Etraf Yazılar ’ Kategorisi icin arsiv

delikanli

Kalbimin kırılmasından iyidir, aşkın eziyeti daha beter.

13.56
30 Nisan 2011

Delikanlı

Print Friendly

Mavi Leylek

Mavi leylek yıllardır dilden dile dolaşan bir hikâye olarak günümüze kadar gelmiştir. Bundan binlerce yıl önce varlığının olup olmadığı konusunda araştırmalar yapılırken bu konu hakkında birçok şey yazıp çizildi. Hikâyenin aslı şöyle;

Mavi leyleklerin yaşam şekilleri;

Mavi leylek grubu soğuk ülkelerden sıcak ülkelere göç eden otçul dev boyutlarda olan birer kuş cinsidir. Bunlar genellikle havada 2 veya 3 ay kalabilme yeteneğine sahiptirler, Kursaklarında tuttukları yiyecekler ile aylarca hiçbir şey yemeden yaşayabilirler, bir seferde 2 yumurta doğuran bu kuşlar 39 gün kuluçkada kalırlar.

İlk doğan yavrular tüysüz ve siyahımsı bir görünüme sahiptirler, büyüdüklerinde renkleri anne ve babaları gibi mavi rengini alırlar. Tüyleri gökyüzü gibi mavi olduğu ve parlak olduğu için onları gökyüzünde görmek neredeyse imkânsızdır bazen onların bulut olduğu bile sanılırdı efsane böyle. Bunun araştırmasını yapan bilim adamları eski dönemlere ait kuş iskeletleri bulsalar da bunların mavi leylek olup olmadığı şüphe içerisinde.

Diğer bir söylentiye göre bu leyleklerin Anka kuşları ile aynı olduğu belirtiliyor. Fakat bu da ne kadar doğru bilinmez. Umarız bu hikâyenin sonu açıklığa kavuşur ve bizler de mavi leyleklerin eskiden var olup olmadıkları konusunda yeterli bilgiye sahip olmuş oluruz.

Kaynak

Eskiden biz nasıl dünyaya geldik diye sorduğumuzda büyüklerimiz bize “seni leylekler getirdi” yalanı ile avuturlardı. Yeni nesli avutacak leylek türleri tükendi. Bu konuda hiçbir yalana kanmayacak kadar bilgililer.

05 Şubat 2012

Hanımeli

Print Friendly

Üzüm Çekirdeği

Azap_Yelpazesi-etraf.info

Üzüm Çekirdeği Avrupa’da ilaç niyetine satılıyormuş. Mucizevi çekirdek ödemden, nezleye kadar birçok hastalığın tedavisinde kullanılıyormuş. Ben üzüm yerken çekirdeklerini hep ayırırdım o sert maddeyi çiğnemek istemezdim.

Üzümün çok faydalı olduğu bilinir. Özellikle de zihin açıcı yönü ile sınavlardan önce kuru üzüm tavsiye edilir ama birçoğumuz üzümü yerken çekirdeğinden muzdarip oluruz. Onu tüketmez, atarız.

Hatta marketlerde en çok çekirdeksiz üzümler rağbet görür. Hâlbuki üzümün çekirdeği bugün birçok Avrupa ülkesinde ilaç niyetine, tabletler halinde satılıyor. Yavaş yavaş Türkiye’de de yaygınlaşmaya başlayan üzüm çekirdeği, yakında bütün eczanelerdeki yerini alacak gibi.

Üzüm çekirdeğinin en önemli faydası kan damarı onarıcısı olması. Kan damarları insan için hayati önem taşıyor. Başınızdan ayakuçlarınıza kadar her doku kanla beslenir. İncecik kılcal damarlardan, geniş atardamarlara kadar, karmaşık kan damarları ağı sizin yaşam haddinizdir.

Eğer kan damarları yaşlanır, hastalanır, zayıflar, incelir ve kan sızdırırsa, sağlığınız tehlikede demektir. Eğer oksijeni taşıyan kan düzgün bir biçimde akmıyorsa kalp kasınız hasar görebilir. İşte üzüm çekirdeği, zayıflamış kan damarlarını güçlendirip normal sağlıklarına döndürebilen, dolaşım bozukluklarının düzeltebilen ve önleyebilen bir yapıya sahip. Özelliği ise tamamen doğal olması…

Üzüm çekirdeği, damar hastalıklarını tedavi ediyor. Zayıflamış kan damarlarının yapısını güçlendiriyor. Ayrıca üzüm çekirdeği bilinen en güçlü antioksidan…

Yapılan bazı testlerde, E vitamininden 50 kat daha güçlü olduğu ortaya çıkmış. İlk Fransa’da keşfedilen üzüm çekirdeği 40 yıldır Avrupa’da, özellikle üzüm bağlarının çokluğu ile bilinen Fransa’da etkili bir biçimde kullanılıyormuş.

