30 Nisan 2011 icin arsiv

İzcilik

Serenegas-etraf.info

İzci kıyafeti ile birini görsem için hep cız eder, izciliğe karşı ilgi duysam da izcilerin yapması gerekenler bana pek uymadığından hayatımın hiçbir aşamasında izcilik çalışmalarına katılamadım. Yakın arkadaşlarım izcilik faaliyetlerine katılıp dere, tepe, ova, bayır demeden gezdiler çadır kurdular, kamp ateşi yaktılar ben de onların maceralarını dinleyerek büyüdüm.
İzcilik, din, dil, ırk ve benzeri hiçbir ayrım gözetmeksizin yapılan, herkese açık, gönüllü, politik olmayan eğitimsel bir gençlik hareketidir.

İzcilik, çocuk ve gençleri mevcut özellikleri ile bir bütün olarak ele alan, ruh ve beden sağlıklarını geliştiren, onların boş zamanlarını bir program çerçevesinde değerlendirmesini sağlayan bir eğitim aracıdır. İzcilik topluma yararlı, hizmet eden iyi yurttaşlar ve iyi insanlar yetiştirmeyi amaçlar. İzcilik, çocuk ve gencin grup içinde bizzat tabiatın kucağında eğitilmesiyle karakter, beceri, sağlık, mukavemet, cesaret gibi konularında daha iyi ve daha çabuk eğitilebilecekleri fikrinden doğmuştur.

İzcilik çalışmaları ilk olarak İngiltere’ de başlamıştır. İzcilik düşüncesini ortaya atan kişi Gillwell Lord’u Baden Powell’dır, izciler onu kısaca BP olarak anar. !857 yılında Londra’da doğan BP, küçüklüğünden beri sahillerde ve nehir yataklarında incelemeler yaparak, maceralı bir hayat yaşaması, sahip olduğu şövalye ruhu ve sorumluluk bilinci ile dikkat çekti. Okul çağlarında tabiattaki olayların birbirileriyle olan ilişkilerini anlayabilmek, doğa kanunlarına adapte olarak tabiat içinde yaşamasını öğrenebilmek için kamplar, kır yürüyüşleri yaptı.
Bizim ülkemize ise ancak 1991 senesinde Türkiye İzcilik Federasyonu kurulmuştur.

30 Nisan 2011

Serenegas

düşlerini parlatmaya geldim

.
düşlerini parlatmaya geldim
kızoğlankızdı yakut yüzük yaralı parmakta
kuşlar yıkanmış hülyalardadır
.
her yaprağın arkası kalaylı bakır
sayıkla çürümüş düşlerimi ben sana bağlıyım
bahanem çok
.
bir kadının ellerini tuttum parmaksız
sızı yüreğine çökmüş sanki kenevir
yalımdaki kuşlar misafir artığı
.
döküntü bıyıklar toplarız
fotoğraf arkalıkları yazılar gibi sarı
kesmeye gelen masal şehzadeleri destursuz

Barış Erdoğan

düş artığı tabaklar

.
düş artığı tabaklar gördüm
yalayan doymaz
bir kaşığa bulaşmış mürdüm
.
tabak artığı düşler içtim
biçen yorulmaz
bir orağa dolaşmış sararmış çim
.
orak ağzı kinler yıkadım sabunsuz
zırnık koklamaz hazret
bakışları dağ ardında kuz
.
kin iltihabı akar çaresizdir hasta
kafes arkalarında dert
deliğini arayan karınca gibi yasta

Barış Erdoğan

sadakam tanrıya

.
kopan parçamı arıyorum uzayınız avucumda
bütün, bıçak artığına muhtaç
kurbanım nerde
.
bütünüme yetişeceğim ayağım aksak
dilsizler resimden çıkarılmış
boyam akıyor
.
paramparça her zerre her biri bütün
hangisinde eksik akıl
düğmede sorun var
.
çilede beklemek kırk bir kere maşallah
fazlalığım çok değil bir
sadakam tanrıya

