
Ben baharı yaraladım
Bilmem kaçında
Kaçıncı günün gecesini geçerken vakitler
Şiirlerden ölümcül bir yara aldım…
Ne başlangıcın, ne sonun kaldı öyküme
Hep eli dili bağlı sözcükler birikirken bende
Ağzımda boğulmuş bir deniz bıraktım.
Ben kendimi hangi sahilde
Hangi kumsalın izinde bulurum şimdi?
Baharın yorgun dalgalarında
Kıyıya vurduğumdan beri
Kaybettiğim umutlarımla
Sana benzeyen bir resme daldım
Ve tam da kalbimin ortasında
Bir intihar nöbetine değerken bakışlarım
Saçlarından dizeler dökülen bir yaşama el uzattım.
Şimdi diner mi aşkın çarmıhına astığım yürek sızılarım,
Susar mı aşka saklanan dizeleri sana yazışım?
Kaç kere ötenazi istedim duygularım için
Her seferinde doludizgin dizeler sardı başımı
Oysa şiirler beni yakıyordu
Ve başım hiç hoş değildi bu aralar şairlikle
Uyumak istiyordum sadece
Uzak bir ırmağın denize varmayan son durağında.
Susmak istiyordum şairi delirten adam
Sadece susmak…
Diline dolamayı beceremediğin ismimle susmak
Ya da sana bakan göz olurken
Gözlerinden denize dalmak
Masmavi bir çığlık oluşuma uyanmak sonra…
Ben baharı yaraladım
Bir mayıs gününün akşamında
Sonra haziran tadında bir sevdaya uğradım
Bir haziran sabahında
Vakitleri şiire yazmakla sen adıyla bir sızı daha aldım.
Şimdi şairini çarmıhta bırakan şiirler gibi
Kirpiğime asılan isminle unutuyorum kendimi
(yeter artık sanata yüklemeyelim her şiirin acısını / bir kere de senden bilelim / bu yürek sancısını!)
16.o5
25 Ağustos 2010
Züleyha SELÇUK