05 Şubat 2012

Azap Yelpazesi

Print Friendly

Ömrünü Duygularına Bağlama

delikanli

Sevdiğinizi kaybedeceğinizin farkına varmıyorsunuz, istediğim elimin altında diye düşünüyorsunuz.

16.55
18 Nisan 2011

Delikanlı

Print Friendly

Analitik

Sudecan-etraf.info

Sevgili babalar,

Kadın ve erkek olarak uyku denilen süreç boyunca farklı sesleri duymaya kodlandığımızı artık biliyoruz. Fakat rica ediyoruz, bu gerçeği gözümüze sokmayın. Sizin gece mışıl mışıl uyumuş olmanız, bizim de aynı mışıllıkta uyuduğumuz anlamına gelmiyor. Biz muhtemelen ya emzirmek, ya bebeğin üzeri açıldı mı diye bakmak, ya çocuğu tuvalete kaldırmak, bunların hiçbiri olmuyorsa da “Niye böyle deliksiz uyuyor, bir şey mi oldu, nefes mi alamadı???” diye evham yapmak üzere gecede sekiz kere falan kalkıyoruz.

Eve geldiğiniz saat çok kritik. Mümkünse çocukların yatma saatinden en az bir saat önce geliniz. Akşam yemeğinde evde olmanız tercih sebebidir. Her ne kadar uzmanlar akşam yemeğini birlikte yemenin mutlu aile tablosu açısından önemli olduğunu söylese de, bunun altında asıl yatan sebep akşam saatlerinde annenin tükenmekte olan sabrını destekleyebilmeniz. Dolayısıyla yemek yerken çocuklara yardımcı olmanız, yemekten hemen sonra onları bizim üzerimizden almanız neredeyse hayati önem taşıyor.

Eğer erken gelemiyorsanız, haftada en az bir, en fazla iki gün oldukça geç gelmeniz ikimiz için de en hayırlısı. Hatta geç geldiğiniz akşamları -varsa- bizlerin dizi seyrettiğimiz akşamlara denk getirmeniz hepimiz için en iyisi; sonra niye Kıvanç’ı seyrettindi, niye Sülüman’a baktındı diye arıza çıkmasın.

Özetle, annelerin mesaisi çocukların yatmasıyla birlikte sona eriyor. Çocukların yatma saatinde destek olamıyorsanız, onlar yattıktan yarım saat sonra “Ben geldiiiim. Hanimiş benim yemeğim?” şeklinde köstek olmamanız önemli rica olunur.

Akşam eve gelen baba umduğunu değil, bulduğunu yer. Herkes için ayrı menü hazırlamaktan  mesul değiliz. Genellikle haftalık besin dengesini göz önünde tutarak, bazı günler et, bazı günler sebze, bazı günler baklagil yığılması olabiliyor. Evdeki yemeği beğenmiyorsanız kendi sandviçinizi hazırlamaktan kendiniz sorumlusunuz.

Çocukla çocuk olmayınız. Daha doğrusu, evde yeterince çocuk varken bir de siz bağırıp çağırarak, hoplayıp zıplayarak, koltukların minderleriyle atçılık oynayarak sapıtmayınız. Çocuklarla oynamak isteyen dağılan evi de kendi toplar. Yatma saatinden önce hoplayıp zıplamaya karar verdiyseniz çocukları sakinleştirmenin de sizin göreviniz olduğunu unutmayınız.

“Pazar günleri yemek yapmak istemiyorum”un anlamı “Öğlen yemeğe çıkalım”dır. Olmadı, “Dışarıdan kebap söyleyelim” de olabilir. Ancak kesinlikle “Sen balık al, ben pişireyim” değildir. Lütfen farklı taktikler denemeyiniz, tuhaf tekliflerde bulunmayınız. Pazar günü yemek pişirmek istemiyoruz. Nokta.

İş bölümü denilen bir şey var. Bizim çalışmayı bırakmış, ve ortak kararımızla tam zamanlı olarak çocuk bakmaya karar vermiş olmamız, ya da dışarıda çalışıyor olsak bile anne olmamız, bizi Her şeyden Sorumlu Devlet Bakanı ilan etmez. İnanmıyorsanız şu yazıyı okuyunuz.

Evet, seks denilen bir şey olduğunun biz de farkındayız. Ve fakat, sizin kadar kolay bloke edemeyebiliyoruz bazı şeyleri. Her an uyanma ihtimali olan bir bebek, birazdan tuvalete kalkacağını bildiğimiz bir çocuk moda girmemizi engelleyebiliyor bazen. Bunun en iyi çözümü ne, biliyor musunuz? Çok değil, bir gecelik bir kaçamak. Alınız çocuğunuzu, annenize bırakınız; ya da kayınvalidenizi falan çağırınız. Şaşırtınız bizi. Yemeğe çıkarınız, ardından da güzel vakit geçirebileceğimiz butik, romantik bir otele götürünüz. Sabah kahvaltısı dahil olmasa da olur, yeter ki bir gece için evden uzaklaşalım. O var ya, bizi kaç ay idare eder.

