Aşksa yürümek gibi bir şey
Duyabilmek kuşların gelişini
Anısı bizsek eğer bu kentin
Unuttuğu türküler bizsek
Acıyı rehin bırakıp bir güle
Anımsatmalıyız bunları bir bir
Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çıkmalıyız
Belki bir aşktır bu kentin
Belleğini geri getirecek olan
Burada yağmur yağıyor ama sen
Şemsiyeni almadan gel yine de
Özletiyor bu çılgın sağanak seni
Sırılsıklam özletiyor biliyor musun
Ahmet TELLİ
SAVRULAN KÜLLERİ ÖMRÜMÜZÜN
Bir kızın kocaman gözlerinde gördüm
bulutların dağlara sessizce çöküşünü
Çocuksu susuşları gördüm, kırılan sevinci
Ve kalbimi puslu yamaçlardaki pusulara saldım
çobanlar çoktan inmişlerdi ovaya
bense yapayalnız bir ağaçtım doruklarda
Harelenen sularda bir yanık kokusu
ve uzun boyunlu bir kızın gülümseyişi
Işık zamana bağlı zamansa onun
kocaman gözleridir artık
Anladım tarih de yazılmaz
bir aşkın sayfalarına düşmüyorsa gün
Yalnızdım, yapraklarım dökülmüştü bir bir
deryalara savrulup çöllere düşmüştü
Bir duman tütüyor yine hangi kent yandı
hangi sokakta vuruldu sevgilim
Bir demet menekşe bir avuç toprak
burkulan bir yürek miyim hep
Sesimde bir yanma bir kekrelik
uzayıp giden bir çöl yalnızlığı
Gazeteleri okumuyorum başım dönüyor
sulanmamış çiçekler gibi kuruyor her şey
her şey bir yolculuğun hüznünü taşıyor
gidip de gelmemek üzere bütün yüzler
Puslu yamaçlarda bir çakal gölgesi
bir dağ suskunluğu yürüyor kentlere
yenilen biz miyiz yoksa aşklar mı
bir kızın kocaman gözlerinde görüyorum
savrulan küllerini ömrümüzün
Bu kenti ayrılıklar yıkacak birgün biliyorum
Ölümden şikâyeti yok ölüp gidenlerin
ama bir kızın kocaman gözlerinde yangınlar çıkıyor
Acılar dehşetli kinlendiriyor beni
Kabarıp duruyor içimde, kabarıp duran bir okyanus
yurdumu arıyorum batık bir tekne değilim
yurdumu arıyorum kızgın küller ortasında
AHMET TELLİ
SIĞINAK
Sözün yine hep aşktan yanaysa
sevgilim sen sakla bir kaçağı
belki yorgun ve yaralıdır hâlâ
ölüm basmıştır son sığınağı
Sus ve sadece dinle sessizliği
perdeleri çek ışıkları söndür
bir selam bir haber gönderir belki
sesleri hiç duyulmayan dostlar
Bir cigara sar bitlis tütününden
bir çay demle sonra, anısı kalsın
bekle başında onun sabahadek
Belki benim sana böyle sığınan
yapayalnız ve öylesine yorgun
kimliği duvarlarda kalan bir kaçak
AHMET TELLİ
KALBİM UNUT BU ŞİİRİ
Uğuldayan ve hep uğuldayan
bir orman kadar üşüyorum şimdi
yanlış rüzgârlar esiyor dallarımda
yanlış ve zehirli çiçekler açıyor
Kanımda kocaman gözleriyle bir çığlık
Su ve ses kadar beklediğim
ne kaldı geride, bilmiyorum
uzanıp uyumak istiyorum gölgeme
ve sarınmak o kocaman gözlerin
uğuldayan rüzgârlarına
Bir acıyı yaşarım ve zehrinden
çiçekler üretirim kömür karası
uçurum kadar bir yalnızlık
yaratırım kendime, atlarım
Anısı yoktur küçük rüzgârların
Yapraklarım yok artık kuşlarım yok
büsbütün viran oldu dağlarım