Barış Erdoğan

kaynamış sütüm var

.
kızlarımız olsun istedik
çaldık tanrının kapısını, kimsecikler görmeden
buyrun buyrun kimse yok, dedi başköşeye
kaynamış sütüm var
.
nereden gelir, nereye gidersiniz
demem gereksiz, niyetiniz belli
ayşe, fatma, ayça ne istersiniz
başak derya hülya yeter mi
.
baktık, yuva çocuk kaynıyor bıcıl bıcıl
gel zaman git zaman
yuvaya baktık
kanatlanıp gitmiş, arkalarında ateşleri kalmış

Barış Erdoğan

yapıştırma bıyık

.
sözcüğünü çek ustam dizemden
yapıştırma bıyığına benziyor amcamın
.
gözünden su içen ırmaksın
yürüyen kelebek ol haydi dalımda
.
postal kurusu kızım var koca arayan
borcumu sorar değirmenci
.
bitlendiğimiz oldu gömleksiz düşüncelerde
sıyıramadık kafamızdan
.
çoğunluk zararsız savaşmadığım gün
elime yazdığım mektupları okur
.
evrenin adresine hacze gitsek
açılmaz kapısı eli boş döner avukatım
.
elizabet kızını sen de sakla eteğine
yaşım küçük şimdi, gelince alırım

sen içinden oku

.
ben bağırarak yazdım seni
sen içinden oku

Barış Erdoğan

Kalbim Seninle

delikanli

Ismarlamıştım bir mutluluk
Lakin aşçı altını yakmış
Doya doya yiyemedim.

19.41
12 Nisan 2011

Delikanlı

Ahmet Telli’ye Mektup (Gönderilmemiş Mektuplar)

Efsane1

Aslı yok bu hayatın
Astarı sökük.
Neden ve ne için lanet olası bu kalemi oynatıyoruz Üstad?
Neden ve ne için bakıyoruz insanların kör olduğu yöne doğru?
Bizi de kendilerine benzetmelerine izin veremeyiz.
Neden ve ne için dinliyoruz anlamı olmayan her sesi?
Değersizi bile değerli hale getiriyoruz ama kıymet bilinmiyor ki.
Diğer insanlar gibi sağır ve vurdumduymaz olamaz mıydık?
Sen ile ben
Aslı olmayan dünyada aslımızı yani var olma nedenini arıyoruz.
Sen
!946 yılında Çankırı’nın Eskipazar ilçesinde doğmuşsun
Hasanoğulları ve Pazarören Öğretmen okulları’nde okumuşsun,
İlkokul öğretmeni olmuşsun.
Ve seni komünistlikle suçlayan nesiller yetiştirmişsin.
Yazmışsın sisteme, yazmışsın aşka sevdaya
Yazdığın şiirler yüzünden
O zamanın 80 dönemi devleti düşüncesinin zapt etmiş bedeninle birlikte
Sevgili Üstad seninle ben aynıyız aslında
Şiirler yazıyorum.
80 döneminin sıkıyönetimi yok belki ama
Kitaplardan okuduğum ve sinema belgesellerinden izlediğim kadar
O dönemle bu dönemi kıyasladığım zaman pek fark yok üstad.
İşkence yok tamam kabul ediyorum
Fakat işkenceden beter içimi bir fare misali kemiren aşk var
Aşk zamana ve mekâna göre değişir dediğini duyar gibiyim.
Zaman beklemek ise bir dolabın içinde
Güneşin ışığını görebiliyorsan bir anahtar deliğinden
İçimdeki o aşk bu mu?
Yoksa su mu?
O zaman senin dediğin gibi
Su çürüdü Üstad
Ve adımdan gayrisini bilmiyorum.