Lütfen çocuğumuzun annesi olmadan önce sizin sevdiğiniz olduğumuzu unutmayınız. Saçımız başımız birbirine girmiş olsa da, üzerimiz kusmuk kokuyor olsa da, gözümüz hiçbir şeyi görmüyor olsa da, içimizdeki kadın her ne kadar saklanmış gibi görünse de aslında bir yerlerde olduğunu, onu arayıp bulmak için sizin yardımınıza ihtiyacımız olduğunu biliniz.

Sizi ihmal ettiğimizi düşündüğünüz zamanlarda konuşunuz bizimle. Ama öyle höt zöt değil. Unutmayınız: biz sizin kadar analitik, sizin kadar yalın bakamayabiliyoruz bazı şeylere…

Son olarak, bazen sadece dinlenilmek istediğimizi unutmayınız. Bıdı bıdı konuşuyor gibi görünsek de, istediğimiz tek şeyin bizi anlayabilen biri olduğunun farkında olunuz. Her sorunumuza çözüm bulmaya çalışmayınız, bazen sadece sünger olmanın yeterli olduğunu biliniz.

Kaynak

04 Şubat 2012

Sudecan

Print Friendly

Bir Dostluk Hikayesi

Skynur

Sevginin gücü, dostluk bağlarından belli oluyor.

04 Şubat 2012

Skynur

Print Friendly

Anahtar Aşk

Zeytin-etraf.info

Gazeteci Lisa Howard “Bir devrimcinin sahip olduğu en önemli özellik nedir diye sorar röportaj sırasında…

Che yanıtlar: Aşk.

Bu yanıt çok şaşırtmış olmalı ki tekrar etmekten kendini alamaz genç kadın.
- Aşk?
- İnsanlık aşkı, doğruluk ve adalet aşkı. Bunları taşımıyorsa benliğinde, gerçek bir devrimci değildir o…

04 Şubat 2012

Zeytin

Print Friendly

Arar

Duraner_Yay-etraf.info

Fakir zenginin malını, öküz ahırda samanı, kör göremediği ışığı, alim ise tutamadığı ilmi arar.

Duraner Yay

arar-ani-mazi-eski

Duraner_Yay-etraf.info

Print Friendly

delikanli

Eğer sevmek için kaderimiz, bakire bir orman bulmaya kaldıysa yandığımızın resmidir. Bu ülkede imkânsız.

20.07
18 Eylül 2010

Delikanlı

Print Friendly

Bedesten

Farsça’dan gelen ve aslında “Bedestan” olan bu kelime; eskiden mücevher, silâh, kumaş, antika ve değerli eşyaların alınıp satıldığı üstü kapalı çarşıya bedesten denmektedir.

On iki kişiden meydana gelen ve bölükbaşı denilen görevlilerce korunan bedestenler, demir kapılı bir yapı olarak inşa edilmekteydi.

Ayrıca içeride bulunan kasalarda para ve değerli eşyalar saklanmaktaydı. Kasalar duvarların içinde ve yerin altındaki mahzenlerde bulunurdu. Bedestenler zamanlarında önemli birer iktisadi kuruluştu.

O devirde günümüzdeki banka ve borsaların görevini görürdü. İstanbul’da Kapalıçarşı içinde iki bedesten vardır.

- Bunların eskisine Eski ya da Küçük Bedesten,
- Diğerine Sandal Bedesteni, Yeni Bedesten ya da Büyük Bedesten denir.

Eskiye özlem duyanların ah nerede o eski bedestenler dediğini duyar gibiyim. Şimdi gözde olan marketler her şeyin yerini aldı.

31 Ocak 2012

Hanımeli

Print Friendly

Aptallık İşte

Sudecan-etraf.info

İnsanın en büyük hatası sevmek değil, sevmeye layık olmayan birinden sevilmeyi beklemektir.

15.25
30 Ocak 2012

Sudecan

Print Friendly

Kapris

delikanli

Naz âşık usandırmaz bana göre kapris âşık usandırır. Yoksa şirinlik yaparak bütün gün nazlansa hatun rahatsız olmam lakin bensiz yapamazsın tavrı var ya o zaman insan gerçekten onsuz yapamazsa bile zamanla bakışı değişir ve bir gün aniden kaybolur.