ezberimdeki türküler de savrulup gitti
ömrümün karşılığı kalmadı sesimde
sesimde yalnız ormanların gümbürtüsü
Yanlış, daha baştan yanlış
bir şiirdi bu, biliyorum
ve belki ömrümüzün yakın geçmişi
bu kadar doğruydu ancak, kimbilir
Kalbim unut bu şiiri
Ahmet TELLİ
ZAMAN KEKEMEYDİ
Gün bitti, elindeki güller de soldu
anımsanacak neler kaldı bugünden
paylaşılmış olan nelerdi sımsıcak
belki bir türkü söyleriz geceye karşı
saçlarını tarazlayan bir şafak olur
Zaman kekemeydi ve tarihe sızan
soytarılar gördük gencömrümüzde
ölüm peşimize düşende bir göçebeydik
suretimiz ağardı kurulan darağaçlarına
bütün sığınaklar uçurumlara açılırdı
Rüzgâr suyu soğutsun su terli bedenlerimizi
ve aşkı düşünelim biz, destan yalnızlıkları
konuşursak akşam olur ve yine yağmur yağar
gidersek gülüşler azalır buralarda
kim bulur kayıp adresteki dostları
Bir karanlığa bakıyorum bir de zamana
ay büyüyüp bir gül oluyor ellerinde senin
ve ancak yeni bir yorumu oluyor aşkın
saçlarından sızan bu karanlık yağmur
ayın çağıltısıyla tutuşuyor begonyalar
Saçlarındı diye düşünüyorum ömrümüzü
çözdükçe savrulan rüzgârdı saçların
ve ikide bir aklıma düşüyor aynı soru
-Aşkı bilmiyorsam nasıl değiştiririm
kendimi, seni ve bütün dünyayı
Ahmet TELLİ
YAK SEVDANIN ÇIRASINI
Ne hüzünler kurtarır seni
ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi
ve ne de acının ses duvarındaki
yorgun ve bıkkın bekleyişler
Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını
düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar
hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır
verecektir en olgun meyvelerini mutlaka
yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü
Yak sevdanın çırasını türkülerle
barajını yıkan bir ırmak gibi katil hayata
hüznün isyana dönsün artık
bitsin bezginliğin ölümcül suskunluğu
evde kalmış bir cinsellik değildir çünkü dünya
Ahmet TELLİ
ESKİ BİR HÜZÜNLE
Günlerdir eski bir hüzünle çıkıyorum voltaya
(kötüye işaret bu, üstelik yalnızlığa sığınıyorum)
Unutup gitmişim ezberimdeki bütün şiirleri
bulutlara bakıyorum uzun uzun, yalnız bulutlara
O uzak kasaba akşamları düşerken aklıma
tecrit’teki yine bir türkü tutturuyor
Ey kalbim sana denk düşüyor bütün bu acılar
acılar tek ve mutlak olan bir şeyi anlatıyor
Yağmur kuşları geçiyor avludan sürü sürü
dalların hışırtısını duyuyorum, üşütüyor beni
Ötede, kentin üstünde bir şimşek çakıyor birden
suretin yansıyor göğe ve her yağmur damlasına
Uzak bir anı oluyor her şey, silikleşiyor
ve alnım ateşler içinde, bir tutabilsen
unutup gitmişim bütün türküleri artık
(kötüye işaret bu, üstelik yalnız sana sığınıyorum)
Kısa süren hastalıklar vardır ya, işte öyle
geçip gidiyor akşama doğru hüzün bulutu
resmini asıyorum ranzamın başucuna yine
ve bir türkü tutturuyorum günün son çayında
-Teslim olmayalım halilim kurşun atalım!