30 Nisan 2011

Efsane Etrafoğulları

Bu blog Beste Hanıma ithaftır.

efsane_mühür-etraf.info

ahmet telli – su çürüdü | izlesene.com

Sevmiş ile Gitmişin Cönkü

Hayrettin TAYLAN

Yağmura çalışıyordu iç göğün. İki öğün aç kalışıma doyum oluyor
Yüreğindeki ateşin sıcağı.
Her damlası aşka hamle bir ıslanmanın gün sonrasındayım. Sensizliğin sayacı bozulmuş su kendine akıyor.
“Ben su olup bağrına akıyorum. Yüreğindeki denizin son pir ü pakü olarak
Yaş akıtacağım aşkı.
—Suretinin sınavında Yû’suf benim. Züleyha olarak öncesizliğimi karşıla.
—Aslına bürünmüş, aşkına yakılmış, kederine ekilmiş, kaderiyle barışık benden Yusuf olmaz deme. Ben ile Yusuf’u kıyaslama. Devirler, emirler, aşklar, yaralar, atiler, maziler arasında çok köprüler kuruldu.
—Mir/acım yok henüz.
—Gelmiş, sevmiş, geçmiş, beklemiş arkadaş olmuşlar. Gelmiş ben sizin liderinizim.
—Herkes bir yerden gelmiş. Önce annenizin karnından geldiniz, sonra hayata geldiniz, sonra gerçeklere; ama aşka geldiğiniz de ben gitmiştim.
—Sevdayı yaşamıştı sevmiş. Sevmiş dile geldi:
—Zûleyha, Leyla, Aslı, Şirin, Zühre, Nazlıcan özümden sahici. Tin ile tene dokunmayla kendine ilgi yumağı. Anlatılmazların sevi sonsuzuyum. Son ile başın tanımsız karışımıyım. Uğruma yazılanlarla, uğrumda yazılanların yazı dağında, söz dağarcığında ne anlatsam hikâye… Ben, ben ‘i tümler. Ben, ben’e şifreli. Azizliğin suyuyum. Suyun azizliğinde aciz kalır yaşanacak içsel akış.
—Geçmiş susun dedi:
—Sabrın sevgilisiyim. Kalışların kaynağıyım. Vazgeçilmezlerin can vanasıyım.
Sevgi, dil ile gönlün “ L” harfindedir. Laldir. Konuşamaz. Dil gönlü meftun. Gönül dile yazgılı.
Beklemiş:
—Yaşatmak vakası benim. Leyla varsa benim. Mecnun varsa benin. Sonların onlarıyım.
—Onlara v/armanın son rengindeyim. Sevginin bitmemişliği, sonrasızlığı, farkındalığı benim
—Kavramların canında geziyorsun. Hangi kavramın canı sıkılsa sana canlanır dünyam.
Beklemenin kara parçası olmuş yüreğim. Keşfi zor bir adayım.
—Gözyaşlarının oluşturduğu vicdani denizlerin etrafındayım. Issız, sensiz mir ada.
—Timsahlardan öğrendim gözyaşı dökmeyi. Nedense ağlasam da
Gözyaşlarım seninkine benzemiyor. Sil g/özlerini. Sil beni senden.
— Sil ki özümü yaşartacak anların yakıcılığında bitsin her şey.
Metafizik durakta beni beklesin tinsel tilmizler. Aşk ile akıl arasında kalsın kalışın. Bir yerde sana soyut gölgeler bulacağım. K/aybolursun böylece.
Gözpınarlarının hesabını sormaz böylece sorgu melekleri.
—Sil beni benden.
—Konuşsana Tur dağında Musa gibi, aşki tümcelerle.
Ya Rabbel Âlemin. Bu aşk, aşktan öte bir sonsuzluk suyuna yamalandı.
—Bu cennetine gelmek istemeyen gidenimi sil yüreğimin puslu haritasından.
—Nur yüzünde aşk yüzüm görünmüyorsa bu nurun kime ayna ey yar.
—Ayinlerini artıran Azrail ile yüreğime sagular yazma yar.
Sol yanımda çevirme yapamaz oldu aşkın polisleri… Çok hızlı sana geliyordum o yüzden duramazdım. Filmlere benzer bir kaçısın sonundayız.
—Yakalandım sana. Gayrı yavaşlasam da, yaralansam da sana gelmenin iç yolcusuyum. Bunu bil aşk.

Hayrettin TAYLAN

Tüm laptop fırsatları için tıklayın !

bedava flash oyun pocoyo pocoyo oyna perilice oyun