16.40
26.04.2011

Delikanlı

Print Friendly

Azade

Patozaf-etraf.info

Azat etmek denince nedense hep kafesteki kuşları salıvermek gelir aklıma… Bırakırsınız bırakmasına ama bilirsiniz ki ya bir kedi kapacak ya da açlıktan ölüp gidecek. Ama ufacıcık kafesin içinde dönüp duruyor. Hiçbir tercih hakkı yok. Bıraksam da kaderini mi yaşasa yoksa kaderi kafeste yaşamak mı olsa…

26 Ocak 2012

Patozaf

Print Friendly

Kitap Okuma Alışkanlığı

delikanli

Şimdi her şey çok kolay özet çıkarmak için bile uğraşılmıyor hangi kitabın özeti lazımsa bir tık ile önünüze geliyor.

Yeni nesil şanslı kitabı okumak bir eziyet, özetini çıkarmak başka bir eziyetti lakin şimdi anladığım bir şey var kitap okuma alışkanlığı olmayan çok şey kaybediyor.

17.11
26 Nisan 2011

Delikanlı

Print Friendly

Sırf Sesini Duymak

Sudecan-etraf.info

Sırf sesini duymak istediğin kişinin bunu lütuf gibi görüp bir yerlerinin kalması. Lafa gelince huzur, samimiyet, anlayıştan bahsetmesine “bi çek git hatta uza ” denir.

Sizce?

16.02
24 Ocak 2012

Sudecan

Print Friendly

Dikkat Et

Serenegas-etraf.info

Kalbim kırık
Dikkat et elini kesmesin.

23 Ocak 2012

Serenegas

Print Friendly

Görücü Usulü

Sinem-etraf.info

Görücü usulü bir aşk istiyorum
Görünce göresim gelsin
Görmeyince ölesim.

Varsa böyle bir aşk gören söylesin.

23 Ocak 2012

Sinem

Print Friendly

İlgi Çekmek

delikanli

Hanımlara istemeden de olsa bakılıyor çünkü bakılsın diye yapmadıklarını bırakmıyorlar.