AHMET TELLİ
AKBABALAR KELEBEKLER
Yüreği ağzında bir çocuk
Gibi alırken kalemi elime
Beceriksiz, acemi ve olasıya
Yapayalnızım her defasında
Bu sonuncu olsun diyorum
Ömrümün eksiksiz tek şiiri
Yazılsın artık kırk yaşımın
Ve bir aşkın bittiği bu gece
Akbabalar bin yıl kelebekler
Bir mevsim yaşarlarmış ki aşk
Da kısa ömürlüdür, başlar
Gibi biter yaşanmışsa eğer
Yaşanan ne varsa hoşgörünün
Bir parçasıdır artık ama ben
Yine de yakabilirim bu gece
Bütün anılarımı bir şiir için
Sonra irkiliyorum, anılarım yoksa
Dostlarım da terkedilmiştir yangın
Sürüp dururken yurdumda ki o zaman
Kıymeti harbiyesi nedir bu şiirin
Sabaha karşı dilim paslı
Beynim keçeleşmiştir ve yangın
Yalnızlığıma sıçrarken üşüyor
Bütün sözcükler. Umut yoktur
Yüreğim diyorum, kekeme
Alıngan, serseri yüreğim
Sen nerden bilebilirsin
Bir şiirin nasıl yazıldığını
AHMET TELLİ
AYRILIK AYRACI
Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun
Bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın
Gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi
Ve ne kadar az konuşur olduk günboyu
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde
Ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyada
Kirletilmemiş bir bulut bile yok artık
Böyle diyorsun her yolculuğa çıkışımda
Yaşadığın kent de sana benziyor gitgide
Ne zaman dönmeyi düşünsem yangın çıkıyor
Ya da erteletiyorum biletimi son anda
Uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam
Karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin
Yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık
Fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek
Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi
Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık
Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için
Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara
Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr
Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada
Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı
Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde
Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu
Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa
Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın
Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını
AHMET TELLİ
KONUĞUM OL
Bir akşam konuğum ol
oturup konuşalım biz bize
Anıların çubuğunu yakıp
uzatalım geceyi biraz
Geçmişe bir el sallayıp
yaşanan günleri konuşalım
ve günlerin üstüne çöken
dumanlı, isli havaları
Kendimize daha az zaman
ayırsak da olur geceden
Çünkü boğulabilir insan
yalnız kendini düşünmekten
Kapağı açılmayan kitaplar
unutulmuş aşklar gibidir
Kitaplardan söz edelim
ve onların gizli kalmış
sessiz tadlarından
Sabaha doğru perdeyi
aralayıp ufka bakalım
ve bir çocuk gibi
hayretle seyredelim
güneşin kızıllığını
Konuşulmadan kalan
daha çok şey vardı
diye düşünerek çıkalım
güneşle kucaklaşan balkona
— Üşütmesin sabah serinliği
Bir bardak demli çay
burukluğu gibi kalsın
gecenin ve sabahın tadı
yaşasın anılarımızda
Konuğum ol, oturup
konuşalım bir akşam
ve uzatalım geceyi
sözün çubuğunu yakarak
Ahmet TELLİ
GÜLÜŞÜN EKLENİR KİMLİĞİME
Gün biter gülüşün kalır bende
anılar gibi sürüklenir bulutlar
Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de
Aykırı anlamlar arayıp durma
güz biter sular köpürür de
kapanmaz gülüşünün açtığı yara
uçurum olur cellat olur her gece
Her gece yeniden bir talan başlar
acı ses olur, ses deli bir yağmur
eski bir eylüle gireriz böylece
Sığındığım her yer adınla anılır
ben girerim, sokağı devriyeler basar
bir de gülüşün eklenir kimliğime
AHMET TELLİ
PASAPORT KAHVESİ
Kıyıda, taşın üstünde
oturmuş denize bakıyor
Kimse konuşmuyor onunla
ne rüzgâr ne de izmir
Gün bitiyor ve lacivert
sözcükler çekiliyor
susuşların ipek ağıyla
Az ötede pasaport kahvesi
- Gel, bir bardak çay içelim
diyor bütün gün beklenen
Bulut suya değiyor
su zamana
ve yalnız çakıltaşları
değil aşınmakta olan
Batık bir gemi
gibi uzaklaşırken ordan
yakamozlar kalıyor geride
balkıyan acılar gibi
Eskiyen neydi günboyu
yaşanan neydi
hangi bıçağı biledi deniz
Işıklar sönüyor kıyıda
ve burkulan bir yürekle
çekip gidiyor bu kentten
Ahmet TELLİ
ANISI BİZ OLALIM BU SOKAKLARIN
Anısı biz olalım bu sokakların
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiçbir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen
Biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karartma biter
akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri
Bir arkadaş evine uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
başını sessizce omzuma koyarsın
gülüreyhan olur soluğun
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir
her balkonda bir menekşe sesi
Belki yeniden güzelleştiririz
adları değiştirilen parkları
perdeleri hiç açılmayan evlerde
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur
tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
kendi sesini kemiren alanlar
Anısı biz olalım bu sokakların
ve hiç durmadan yağmur yağsın
Biz gürültüsüz sözcükler bulalım
sarmaşıklar fısıldaşsın yine
Gidersek birlikte gideriz
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen
Ahmet TELLİ
SIYRILIP GELEN
Soluk bir ay dolanıyor
kentin üstünde her gece
Her gece bilge bir gezgin
tavrıyla adımlıyor yolunu
Güz yanığı bir durgun
sessizlikle örtülü her şey
ve yırtılmış bir tül gibi
savrulup duruyor zaman
Suların sesini dinle şimdi
ormanın fısıldayışlarını
usulca yarılıyor dağların göğsü
bir aşkı dinlendirmek için
Ve gözleri uzak yamaçlarda
aranıp dururken bir şeyleri
sessiz ve sakin beklemekte
bekledikçe bileylenen yürek
Belli ki dağların, denizlerin
ve göllerin üzerinden
sıyrılıp gelmektedir seher
Belli ki yakındır
doğayı ve hayatı sarsacak saat
Ahmet TELLİ
GİDERSEN YIKILIR BU KENT
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürperirken
Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca
Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor
Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
Birde seni ekliyorum susuşlarıma
Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam
Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar
Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık
Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine
Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
Bir tufan olurum sustuğun her yerde
AHMET TELLİ
ANLADIM
Bulutları düşünüyorum kuşları ve aşkı
Tarihleri var da onların hatta anıları
Vatanları olmadı hiç bir zaman ki onlar
Ayışığına karıştılar yeryüzünden göçerek
Ve bırakarak metal bir uygarlığı geride
Anladım ayaklarımın altındaki dünya değil
Çocuk sevinçleri ipinden koparılmış uçurtmalar
Bulutu ve suyu izliyor soluk bir sonsuzluk
Anladım yüreğimdeki rüzgarla sürükleniyorum
Üşüdüğümü unutuyorum yalnızlığımı da
Yasaksa artık bu ülkeden çıkmamız
Vatansız olduğumuzu bilelim diyedir
Mayınlayarak ömrümüzün kalan kısmını
Anladım vatansızlıktır bir şaire yakışan.
AHMET TELLİ
BELKİ YİNE GELİRİM
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü
Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
Bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse
Ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de
Yırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlaka
Hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler.
Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent
Ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü
Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini
Bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki
Onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan
Kadınları güzelleştiren herhalde onlardı
“Tükürsem cinayet sayılır” diyordu birisi
Tükürsek cinayet sayılıyor artık
Ama nerede kaldılar, özledim gülüşlerini onların
Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara
Tek yaprak bile kıpırdamıyor nedense
Ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar
Alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor
Kanımın pıhtılarında güllerin serinliği
Ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki
Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum
Okuduğum bütün kitaplar paramparça
Çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma
Bir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kent
Bulvar kahvelerinin önünden geçiyorum
Sarmaşık aydınlar, arabesk hüzünler
Bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma
Sesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyor
Ve ne zaman yolum düşse vurulduğun yere
Kızgın bir halka oluyor boynumda o sokak
Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık
Biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri
Ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
İçimde zaptedilmez bir kırma isteği
Dizginlerini koparan bir at sanki bu
Soluk soluğa kalıyorum her sonbahar
Ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa
Bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum
Bütün gençliğim böylece geçip gitti işte
Ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim
Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa
Bir gün gelirsek hangi kent güzelleşmez
Şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı
Geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye
Devriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndür
Sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
Bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
Oysa ne kadar sakin sokaklar, bu kent ve bütün yeryüzü
İpince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün…
Ahmet TELLİ
SOLUK SOLUĞA – 1
Hep yanıldı ve yenilgilere uğradı
Ama atıldı yine de serüvenlere
Vakti olmadı acıların hesabını tutmaya
Durup beklemeye, geri dönmelere vakti olmadı.