16.22
19.05.2011

Delikanlı

Print Friendly

kılçıklı aforizmalar-18

.
Hepimiz kendi buğdayına kapalı kutularız.
.
Bulanık gölsen derinliğinin anlamı yok.
.
Yaşadığınız kentler, size kendi dünyanızın romanını yazdırır.
.
Bir kadının elleri değmişse çiçekler gönül yağmurlarıyla sulanır.
.
Büyük tehlikeler insanı pişiren büyük kazanlardır.
.
Büyük düşünceleri yutan büyük sorunlar da vardır.
.
Büyük okyanussanız sizi kimse bulandıramaz.
.
Saraylar gönle dar gelebilir, barakalar saray görünebilir.
.
Güzellikleri gölgeleyen başka güzellikler çıkar.
.
Hiçbir coğrafya aşkın labirentleri kadar uzun ve dar değildir.
.
İnsana benzemeyen insanlar varsa kediye benzemeyen kediler de vardır.
.
Yanmayacaksan ateşimde kömür olma.
.
İki aşık arasındaki en uzak mesafe ellerin tutuşma mesafesidir.
.
Hasretlik hep bir yolculuk düşleme, yolculuğa başlayamama, yolun sonunu görememe hali.
.
Her resmin arkasında dünyaya başka gözle bakan bir insan yatar.
.
Yeşil kapılı evi hayal etmek başka, orada oturmak başka, yaşamak başka.
.
Hem içimi hem dışımı çiçeklere boğ.
.
Yüz yıl sonrasını düşünen beş yüz yıl sonrasının kentlerini kurar.
.
.
İç denizinizde adalarınız vardır, orada sevdikleriniz tatil yapar.
.
Kimi zaman düşüncelerimizin uç kısımlarını gösteririz.
.
İnsan, yaşamda buz tuttuğu zaman mikroplarını kırma gereksinimi hisseder.
.
Yaşam ince ve tehlikeli bir yolculuktur yürüdüğünü fark edene.
.
Kediniz kedi değilse kuyruğu da aslandır.
.
Sarp bölgelerinizden sanat yardımıyla meyve toplayın.
.
Yüzümüzde onlarca çizgi vardır; sevinçten olanlar göze çarpmaz, üzüntüyle oluşanlarsa süveyş kanalı.
.
Sözler gibi tokatlar vardır, unutulur; tokat gibi sözlerse hep yaralar, sık sık kanar.
.
Çocuklarımı gezmeye götürdüğüm günler de oldu, gittiğim yerde unuttum; onlar hayatı ancak o sayede tanıdıklarını söylediler.
.
Bir gün “al”koliğim diye bağırdım, anlamadılar: Evet, Al(kırmızı)koliğim.
.
Çocukluğumda pencere açıp şarkı söylediğim gibi bundan sonra da pencere açıp “Seni seviyorum.” diye haykıracağım.
.
Kimi merdivenlerin kaygan olduğunu fark edemeyiz, her defasında birinci basamaktan başlatır.
.
Yol ayrımından sonra: “Onu özledim.” denmiyorsa yol devam eder.
.
Gevşek dokulu sözler sık örülmemiş kazaklar gibidir, üşütür.
.
Şimdi çocuklarınıza anlatacağınız bir öykünüz yoksa yarın onlar size masal anlatır.
.
Kuru değilseniz yağmuru hissetmezsiniz.
.
Annenizi yitirmişseniz yorganınızı da yitirmişsinizdir.
.
Bir yere aitseniz gittiğiniz her yerde kökünüzü en derinlerde de olsa görebilirsiniz.
.
Ruhumuzu ve bedenimizi sadece sevgi işgal edebilir.
.
Sahip olduğum tek suratla hiç sirke satmadım.
.
Sevdiğinizin boynuna asılı kalın, hiç hissetmeyecektir ağırlığınızı; sadece kalp ağırlığı kadarsınızdır.
.
Hayat Tanrı’nın bahçesindeki sofra; iyi niyetle sofraya yanaşırsan yeter demez.
.
Duvarlarınızı bir mitralyöz yıkamaz ama güzel bir söz delik deşik eder.
.
Sevdiğinizi saracak kollarınızın ölçüsü bel ölçüsünden geniş olmalı ki sevdiğiniz sarıldığını hissetsin.
.
Duvarlarınızın rengini söyleyin içinizin o renkte olduğunu iddia edeyim.
.
Bir dala konacak halimiz yoksa ölü kuşlarız.
.
Her güzel söz, kalbe takılan bir altın kolyedir.
.
Hayat dolu bir insansa sevdiğiniz kişi her gün içinden bir kitap çıkarıp okuyabilirsiniz.
.
Aşk pişmeden sofraya servis edilmez.
.
Ter atmadan vücut sağlığına kavuşmaz, söz dökmeden de ruh.
.
Güneşsen her gün yeniden doğarsın.
.
Ten uyuşmazlığı yoksa en iyi parfüme sahip olunmuştur.
.
Deniz yolculuğunda tren yolculuğu öyküleri okumak fantezi olur.
.
Eğri yollar doğru sözler söylemenizi engellemez.
.
Güvercinler gagalarından eskirmiş, ey insanoğlu sen gagandan eskimeyi ne zaman öğreneceksin?
.
Yol yolculuğu geçicidir, hayat yolculuğu ölçücüdür.
.
Hayata yeniden gelseydim, demiyorum; çünkü hayat her gün yeniden geliyor.
.
Dallarınızdan kuşlar uçup gidiyorsa yuva yapacak yeriniz kalmamıştır.
.
Sırt üstü yatanın tavan resimleri değişmez.
.
Kimi zaman nefes aldığımızı unuturuz, bilin ki zaman ya çalışmayla geçmiştir ya da uykudaymışızdır.
.
Büyük hedeflere ulaşmak için yollara kısa hedefler koymak gerekir.

Barış Erdoğan

Print Friendly

Özümden Bir Söz

Duraner_Yay-etraf.info

Düşünceleriniz değerinizi, diliniz faziletinizi, yüzünüz merhametinizi, gözünüz de dünyaya bakışınızı gösterir.

Duraner Yay

at

Duraner_Yay-etraf.info

Print Friendly

Rüyalarımız

Serenegas-etraf.info

Rüyalarımız bile güneşin doğması ile yarım kalıyorsa hiçbir şeyi tamamlamadan zamansız göçeceğiz bu dünyadan. Bu gerçeği bir an önce kabullenmek gerek.

22 Ocak 2012

Serenegas

Print Friendly

Racon

delikanli

Bir hanıma ne hata yaparsan yap onu aldatma bir daha selam vermez. Gerçekten görüştüğüm huzur bulduğum biri varken tek gecelik durumlar için kimseyi aldatmam.

16.24
19 Mayıs 2011

Delikanlı

Print Friendly

Cümleler

Serenegas-etraf.info

Dilim susmaya mahkumken tüm cümleler kuruldu öfkem dilimin zincirlerini kıran en büyük firar.

21 Ocak 2012

Serenegas

Print Friendly

Murathan Mungan

Gizem-etraf.info

21 Nisan 1955 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Mardinli bir ailenin çocuğudur. Babası avukat İsmail Mungan, annesi Habibe Mungan’dır. İlk, orta ve lise yılları Mardin’de geçti; Mardin Lisesi’nden mezun oldu. Mardin eserlerinde sıkça kullandığı mekanlardan birisi oldu. Bu çevrenin taşıdığı farklı kültürel yapıyı, insan olgusunu eserlerine başarılı bir şekilde yansıttı.

Yazar, 1972′de Ankara’ya yerleşti. Lisans ve yüksek lisansını Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde tamamladıktan sonra başladığı doktora çalışmasını yarım bıraktı, Ankara Devlet Tiyatroları’nda altı yıl, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda üç yıl dramaturg olarak çalıştı.

Gazete ve dergilerdeki ilk yazılarını 1975’te yayımlayan Mungan; yazı hayatı boyunca şiir, öykü, roman, deneme, tiyatro oyunu, sinema yazısı, senaryo, masal, şarkı sözü gibi farklı türlere ait eserler verdi.

İlk kitabı, Mezopotamya Üçlemesi adlı oyun üçlemesinin ilki olan Mahmut ile Yezida idi (1980). Bu oyun, Türkiye İş Bankası’nın açtığı yarışmada ikincilik ödülü aldı. Sahnelenen ilk oyunu Orhan Veli’nin şiirlerinden kurgulayarak oyunlaştırdığı “Bir Garip Orhan Veli” oldu. 1981′de ilk defa sahnelenen bu oyun, 1993′te kitap olarak basıldı.

Sahtiyan adlı şiiri ile de “Gösteri” dergisinin 1981 Şiir Yarışması’nda birincilik ödülü alan Mungan, özellikle Metal(1994) adlı kitabındaki şiirleriyle 1980 kuşağının en çok okunan, tanınan şairleri arasında ilk sıralarda yer aldı.

Mezopotamya Üçlemesi’nin ikinci kitabı olan Taziye adlı oyunun 1984′te sahnelemesi nedeniyle Ankara Sanat Kurumu’nca Mehmet Baydın ile birlikte en iyi oyun yazarı seçildi.

1987’de günlük gazete olarak yayımlanan Söz gazetesinde, “Kültür-Sanat Sayfası” editörlüğü yaptı. Aynı yıl, Hedda Golder Dile Bir Kadın öyküsü ile, Haldun Taner Öykü Ödülü’nü Nedim Gürsel ile birlikte aldı.

40. yaşı nedeniyle 1995 yılında Murathan’95 adlı kitapta çeşitli ürünlerinden bir derlemeyi yayımladı. 2005 yılındaki 50. yaşı nedeniyle de 50 Parça adlı kitapta üzerinde çalıştığı kitaplardan hikâye, şiir, deneme, oyun gibi farklı edebi türden parçaları bir araya getirdi. Sadece 2005 yılı için yapılıp baskısı yenilenmeyecek bir kitap oluşturdu.

Yazıları, şiirleri ve kimi kitapları bugüne değin İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İsveççe, Norveççe, Yunanca, Fince, Boşnakça, Bulgarca, Farsça, Kürtçe ve Hollandacaya çevrilerek çeşitli dergi, gazete ve antolojilerde yayımlandı.

Mungan, 1985′ten beri yaşadığı İstanbul’da 1988’ten beri serbest yazar olarak çalışıyor.

Üzgünüm” diye başlayan bir cümle duyarsanız şayet, hazır olun. Cümlenin sonunda üzgün olan tek kişi siz olacaksınız.

Murathan Mungan

Gizem

Print Friendly

Adamına Göre

Duraner_Yay-etraf.info

Bizim yüzümüz ve özümüz adamına göredir. Bir çocuk karşısında çocuk, bir gülün gözünde çiçek, bir hainin karşısında da kartal pençesidir.

Duraner Yay

bayrak_bere

Duraner_Yay-etraf.info

Print Friendly

Uyutucu

1e1

Hapishanelerin, fabrikalara, okullara, kışlalara, hastanelere ve bütün bunların da hapishanelere benzemesi şaşırtıcı değil mi?”

Michel Foucault

Şaşırtıcı gelebilirdi ama hepimize birden uyutucu vermişler sanki çoğu şeyin farkına varmadan yaşar olmuşuz.

21 Ocak 2012

1e1

Print Friendly

Veresiye

Serenegas-etraf.info

Hayat senden alacağım çok fazla şey var
Ya borcunu öde ya da alışverişi kes
Artık gücüm kalmadı veresiyeye.