Yangınlarla geçti ömrü ve hep yalnızdı
- ki onlar daima birer yalnızdılar
Nerde doğmuştu ve ne zaman kopup
Gitmişti o kentten anımsamıyor artık
Hangi sokaktaydı ilk sevgili ve hala
Sürüp gider mi ilk öpüşmenin esrikliği
Gizlice buluşmaya gelen ve ölürcesine
Korkular geçiren o kız nerededir şimdi
Sensiz olursam yaşayamam diyen
O liseli kız hangi kentte kaldı
Ve o sarışın
O afeti devran bekler mi hala
Atlas yataklara sererek yaşamanın anlamını
Üşüten bir acıydı belki her ayrılık
Her yolculuk yangınların başladığı yereydi
Ama vakti olmadı hesabını tutmaya
Aşkların, ayrılıkların ve acıların
İstese de kalamazdı vakti gelince
Geyik sesleri yankılanınca yamaçlarda
Yürek burkulması ve hüzün ve keder
Aralıksız doldururdu acıların bohçasını
Dudaklarında öpüşlerin gül esmerliği
İçinde kıpırdanıp durur ufuk çizgisi
Ay bile soğuktur o zaman
Bir buz parçasıdır
Çaresiz çıkılacaktır o yolculuklara
Ki bir ömrün karşılığıdır serüvenler
Biraz da serüvendi yaşamak
Belki yatkındı büyük yolculuklara
Ki serüvenler daima büyük aşklar
Ve büyük yolculuklarla başlar
Anıları aşkları ve bir kenti
Bırakıp gidebilirdi apansız
Apansız başlardı yolculuklar
Hangi saatinde olursa günün
Ve hep kar yağardı nedense
Durmadan kar yağardı yol boyunca
Ve nasılsa yok olup giderdi hüzün
Kent görünmez olunca arkada
Ne bir veda sözcüğü dökülürdü dudaklarından
Ne de dönüp bakardı geriye bir kez olsun
Ne zaman yollara düşse biterdi acılar
Gül yüzlü sular fışkırırdı toprağın karnından
Kavaklarsa oynak bir çingene kızı
Her kıpırdanışında açılıverir uzun ince bacakları
Mekan tutmak ve her akşam aynı ufukta
Güneşin batışını seyretmek ölümdür biraz
Ölümdür biraz hep aynı yatakta
Aynı kadınla sevişerek sabaha varmak
Kitapları hep aynı raflara sıralamak
Aynı eşyayı kullanmak eskimektir biraz
Soluk soluğa yaşamalı insan
Her sabah yeni bir şeyler görebilmeli
Ve cehenneme dönse de bir ömür
Mutlaka bir şeyler değişmeli her/gün
Ey o büyük yolculukların ürperten heyecanı
Okyanus dalgalarının sesleriyle dol bu ömre
Ölüme ve aşka durmadan kement atan
Serüvenlerle geçsin yaşamak
Buz tutmuş bir dünya ortasında
Yollara düşerdi o hep aynı ıslıkla
Önünde dağlar, uçurumlar
Sarsılan gök, yarılan toprak
Çelik uğultularla burgaçlanırken
Yaşamak işte öylesine kucaklardı onu
Ve her nasılsa keklik sekişli
Bir aşkın sevinci dolardı yüreğine
Çıkarıp atardı o zaman deli bir ırmağa
Ne kalmışsa bir önceki serüvenden
Soluk soluğa yaşadı kentleri, aşkları
Bağlanacak kadar kalmadı hiçbirinde
Pervasız bir acemi, bir çılgın
Soyu tükenen bir bilgeydi belki de…
O yalnız kaybetmesini öğrendi ömründe