20 Ocak 2012

Serenegas

Print Friendly

kılçıklı aforizmalar-17

‎.
Bütün zirveler hemen ulaşılmışsa yaman öldürücüdür.
.
Kimse yalnızlığın kökleştiğini dışardan göremez.
.
Şair ve sevdiği sevdaya kanatlanmışsa gökyüzü boşalır.
.
Şiir bir kaynağa dayanmıyorsa günü gelir kurur; aşksa çağlayan bir ırmaktır.
.
Omuz omuzayız, aramızda buzdağı; çok uzaklardayız, aramızda bizi ısıtan volkan.
.
Ne zaman ulaşacağımı değil, ulaşmak için neler yapmam gerektiğini düşünüyorum.
.
Sen dilekte bulun, günah senden gitsin.
.
Mutluyum “kırk” yıllık sevdalıyım, “kırık” yıllık sevdalı değilim.
.
Bütün kalpler göl yüzündeki buz kütlesidir, dengeyi yitiren kırar, kurtulamaz.
.
Yalnızlığın adresi yoktur, her yerde yanı başında kol gezer.
.
Sen çiçek tarlası ol, gölge edecek güneş bulunur.
.
Her aşk yolunun bir tarafı ateş yoludur.
.
Çirkinlik, bin bir rengi de olsa göz alıcı olmaz.
.
Ruhu kırılgan meleklere sözcük taşı fırlatmayın, kalpleri kırılmaya müsaittir.
.
Büyük hedeflerin akan teri her adımda dudağı ıslatır, öyle tatlıdır ki…
.
Herkesin gökyüzünde uçuracağı kızıl turnası vardır.
.
Yalnızlık tuzlansa da her yerde kokar.
.
Kim aşk avında vurulan olmak istemez.
.
Eğer seni arıyorsam sen hiç kaybolmazsın.
.
Bir hedefe kilitlendiyseniz güneş de sizinle hareket eder.
.
Çölümde hep onun ardında sürüklendim, güneşin arkadan vurduğunu aşık düşünemez.
.
Sık sık aynaya bakarım, onun yüzünü bulurum.
.
Varlık içinde yokluk var diyorsanız, arkasında sevgi açlığı yatar; bahardaki kuru ağaçlar gibi.
.
Sevdiğinizin kokusu ellerinize sinmiştir, burnunuzdadır; dünyanın bütün kokuları silmeye gelse başaramaz.
.
Doğa papatyalarını insanoğluna boşuna sunmaz; her defasında, kendinizi kandırın, “seviyor” çıkarın.
.
Seçmek sadece bakma işi değil, beynin ve gözün ortak hareket etme işidir.
.
Yeryüzünün bütün kaynakları kuruyabilir, bir tek yüreğin kaynağı kurumaz, iyi beslendiği müddetçe.
.
Aşk da ulu çınarlar gibidir, dallanıp budaklanmasını istiyorsak kök salacağı topraklarda olmalı.
.
Tanrı bulutlarını da umutlarını da herkese adaletli dağıtır; tas tutan suyunu içip bitirir, yas tutan umudunu.
.
Aşk da ulu çınarlar gibidir, dallanıp budaklanmasını istiyorsak kök salacağı topraklarda olmalı.
.
Aşk hazmettirir, salınırsın; azmettirir, alınırsın.
.
Sık sık sevgi pişmiyorsa mutfakta o evin yatak odaları batak odalarına, oturma odaları oturmama odalarına dönüşür.
.
Tarih işleri için kahramanlık yapanları da yazar, eşleri için kahramanlık yapanları da…
.
Kolların kısa gelebilir; ama sendeki yürek büyükse beni iki kez sarar.
.
Sarmamı mı istersin, sormamı mı?
.
Sözleriniz kokacak cinsindense arada tuzlayın.
.
Mutluluğun yeşertemeyeceği kuru yaprak yoktur.
.
Umutsuzluk, kalbe sıkıştırılmış patlayıcıyla dolaşmak gibi…
.
Mutluluğu gökyüzünde arardım, herkesin yeryüzünde mutlu olacağı meleği vardır.
.
Neden bu sayılar bende sözcüğe dönüşür: pır, iki, uç, dürt…
.
Sahiliniz genişse denizinizin köpürmesine davetiye çıkarırsınız.
.
Arınmadan gökyüzünü aydınlık görmenin olanağı yoktur.
.
İçinizden bir gün bir ırmak geçer, yemyeşil olursunuz.
.
Kaktüsler arasında kum saati zamanın lehine çalışır.
.
Yıldızınızı bir kez düşürmüşseniz yerine bir daha asamazsınız.
.
Uçup giden hayalleriniz başkalarının gerçekleridir.
.
Yarı yolda bırakıp gittiğimiz de üzer bizi, yâri yolda bırakıp gittiğimiz de…
.
Aynı gökyüzüne bakıyorsunuz; siz bulutları görüyorsunuz, başkası güneşi görüyor.
.
Bırakıp gitmişse, bir akıp gitmiştir.
.
Sarsılmayacaksanız başınızı döndürmeye kimse gelmez.
.
Bekleyene de beklenene de zamanı ve mesafeleri ölçtürmezler.
.
Bir sokağı, bir denizi, bir mekanı biriyle paylaşmışsanız anlam kazanır; elini bıraktığı masa, geçtiğimiz sokak, taş attığımız deniz.
.
Bekleyene de beklenene de zamanı ve mesafeleri ölçtürmezler.
.
Her hediye bir ruh yansımasıdır; çöp de olur, öp de olur.
.
Yıkıntılar arasında bir çiçek mi, çiçekler arasında bir yıkıntı mı?
.
Uykularımızı bölen başka, bizi öldüren başka.
.
Bakacak gökyüzünüz yoksa kuruyan buğdayınıza yağmur beklemeyin.
.
Güneş ısıtacak bir beden arar, aşık kendisini tamamlayacak parçasını arar.
.
Tam göğsünüzün üstünde bir sızıyla uyanmamışsanız yeniden dünyaya gelmek için çareler arayın.
.
Kimi zaman çırılçıplağızdır, ruhumuzu da soymak isteriz.
.
Bir şehrin kültürü çöplüğünde saklıdır.
.
Komşu acılardan sonra elinizi dizinize koyan, arkadaş sırtınızı sıvazlayan, dost elinizi bırakmayandır.
.
Uçurumdan yuvarlanmaktansa her şeye yeniden başlamak gerekir.
.
Hayat nedir mi diyorsunuz bana, yeniden okuyacağım kitap, derim.
.
Nereye kadar katlanıyorsun, sevgin oraya kadar.
.
Seni nerede bulacağımla beni nerede bulabilirsinin cevabı bizi nerede bulabilirler olmalı.
.
Bütün aşıklar her gece göğsünden kalp ameliyatına gider.
.
Bir beşiğe beler gibi sarmayacaksan beni tıngır mıngır sallamışsın beşiğimi neye yarar?
.
Aşk mı para mı; parasız bir hayat ahtır, aşksız bir hayatsa ahşkkk.
.
Akmayacaksanız bakmayın, ölmeyecekseniz bölmeyin.
.
Geçmişimle yüzleşmeye hazırım; ama beni tanımaz.
.
Dünyanın her yerinde aynı duygularla çarpan kalplerin ritmidir dünyayı dengede tutan.
.
Gecenin koynuna girenler mutlu, koynu geceye girenlerden umut yok.
.
Hayalinde yaşayan var, hayalini yaşatan var; gerçeğini bozan var, gerçeğini hayal eden var.
.
Bazen başa konan bir el buzdağını eritir.
.
Akmayacaksanız bakmayın, ölmeyecekseniz bölmeyin.
.
Adam o kadar kederliydi ki çimlere uzandı, polis koşarak geldi, bulutlara bakamazsın, dedi.
.
Heykeli dikilecek adamsın diye geldiler, meydanlara çıkmadan donup kaldım.
.
Sen doğru yolda yürü mecnun, ayakların çarpık diyenlere kulaklarını tıka.
.
Eğer leyla olmaya gelmediysen benden çölü ve mecnun’u isteme; çünkü her ikisi de aynı yerde leyla diye inler.
.
Bulanık gölsen derinliğinin anlamı yok.
.
Ben nehirim, beni en iyi denize karışırken bulursun, dedi.
.
Herkes denizyıldızı toplamaya çıkmıştı, ben denizi.
.
Güneş içimizde, kimi zaman kendi gerçeğimizi karanlıkta da buluruz.
.
Bir gün birisi gelir seline sürükler, cennet adasına çıkarır.
.
Onun sadece gözleri yoktu, merhamet zarıyla kaplanmış bir yüreği vardı.
.
Yanmaya gidiyorum, yakmaya müsaitse; sonrası yandık, bittik, kül olduk.
.
Anız yakmak için bir alev olmak gerekir.
.
Sen o olmayı osun, ama ben o değilim.
.
Gölgesi kalbe düşenin güneşinde ısınılır.
.
Yaşama bulaşan ondan bir şey koparan yaşamı sorgulama hakkına sahiptir.
.
Bulutlarınız pembeyse pamukşekerine çevirirsiniz.

Barış Erdoğan

Print Friendly

Kalburüstü Sözler

‎Bu dünya için sıradan bir yalan olabilirsin.
Ama belki de birisi için, onu hayata bağlayan tek gerçeksin.

Tolstoy

Bu hayatta gerçek mi yoksa yalan mıyız?

19 Ocak 2012

Tal

Print Friendly

İlk İzlenim

1e1

İlk izlenim çok önemlidir…
İlk iki dakika kocaman bir yüreği var sanırsın;
Sonra bir ömür o yürekte, ilk iki dakikayı ararsın.

İlhan Berk

Gel de hak verme, neden ilk izlenimde sahip olduğumuz duyguların peşine düşüyoruz ki. Madem devamında bulamayacağız o zaman aramakla zaman kaybetmeyelim.

19 Ocak 2012

1e1

Print Friendly

Tüm laptop fırsatları için tıklayın !