Avucundan dökülen kum taneleriydi her şey
Ne bir serseriydi ne de yılgın bir savaşçı
Ama kendi kafasıyla düşünen ve hakkında
Ölüm fermanları çıkartılan biriydi belki
Sevince deli gibi severdi
Pervasız severdi sevince
Dövüşmek ancak ona yakışırdı
Ona yakışırdı aşklar ve yolculuklar
Yoktu bağlandığı herhangi bir şey
Bulutlar gibi çekilip giderdi seslerin arasından
Ne bilir ömrün değerini bir çılgın
Yalnızca kendini yaşamayı nereden bilebilir
Ve başarısız eylemler çağında o
Kaçabilir mi binlerce kez ölmekten
Yerleşik yargıları olmadı hiç
Kurmadı güzel gelecek düşleri
Nerede bir yangın, nerede tehlike
O mutlaka oradaydı birdenbire
Dinsizdi, özgür sayılırdı belki
Ama bağlanmazdı özgürlüğe de
Hiçbir yerde yeterinden çok kalmadı
Beklemedi anılar sarnıcının dolmasını
Şikayetsiz yaşadı yaşadığı her günü
Yoktu yüreğinde pişmanlıkların izi
Ayrıntıların izi kalmamış artık
Üst üste yaşanmakta ayrılıklar
Ve bir bulut gibi sıyrılıp gidilmiştir
Dağların, denizlerin üzerinden
Geride kalan ne varsa soluktur şimdi
Titreyen kandiller gibi sönmek üzeredir
O eski konaklar gibidir anılar
Gül bahçeleri, sessiz koru ve orman
Belki sağanak boşanır apansız
Yüzyıllık bir yağmur başlar
Ve sinsi bir hastalığa dönmeden alışkanlıklar
Yok olup gider her şey, belki kül olur
Hırçın bir okyanustur yürek
Dar gelir ufuk ve mutluluklar çevreni
Anılarsa birer çıban izidir
Yaşanmaz onların ölgün gölgesinde
Durgun bir su gibi aktı mı yaşamak
Ve zaman uysal bir kısrak gibi dinginleşti mi
Anısız kalınmıyor artık ne yapılsa
Kuşatıyor yolları, aşkı ve ömrü
Bekleyişleri kemiren çakal sesleri
Oysa bütün köprüler yakılmalı ayrılık vakti
Ve herhangi bir şeyle eşit olmaksızın
Yollara düşülmeli habersiz ve sessiz
Çürük bir diş gibi kanırtıp kentleri
Dünyanın ağzını kanlar içinde bırakmalı
Bir ömrün olgunlaştıramayacağı
acemilikler toplamı ve bir çılgın
boyun eğmedi kendine bile
seçme zorunda kalmadı yaşamayı
nasıl bağlanmadıysa yere ve zamana
bağlanmadı kendine de ömür boyu
dağlara tırmana atlar gibi
soluk soluğa yaşamak istedi dünyayı
bir şahin gibi bulutlara kurdu
dumanlı sevdaların yörük çadırını
sıradan bir gezgin değildi hiç
dövüşür gibi yaşadı yolculukları
belki korkusuz sayılmazdı büsbütün
korkardı korkulara düşmekten zaman zaman
ve bütün gemileri yakıp
yollara düşerdi o hep aynı ıslıkla
mutlu muydu, hiç düşünmedi böyle şeyleri
umutlardansa nefret etti daima
hep yanıldı ve yenilgilere uğradı
ama atıldı yine de serüvenlere
pervasız bir acemi
soyu tükenen bir bilgeydi belki de
Ama bir şey vardı yine de
Başarısız ihtilallerden kendine kalan
Ahmet TELLİ